Özgürlük

TOPRAKLAMA ÖLÇÜM, DENETİM VE RAPORLAMA İŞLERİ EHİL OLMAYANLARCA YÜRÜTÜLÜYOR… BAŞKENTGAZ PROTOKOLE UYMUYOR… CAN VE MAL KAYIPLARI YAŞANMAMASI İÇİN UYARIYORUZ!

EMO Ankara Şubesi ile BAŞKENTGAZ arasında imzalanan “Test, Ölçüm ve Kontrol Hizmetleri Protokolü” gereği doğalgaz tesisatında topraklama bu konuda uzman mühendisler tarafından yapılması gerekmektedir. İnsanların mal ve can güvenliği için gerekli bir işlem olan doğalgaz tesisatında topraklama işlemi ne yazık ki BAŞKENTGAZ’ın protokole uymaması ve gerekli denetimleri yapmaması nedeniyle uygulanmamakta. Gerekli eğitimi almamış yetkili mühendisleri tarafından yapılmayan doğalgaz tesisatında topraklama işlemi can ve mal güvenliği için büyük tehlike oluşturmakta. Topraklama ölçüm, denetim ve raporlama faaliyetlerinin ehil olmayan kişi ve kuruluşlar eliyle yürütülmesi beraberinde can ve mal kayıplarının oluşmasının önünü açacaktır. 25.04.2013 tarihinde 28628 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Madde 2.3 Tesisatlar bölümünde Madde 2.3.2 de “Elektrik tesisatı, topraklama tesisatı, paratoner tesisatı ile akümülatör ve transformatör ve benzeri elektrik ile ilgili tesisatın periyodik kontrolleri elektrik mühendisleri, (Ek ibare:RG-23/7/2016- 29779) elektrik eğitimi bölümü mezunu teknik öğretmenler ,elektrik tekniker ve ya yüksek teknikerleri tarafından yapılır.” demektedir. Bu maddeye göre topraklamaların mesleki yeterliliği olmayan kişilerin yapması uygun değildir. Yine aynı Yönetmelik Madde 14 3. Kısmında “Tebliğde belirtilen süre içerisinde periyodik kontrol yapacak kişilerin eğitim alması, periyodik kontrol yapacak kuruluşların ise hizmet yeterlilik belgesi alması ve ya akredite olması zorunludur.” denilmektedir. Topraklamaların mesleki yeterliliği olmayan kişilerin yapması uygun değildir. Doğalgaz topraklama tesisatını yetkisiz kişilerin yapmasına ve ölçmesine göz yumulmamalı... Mühendisler için meslek alanlarına dair eğitim ve yeterliliklerine yönelik belge düzenleme yetkisi 6235 Sayılı Kanun uyarınca, münhasıran ilgili Meslek Odası’na verilmiş olup, topraklama tesislerine ilişkin ölçüm ve denetlemelerde zorunlu olarak aranan nitelikleri Elektrik Mühendisleri karşılamaktadır. 9 Şubat 2012 tarih ve 28199 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Elektrikle İlgili Fen Adamlarının Yetki, Görev ve Sorumlulukları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğe” göre “MADDE 4 – Elektrik ile ilgili fen adamlarının görev, yetki ve sorumlulukları aşağıda belirtilmiştir. b) Elektrik iç tesis yapım işleri: Denetime yönelik fenni mesuliyet sorumluluğu elektrik veya elektrik ve elektronik mühendislerince veya Yapı Denetim Kuruluşunun denetçi elektrik veya elektrik ve elektronik mühendislerince üstlenilen bağlantı gücü 1500 KW, 400 Volt’a kadar elektrik iç tesislerinin yapımı, c) Muayene ve kabul işleri: (b) Bendine uygun olarak kendileri tarafından yapılan tesislerin muayene, bağlantı, ölçü ve kabulü için gerekli işlerin tamamlanması, denilerek Fen Adamlarının Mühendis denetiminde iç Tesisat yapabileceği ve ancak bu şekilde yaptığı tesisatın ölçümünü yapabileceği açıkça belirtilmiştir. Standartlar ve yönetmeliklerin uygulanmasına ilişkin bilimsel yeterlilikler bir keyfiyet ya da tercih sonucu değil; bilimsel gerekliliklerin sonucu oluşturulan standart ve mevzuatın saydığı zorunluluklardır... EMO Ankara Şubesi’nden talep edilen doğalgaz topraklama tesisatı yapımı işlerine “ Topraklama Yetki Belgesi”ne sahip topraklama eğitimi almış Mühendislerin yönlendirilmesi sağlanmakta ve ücret vatandaşlar tarafından doğrudan yetkili mühendise ödenmektedir.

