Özgürlük

Gazeteci Deniz Yücel M100 Medya Ödülü'nü aldı

Türkiye'de bir yıl cezaevinde kaldıktan sonra Şubat ayında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan ve Almanya'ya dönen gazeteci Deniz Yücel, Salı akşamı Potsdam'da düzenlenen törenle M100 Medya Ödülü'nü aldı.

M100 Danışma Kurulu Başkanı ve Potsdam Belediye Başkanı Jann Jakobs, törende yaptığı konuşmada Deniz Yücel'in mesleğinde göstermiş olduğu “cesaret” nedeniyle bu ödüle layık görüldüğünü söyledi. Yücel'in “sağlam temeller üzerinde korkusuzca” haber yazdığına işaret eden Jakobs, “Otokratlar ve popülistlerin özgür ve açık bir toplumun değerlerini tehdit ettiği” bu dönemde, Deniz Yücel'in bu tutumunun "büyük cesaret” gerektirdiğine dikkat çekti.

Törendeki konuşmalarda basın özgürlüğünün evrensel bir değer olduğuna dikkat çekilirken, Türkiye'deki basın özgürlüğü ihlalleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya'ya yapacağı devlet ziyareti de gündeme geldi.

Lindner'den Erdoğan'ın Almanya ziyaretine eleştiri

Törende konuşma yapan Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Başkanı Christian Lindner dünyada ve Türkiye'de basın özgürlüğünün önemine vurgu yaparak, gazetecilerin özgürce çalışabildiği ülkelerde toplumların da özgür olacağını belirtti. Türkiye'de geçen yıl yapılan anayasa referandumu sonrasında “ülkenin İslami bir diktatörlüğe evrildiğini” belirten Lindner, “Yüzlerce gazetecinin işini yaparken kısıtlandığını, hatta tutuklandığını” söyledi.

Siyaset ve diplomaside bazen “yanlış zamanlama” yapıldığını belirten Lindner, “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya'ya devlet ziyareti için gelmesinin ve askeri törenle karşılanacak” olmasının yanlış bir zamanlama olduğunu ifade etti. Bunun Erdoğan'ın “onaylanması” anlamına geleceğine işaret eden Lindner, Türkiye'deki insan hakları durumun iyileştirilmesine de katkı sağlamayacağına inandığını belirtti. Lindner, Erdoğan'ın bir çalışma ziyareti için Almanya'ya gelmesine karşı olmadığını da sözlerine ekledi.

Deniz Yücel: Alman hükümeti Türk toplumuna ihanet etti

Deniz Yücel de konuşmasında Türkiye'deki insan hakları ve basın özgürlüğü ihlallerine rağmen, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı devlet ziyareti için davet etmiş olmasını sert sözlerle eleştirdi. Yücel, Alman hükümetini, “Türkiye'de özgür, demokratik ve laik bir toplum isteyenlere ihanet etmekle” suçladı.

Alman hükümetinin daha önce de benzer bir “ihanette bulunduğunu” belirten Yücel, 2006-2007 yıllarında Türkiye'de reformların yapıldığı dönemde, Başbakan Angela Merkel'in Türkiye'ye yeterince destek vermediğini hatırlattı. Yücel, bundan yaklaşık 10 yıl sonra, Merkel'in mülteci krizi nedeniyle Erdoğan'a destek vermeye başladığına işaret etti. Yücel, iki ülke arasında yaşanan krize rağmen, “Suriye'den yeni mültecilerin gelmesinden ve Türkiye'nin ekonomik olarak çökmesinin yaratacağı etkilerden duyulan kaygıların yanı sıra Siemens, Rheinmetall gibi şirketlerin ticari çıkarları ile Almanya'nın 'stratejik çıkarları' nedeniyle” ilişkilerde yeni bir sayfa açılmaya çalışılmasını da eleştirdi.

Bunun “Türkiye ile her türlü ekonomik ve siyasi işbirliğini reddettiği anlamına gelmediğini” vurgulayan Yücel, ancak bu işbirliğinin bazı şartları olması gerektiğinin altını çizdi. “Ahmet Altan, Osman Kavala, Enis Berberoğlu veya Selahattin Demirtaş” gibi cezaevinde bulunan bazı ünlü isimlerin serbest bırakılmasının bile bu şartı karşılamaya yetmeyeceğini söyledi.

Konuşmasında tutukluluk koşullarına da değinen Deniz Yücel, içinde bulunduğu durumu hâlâ tam olarak kabullenemediğine işaret etti. “Kahramanların ara vermeye ihtiyacı yoktur, ama benim var” diyen Deniz Yücel'in bazı anlarda gözyaşlarını tutmakta zorlandığı gözlemlendi.

Ines Pohl: Deniz Yücel korkusuz bir gazeteci

Törende Deniz Yücel için övgü konuşmasını Deutsche Welle Baş Editörü Ines Pohl yaptı. Pohl konuşmasında “cesarete” vurgu yaparak, taz gazetesinde birlikte çalıştığı Deniz Yücel'in “korkusuz” bir gazeteci olduğunu anlattı. M100 Ödülü'nü alan Deniz Yücel'in “cesur gazeteciliğin” ne olduğunu düşünmek için bir fırsat sunduğunu söyledi.

Avrupa'nın birçok ülkesinde gazetecilerin mesleğini yaparken, “baskı altına alındığını, darp edildiğini ve sövüldüğüne” işaret eden Pohl, gazeteciliğin Avrupa'nın ortasında bile “tehlikeli” bir meslek haline geldiğini ifade etti. Siyasetçilere çağrıda bulunan Pohl, "Siyasetçiler yayınlanan görüşlerle aynı fikirde olmasalar dahi ifade özgürlüğünün kısıtlanmaması gerekiyor” dedi.

Deniz Yücel'in yargılanmasına devam ediliyor

Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel'in tutuklanması, Türkiye ve Almanya arasında gerginliğe yol açan konulardan biri olmuştu.

Türk ve Alman vatandaşı olan 44 yaşındaki Deniz Yücel, hakkında iddianame olmaksızın bir yıl Türkiye'de cezaevinde kalmış, 16 Şubat 2018 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Tahliyesinin ardından Almanya'ya dönen Yücel hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlarından açılan dava sürüyor. İlk duruşması Haziran ayında yapılan davada, Yücel'in beraat talebi reddedilmişti. Savcılık, Yücel hakkında 18 yıla kadar ağır hapis cezası talep ediyor.

M100 ödülü alanlardan biri Gezi Park eylemcilerinden Erdem Gündüz

M100 Medya Ödülü, 2005 yılından bu yana demokrasi, ifade ve basın özgürlüğü için mücadele eden isimlere veriliyor. Ödül, 2013 yılında Gezi Parkı eylemleri sırasında “Duran Adam” olarak tanınan koreograf ve dansçı Erdem Gündüz'e verilmişti. Gündüz, Gezi Parkı eylemleri sırasındaki polis müdahalesini protesto için Taksim Meydanı'nda saatlerce hareketsiz durarak adını duyurmuştu.

Ödüle layık görülenler diğer isimler arasında Muhammed Peygamber karikatürü nedeniyle ölüm tehditleri alan Danimarkalı karikatürist Kurt Westergaard, Almanya’nın eski dışişleri bakanlarından Hans-Dietrich Genscher, Afrika’ya yardım için Live Aid konserlerini düzenleyen şarkıcı Bob Geldof gibi isimler bulunuyor.

