Özgürlük

SOSYALİST BİR SİLİKON VADİSİ

 
 
BEN TARNOFF
 
Silikon Vadisi'ni yeniden düzenlemenin en iyi yolu onu can evinden vurmaktır ve bu özel mülkiyetin üstesinden gelmek anlamına gelir.
 
 
Silikon Vadisi bir kere çok garip bir fikri büyük başarıyla sattı: kendisi için en iyi olanı yaparak herkes için en iyisi olanı yapacaktı.
 
Bu fikir, Steve Jobs gibi figürleri kültürel ikonlara dönüştürerek, uzun ömürlü ve etkileyici olacaktı. Yine de, geçtiğimiz yıl boyunca kırılma noktasına ulaştı. Şu anda bahsettiğimiz şey, çocuklara çok zarar veren ve tehlikeli yalanlar yayan internetin insanları Nazilere dönüştürdüğüdür. Bu arada, en büyük dört teknoloji firması toplam üç trilyon dolardan fazla şirket değeriyle böbürleniyor. Dünyayı daha iyi bir yer yapma iddiasında olan şirketler dünyayı daha da kötüleştirerek iyi iş yapıyorlar.
 
Bu gerçeklik, ABD'de teknoloji düzenlemeleri için genel bir çağrıyı da üretti. Silikon Vadisi insanlığın yararına olarak görüldüğü sürece, birçok kimse bu icatları bir başına bırakmaktan hoşnuttu. Fakat bu icatların zarar verici etkileri belirginleştikçe, giderek artan sayıda Amerikalı politikacı teknolojiyi düzenleme imkanlarını düşünüp taşınmaya istekli görünüyor. 
 
Düzenlemenin, en azından etkili bir şekilde, olması yakın değil. Teknoloji devlerinin hem federal hem de eyalet düzeyinde lobi faaliyetlerine ayırdıkları muazzam miktardaki paralar, hafif tedbirler dışındakilerin gerçekleşme şansını minimuma indiriyor. Yine de, yeni bir atmosfer önemlidir. Son anketler kamuoyunun fikrinin değiştiğini öne sürüyor: bir zamanlar geniş çapta popüler olan büyük teknoloji şirketleri tercih edilme sıralamasında düştüklerini görüyorlar. Mevcut politik yapı altında güçlü düzenlemeler olası olmasa da, önümüzdeki yıllarda bu değişebilir - özellikle de eğer ilerici güçler hızla artmaya devam ederse ve eğer gazeteciler Silikon Vadisi skandallarını ortaya çıkarmayı sürdürürlerse.
 
Bu yüzden sosyalistlerin sözde “teknoloji” ile nasıl ilişki kurması gerektiğini düşünmeye değer. Şimdi gerçekleşen sohbetler, önümüzdeki yıllarda teknoloji için politik gündemi belirleyecek. Ve bunlar sosyalistlerin dışarıda kalmayı göze alamayacağı konuşmalardır, çünkü teknoloji küresel kapitalizm devrinin en güçlü boğum noktalarından biridir. Hem sorunun kesin teşhisinde hem de etkili çözümler önermede sosyalist bakış açısını hayati önemde kılan mevcut ekonomik rejimimizin merkezinde kesinlikle teknoloji vardır.
 
SORUN
 
Teknelojinin nesi yanlış? İnsanlar bir dizi nedenden ötürü Silikon Vadisi'ne öfkeliler ama belki de bu zamana dek en baskın mevzu gözetleme idi. Şimdiye kadar en güçlü tepkiye yol açan Cambridge Analytica etrafında dönen skandal, Facebook gibi bir şirketin kullanıcılarından topladığı büyük miktarda bilgiye dikkatleri çekti. Facebook, iş modelinin temeli olan hedeflenen reklamları satmak için bunu böyle yapıyor.
 
Öfke haklı çıkar, ancak gözetleme üzerine vurgu sorunun sadece bir kısmını sunuyor. Apple ve Amazon reklam yapma şirketleri değildir ve bu yüzden gözetim tabanlı iş modelleri yoktur. Aslında, Apple gizlilik konusunda oldukça iyi - CEO'sunun yakın zamanda bunu belirtmekten hoşlandığı bir gerçek. Ancak bu, Apple ve Amazon'un devasa vergi kesintileriyle ya da yurtiçinde ve yurtdışında insanlık dışı çalışma koşullarını teşvik ederek devlet hazinesinden milyarlarca doları boşaltmadığı, toplumu muazzam zarara uğratmadığı anlamına gelmez. 
 