Doğalgaz Tesisatında Topraklama Yapılması İçin Gereken İşlemler Öncelikle bina yetkilisinin EMO Ankara Şubesi`ne başvurması gerekmektedir. EMO, binanızda topraklama tesisatı ve ölçümü için "Elektrik Tesislerinde Topraklama Yetkilendirme Belgesi" olan, sizin talep ettiğiniz ya da binaya en hızlı ulaşabilecek bir Serbest Müşavir Mühendis (SMM) üyeyi görevlendirecektir. Bina yetkilisi ile SMM üye bir sözleşme imzalayacaktır. SMM üye doğalgaz ile ilgili topraklama tesisatını yapacak tesisat ölçüm raporunu düzenleyecek ve EMO`ya teslim edecektir. Ölçüm raporu EMO tarafından Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.`ye iletilecektir. Eğer Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. tarafından denetim sırasında doğalgaz kesilmiş ise bu rapor ile tekrar kullanıma açılacak ve ilgili etiketler ile etiketlenecektir.

Can ve mal güvenliğinin sağlanması, doğal gaz dağıtım sürecinde topraklama tesislerinden kaynaklı güvenlik eksikliklerinin giderilmesi, abonelere ait doğal gaz tesislerinin elektrik tesisatıyla ilgili yaşanabilecek olumsuzlukların tespiti, iyileştirilmesi için gerekli raporlamanın hazırlanması işleri SMM üyelerimizce yapılmaktadır.

EMO Ankara Şubesi tarafından vatandaşlardan ya da işi yapan Mühendislerden bu işe dair ücret talep edilmemektedir.

 

 

18.09.2018

 

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi 24. Dönem Yönetim Kurulu

2017'de her beş saniyede bir çocuk öldü

BM Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) Salı günü açıkladığı 2017 yılı raporuna göre geçen yıl dünya genelinde 15 yaşın altında toplam 6 milyon 300 bin çocuk yaşamını yitirdi. Bu çocukların büyük bölümü beş yaşın altında. Rapora göre geçen yıl beş yaşın altında 5 milyon 400 bin çocuk, 5-15 yaşları arasında ise bir milyon çocuk hayatını kaybetti. 1990 yılında beş yaşın altında ölen çocukların sayısı 12 milyon 600 bindi.

UNICEF raporunda, "Bu rakamlara göre her beş saniyede bir çocuk öldü" tespiti yapıldı. UNICEF Veri, Araştırma ve Politika Bölümü Direktörü Laurence Chandy, "1990 yılından bu yana çocukların yaşam şansını artırmak için kayda değer ilerlemeler kaydettik. Ancak milyonlarca çocuğun yaşamı hangi ülkede ve nasıl koşullarda doğduklarına bağlı" dedi.

2030'a kadar çocuk ölümleri artabilir

Chandy açıklamasında, "Önlemler artırılmazsa bugünden 2030 yılına kadar beş yaşın altında 56 milyon çocuk ölebilir. Bunların yarısı yeni doğan bebekler olur" uyarısında bulundu. BM yetkilisi çocuk ölümlerinin ilaç, temiz içme suyu, elektrik ve aşı gibi basit yöntemlerle engellenebileceğine dikkat çekti.

2030 yılına kadar yeni doğan bebeklerle küçük çocukların yaşamlarının güvence altına alınması hedefini belirleyen BM, çocuk ölümlerinin azaltılması yönündeki eğilimin devam etmesine rağmen, yine de bu konudaki ilerlemenin ağır olduğunu ifade etti.

UNICEF'e göre beş yaşın altındaki çocuk ölümlerinin yaklaşık yarısı Afrika'da, geri kalanların yüzde 30'u ise Güney Asya'da yaşanıyor. Rapora göre kırsal kesimde yaşayan çocuklar ile anneleri okula gitmemiş çocukların yaşamı daha fazla risk altında.