M100 Medya Ödülü, uluslararası düzeyde medya kuruluşlarının yöneticileri, akademisyenler ve siyasetçileri buluşturan M100 Sanssouci Kolokyumu kapsamında veriliyor. Bu yıl Avrupa ve ABD'den 60 genel yayın yönetmeni, tarihçi ve siyasetçinin katıldığı M100 Sanssouci Kolokyumu'nda Avrupa ile ABD arasındaki ilişkiler tartışıldı.

 

Hak talebine Tutuklama

 
 

 

 

Kötü çalışma koşullarını protesto ettikleri için 15 Eylül gece yarısı baskınıyla gözaltına alınan 400'den fazla işçiden bir kısmı emniyette serbest bırakıldı, hâlâ gözaltında tutulan işçiler savcılık sorguları için ikişerli gruplar halinde Gaziosmanpaşa (GOP) Adliyesi’ne getirilmeye başlandı. Adliyeye getirilen 43 işçiden 15'i adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakılması istendi, 28 işçi ise tutuklama talebi ile Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.Mahkeme 24 kişiyi tutuklarken 19 kişiyi ise adli kontrol uygulanmasına karar verdi.

Kötü çalışma koşullarını protesto etmek amacıyla 14 Eylül’de eylem yapan 3. Havalimanı işçileri, aynı gece koğuşları basılarak gözaltına alınmıştı. Gözaltındaki işçilere, “2911 muhalefet”, “Çalışma hürriyetinin ihlali”, “Kamu malına zarar vermek”, “Halki kin nefret düşmanlığa tahrik etmek”, “Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması”, “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlamaları yöneltiliyor. İşçilerin aileleri ve HDP Milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Zeynel Özen, Dilşad Canbaz Kaya ve Erkan Baş adliye önünde gözaltına alınanan işçilerin getirilmesini bekliyor.

Jandarma eşliğinde ikişerli gruplar halinde getirilen işçiler, “Direne direne kazanacağız”, “İnşaat işçisi köle değildir”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganlarıyla adliyeye girdiler. Jandarmalar slogan atan işçilerin ağızlarını kapatarak müdahale etti.

TOPRAKLAMA ÖLÇÜM, DENETİM VE RAPORLAMA İŞLERİ EHİL OLMAYANLARCA YÜRÜTÜLÜYOR… BAŞKENTGAZ PROTOKOLE UYMUYOR… CAN VE MAL KAYIPLARI YAŞANMAMASI İÇİN UYARIYORUZ!

EMO Ankara Şubesi ile BAŞKENTGAZ arasında imzalanan “Test, Ölçüm ve Kontrol Hizmetleri Protokolü” gereği doğalgaz tesisatında topraklama bu konuda uzman mühendisler tarafından yapılması gerekmektedir. İnsanların mal ve can güvenliği için gerekli bir işlem olan doğalgaz tesisatında topraklama işlemi ne yazık ki BAŞKENTGAZ’ın protokole uymaması ve gerekli denetimleri yapmaması nedeniyle uygulanmamakta. Gerekli eğitimi almamış yetkili mühendisleri tarafından yapılmayan doğalgaz tesisatında topraklama işlemi can ve mal güvenliği için büyük tehlike oluşturmakta. Topraklama ölçüm, denetim ve raporlama faaliyetlerinin ehil olmayan kişi ve kuruluşlar eliyle yürütülmesi beraberinde can ve mal kayıplarının oluşmasının önünü açacaktır. 25.04.2013 tarihinde 28628 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Madde 2.3 Tesisatlar bölümünde Madde 2.3.2 de “Elektrik tesisatı, topraklama tesisatı, paratoner tesisatı ile akümülatör ve transformatör ve benzeri elektrik ile ilgili tesisatın periyodik kontrolleri elektrik mühendisleri, (Ek ibare:RG-23/7/2016- 29779) elektrik eğitimi bölümü mezunu teknik öğretmenler ,elektrik tekniker ve ya yüksek teknikerleri tarafından yapılır.” demektedir. Bu maddeye göre topraklamaların mesleki yeterliliği olmayan kişilerin yapması uygun değildir. Yine aynı Yönetmelik Madde 14 3. Kısmında “Tebliğde belirtilen süre içerisinde periyodik kontrol yapacak kişilerin eğitim alması, periyodik kontrol yapacak kuruluşların ise hizmet yeterlilik belgesi alması ve ya akredite olması zorunludur.” denilmektedir. Topraklamaların mesleki yeterliliği olmayan kişilerin yapması uygun değildir. Doğalgaz topraklama tesisatını yetkisiz kişilerin yapmasına ve ölçmesine göz yumulmamalı... Mühendisler için meslek alanlarına dair eğitim ve yeterliliklerine yönelik belge düzenleme yetkisi 6235 Sayılı Kanun uyarınca, münhasıran ilgili Meslek Odası’na verilmiş olup, topraklama tesislerine ilişkin ölçüm ve denetlemelerde zorunlu olarak aranan nitelikleri Elektrik Mühendisleri karşılamaktadır. 9 Şubat 2012 tarih ve 28199 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Elektrikle İlgili Fen Adamlarının Yetki, Görev ve Sorumlulukları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğe” göre “MADDE 4 – Elektrik ile ilgili fen adamlarının görev, yetki ve sorumlulukları aşağıda belirtilmiştir. b) Elektrik iç tesis yapım işleri: Denetime yönelik fenni mesuliyet sorumluluğu elektrik veya elektrik ve elektronik mühendislerince veya Yapı Denetim Kuruluşunun denetçi elektrik veya elektrik ve elektronik mühendislerince üstlenilen bağlantı gücü 1500 KW, 400 Volt’a kadar elektrik iç tesislerinin yapımı, c) Muayene ve kabul işleri: (b) Bendine uygun olarak kendileri tarafından yapılan tesislerin muayene, bağlantı, ölçü ve kabulü için gerekli işlerin tamamlanması, denilerek Fen Adamlarının Mühendis denetiminde iç Tesisat yapabileceği ve ancak bu şekilde yaptığı tesisatın ölçümünü yapabileceği açıkça belirtilmiştir. Standartlar ve yönetmeliklerin uygulanmasına ilişkin bilimsel yeterlilikler bir keyfiyet ya da tercih sonucu değil; bilimsel gerekliliklerin sonucu oluşturulan standart ve mevzuatın saydığı zorunluluklardır... EMO Ankara Şubesi’nden talep edilen doğalgaz topraklama tesisatı yapımı işlerine “ Topraklama Yetki Belgesi”ne sahip topraklama eğitimi almış Mühendislerin yönlendirilmesi sağlanmakta ve ücret vatandaşlar tarafından doğrudan yetkili mühendise ödenmektedir.

Doğalgaz Tesisatında Topraklama Yapılması İçin Gereken İşlemler Öncelikle bina yetkilisinin EMO Ankara Şubesi`ne başvurması gerekmektedir. EMO, binanızda topraklama tesisatı ve ölçümü için "Elektrik Tesislerinde Topraklama Yetkilendirme Belgesi" olan, sizin talep ettiğiniz ya da binaya en hızlı ulaşabilecek bir Serbest Müşavir Mühendis (SMM) üyeyi görevlendirecektir. Bina yetkilisi ile SMM üye bir sözleşme imzalayacaktır. SMM üye doğalgaz ile ilgili topraklama tesisatını yapacak tesisat ölçüm raporunu düzenleyecek ve EMO`ya teslim edecektir. Ölçüm raporu EMO tarafından Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.`ye iletilecektir. Eğer Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. tarafından denetim sırasında doğalgaz kesilmiş ise bu rapor ile tekrar kullanıma açılacak ve ilgili etiketler ile etiketlenecektir.