Önemli olsa da, mahremiyetimizin ihlali birçokları arasında sadece bir tek semptom olarak görülmelidir. Sorun, Facebook’un iş modelinden ya da belirli bir teknoloji şirketinin iş modelinden daha derine inmektedir - problem işin kendisidir. Özel şirketler kar için ekonomimizi idare ettikçe, demokratik olmayan sonuçlar kaçınılmazdır. Bu sonuçlar, tür ve yoğunluğa göre değişebilir, ancak kapitalizmde ortak bir kökten gelirler. 
 
Soruna daha geniş bir bakış, aksi takdirde bağlantısız sayılabilecek sorunlar arasında birçok bağlantının olduğunu aydınlatmaya yardımcı olur. Teknoloji eşsiz değildir: çevrimiçi ya da dışı kapitalistler para yapma zorunluluğuyla hareket ederler. Mahremiyetiniz ortadan kalkıyor çünkü onu ortadan kaldırmak karlı, tıpkı topraktan petrolü kazıp çıkarmak gibi karlı ya da milyonlarca Amerikalı'nın sağlık bakımını reddetmek gibi. Az sayıda insan zengin olurken, geride kalan herkes bireysel, toplumsal ve ekolojik sorunların acısını çeker.
 
ÇÖZÜM
 
Sosyalist bakış açısı sadece farklı adaletsizlikler arasında bağlantı kurmaya yardımcı olmaz. Aynı zamanda bize gerçekten kurtarıcı çözümleri de gösterir. Şimdiye kadar, en yaygın ilgi gören teknik reform önerileri, kullanıcılara kişisel verileri üzerinde daha fazla kontrol sağlayacak olan gizlilik kuralları gibi şeffaflık ve hesap verebilirlik ile ilgili yeni gereksinimleri içermektedir. Gelecek ay Avrupa Birliği, uluslararası etkisi olabilecek ve dünya çapında benzer bir şablon olarak hizmet verebilecek yeni bir kurallar dizisini bu bağlamda uygulamaya koyacak.
 
Kişisel bilgileri korumak için yeni düzenlemeler önemlidir. Bununla birlikte, toplumdan uzak, sadece büyük şirketlerin taşıyabileceği uyum maliyetlerini uygulamaya koyarak mevcut özel güç yoğunlaşmasını güçlendirme riskini üstlenirler. İnsan, Facebook'un, aşırı karlı tekel konumunun keyfini sürmeye devam ederken kişisel verileri nasıl elde edeceği ve işleme koyacağı üzerine kısıtlamaları kabul ettiği bir geleceği kolaylıkla tahmin edebilir. 
 
İster mahremiyete ister "Yapay Zeka ahlak kurallarının" gelişen sahasına uygulansın, teknoloji için liberal yönetim modeli olarak adlandırabileceğimiz bu tür şeyler tehlikelidir. Teknolojinin düzenlenmesi gerektiğine hiç şüphe yok. Fakat uyum rejimleri, iş dünyasının çıkarları tarafından kolayca yönlendirilen bürokratik yapılar mantıksızlığa sevk ederek tabandan gelen halk baskısının etkisini yok ederken, çoğunlukla şirket gücünü normalleştirerek ve güçlendirerek son bulurlar. Daha iyi düzenlenmiş bir teknoloji endüstrisi, en kötü suistimalleri önleyebilir, ancak daha güçlü bir eylemin yokluğunda, teknoloji devlerini halihazırda olduğundan daha güçlü hale getirebilir.
 
Daha güçlü eylem, bu gücün köklerine vurmak demektir - ve bu teknoloji mülkiyetinin üstesinden gelmek anlamına gelir. Teşvik edici bir şekilde, liberal çevrelerde gelişen bir antitröst akımı tam olarak bu konuyu gündeme getiriyor. Açık Piyasalar Kurumu ve Meclis Antitröst Kurultayı gibi yeni oluşturulan organizasyonlar, kurumsal konsolidasyona ve bununla mücadele için gerekli olan antitröst önlemlerine dikkat çekiyorlar. Facebook olayında, Açık Piyasalar Kurumu mensupları Barry Lynn ve Matt Stoller, tüm kazançları beş yıl yasaklayarak ve platformu rakipleriyle birlikte çalışabilir hale getirmek için açık standartları benimsemeye zorlayarak, WhatsApp, Instagram ve reklam ağlarını ayrı şirketlere dönüştürmeyi öneriyorlar.
 