En çok çocuk Afrika'da öldü

İstatistiklere bakıldığında yaşam şansı en düşük çocuklar Somali, Çad ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yaşıyor. Bu ülkelerde doğan her sekiz çocuktan biri beş yaşını görmüyor. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse; Almanya’da beş yaşın altındaki ölümlerde bu oran 250 çocukta bir. 

UNICEF çocuk ölümlerinin nedenlerini doğum sırasında komplikasyon yaşanması, zatürre, sıtma ve kan zehirlenmesi olarak sıraladı. Birçok vakada bebek ve küçük çocukların ölümlerinin basit ve düşük masraflı yöntemlerle engellenebileceğine dikkat çeken UNICEF, bunları hijyenik ortam, zamanında tedavi, iyi donanıma sahip doğumhaneler ve cibinlik olarak sıraladı. Daha büyük çocuk ve gençlerde ölüm nedenleri ise trafik kazaları ve boğulma olarak sıralandı.

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir. 

Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.
Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.
İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak Ortaokulu'nda okudu.Lise'yi okumak için Esrefpada Lisesine kaydoldu.
Liseye kaydolduktan sonraki süreçte, kuruluşunda birinci derecede rol aldigim İDOD'un (İzmir Devrimci Ortaogrenimliler Derneğinin) bir üyesi ve aktif bir neferi olarak mücadeleye katılmaya başladı. 
Devrimci mücadeleye bizden sonra,kısmen bizden etkilenerek ama asıl olarak,o dönemdeki koşullardan ve Ortaogrenimlilerin sorunlarından hareketle katıldı. 
Ben onu,1979 yılı Nisan ayında, İzmir'de, içinde yer aldigi Ortaogrenim mücadelesinde bırakıp başka bir ile,o ildeki Devrimci mücadeleye omuz vermek üzere giderken son kez gördüm. 
Sonrasında o devrimci mücadelede yer almaya devam etti.
Ben 1979 yılı Temmuz ayında bir nedenle girdiğim Denizli Kapalı Cezaevinden 1979 yılı Aralık ayında firar edip Uşak bölgesine, kırsal kesime geçtim. 
O mücadelede yer aldığı Salihli bölgesinde 1980 yılı içinde girdiği Salihli Kapalı Cezaevinden, aynı yıl 18 Mayıs günü, arkadaslarinin yardımıyla firar etti ve kendi deyimiyle 'yeniden doğdu'.
Sonrasında, 1 2 Eylül 1980 Askeri Faşist Darbe koşullarında,bizler,Askeri ve Sivil cezaevlerinde 'zulüm ve direniş' sarmalinda yaşamımızı devam ettirirken, o her yerde devrimci mücadeleye devam etti.
O günkü koşullarda ondan çok az haber alabildik.
O yaşıyordu ve mücadeleye devam ediyordu.
Bunu biz, yalnız yaşayan annemizin ve kardeşlerimizin bazılarının evlerine yapılan baskınlardan ve baskılardan biliyorduk.
Annemiz ve bazı kardeşlerimiz bu süreçte çok baskı gördü ve çok acı çekti.
Yıllar geçti. 
Ben 1991 yılı 1 Ağustosun da cezaevinden çıktım. 
O artık Avrupa'da yaşıyordu. 
Uzaktık.
Kopuktuk.
Yabancılaşmıştik. 
Sonra onun KANSERE yakalandığını öğrendik. 
Son iki yılda,bu hastalığı süresince yeniden yakınlaştık. 
Gördük ki,bizim küçük Musa'mız büyümüştü.
O, bu kez hastalığa karşı direniyordu. 
Doktorları bile şaşırtıyordu. 
Onu,ülkesini, bu ülkedeki dostlarını, sevenlerini ve ailesinin bütün bireylerini,onu isimce bilip hiçbir zaman yakından tanıma olanağı bulamayan akrabalarının diğer bireylerini görebilsin diye ülkesine getirmeye çalıştık. 
Sağolsunlar, bir bayan avukat arkadaşımızın ve bazı dostlarımızın yoğun ve candan çabalarıyla bunu başardık. 
Ülkesine, yeniden, bir geldi. 
İki geldi.
Üçüncü de son kez geldi.
Musa,benden sonra mücadeleye katılmıştı.Tarih de ,sizler de bu söylediklerime tanık olun ki:O beni ve bu mücadelede yer alan pek çok arkadaşı geçti. O yaşadığı her yerde iz bırakan bir devrimci oldu.
Bugün burada toplananlar ve sonrasında, köyümüzde onu omuzlarında taşıyacak olanlar bunun kanıtıdır. 
İlk mücadeleye katıldığı an ile son günü bir bütün olarak ele alındığında o bir devrimcidir ve bir DEVRİMCİ YOLCU'DUR. 
O bizim onurumuzdur.
Tarih bunu böyle yazacaktır. 
Bu nedenle ben onun önünde, bizim küçük Musa'mız in ve namı diğer SETTAR'ımızın önünde saygıyla eğiliyorum. 
Gözün arkada kalmasın kardeşim. ''    Mehmet Erdal 