Can ve mal güvenliğinin sağlanması, doğal gaz dağıtım sürecinde topraklama tesislerinden kaynaklı güvenlik eksikliklerinin giderilmesi, abonelere ait doğal gaz tesislerinin elektrik tesisatıyla ilgili yaşanabilecek olumsuzlukların tespiti, iyileştirilmesi için gerekli raporlamanın hazırlanması işleri SMM üyelerimizce yapılmaktadır.

EMO Ankara Şubesi tarafından vatandaşlardan ya da işi yapan Mühendislerden bu işe dair ücret talep edilmemektedir.

 

 

18.09.2018

 

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi 24. Dönem Yönetim Kurulu

Türkiye'den Almanya'ya yüzlerce yakalama talebi

Alman Adalet Bakanlığı Sol Parti'nin soru önergesine verdiği yanıtta, Türkiye'de 2016 yılındaki darbe girişiminden bu yana Alman Emniyet Teşkilatı'na yapılan arama ve yakalama başvuruları hakkında bilgi verdi. Adalet Bakanlığı'nın verdiği yanıtta, Türkiye'nin darbe girişiminden bu yana Alman Emniyet Teşkilatı'na 848 kez Interpol aracılığıyla arama ya da yakalama başvurusu yaptığı belirtildi. Türkiye'nin Interpol aracılığıyla Almanya'ya yaptığı başvuruların 791'inde tutuklama talep edildiği, 57 vakada ise sadece ilgili kişinin ikamet adresinin tespit edilmesi başvurusunda bulunulduğu kaydedildi. Alman Adalet Bakanlığı Almanya'nın Türkiye'nin taleplerini ne ölçüde yerine getirdiği konusunda ise bilgi vermedi.

Adalet Bakanlığı soru önergesine yanıtında, "Federal hükümet bu konuda istatistik paylaşmamaktadır" ifadesine yer verdi.  Bakanlık soru önergesindeki, "Adalet ve Dışişleri Bakanlıklarının kaç vakada ilgili kişilerin siyasi görüşleri nedeniyle baskıya maruz kaldığı ve bu yolla Interpol'ün kötüye kullanıldığını tespit ettikleri" yönündeki soruyu da yanıtsız  bıraktı.

Hunko: Interpol kötüye kullanılıyor

Sol Parti Federal Meclis Grubu Avrupa politikaları Sözcüsü Andrej Hunko Alman hükümetinin daha önceki soru önergelerine verdiği yanıtlara dikkat çekerek, Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı Interpol’ün 2014 yılından bu yana kendisine yapılan 130 arama talebi başvurusunda, ilgili kişilerin siyasi görüşleri nedeniyle takip edildiğini ve Interpol'ün yetkisinin kötüye kullanılmaya çalışıldığını tespit ettiğini söyledi.  Hunko, "Interpol'ün kötüye kullanıldığı gerekçesiyle iptal ettiği arama-yakalama başvurularının çoğunun Türkiye, Ukrayna ve İspanya kaynaklı olduğunu sanıyorum. Bu ülkelerin Interpol'ü muhalefeti baskı altına almak için kullandıkları biliniyor" diye konuştu.

Akhanlı ve Yalçın gözaltına alınmıştı

Alman vatandaşı yazar Doğan Akhanlı ve İsveç vatandaşı yazar Hamza Yalçın 2017'de tatil için gittikleri İspanya'da Türkiye'nin Interpol aracılığıyla yaptıkları talep üzerine gözaltına alınmış, bu durum tepkilere neden olmuştu. Almanya Başbakanı Angela Merkel Doğan Akhanlı'nın İspanya'da gözaltına alınmasının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye'yi eleştirerek, Interpol'ün "bu tür şeyler için" kullanılamayacağını belirtmişti.

Alman hükümetinin verdiği bilgiye göre Türkiye'de 2016'daki darbe girişiminden bu yana siyasi gerekçelerle 35 Alman vatandaşı tutuklandı. Bu kişilerden 16'sı geçici olarak Türkiye'de bulunuyordu. Alman hükümetinin verdiği bilgiye göre Türkiye'deki cezaevlerinde hâlen yedi Alman vatandaşı bulunuyor.

2017'de her beş saniyede bir çocuk öldü

BM Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) Salı günü açıkladığı 2017 yılı raporuna göre geçen yıl dünya genelinde 15 yaşın altında toplam 6 milyon 300 bin çocuk yaşamını yitirdi. Bu çocukların büyük bölümü beş yaşın altında. Rapora göre geçen yıl beş yaşın altında 5 milyon 400 bin çocuk, 5-15 yaşları arasında ise bir milyon çocuk hayatını kaybetti. 1990 yılında beş yaşın altında ölen çocukların sayısı 12 milyon 600 bindi.

UNICEF raporunda, "Bu rakamlara göre her beş saniyede bir çocuk öldü" tespiti yapıldı. UNICEF Veri, Araştırma ve Politika Bölümü Direktörü Laurence Chandy, "1990 yılından bu yana çocukların yaşam şansını artırmak için kayda değer ilerlemeler kaydettik. Ancak milyonlarca çocuğun yaşamı hangi ülkede ve nasıl koşullarda doğduklarına bağlı" dedi.

2030'a kadar çocuk ölümleri artabilir

Chandy açıklamasında, "Önlemler artırılmazsa bugünden 2030 yılına kadar beş yaşın altında 56 milyon çocuk ölebilir. Bunların yarısı yeni doğan bebekler olur" uyarısında bulundu. BM yetkilisi çocuk ölümlerinin ilaç, temiz içme suyu, elektrik ve aşı gibi basit yöntemlerle engellenebileceğine dikkat çekti.

2030 yılına kadar yeni doğan bebeklerle küçük çocukların yaşamlarının güvence altına alınması hedefini belirleyen BM, çocuk ölümlerinin azaltılması yönündeki eğilimin devam etmesine rağmen, yine de bu konudaki ilerlemenin ağır olduğunu ifade etti.

UNICEF'e göre beş yaşın altındaki çocuk ölümlerinin yaklaşık yarısı Afrika'da, geri kalanların yüzde 30'u ise Güney Asya'da yaşanıyor. Rapora göre kırsal kesimde yaşayan çocuklar ile anneleri okula gitmemiş çocukların yaşamı daha fazla risk altında.

En çok çocuk Afrika'da öldü

İstatistiklere bakıldığında yaşam şansı en düşük çocuklar Somali, Çad ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yaşıyor. Bu ülkelerde doğan her sekiz çocuktan biri beş yaşını görmüyor. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse; Almanya’da beş yaşın altındaki ölümlerde bu oran 250 çocukta bir. 

UNICEF çocuk ölümlerinin nedenlerini doğum sırasında komplikasyon yaşanması, zatürre, sıtma ve kan zehirlenmesi olarak sıraladı. Birçok vakada bebek ve küçük çocukların ölümlerinin basit ve düşük masraflı yöntemlerle engellenebileceğine dikkat çeken UNICEF, bunları hijyenik ortam, zamanında tedavi, iyi donanıma sahip doğumhaneler ve cibinlik olarak sıraladı. Daha büyük çocuk ve gençlerde ölüm nedenleri ise trafik kazaları ve boğulma olarak sıralandı.