Bunlar iyi fikirler ve sosyalistlerin desteklemesi gerekenler. Antitröst araç takımı, şirket gücünü çembere almak ve aşındırmak, ekonomiye daha fazla demokratik denetim uygulamak ve işçileri güçlendirmek için vazgeçilmezdir. Antitröst liberalleri, ilericilerin Demokrat Parti'yi daha da sola itmesine yardımcı olabilecek, eşi görülmeyen bir şirket karşıtı mesaj geliştiriyorlar.
 
Fakat sosyalistler antitröst liberalleri ile işbirliği yapmak zorunda ve yapabilir olsalar da, bizim projelerimiz önemli ölçüde ayrışmaktadır. Büyük şirketlerle yüzleşmek gerektiğini kabul edebiliriz, ancak yerini alması gereken şey konusunda hemfikir değiliz. Antitröst yanıt küçük işletmelerdir: uyanık bir devlet piyasaların rekabetçi olmasını temin etmek için hareket ettiği sürece piyasaların iyi toplumsal sonuçlar doğuracağına inanırlar.
 
Aksine, sosyalistler genellikle piyasaları daraltmak isterler. Ellen Meiksins Wood'un sözleriyle, “yaşamın mümkün olduğu kadar çok alanının meta olmaktan çıkmasını ve bunların demokratikleştirilmesi"ni istiyoruz. Bu, büyük işletmeleri küçükleriyle yer değiştirme değil fakat büyük ve küçük işletmeleri halka açık ve kolektif mülkiyeti olan alternatiflerle yer değiştirmek anlamına gelir. Piyasaları daha çok rekabetçi değil hayatta kalmamız ve gelişmemiz ve ortak yaşantımızın örgütlülüğü için daha az merkezi, daha az baskın yapmak anlamına gelir.
 
DEMOKRATİK TEKNOLOJİ
 
Teknolojiyi meta olmaktan nasıl çıkartır ve demokratikleştirebiliriz? İnternetin fiziksel altyapısı -veri iletim hatları- durumunda cevap gayet açıktır: kamu mülkiyeti. Çoğu topluluklar belediyeye ait genişbant internet ile zaten deneyler yapıyorlar: aslında,  Tennessee, Chattanooga'daki şehrin sahip olduğu ISP ülkede oldukça popüler. Halka açık ISP'ler Comcast gibi özel telekominikasyon şirketlerinden daha az maliyetli hizmeti daha iyi sağlayabilirler. Ayrıca toplulukların altyapının nasıl işletileceğine karar vermelerini kolaylaştırabilirler.
 
Bu belediyeye ait girişimler, veri iletim hatlarının toplumsallaşması için bir başlangıç noktası sunar - internetin "omurgası"nı oluşturan daha derin ulusal ağların sahipliğini nihayetinde kapsaması gereken bir girişim. Fakat dijital dünyamızı imar eden yapıların çoğu çözümlere bu kadar kolay yanaşmaz. İnternet’in sanal altyapısını oluşturan sözde “platformlar” söz konusu olduğunda, muhtemelen bir dizi yaklaşım gerekecektir. 
 
Bu sadece platformların yeniliği ve karmaşıklığı değil, çeşitliliği nedeniyle. Platform dediğimiz uygulamalar ve hizmetler, büyüklük, yapı ve işleve göre büyük farklılıklar gösterir. Bunları nasıl meta olmaktan çıkartır ve demokratikleştiririz bu nedenle geniş ölçüde farklılık gösterecektir.
 
Neyse ki, Sol'daki insanlar şimdiden önerilerle gelmeye başladılar. Mike Konczal ve Seth Ackerman, Uber'in bir işçi kooperatifine nasıl dönüşebileceğini araştırırken, Nathan Schneider, Facebook'un bir kullanıcı tarafından sahip olunan kooperatifler ağıyla değiştirilmesine yönelik bir plan hazırladı. İngiltere’de, Jeremy Corbyn, yeni kamu girişimlerini finanse ederek ve “dijital platformların kolektif mülkiyetini” destekleyerek “interneti demokratikleştirmek” istiyor. 
 