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi

Unterkategorien

Erdoğan'ın uçağı aylar önce alınmış

Erdoğan'ın uçağı aylar önce alınmış

Türkiye'de erişime yasak Ahvalnews haberi: Erdoğan'ın uçağı aylar önce alınmış Ahval Özel 2018-09-18 Bizim 400 milyon dolar saydığımız ancak gerçek fiyatının 500 milyon dolar olduğu bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Boeing-747 ile ilgili tartışma elbette güncelle bitmeyecek, tarihe kalacak. Herşeyden önce Türkiye ne Amerika gibi dünyanın en büyük ekonomisi ne de petrol zenginliği üzerinde oturan bir Arap şeyhliği. Ülke tarihinin en büyük kriziyle sarsılır, şirketler batarken 500 milyon dolarlık bir uçak al maktan çekinmeyen bir lider, demokrasilerde olmaz. Bu işin temel kuralı. Tartışma uçağın yeni alınmış veya hediye edilmiş olması üzerine kurulu. Öyle mi acaba? Açık kaynaklardan, yani haberlerden izleyelim. Önce, Hürriyet yazarı Uğur Çebeci’nin kaleminden uçağın bakım ve Türk bayrağı renklerine dönüştürülmesi görevini üstlenen şirkete bir bakalım: “Irak’ta Basra’da doğmuş Kadri Muhiddin, Türkiye’de İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan sonra ikinci uçak bakı... Read more

Almanya'da hak savunucularından Erdoğan’a protesto hazırlığı

Almanya'da hak savunucularından Erdoğan’a protesto hazırlığı

Alman Gazeteciler Sendikası (DJV) ve Uluslararası Af Örgütü, Berlin Merkez Tren İstasyonu'nda 28 Eylül Perşembe günü ortak bir gösteri düzenleyecek. Gösterinin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya ziyaretini protesto etmek için düzenleneceği açıklandı. DJV Başkanı Frank Überall, Erdoğan’ın Almanya'da askeri törenle karşılanmasının Türkiye'de yargılanan gazeteciler açısından bir "tokat” niteliği taşıdığını söyledi. Überall, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Başbakan Angela Merkel'in Erdoğan'ı Almanya'da askeri törenle karşılayarak “basın özgürlüğünün ortadan kaldırılmasının Türkiye’nin içişleri olduğu” ve bunun Almanya ile diplomatik ilişkileri bozmayacağı yönünde bir işaret verdiğini söyledi. Überall Türkiye'de muhalif gazetecilerin "terör destekçisi olarak, acımasızca” yargıladığını belirtti. Uluslararası Af Örgütü de yaptığı açıklamada Die Welt muhabiri Deniz Yücel'in serbest bırakılması ve Meşale Tolu'nun yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması s... Read more