Unterkategorien

Gazeteci Deniz Yücel M100 Medya Ödülü'nü aldı

Gazeteci Deniz Yücel M100 Medya Ödülü'nü aldı

Türkiye'de bir yıl cezaevinde kaldıktan sonra Şubat ayında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan ve Almanya'ya dönen gazeteci Deniz Yücel, Salı akşamı Potsdam'da düzenlenen törenle M100 Medya Ödülü'nü aldı. M100 Danışma Kurulu Başkanı ve Potsdam Belediye Başkanı Jann Jakobs, törende yaptığı konuşmada Deniz Yücel'in mesleğinde göstermiş olduğu “cesaret” nedeniyle bu ödüle layık görüldüğünü söyledi. Yücel'in “sağlam temeller üzerinde korkusuzca” haber yazdığına işaret eden Jakobs, “Otokratlar ve popülistlerin özgür ve açık bir toplumun değerlerini tehdit ettiği” bu dönemde, Deniz Yücel'in bu tutumunun "büyük cesaret” gerektirdiğine dikkat çekti. Törendeki konuşmalarda basın özgürlüğünün evrensel bir değer olduğuna dikkat çekilirken, Türkiye'deki basın özgürlüğü ihlalleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya'ya yapacağı devlet ziyareti de gündeme geldi. Lindner'den Erdoğan'ın Almanya ziyaretine eleştiri Törende konuşma yapan Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Başkanı ... Read more

Hak talebine Tutuklama

Hak talebine Tutuklama

        Kötü çalışma koşullarını protesto ettikleri için 15 Eylül gece yarısı baskınıyla gözaltına alınan 400'den fazla işçiden bir kısmı emniyette serbest bırakıldı, hâlâ gözaltında tutulan işçiler savcılık sorguları için ikişerli gruplar halinde Gaziosmanpaşa (GOP) Adliyesi’ne getirilmeye başlandı. Adliyeye getirilen 43 işçiden 15'i adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakılması istendi, 28 işçi ise tutuklama talebi ile Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.Mahkeme 24 kişiyi tutuklarken 19 kişiyi ise adli kontrol uygulanmasına karar verdi. Kötü çalışma koşullarını protesto etmek amacıyla 14 Eylül’de eylem yapan 3. Havalimanı işçileri, aynı gece koğuşları basılarak gözaltına alınmıştı. Gözaltındaki işçilere, “2911 muhalefet”, “Çalışma hürriyetinin ihlali”, “Kamu malına zarar vermek”, “Halki kin nefret düşmanlığa tahrik etmek”, “Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması”, “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlamaları yöneltiliyor. İşçilerin aileleri ve HDP Milletvekill... Read more

Türkiye'den Almanya'ya yüzlerce yakalama talebi

Türkiye'den Almanya'ya yüzlerce yakalama talebi

Alman Adalet Bakanlığı Sol Parti'nin soru önergesine verdiği yanıtta, Türkiye'de 2016 yılındaki darbe girişiminden bu yana Alman Emniyet Teşkilatı'na yapılan arama ve yakalama başvuruları hakkında bilgi verdi. Adalet Bakanlığı'nın verdiği yanıtta, Türkiye'nin darbe girişiminden bu yana Alman Emniyet Teşkilatı'na 848 kez Interpol aracılığıyla arama ya da yakalama başvurusu yaptığı belirtildi. Türkiye'nin Interpol aracılığıyla Almanya'ya yaptığı başvuruların 791'inde tutuklama talep edildiği, 57 vakada ise sadece ilgili kişinin ikamet adresinin tespit edilmesi başvurusunda bulunulduğu kaydedildi. Alman Adalet Bakanlığı Almanya'nın Türkiye'nin taleplerini ne ölçüde yerine getirdiği konusunda ise bilgi vermedi. Adalet Bakanlığı soru önergesine yanıtında, "Federal hükümet bu konuda istatistik paylaşmamaktadır" ifadesine yer verdi.  Bakanlık soru önergesindeki, "Adalet ve Dışişleri Bakanlıklarının kaç vakada ilgili kişilerin siyasi görüşleri nedeniyle baskıya maruz kaldığı ve bu yolla Int... Read more

TOPRAKLAMA ÖLÇÜM, DENETİM VE RAPORLAMA İŞLERİ EHİL OLMAYANLA…

TOPRAKLAMA ÖLÇÜM, DENETİM VE RAPORLAMA İŞLERİ EHİL OLMAYANLARCA YÜRÜTÜLÜYOR… BAŞKENTGAZ PROTOKOLE UYMUYOR… CAN VE MAL KAYIPLARI YAŞANMAMASI İÇİN UYARIYORUZ!

EMO Ankara Şubesi ile BAŞKENTGAZ arasında imzalanan “Test, Ölçüm ve Kontrol Hizmetleri Protokolü” gereği doğalgaz tesisatında topraklama bu konuda uzman mühendisler tarafından yapılması gerekmektedir. İnsanların mal ve can güvenliği için gerekli bir işlem olan doğalgaz tesisatında topraklama işlemi ne yazık ki BAŞKENTGAZ’ın protokole uymaması ve gerekli denetimleri yapmaması nedeniyle uygulanmamakta. Gerekli eğitimi almamış yetkili mühendisleri tarafından yapılmayan doğalgaz tesisatında topraklama işlemi can ve mal güvenliği için büyük tehlike oluşturmakta. Topraklama ölçüm, denetim ve raporlama faaliyetlerinin ehil olmayan kişi ve kuruluşlar eliyle yürütülmesi beraberinde can ve mal kayıplarının oluşmasının önünü açacaktır. 25.04.2013 tarihinde 28628 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Madde 2.3 Tesisatlar bölümünde Madde 2.3.2 de “Elektrik tesisatı, topraklama tesisatı, paratoner tesisatı ile akümülatör ve transform... Read more

2017'de her beş saniyede bir çocuk öldü

2017'de her beş saniyede bir çocuk öldü

BM Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) Salı günü açıkladığı 2017 yılı raporuna göre geçen yıl dünya genelinde 15 yaşın altında toplam 6 milyon 300 bin çocuk yaşamını yitirdi. Bu çocukların büyük bölümü beş yaşın altında. Rapora göre geçen yıl beş yaşın altında 5 milyon 400 bin çocuk, 5-15 yaşları arasında ise bir milyon çocuk hayatını kaybetti. 1990 yılında beş yaşın altında ölen çocukların sayısı 12 milyon 600 bindi. UNICEF raporunda, "Bu rakamlara göre her beş saniyede bir çocuk öldü" tespiti yapıldı. UNICEF Veri, Araştırma ve Politika Bölümü Direktörü Laurence Chandy, "1990 yılından bu yana çocukların yaşam şansını artırmak için kayda değer ilerlemeler kaydettik. Ancak milyonlarca çocuğun yaşamı hangi ülkede ve nasıl koşullarda doğduklarına bağlı" dedi. 2030'a kadar çocuk ölümleri artabilir Chandy açıklamasında, "Önlemler artırılmazsa bugünden 2030 yılına kadar beş yaşın altında 56 milyon çocuk ölebilir. Bunların yarısı yeni doğan bebekler olur" uyarısında bulundu. BM yetkilisi ço... Read more