Bunlar gelecek vadeden yollar sağlar. Yine de, fikir, prensip, politika ve örgüt düzeyinde daha fazla deneylere ihtiyacımız var. Bu sadece savaşma ve politik mücadeleleri kazanma meselesi değil, aynı zamanda bu mücadelelerin alması gereken özel şekilleri de düşünerek bulmaktır. Ve bu, yaratıcıların, kullanıcıların ve teknoloji hedeflerinin - algoritmik katılık ve polislik kurbanlarının, Uber sürücülerinin ve Amazon depo çalışanlarının, yazılım mühendislerinin ve ürün tasarımcılarının bir araya gelebileceği yeni alanlar yaratmayı gerektirecektir. Bunlar demokratik dijital bir gelecek inşa etmek için bize gerekecek olan her türlü güç birliğidir.
 
Silikon Vadisi haklı: teknoloji dünyayı daha iyi bir yer haline getirebilir. Ancak, sadece kökten farklı bir esasa dayalı olarak sahip olunur ve örgütlenir ve tamamen farklı amaçlar için dizginlenirse.
 
*www.jacobinmag.com sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir.
ÖZGÜRLÜK

FIDESZ'İN ÜÇTE İKİSİ. Macaristan'da aşırı sağ

 
 
MARTINO COMELLI / VERA HORVÁTH
 
 
 
Macaristan'da aşırı sağ parti ezici bir zafer kazandı. Ve muhalefet lime lime oldu.
 
 
 
Budapeşte'de, son ulusal seçimlerin sonuçları birçok kişi için sürpriz oldu. Tarihsel olarak en yüksek katılımlı seçim(yüzde 68), 2010'dan beri Viktor Orbán’ın aşırı sağcı Fidesz partisi ile yönetilen Macaristan'da sonunda bir şeylerin değişip değişmeyeceği konusunda eleştirmenlerin spekülasyon yapmalarına yol açmıştı. Çoğu, yüksek seçmen katılımının muhalefeti desteklemesini bekliyordu.
 
Öyle olmadı. Fidesz, oyların yüzde 49'unu alarak ve Budapeşte'deki ve birkaç başka yerdeki seçim bölgeleri haricinde hepsinde başarılı olarak, kolayca kazandı. 
 
Budapeşte merkezli entelektüel kesimin şüpheciliği, ülkenin muhalefetinin ve başkent ve diğer yerlerdeki vatandaşlar arasında derinleşen bölünmenin durumu hakkında çok şey söylüyor. Aynı zamanda şoka uğramaları da şaşırtıcıydı: anketçiler sonuçları tam olarak tahmin etmişlerdi. Fidesz zafere taşındı. Birçoğu, özellikle de "taktik oy" hareketine katılan seçmenlerin büyük çoğunluğu göz önüne alındığında, partinin bu kadar bağıra bağıra kazanacağına kolayca inanmak istemiyordu. 
 
Ne yazık ki, çevrimiçi ve sosyal medya balonları 8 Nisan akşamı patladı ve oldukça çaresiz ve daha ziyade ironik olarak, "Biz çoğunluğuz!" diyen bir gösteri çağrısı yaptılar.
 
BALONUN OLUŞUMU
 
8 Nisan çekişmesine zemin hazırlayan haftalarda, 1990 seçimlerinden bu yana bir Fidesz kalesi olan Hódmezővásárhely'deki belediye seçimleri sonucu, aşırı sağ partinin sonunda geri püskürtüldüğü umutlarını arttırdı. İttifak yapan muhalefet partileri tarafından desteklenen bağımsız bir aday, yerel Fidesz yanlısı konseye karşı önemli bir farkla kazandı. Muhalefet liderleri, eğer rüzgar Hódmezővásárhely'de tersine döndüyse, her şey olabilir diye düşündüler.
 
Şimdi geriye dönüp bakıldığında, 50.000'den az nüfuslu bir şehirde zafer bir sapma idi. Bununla birlikte, umulmadık galibiyet, görünüşe göre artık kıpırdayamaz haldeki hükümeti devirmek için bir seçim stratejisini tetikledi: “rejim değişikliği” uğruna tüm muhalefet partileri, ideolojik geçmişlerinden bağımsız olarak birleşmeli ve her seçim bölgesinde en güçlü muhalefet adayı desteklenmelidir.
 
Plan bir süre için demlenmeye bırakıldı. "Tüm Hareketlerin Ülkesi" çatısı altında birleşen çeşitli politik ve sivil örgütler, en çekişmeli bölgelerdeki en güçlü Fidesz karşıtı adayları belirlemek için bir dizi çalışma başlattılar; zayıf adaylar böylece kenara çekildiler. 
 