İnşaat-İş: Tutuklanan 3. havalimanı işçileri tecritte

İnşaat-İş: Tutuklanan 3. havalimanı işçileri tecritte

3. havalimanı inşaatı işçileri kötü çalışma şartları ve haklarını alamadıkları gerekçesiyle 14 Eylül'de eylem başlatmıştı. Aynı gece koğuşları basılarak gözaltına alınan 400'den fazla işçiden bir kısmı jandarmadaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı. Gaziosmanpaşa Adliyesi'ne sevk edilen 43 işçiden ise 24'ü tutuklanmıştı. Aralarında sendika yöneticilerinin de  bulunduğu tutuklu işçiler kaldıkları Metris Cezaevi'nden dün akşam saatlerinde Silivri Cezaevi Kampüsüne sevk edilmişti.   İnşaat-İş Sendikası tutuklanan işçilerin Silivri Cezaevi'ndeki sekiz ayrı bölüme dağıtıldığını duyurdu. Sendikanın Twitter paylaşımında şöyle denildi: "Arkadaşlarımızın birbirinden koparılarak 8 ayrı cezaevine dağıtılmalarının da özel bir politika olduğu, dışarıdaki zulmün içeriye de tecrit biçiminde taşındığı açık. Sendikacı arkadaşlarımızın da birbirinden ayrı cezaevlerine konularak tecrit edildikleri bu politikalar bizi yıldıramaz!"   Tutuklu işçilerin isimleri ve cezaevinde kaldığı bölümler... Read more

Merkel'den Kuzey Afrika ülkeleri için Türkiye önerisi

Merkel'den Kuzey Afrika ülkeleri için Türkiye önerisi

Avrupa Birliği (AB) liderleri, Avusturya'nın Salzburg kentindeki gayriresmî zirvede bir araya geldi. Zirve sonrası konuşan Almanya Başbakanı Angela Merkel, AB'nin Türkiye ile 2016 yılında imzaladığı mülteci anlaşmasının benzerini Kuzey Afrika ülkeleriyle de yapması gerektiğini söyledi. Merkel; Mısır, Tunus, Fas ve Libya ile de diyaloglarını ilerletmek istediklerini sözlerine ekledi. 2015 yılında Avrupa'ya yaşanan yoğun göçün ardından, AB ile Türkiye göçmenlerin iadesi konusunda 2016'da bir anlaşmaya varmıştı. O günden sonra Türkiye üzerinden AB'ye geçişler azalırken, bunun ardından Kuzey Afrika ülkelerinden Akdeniz'i kullanarak AB ülkelerine yapılan yasa dışı geçişlerde artış yaşandı. Bu durum AB üyesi ülkeler arasında sorun yaratırken, AB soruna daha kalıcı bir çözüm arayışı içine girdi. Zirveye katılan diğer AB liderleri de başta Mısır olmak üzere Kuzey Afrika ülkeleriyle daha yakın bir şekilde çalışmak istediklerini belirtti. İki günlük zirvenin sonunda AB Konseyi Başkanı Donald... Read more

Enis Berberoğlu'na ceza ve tahliye

Enis Berberoğlu'na ceza ve tahliye

      Yargıtay , MİT TIR'ları davasında yargılanan CHP Milletvekili Enis Cerberoğlu hakkındaki kararını açıkladı. Berberoğlu'na verilen 5 yıl 10 ay hapis cezasını onayan Yargıtay, milletvekilliği sona erinceye kadar Enis Berberoğlu'nun cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine karar verdi.  Enis Berberoğlu , MİT TIR'ları davasında 5 yıl 10 ay hapis cezası almış, kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 16. Ceza Dairesine gelmişti. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, temyiz incelemesini esastan tamamladı. Daire, oy çokluğuyla Berberoğlu'na verilen 5 yıl 10 ay hapis cezasını onadı. Ayrıca, Anayasa'nın 83/3. maddesi uyarınca milletvekilliği sona erinceye kadar Berberoğlu'nun cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine karar verildi. Daha önce "durma" talebi reddedilmişti 24 Haziran'da yapılan milletvekili genel seçiminde yeniden milletvekili seçilen Enis Berberoğlu 'nun avukatları, Yargıtay 16. Ceza Dairesine başvurarak, Berberoğlu hakkındaki davan... Read more

KAMUDA ÇALIŞAN MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARININ ÖZLÜK …

KAMUDA ÇALIŞAN MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARININ ÖZLÜK HAKLARI İYİLEŞTİRİLMELİDİR!