3. havalimanı | Savcılık, gözaltına alınan işçilerden 29'u h…

3. havalimanı | Savcılık, gözaltına alınan işçilerden 29'u hakkında tutuklama talebinde bulundu

Kötü çalışma koşullarını protesto ettikleri için 15 Eylül gece yarısı baskınıyla gözaltına alınan 126 havalimanı inşaatı işçisi, savcılık sorguları için ikişerli gruplar halinde Gaziosmanpaşa (GOP) Adliyesi’ne getirildi. Savcılık, gözaltındaki 29 kişi hakkında tutuklama talebinde bulunurken, 15 işçinin de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını istedi. Suçlamalar Kötü çalışma koşullarını protesto etmek amacıyla 14 Eylül’de eylem yapan 3. Havalimanı işçileri, aynı gece 'odaları basılarak' gözaltına alınmıştı. Gözaltındaki işçilere, “2911 muhalefet”, “Çalışma hürriyetinin ihlali”, “Kamu malına zarar vermek”, “Halki kin nefret düşmanlığa tahrik etmek”, “Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması”, “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlamaları yöneltildi. İşçilerin aileleri ve HDP Milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Zeynel Özen, Dilşad Canbaz Kaya ve Erkan Baş adliye önünde gözaltına alınanan işçilerin getirilmesini bekledi.   Jandarma eşliğinde ikişerli gruplar halinde getirilen işç... Read more

Gözaltındaki 3. havalimanı işçileri adliyeye getirildi

Gözaltındaki 3. havalimanı işçileri adliyeye getirildi

Kötü çalışma koşullarını protesto ettikleri için 15 Eylül gece yarısı baskınıyla gözaltına alınan 126 işçi, savcılık sorguları için ikişerli gruplar halinde Gaziosmanpaşa (GOP) Adliyesi'ne getirilmeye başlandı.   Kötü çalışma koşullarını protesto etmek amacıyla 14 Eylül'de eylem yapan 3. Havalimanı işçileri, aynı gece koğuşları basılarak gözaltına alınmıştı. Gözaltındaki işçilere, "2911 muhalefet", "Çalışma hürriyetinin ihlali", "Kamu malına zarar vermek", "Halki kin nefret düşmanlığa tahrik etmek", "Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması", "Görevi yaptırmamak için direnme" suçlamaları yöneltiliyor. İşçilerin aileleri ve HDP Milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Zeynel Özen, Dilşad Canbaz Kaya ve Erkan Baş adliye önünde gözaltına alınanan işçilerin getirilmesini bekliyor.   Jandarma eşliğinde ikişerli gruplar halinde getirilen işçiler, "Direne direne kazanacağız", "İnşaat işçisi köle değildir", "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek" sloganlarıyla adliyeye girdiler. Jandarmalar slogan a... Read more

Muharrem İnce hakkında soruşturma

Muharrem İnce hakkında soruşturma

Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce hakkında, 2. Ordu Komutanı İsmail Metin Temel'in 'apoletlerini sökeceği' sözleri sebebiyle savcılık süreci başlatıldığı ortaya çıktı. Ayhan Aslan isimli bir vatandaş, İnce'nin söylediği 2. Ordu Komutanı Temel'in apoletlerini sökeceği sözleri ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak 'terör örgütü propagandası' ve 'tehdit' suçları kapsamında şikayette bulundu.   Sabah'ın haberine göre, Aslan şikayetinde şu ifadelere yer verdi: "Muharrem İnce yaptığı konuşmada '30 Ağustos'ta ilk emekliye ayıracağım general o olacak. 81 milyonun huzurunda söylüyorum, senin apoletlerini sökmezsem ben de Muharrem İnce değilim' şeklinde akla mantığa sığmayacak bir açıklama yaparak ordumuzu ve başındaki komutanımızı yalan yanlış siyasetine alet etmeye çalışmıştır. Zeytin Dalı Harekatı'nın evvelinde de yıllardır canını hiçe sayıp vatan topraklarını tüm değerlerinin üzerinde tutan aldığı tüm apoletlerini şerefi ile sonuna kadar hak eden ülkenin bölünmez bütünlü... Read more

Bu Abluka Dağılacak

Bu Abluka Dağılacak

3. havalimanı inşaatında kötü çalışma şartları ve haklarını alamadıkları için cuma günü eylem başlatan ve ardından yüzlercesi gözaltına alınan işçiler, şantiyedeki mesailerine polis ve jandarma eşliğinde devam ediyor. Gözaltına alınan işçilerin önemli bir kısmı serbest bırakılırken 162 işçi halen gözaltında tutulmaya devam ediliyor. Çalışma koşullarının düzeltilmesi için başlattıkları eylem sonrası yetkililerin ve yandaş gazetelerin “provokasyon” yaptıklarını öne sürerek hedef haline getirdikleri işçiler ve bağlı oldukları sendika yöneticileri Cumhuriyet’e konuştu. ‘Altaylı’ya videolu yanıt’ Yapı İşçileri Sendikası (İYİ-SEN) Genel Başkanı Ali Öztutan, gazeteciler Hıncal Uluç ve Fatih Altaylı’nın açıklamalarına değinerek “Patronların medya temsilcileri olan kişilerin çalıştıkları kurumların inşaat firmalarından aldıkları reklamlar var. Musluk kesilsin istemiyorlar. İşçilerin talebi yaşamsal bir talepti. Fatih Altaylı, ‘Açılışa 5 hafta kala ayaklandılar’ dedi. Bizler kendisine 2... Read more

Berlin'deki Erdoğan karşıtı protestoya yasak kararı

Berlin'deki Erdoğan karşıtı protestoya yasak kararı

Almanya Kürt Toplumu (KGD) adlı dernek, Eylül ayı sonundaki Almanya ziyareti sırasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı protesto için Berlin'de planladığı gösterinin polis tarafından yasaklandığını duyurdu. Dernek tarafından bugün yapılan yazılı açıklamada, yasak kararına tepki gösterildi. Almanya Kürt Toplumu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya'ya yapacağı devlet ziyaretini protesto için 29 Eylül'de Berlin'deki Brandenburg Kapısı'nda bir protesto gösterisi düzenlemeyi planlıyordu. Açıklamada, gösteri için önceden izin alınmış olduğu hatırlatıldı. Almanya Kürt Toplumu Başkanı Ali Ertan Toprak, Berlin polis yetkilileri tarafından alınan bu yasaklama kararının "toplantı ve gösteri yapma özgürlüğünün açıkça kısıtlanması” olduğunu belirtti. Toprak, "Sevilmeyen Türk Cumhurbaşkanını, despotu karşılamak ve önüne rahatça kırmızı halı serebilmek için, kentin bazı kesimleri sıkı bir şekilde kapatılıyor” dedi. Açıklamada, gösterinin yasaklanmasına gerekçe olarak, 3 Ekim'de Doğu ve B... Read more