Bu taktik oylama çağrısı, Orban rejiminin üstesinden gelmek için liberal muhalefetin, Fransa'da Marine Le Pen gibi imajını temizlemek ve kendini daha ılımlı sunmak için çalışan ırkçı-sağcı oluşum Jobbik partisi ile güçlerini birleştirmesini bile öne süren liberal gazeteci Cas Mudde gibiler ile birlikte hem ülke içinde hem de dışarıda çok tartışmaya yol açtı. 
 
Sonunda, yine de, "taktik oy" stratejisi muhalefeti seçmenlerle birbirine karıştırdı. Seçimlerden önceki son haftada, muhalefet partileri - Orbán’ın anlatımlarına meydan okumaktan veya Macaristan’a yeni bir vizyon önermekten ziyade, taktik oyların nasıl işleneceğini tartışmakla meşguldü. Birkaç aday güçlü olanları desteklemek için çekilmeye istekliydi ve yapanların çoğu bireysel olarak böyle yapmaya karar verdi. Partiler arasında belirgin bir işbirliği olmaksızın girişim bata çıka yürüdü.
 
Eötvös Loránd Üniversitesi'nden bir sosyolog olan Zoltán Kmetty tarafından yapılan karşıolgusal bir araştırmaya göre "taktik oy" stratejisi Fidesz'in daha da vahim bir zafer elde etmesini engelledi. Yine de aşırı sağ parti mecliste sandalye sayısının üçte ikisini kazandı.
 
ORBAN VE MUHALEFET
 
“Taktik oy” hareketi büyük ölçüde, teknoloji meraklısı, şehirli, eğitimli seçmenlerin egemen olduğu bir blok olan liberal muhalefetin çalışmasıydı. İyi niyetli olsalar da, sosyal medya vasıtasıyla eğitimli, şehirli insanlara rahat ulaşmaya çalışarak iletişim balonları dışında başka bir şeyi göze alamadılar ve program niteliğinde net bir alternatiften ziyade Fidesz'in yükselişine müdahale etmeye çalışan taktik manevralar kullandılar. Sonuç olarak, liberal muhalefet basitçe tepki verirken Orbán gündemi belirledi.
 
Yolsuzlukla mücadele söyleminin yanı sıra, muhalefet partileri seçmenlere yeni bir şey sunmadılar. Liberal yan ürünü Demokratik Koalisyon'un yanı sıra, görünürdeki sosyalist partinin seçim programı çok az ilerici içerik barındırıyordu. Geçmişteki ihanetlere bağlı olarak, partizan kalıpların ötesine geçme stratejisine sahip olmayan bu partiler, seçmenlere güvenilir bir sol alternatif sunamadılar. Muhalefetleri gerçeklikten ziyade biçimsel idi.
 
Bunun nedeni kısmen, liberal kesimde Orbán’ın politikalarının oldukça yanlış anlaşılmasıdır. Bundan bahseden çoğu liberal eleştirmenlere göre Orban, Avrupa politik sınıflandırması içinde bilinmeyen bir yaratık, liberal olmayan bir ihlaldir. 
 
Yine de Macar sosyolog József Böröcz'ün iddia ettiği gibi, Orbán hükümetini "liberal olmayan" olarak tarif etme Doğu Avrupa dışında onun benzerlerini gözden kaçırmaktır. "Orban'ın rejimi ve sadece, mesela, Rusya ve Türkiye'deki politik durumlar(çok sık yapılan karşılaştırmalar) değil aynı zamanda ABD, Fransa, Avusturya, İtalya, Almanya ve diğerlerindeki en son siyasi gelişmeler arasındaki şaşırtıcı benzerliklere işaret etmek bunu imkansız kılar," diye Böröcz not ediyor. 
 
Orban, üzeri bazı renkli milliyetçilik ve ırkçılık ile süslenmiş bir liberaldir. Aynı şekilde İtalya’nın Berlusconi'si ya da Fransa’nın Sarkozy'sinden ya da daha yakın zamanda Avusturya’daki Sebastian Kurz’tan da söz edilebilir. Batı Avrupa, İtalya’nın göçmen karşıtı Bossi Fini yasasını ya da Fransa’nın çarşaf yasağını (Kurz'un şu an uygulamaya koymayı düşünüyor) çoktan unuttu mu? Çok korkmuş liberallere, İsviçre'nin minare inşasını yasaklamak için aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi tarafından önerilen anayasa değişikliği için oy kullandığını gerçekten hatırlatmak zorunda mıyız?
 