20.09.2018   TMMOB 45. Olağan Genel Kurulu'nda alınan kararlar uyarınca, kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının ücretlerinin ve özlük haklarının iyileştirilmesi için TMMOB tarafından kampanya başlatıldı.   45. Genel Kurulumuzda kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının sorunları ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri tespit edilmiş ve bununla ilgili çalışma yürütülmesi için TMMOB Yönetim Kurulu yetkilendirilmişti. Genel Kurul'da yürütülen tartışmalar ve alınan karar uyarınca, söz konusu sorunlar ve çözüm önerilerini kapsayan bir dilekçe, 2019 Yılı Bütçesi hazırlıkları sırasında dikkate alınabilmesi için, Cumhurbaşkanlığına, TBMM Başkanlığına, Milletvekillerine, Bakanlıklara, Devlet Personel Başkanlığına, TBMM'de Grubu bulunan Siyasi Partilere ve Meclis Grup Başkanvekillerine gönderildi. Kampanya kapsamında resmi kurum ziyaretleri, işyeri toplantıları ve sosyal medya çalışmaları gerçekleştirilerek kamuda çalışan mühen... Read more

“KÖLE DEĞİLİZ” ÇIĞLIĞI TUTUKLANAMAZ!

“KÖLE DEĞİLİZ” ÇIĞLIĞI TUTUKLANAMAZ!

DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu’nun İstanbul’daki havalimanı işçilerinin tutuklanmasıyla ilgili açıklaması İstanbul Yeni Havalimanı şantiyesinde insanca yaşam ve çalışma koşulları için iş bırakan binlerce inşaat işçisinin haklı talepleri, baskıyla, şiddetle bastırılmak isteniyor. 15 Eylül 2018, Cumartesi gününün ilk saatlerinde yüzlerce işçinin gözaltına alınmasının ardından bugün aralarında sendika yöneticilerinin de olduğu 24 işçinin tutuklanması ülkemizde adaletsizliğin geldiği boyutu gözler önüne seriyor. İşçilerin her birinin suç duyurusu niteliğinde olan taleplerinin karşılanmaması; Çalışma Bakanlığı başta olmak üzere devletin yetkili kurumlarının devreye girerek insanlık dışı çalışma koşullarına son vermemesi; işverenin hukuksuzluklarının soruşturulmaması ve bunun yerine çözüm olarak yüzlerce işçinin gözaltına alınıp 24’ünün tutuklanması ülkemizi yönetenlerin işçi sınıfının tamamına yönelik açık bir meydan okuması olarak tarihe geçmiştir. İş cinayetl... Read more

Gazeteci Deniz Yücel M100 Medya Ödülü'nü aldı

Gazeteci Deniz Yücel M100 Medya Ödülü'nü aldı

Türkiye'de bir yıl cezaevinde kaldıktan sonra Şubat ayında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan ve Almanya'ya dönen gazeteci Deniz Yücel, Salı akşamı Potsdam'da düzenlenen törenle M100 Medya Ödülü'nü aldı. M100 Danışma Kurulu Başkanı ve Potsdam Belediye Başkanı Jann Jakobs, törende yaptığı konuşmada Deniz Yücel'in mesleğinde göstermiş olduğu “cesaret” nedeniyle bu ödüle layık görüldüğünü söyledi. Yücel'in “sağlam temeller üzerinde korkusuzca” haber yazdığına işaret eden Jakobs, “Otokratlar ve popülistlerin özgür ve açık bir toplumun değerlerini tehdit ettiği” bu dönemde, Deniz Yücel'in bu tutumunun "büyük cesaret” gerektirdiğine dikkat çekti. Törendeki konuşmalarda basın özgürlüğünün evrensel bir değer olduğuna dikkat çekilirken, Türkiye'deki basın özgürlüğü ihlalleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya'ya yapacağı devlet ziyareti de gündeme geldi. Lindner'den Erdoğan'ın Almanya ziyaretine eleştiri Törende konuşma yapan Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Başkanı ... Read more