Aleviler zorunlu din dersine karşı Ayakta

Aleviler zorunlu din dersine karşı Ayakta

Eğitim Öğretim yılının ilk gününde Aleviler Türkiye’nin her yerinde eylemdeydi. Yıllardır zorunlu din dersine karşı mücadele eden Aleviler ABF öncülüğünde okulların açıldığı ilk günde İl Milli Eğitim Müdürlükleri önünde, “Irkçı ve gerici eğitime karşı laik, demokratik eğitim sistemi”ni protesto ettiler. İstanbul’da da Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde bir araya gelen Aleviler sessiz oturma eylemi gerçekleştirdi. Açıklamaya Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Dernekleri Federasyonu, Demokratik Alevi Dernekleri’nin yanı sıra HDP Milletvekilleri Ali Kenanoğlu ve Zeynel Özen de katıldı. ABF’nin “Irkçı ve gerici eğitime karşı laik, demokratik eğitim sistemi” pankartının açıldığı açıklamada, “Zorunlu din dersi kaldırılsın”, “İnanca saygı, düşünceye özgürlük” dövizleri taşındı. 'HÜSEYİN GİBİ DURACAĞIZ PİR SULTAN GİBİ DİRENEĞİZ' Alevi Kültür Dernekleri Sultangazi Cemevi Şube Başkanı Zeynel Odabaş yaptığı konuşmada, inkar politikaları son bulana kadar Alevi ve Alevilerin dostl... Read more

İŞSİZLİK TIRMANIYOR Gerçek İşsiz Sayısı 6 Milyon

İŞSİZLİK TIRMANIYOR Gerçek İşsiz Sayısı 6 Milyon

Gerçek İşsizlik Oranı yüzde 17,1 İşsiz Sayısı Bir Yılda 192 Bin Arttı 930 Bin Üniversite Mezunu İşsiz Kayıtlı İşsiz Sayısı 2 Milyon 750 Bini Aştı Her Dört Gençten Biri Boşta Gezer Her Dört Genç Kadından Biri İşsiz Özet Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’in 17 Eylül 2018 günü açıkladığı Haziran 2018 dönemi İşgücü İstatistikleri ile İŞKUR tarafından açıklanan Ağustos 2018 dönemi verilerini değerlendirdi. DİSK-AR’ın işsizlik ve istihdama ilişkin değerlendirmeleri aşağıda yer almaktadır. Mayıs 2018 döneminde yüzde 9,7 olan dar tanımlı standart işsizlik 0,5 puan artarak yüzde 10,2 olarak gerçekleşti. Dar tanımlı işsizlik bir önceki yılın aynı döneminde de yüzde 10,2 olmasına rağmen, işsiz sayısı bir önceki yıla göre 64 bin kişi artarak 3 milyon 315 bine ulaştı. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik ise bir önceki aya göre 0,3 puan artarak 10,9 olarak gerçekleşti. Mevsim etk... Read more

ÇHD'li avukatlar yeniden tutuklandı

ÇHD'li avukatlar yeniden tutuklandı

Halkın Hukuk Bürosu (HHB) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi 17 avukat için İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından önceki gün görülen duruşmada tahliye kararı verilmişti.   İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, karara itiraz ederek 17 avukatın tutuklanmasını istedi. İtirazı değerlendiren İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 avukat hakkında gözaltı kararı verdi. Mahkemenin kararı üzerine avukatlar; Aytaç Ünsal, Aycan Çiçek, Engin Gökoğlu, Behiç Aşçı ve Ahmet Mandacı dün akşam saatlerinde gözaltına alındı.   AVUKATLAR DARP EDİLDİ   Gözaltına alınan avukatlar, bu sabah saatlerinde Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi'ne getirildi. Avukatlar için çok sayıda meslektaşı da adliye geldi. Gözaltına alınan avukatlar, tutuklama kararının yüzüne okunması için İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'nin bulunduğu kata getirildi. Avukatlar burada yere oturarak, "Kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz" ve "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganları attı. Bunun üzerine polisler, avukatları yerlerde ... Read more

Almanya'nın Aachen kenti yakınlarındaki Hambach ormanını ağa…

Almanya'nın Aachen kenti yakınlarındaki Hambach ormanını ağaç kesimini önlemek için işgal edenleri tahliye operasyonu sürüyor

Linyit kömürü yataklarının bulunduğu Almanya'nın Aachen kenti yakınlarındaki Hambach ormanını ağaç kesimini önlemek için işgal edenleri tahliye operasyonu sürüyor. Polis sabah saatlerinden itibaren ağaç tepelerinde ev kuranları ormandan çıkarmak için yeniden çalışma başlattı. Pazar günkü olaylı gösterilerin ardından gecenin sakin geçtiği açıklandı. Bir polis sözcüsü Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada, "Daha yapılacak çok iş var" diye konuştu. Pazar günü ormanın korunmasını isteyen ve kömür santrallerinin kapatılmasını talep eden binlerce göstericinin katıldığı protesto eylemleri sırasında 200 kadar eylemcinin ormana girmeye çalışması üzerinde polisle göstericiler arasında çatışma çıktı. 12 bin yıllık orman kısmen yok olacak Tahliye işlemlerinin başlatıldığı günden bu yana ağaç tepelerindeki 50 evden 28'inin boşaltıldığı ve 19 evin söküldüğü açıklandı. Üçü polis olmak üzere 8 kişinin yaralandığı olaylar sırasında 14 gösterici göz altına alındı. Ormanın sahibi enerji şirketi RWE k... Read more

İşçilere Toplama Kampında işkence

İşçilere Toplama Kampında işkence

İGA patronlarına sesleniyoruz: İşçilere işkence yapmaktan vazgeçin, direnişi siz örgütlediniz! Yüzlerce işçiyi tuttuğu özel otobüslerle birer toplama kampı haline gelmiş gözaltı merkezlerine yollayan yandaş konsorsiyum İGA patronlarının işçi kampındaki arkadaşlarımıza bir salonda işkence yaptıkları ve direnişi kimin örgütlediğini öğrenmek için azgınca saldırdıklarını öğrendik. Kampta kalan işçi arkadaşlarımızdan aldığımız bilgilere göre AKP’li devletle organik bir ilişki içinde olup, “milletin am…a koyarız” diyecek kadar kendisini kaybeden Cengiz’in İGA’sı, polisin yapacağı işleri de artık bizzat kendi adamlarına yaptırtıyor. Direnişi bizzat kendilerinin yarattığı sömürü ve barbarlık koşullarının örgütlediğini bilmezmiş gibi illa bir fail arayan İGA, bu tutumuyla nasıl aynı zamanda nasıl bir paramiliter güç haline geldiğini de ortaya koyuyor. İGA patronlarına buradan sesleniyoruz: Direnişi bizzat siz örgütlediniz! Aynı kandan geldiğiniz tahtakurusu kaynayan yataklarla, ödemedi... Read more

Öğretmen Dönmez 15 gündür açlık grevinde

Öğretmen Dönmez 15 gündür açlık grevinde

ANF’ye konuşan Anne Sose Dönmez, 40 kiloya düşen ve hayati önemdeki B vitamini verilmeyen kızı için çok endişelendiğini vurguladı. Kızının İstanbul’a sevki için defalarca Adalet Bakanlığı’na dilekçe yazan ama bir türlü cevap alamayan Anne Dönmez, parasız eğitim istediği için haksız ve hukuksuz bir biçimde özgürlüğü elinden alınan kızının sağlığında ortaya çıkacak herhangi bir olumsuzluğun sorumlusunun Adalet Bakanlığı olacağının altını çizdi.  PARASIZ EĞİTİM İSTEDİĞİ İÇİN HAPSEDİLDİ  Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden 2009'da mezun olan Meral Dönmez, atanamayan öğretmenlerdendi. Özel ders vererek geçimini sağlayan Dönmez, Türkiye’deki çarpık eğitim sistemini eleştirmek üzere, Kocaeli'de 3 Aralık 2011'de, Avukat Hurşit Berk'in bürosunun penceresinden, "Füze kalkanı değil, demokratik lise istiyoruz" yazılı pankartı sarkıttığı gerekçesiyle gözaltına alınmış; 5 Aralık 2011'de tutuklanmıştı. 2012 yılında çıkartıldığı mahkemede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Dönmez,... Read more