Bazı batılı eleştirmenler, Orban'ı kendilerinden dışlamak için, Berlusconi’nin Forza Italia'sının, Sarkozy’nin Les Republicains'ının, Kurz’ın ÖVP'sinin ve Merkel’in CDU'sunun ev sahipliği yaptığı ve yapan çatı oluşum Avrupa Halk Partisi'ne(EPP) çağrıda bulunuyorlar. Ancak EPP Orban için mükemmel bir yer ve Orban'ın Macaristan'ı AB'nin liberal projesine mükemmel uyan bir yer. Orban, "Brüksel'i durdurmak" için ülke içinde niyetini ilan etse de, onun ekonomik programı Brüksel seçkinleri için bir hayalin gerçekleşmesidir.
 
Macaristan, AB’nin en düşük ticari vergileri, daralan bir refah devleti, güçlü mali disiplini, istikrarlı bir siyasi durumu, ucuz işgücü bolluğu ve gürültücü olmayan sendikaları ile böbürlenir. Macaristan'daki aylık ortalama net ücret 635 avro, medyan ücret daha da düşüktür.
 
Bu koşullar düşünüldüğünde, Brüksel'in veya EPP'nin güçlü ifadeler içeren açıklamaların ötesinde ne yapması bekleniyor? Ailenin yüz karası aynı zamanda altın yumurtlayan tavuk. 
 
Aslında, eğer Orban'ın rejimi yürüyorsa, bu kısmen de olsa, Avrupa'nın, özellikle de Macaristan'a yatırım yapan ve yatırımlarının güvende olduğunu görmek isteyen merkez ülkelerin gönül rahatlığı sayesindedir. Pek çok merkez Avrupa ülkesinin Macaristan gibi ülkelerde arzu ettiği şey "stabilokrasi"dir: "gayri resmi, kayırma ağları yoluyla yöneten ve bölgede Batı yanlısı istikrar sağlama iddiasında olan otoriter zihniyetli liderlerin olduğu zayıf demokrasiler." Bunlar, ne de olsa, Yunan çöküşünü bir insanlık felaketine çeviren ve Altın Şafak partisinin[Yunanistan'da aşırı sağ bir parti] yükselişine cesaret veren aynı insanlardır. Macar demokrasisinin durumunu umursamaları beklenemez. 
 
NE YAPILMALI?
 
Resmi İngilizce sitesinde Orban gündemini dört ana başlığa dayanarak açıklıyor: rekabet gücü, workfare society [sosyal yardım görenlerden çalışabilecek durumda olanları eğitim veya kamu görevlerinde çalıştırmayı öngören hükümet planı], demografik politika ve kimlik temelli politikalar. “Bu hükümet tarafından verilen tüm kararlar bu kategorilere girer,” diyor.
 
Rekabet gücü ile Orban, ücretleri düşük tutmayı ve sendikaları ezmeyi kastediyor. Fakat "workfare society" ile uyguladığı kitlesel kamu çalışmalarına atıfta bulunuyor. Aşağılık bir iş için 150 avroluk sadaka verseler bile, program yine de yoksullar için bir nimettir. 
 
Orbán, Macaristan'ın siyasi havasını tespit etmede oldukça başarılı olmuştur, belki de partisinin ülke genelinde, özellikle kırsal kesimde köklü olması nedeniyle. Bu arada muhalefet partileri, temsil etmeleri gereken seçim bölgeleriyle çok az bağlantı kuruyorlar. 
 
Fidesz’in politikaları çoğunlukla orta ve üst sınıflara fayda sağlarken, kamu çalışmaları programları en alttaki seçmenler arasında popülerdir. Liberal muhalefet, yoksulluğu ele almada kendi ciddi eksikliklerinin gerçekten farkına varmaksızın, saf bir kayırmacılık değilse de, iltimas olarak tanımlayarak böyle programlara karşı çıkmayı sever. Hükümette iken, sözüm ona sol kanat partilerin sundukları çok daha azdı. 
 
Muhalefetin müthiş durumu göz önüne alındığında, Orban'ın ekonomik ve sosyal politikaları çoğunlukla onlara karşı olsa da, fakir Macarların sevgisini ve güvenini nasıl kazandığını daha kolay görebiliriz. Chantal Mouffe bunu güzel açıklıyor:
 
"Baskın söylemin, mevcut neoliberal küreselleşme biçiminin alternatifi olmadığını ve kendi diktatörlüklerine boyun eğmemiz gerektiğini ileri sürdüğü bir ortamda, çok daha fazla işçinin alternatiflerin olduğunu ve iktidara karar verme yetkisini halka geri vereceklerini iddia edenleri dinlemeye hevesli olmaları hiç şaşılacak bir şey değildir."
 