İbrahim Devrim Top Çorum'da son yolculuğuna uğurlandı

İbrahim Devrim Top Çorum'da son yolculuğuna uğurlandı

stanbul Küçükarmutlu'da polis tarafından katledilen İbrahim Devrim Top memleketi Çorum'da son yolculuğuna uğurlandı.   İbrahim Devrim Top'un cenazesi dün gece İstanbul'dan yola çıkarılarak Çorum Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Cemevi'ne götürüldü. Öğlen burada yapılan törenin ardından Top'un cenazesi Büyük Palabıyık Köyü'ne götürüldü.   İbrahim Devrim Top'un cenazesi evinde helallik alınmasının ardından mezarlığa götürülerek toprağa verildi.   "İbrahim Devrim Top ölümsüzdür" pankartının açan TAYAD'lı aileler "Bize ölüm yok" marşını okudu. Read more

Dayanışmaya Engel

Dayanışmaya Engel

3. Havalimanı'nda yaşanan iş cinayetlerini ve kötü çalışma koşullarını protesto etmek amacıyla yaptıkları iş bırakma eyleminden sonra gözaltına alınan işçiler için İstanbul ve Ankara'da yapılmak istenen basın açıklamalarına polis müdahale etti. Plastik mermilerin ve biber gazının kullanıldığı sert müdahalede çok sayıda kişi darp edilerek gözaltına alındı. Gözaltına alınan iki kişi serbest bırakılırken, 29 kişi için 24 saat gözaltı süresi verildiği öğrenildi. 3. Havalimanı'nda çalışan binlerce işçi her gün 2 iş cinayeti yaşandığını ve kötü şartlarda çalıştırıldıklarını belirterek talepleri kabul edilene kadar iş bırakma eylemine gitti. Dün gece işçilerin kaldıkları yatakhanelere yapılan baskınla çok sayıda işçi gözaltına alındı. Gözaltıları protesto etmek amacıyla bugün Kadıköy Khalkedon Meydanı'nda toplanan kalabalığa polis müdahale etti. Gözaltına alınan 31 kişiden avukat Oya Öznur ve AFP Fotoğraf Şefi Bülent Kılıç serbest bırakılırken, 29 kişi Vatan ve Gayrettepe Karakolları'na gön... Read more

3. HAVALİMANI İŞÇİLERİNİN TALEPLERİ TALEBİMİZ, MÜCADELELERİ …

3. HAVALİMANI İŞÇİLERİNİN TALEPLERİ TALEBİMİZ, MÜCADELELERİ MÜCADELEMİZDİR!

15.09.2018   DİSK, KESK, TMMOB ve TTB 3. Havalimanı’nda işçilerin, iş cinayetleri ve çalışma koşullarına karşı eyleme geçmesine ilişkin olarak 15 Eylül 2018 tarihinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.   3. HAVALİMANI İŞÇİLERİNİN TALEPLERİ TALEBİMİZ, MÜCADELELERİ MÜCADELEMİZDİR! İş cinayetlerine ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı iş bırakan 3. Havalimanı işçilerinin talepleri 15 Eylül 2018 Cumartesi günü sabaha karşı gerçekleşen polis ve jandarma baskınıyla bastırılmak istendi. Yaklaşık 500 işçi, devletin kolluk güçleri tarafından gözaltına alınarak, taşeron şirketlerin araçlarıyla karakollara taşındı. Soruyoruz: “İş kazalarına karşı önlemler alınsın, yatakhaneler-banyolar temiz olsun, tahtakurusu sorunu çözülsün, maaşlar elden verilmesin, SGK ve vergi hırsızlığı yapılmasın, ücretler zamanında ödensin” taleplerini karşılanamayacak talepler olarak görüp işçilere saldırı emrini veren irade kimdir? Hukuk dışı ve insanlık dışı 18. yüzyıl... Read more

Cumartesi Anneleri’ne yine polis engeli

Cumartesi Anneleri’ne yine polis engeli

Cumartesi Anneleri’ne yine polis engeli Gözaltında kaybedilen yakınlarını için eylemlerini sürdüren Cumartesi Anneleri, bu hafta da polisin baskı ve engellemesiyle karşılaştı. Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini öğrenmek için yaptıkları eylemi 703 haftadır sürdürüyor. 700. hafta eyleminden bu yana Galatasaray Meydanı’nı polisle işgal ederek Cumartesi Anneleri’ne kapatan sermaye devleti, geride kalan iki haftada da meydana yapılmak istenen yürüyüşün karşısına polis barikatıyla çıktı. 703. hafta eylemi için bugün İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde bir araya gelen Cumartesi Anneleri ve destekçileri, yine polis engeliyle karşılaştı. Çok sayıda sivil polis ve çevik kuvvet polisiyle, dernek binasının bulunduğu sokağın iki yönü de kapatıldı. Polisin saldırı tehditleri altında, 1995 yılında gözaltında işkenceyle katledilen Hasan Ocak”ın kardeşi Maside Ocak basın açıklaması okundu. Her Cumartesi günü, 700 haftadır sürdürdükleri eylemlerinin ... Read more

Kayıplarımızı Aramaktan ve Kayıplarımızla Buluşma Mekânımız …

Kayıplarımızı Aramaktan ve Kayıplarımızla Buluşma Mekânımız olan Galatasaray'dan Vazgeçmeyeceğiz!

Kayıplarımızı Aramaktan ve Kayıplarımızla Buluşma Mekânımız olan Galatasaray'dan Vazgeçmeyeceğiz!Her cumartesi Galatasaray'da gerçekleştirdiğimiz hakikat ve adalet buluşmalarımızın 700. haftası Beyoğlu Kaymakamlığı'nın kararı ile hukuka aykırı bir biçimde yasaklandı. Kaymakamlığın keyfi yasağı ile 4 haftadır Galatasaray'a çıkışımız engelleniyor.Kaymakamlığın engelleme gerekçesi olan Galatasaray'ın toplantı ve gösteri yürüyüş alanları içerisinde olmadığı ve yasal yoldan bir bildirimde bulunulmadığı şeklindedir. Bu gerekçeler Anayasal güvence altında olan toplantı ve gösteri hakkımızın ihlalidir. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve çok sayıda yerel mahkeme kararlarına göre toplantı ve gösteri özgürlüğümüzün özüne dokunan bir kısıtlamadır. Anayasa'nın 90. maddesine göre iç hukukumuzun bir parçası sayılan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin I l . maddesi ile koruma altına alınan barışçıl toplanma hakkımızın ihlalidir.699 hafta boyunca Galatasaray'da gerçekleşen buluşmalarımızda kamu düz... Read more

İNŞAAT İŞÇİLERİ KÖLELİĞE BOYUN EĞMEYECEK!

İNŞAAT İŞÇİLERİ KÖLELİĞE BOYUN EĞMEYECEK!