Muhalefet oradan yeniden başlatılmalıdır. Fidesz'e oy verenleri aşağılayarak Budapeşte civarlarına kendilerini hapsetmeden ama dışarı çıkıp Orban'ın en iyi neyi yaptığına bakarak: onlara kulak vererek. Basın, Fidesz nitelikli çoğunluğunun doğurduğu demokrasi riski konusunda endişe duyuyor ve haklı da. Fakat demokrasi elitler artık kulak asmadıkları zaman da tehlikededir. 
 
*www.jacobinmag.com sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir.
ÖZGÜRLÜK

RUSYA'DA TRAJİK OLAYLAR

 
 
 
 
Tragic events in Russia
Rusya Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde(18 Mart) Putin'in "ezici seçim zaferi"nden yaklaşık bir hafta sonra Sibirya'nın Kemerovo şehrindeki “Kış Kirazı” alışveriş ve eğlence merkezinde korkunç bir yangın çıktı. En az 40'ı çocuk olmak üzere 80'den fazla insan öldü. Bazıları hala kayıp. Kemerovo dehşete düşürse de, münferit bir olay değildir.
 
KEMEROVO FELAKETİNİN ARDINDAKİ
 
Dünya medyası Rus casusluk skandalı ile afallarken, yangın, Rus işçi sınıfının yaşadığı koşulları gözler önüne serdi. Dünyanın başta gelen TV kanalları Putin'in Kemerovo ana meydanında çiçek bırakmasını ve şehirdeki yetkililerin "cezai ihmallerini" kınamasını gösterirken, daha sonra neler olduğunu göstermedi. Aynı Kemerovo meydanında 27 Mart'ta üç binden fazla insanın katıldığı toplu bir gösteri yapıldı. İnsanlar haykırdılar: "Gerçeği Söyleyin!", "Putin İstifa!", "Vali İstifa!".
 
Yangın kapılarının güvenlik görevlileri tarafından kilitlendiğini biliyoruz çünkü bedava film izlemek için içeri giren insanları önlemede yeterli sayıya sahip değillerdi. Alışveriş merkezinin sahiplerinin karlarını arttırmak için paradan kısmaya çalışmasından dolayı yangın sistemlerinin bakımları yaptırılmadı. 
 
Kemerovo dehşete düşürse de, münferit bir olay değildir. Olaydan birkaç gün önce Moskova bölgesindeki Volokolamsk şehrinde protestolar vardı. Bir hafta içinde yüzden fazla çocuğun hastaneye kaldırıldığı Yadrovo'da tartışmalı atık depolama alanında Hidrojen sülfür sızıntısı meydana gelmişti. 26 Mart'ta 222 çocuk ve 93 yetişkin hastanede tedavi gördü. Bu, polisin ilk başlarda göstericileri sahaya giden Novorizhskoe otoyolundan çekmeyi başaramadığı ve böylece kamyonların içeriye giremediği test sahasında ve şehir idaresi binasında büyük çapta protesto gösterilerine yol açtı. Burada liderlerinden biri olan Artem Lyubimov, polis tarafından gözaltına alındı.
 
Belediye binasında insanlar yetkililere, "Reziller!" ve "Faşistler!" diye bağırdılar ve Moskova valisi Andrei Vorobyev güvenlik görevlileri tarafından kızgın kalabalıktan uzaklaştırıldı.
 
Volokolamsk bölgesinin yetkili makamının başı kovuldu ancak bu, protestocular için yeterli değildi. Hidrojen sülfür emisyonu şehri sardığında, iki zehirli gecenin ardından 1 Nisan'da şehir yönetim binasının dışında tekrardan gösteri yaptılar. Vorobyev'in kovulmasını ve atık çöplüğünün kapatılmasının yanısıra Lyubimov'un serbest bırakılmasını talep ettiler. Şimdiye dek, yetkililer sadece atık sahasına giren çöp kamyonlarının sayısını önemli ölçüde azaltmaya söz verdiler ve kasaba halkının yaşadığı hoş olmayan kokuyu ortadan kaldırmak için çalışmalarını sürdürdüler. Bu alt yapı felaketleri, kısa kalkınma dönemleriyle birlikte bir ekonomik krizden diğerine yalpalayan bir sistemde yıllardır sürüp giden yetersiz yatırımların bir sonucudur. 
 
RUSYA'DA KRİZ
 
18 Mart seçimlerinden hemen önce, Dünya Bankası ve diğer uluslararası kuruluşlar, 5 yıllık düşüşün ardından Rus ekonomisinin bu yıl biraz toparlanacağını(%1,7) duyurdular. Standart and Poor Rusya'nın kredi notunu, durağandan yatırım yapılabilir seviyeye bir kademe yükseltti.
 
Rusya, 2012 yılına kadar, 2007-8 mali krizinde çok fazla acı çekmedi. Putin, 1998'de fiili ekonominin çökmesinden sonra Rus ekonomik refahını yeniden tesis eden kişi olarak bilinir. Ancak petrol ve doğalgaz fiyatlarının (Rusya'nın ihracatının% 60'ını ve hükümet gelirlerinin% 50'sini oluşturan) yarı yarıya azalması, o yıl, 1998'de halkı vuran kriz kadar neredeyse sert bir başka çöküşe yol açtı.
 
Ruslar için gerçek şu ki, 2005'ten bu yana, bir günde 8'e denk gelen 35.000'den fazla büyük ve orta ölçekli fabrika kapandı. Son yirmi yılda Rusya 38.000 büyük kolektif çiftliği kaybetti ve kalanların% 39'u zarar ediyor. Aynı dönemde, 15 bin lokal, 4 bin 300 anaokulu ve 14 bin okul ile birlikte 23 bin kasaba ve köy öylece ortadan kayboldu. 
 
2000 yılında faaliyet gösteren 10.700 hasteneden 2015 yılında 4.400 kaldı ve 2000 yılında 21.500 olan sağlık merkezi sayısı 2015'te 16.500'e düştü. 
 
Resmi olarak, ülke nüfusunun% 16'sı asgari geçim seviyesinin altında bir gelire sahiptir, ancak çoğu gözlemci bu oranın daha fazla olduğunu düşünmektedir. Devlet, işsizlik oranının yaklaşık olarak sadece % 5 veya 6 olduğunu iddia ediyor ancak arazi sahibi hanehalkı çalışan olarak düşünüldüğü için kırsal kesimde yaşayan 5 milyon kişi buna dahil edilmez. Ve enflasyon sürerken, ücretler enflasyona göre telafi edilmez. Rus ekonomisinin 2014'ten bu yana daralması ve bedelin işçi sınıfı tarafından ödenmesi şaşılacak bir şey değil. Kişi başı milli gelir yarıya düştü ve 2008 seviyelerine geriledi..
 
"Putin'in arkadaşları"nın doğal kaynakların ve silahların satışından elde edilen, çoğunlukla yurtdışında, offshore hesaplarda ve Amerikan tahvillerinde tutulan devasa serveti ellerinde topladıkları oligarşik bir rejime Putin'in başkanlık ettiği bir sır değildir. En muhafazakar tahminlere göre, Rus halkının ve şirketlerinin bir trilyon dolardan fazla -GSYİH'nın yüzde 60'ı- parası offshore hesaplarda tutuluyor. Geçen yıl Rusya, dünya çapında en çok yeni milyoner sayısına sahipti. 
 
Yaptırımların sonucu olarak yabancı doğrudan yatırımların yüzde 30 düşüşü ile birlikte, en son Rus merkez bankası ülkenin en önemli iki bankasına mali destek vererek kurtardı. Rusya dünya ekonomisinin geri kalanını derhal kopyaladı ve bankacılık sistemi içinde borcu temizlemek için "kötü bir banka" kurdu. Ve bunun bedelini ödeyecek olanlar çevrelerindeki alt yapının daha da çöktüğünü görecek olan çalışanlardır. 
 
Volokolamsk ve Kemerovo'daki kitlesel protestolar, ülkeyi yeniden güçlü yapma konusunda Putin'in milliyetçi gururlanmaları ne olursa olsun halkın bunu kabul etmeye hazır olmadığını gösterdi. Rusya'da çok fazla toplumsal çelişki birikti. Bunun tabandan gelen gerçek bir muhalefete ve nihayetinde bir örgüte dönüştürülüp dönüştürülemeyeceği belirsizliğini koruyor. 
 
*www.libcom.org sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir.
ÖZGÜRLÜK

FACEBOOK SAYFAMIZ