İNŞAAT İŞÇİLERİ KÖLELİĞE BOYUN EĞMEYECEK! Üçüncü Havalimanı inşaatında dün gerçekleşen eylemimiz, biz işçilerin en temel hakkı olan barınma, beslenme, ulaşım ve güvenli çalışma taleplerini içeriyordu. Bu talepler tüm şantiyelerde çalışan inşaat işçilerinin ortak talebidir. Üçüncü Havalimanı inşaatında kölelik koşulları birçok şantiyede inşaat işçilerinin karşı karşıya bırakıldığı koşullardır. Sermaye iktidarı ve patronlar bu koşulları düzeltmek yerine biz işçileri korkuyla ve baskıyla teslim almaya çalışmaktadır. Dün gece şantiyedeki işçi koğuşlarına jandarma ve polis tarafından yapılan baskınlar, kapıların kırılarak koğuşlara girilmesi, işçi arkadaşlarımızın gözaltına alınması ve şantiye sahasının kolluk kuvvetleri aracılığı ile neredeyse bir köle kampına döndürülmesi bu durumun en somut kanıtları olarak görülmelidir. Üçüncü Havalimanı şantiyesinde gerçekleşen eylem tüm inşaat patronlarını ve sermaye iktidarını korkutmuştur. Nedeni ise bellidir. Sömürü çarkları üzerinden kâ... Read more

işçilerin Faşizme Karşı Direnişleri Meşrudur!

işçilerin Faşizme Karşı Direnişleri Meşrudur!

3. Havalimanı inşaatında çalışan işçiler, olumsuz çalışma koşullarına servislerin yetersiz olması, yağmur altında kuyruklar oluşması da eklenince dün büyük bir protesto yürüyüşünde bulunmuştu. Havalimanı inşaatında 'insanca yaşam' direnişi İşçilerin tepkileri gece yarısı da sürdü. İşçilerin isyanı devam edince inşaat alanına TOMA’lar ve onlarca polis ve jandarma çevik kuvvet sevk edildi. Taleplerinin yerine getirilmesi yerine polis ve jandarmayı gören işçiler bu kez bir kez daha yürüyüş düzenledi. İŞÇİLER GÖZALTINA ALINDI Kötü çalışma koşulları nedeniyle iş durdurma eylemi yapan ve anlaşmaya varılamadığı için yarın da eyleme devam edeceğini duyuran 3. Havalimanı işçileri, gece gelen baskınla gözaltına alındı. Jandarmanın elinde bir liste olduğu ve koğuşlara girerek GBT taraması yaptığı bilgisine ulaşıldı. 400'E YAKIN İŞÇİ GÖZALTINDA Gece paylaşılan bilgiyle işçilerin yaya geçişine dahi izin verilmediğini, polisin koğuşlara girme ihtimalinin olduğu ifade edilmişti. İlerle... Read more

Tüm tutuklu avukatlara tahliye

Tüm tutuklu avukatlara tahliye

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu avukatlarının yargılandığı duruşmanın 5. Gününde tahliye kararı çıktı. İlk dört duruşması Bakırköy Adliyesi’nde görülen duruşmanın son duruşmasının Silivri Hapishanesi Kampüsü Duruşma Salonu’nda görülmesine karar verilmişti. Müdafi savunmalarının ardından açıklanan ara kararda tutuklu bulunan tüm avukatlar tahliye edildi. Mahkeme, suç vasfının değişmiş olması, tutuklamanın tedbir olması, sanıkların avukat olması, tutuklulukta geçen süre ve AİHM içtihatlarını dikkate alarak adli kontrol uygulamasıyla tüm sanıkların tahliyesine karar verdi. Yakalaması gerçekleşmeyen Günay Dağ ve Oya Aslan hakkındaki yakalama kararının devam ettiğini belirten mahkeme başkanı bir sonraki celse gizli tanıkların dinlenmesine karar verdi. Bir sonraki duruşma 19-20 Şubat tarihlerinde Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görülecek. Mahkeme, “örgüt yöneticiliği” suçlaması yöneltilen Barkın Timtik ve Özgür Yılmaz’a uygulanacak adli kontrolleri pazartesi... Read more

İSTANBUL İKK: İNSANCA ÇALIŞMA KOŞULLARI İÇİN DİRENEN 3. HAVA…

İSTANBUL İKK: İNSANCA ÇALIŞMA KOŞULLARI İÇİN DİRENEN 3. HAVALİMANI İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ

14.09.2018   TMMOB İstanbul İKK, 3. Havalimanı inşaatında çalışan işçilerin, inşaat sürecinde yaşanan iş cinayetleri ve kötü çalışma koşullarına karşı iş bırakma eylemi yapmasına ilişkin olarak 14 Eylül 2018 tarihinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.   İNSANCA ÇALIŞMA KOŞULLARI İÇİN DİRENEN 3. HAVALİMANI İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ   3. Havalimanı inşaatında çalışan işçiler, inşaat sürecinde yaşanan iş cinayetleri ve kötü çalışma koşullarına karşı iş bırakma eylemine gittiler. Barınma, beslenme gibi temel yaşam ihtiyaçları karşılanmayan, maaşlarını alamayan işçiler, bütün bunların yanında bitiriliş tarihi olarak ilan edilen 29 Ekim’e kadar yetiştirilmesi için daha da ağır koşullarda çalıştırılmaya zorlanıyor. “Odalarımız pire, tahta kurusu doldu. Her gün iki tane ölü çıkıyor. Her gün yaralı arkadaşlarımız var.” diyen ve kötü çalışma koşullarına karşı direnişe geçen işçiler güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle karşılaştı. Bilimsel değerlendi... Read more

3. HAVALİMANI ŞANTİYESİ İŞÇİLERİNİN MÜCADELESİ MÜCADELEMİZDİ…

3. HAVALİMANI ŞANTİYESİ İŞÇİLERİNİN MÜCADELESİ MÜCADELEMİZDİR!

İstanbul’da inşaatı süren “3.Havalimanı” şantiyesi işçileri, bugün sabah yaşanan bir servis kazasının ardından direnişe başladılar. Bitmek bilmeyen iş cinayetlerine, işçi sağlığı ve iş güvenliğini yok sayan, giderek ağırlaşan insanlık dışı çalışma koşullarına karşı iş bırakan binlerce işçinin talepleri talebimiz, mücadeleleri mücadelemizdir. 2018 yılının ilk sekiz ayında en az 1290 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği ülkemizde, üretim zorlaması, örgütsüzlük, taşeron düzeni ve piyasalaşan işçi sağlığı ve iş güvenliği alanı işçilerin yaşamını tehdit etmeye devam etmektedir. Kriz ortamında işverenlerin maliyetleri düşürmek adına ilk olarak işçi sağlığı ve iş güvenliğinden tasarruf yaptıkları gözlenmektedir. Sermayenin yaşamı tehdit eden bu tasarrufları, yılın ilk 8 ayındaki insani felaket tablosunun daha da ağırlaşmasına neden olacaktır. İnsanı herhangi bir üretim aracından farksız gören bir yaklaşım ile işçilerin güvenli/insanca bir çalışma yaşamı taleplerinin karşılanması m... Read more

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir.  Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak Ortaokulu'nda okudu.Lise'yi okumak için Esrefpada L... Read more

FACEBOOK SAYFAMIZ