Hak talebine Tutuklama

Hak talebine Tutuklama

        Kötü çalışma koşullarını protesto ettikleri için 15 Eylül gece yarısı baskınıyla gözaltına alınan 400'den fazla işçiden bir kısmı emniyette serbest bırakıldı, hâlâ gözaltında tutulan işçiler savcılık sorguları için ikişerli gruplar halinde Gaziosmanpaşa (GOP) Adliyesi’ne getirilmeye başlandı. Adliyeye getirilen 43 işçiden 15'i adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakılması istendi, 28 işçi ise tutuklama talebi ile Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.Mahkeme 24 kişiyi tutuklarken 19 kişiyi ise adli kontrol uygulanmasına karar verdi. Kötü çalışma koşullarını protesto etmek amacıyla 14 Eylül’de eylem yapan 3. Havalimanı işçileri, aynı gece koğuşları basılarak gözaltına alınmıştı. Gözaltındaki işçilere, “2911 muhalefet”, “Çalışma hürriyetinin ihlali”, “Kamu malına zarar vermek”, “Halki kin nefret düşmanlığa tahrik etmek”, “Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması”, “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlamaları yöneltiliyor. İşçilerin aileleri ve HDP Milletvekill... Read more

Türkiye'den Almanya'ya yüzlerce yakalama talebi

Türkiye'den Almanya'ya yüzlerce yakalama talebi

Alman Adalet Bakanlığı Sol Parti'nin soru önergesine verdiği yanıtta, Türkiye'de 2016 yılındaki darbe girişiminden bu yana Alman Emniyet Teşkilatı'na yapılan arama ve yakalama başvuruları hakkında bilgi verdi. Adalet Bakanlığı'nın verdiği yanıtta, Türkiye'nin darbe girişiminden bu yana Alman Emniyet Teşkilatı'na 848 kez Interpol aracılığıyla arama ya da yakalama başvurusu yaptığı belirtildi. Türkiye'nin Interpol aracılığıyla Almanya'ya yaptığı başvuruların 791'inde tutuklama talep edildiği, 57 vakada ise sadece ilgili kişinin ikamet adresinin tespit edilmesi başvurusunda bulunulduğu kaydedildi. Alman Adalet Bakanlığı Almanya'nın Türkiye'nin taleplerini ne ölçüde yerine getirdiği konusunda ise bilgi vermedi. Adalet Bakanlığı soru önergesine yanıtında, "Federal hükümet bu konuda istatistik paylaşmamaktadır" ifadesine yer verdi.  Bakanlık soru önergesindeki, "Adalet ve Dışişleri Bakanlıklarının kaç vakada ilgili kişilerin siyasi görüşleri nedeniyle baskıya maruz kaldığı ve bu yolla Int... Read more

TOPRAKLAMA ÖLÇÜM, DENETİM VE RAPORLAMA İŞLERİ EHİL OLMAYANLA…

TOPRAKLAMA ÖLÇÜM, DENETİM VE RAPORLAMA İŞLERİ EHİL OLMAYANLARCA YÜRÜTÜLÜYOR… BAŞKENTGAZ PROTOKOLE UYMUYOR… CAN VE MAL KAYIPLARI YAŞANMAMASI İÇİN UYARIYORUZ!

EMO Ankara Şubesi ile BAŞKENTGAZ arasında imzalanan “Test, Ölçüm ve Kontrol Hizmetleri Protokolü” gereği doğalgaz tesisatında topraklama bu konuda uzman mühendisler tarafından yapılması gerekmektedir. İnsanların mal ve can güvenliği için gerekli bir işlem olan doğalgaz tesisatında topraklama işlemi ne yazık ki BAŞKENTGAZ’ın protokole uymaması ve gerekli denetimleri yapmaması nedeniyle uygulanmamakta. Gerekli eğitimi almamış yetkili mühendisleri tarafından yapılmayan doğalgaz tesisatında topraklama işlemi can ve mal güvenliği için büyük tehlike oluşturmakta. Topraklama ölçüm, denetim ve raporlama faaliyetlerinin ehil olmayan kişi ve kuruluşlar eliyle yürütülmesi beraberinde can ve mal kayıplarının oluşmasının önünü açacaktır. 25.04.2013 tarihinde 28628 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Madde 2.3 Tesisatlar bölümünde Madde 2.3.2 de “Elektrik tesisatı, topraklama tesisatı, paratoner tesisatı ile akümülatör ve transform... Read more

2017'de her beş saniyede bir çocuk öldü

2017'de her beş saniyede bir çocuk öldü

BM Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) Salı günü açıkladığı 2017 yılı raporuna göre geçen yıl dünya genelinde 15 yaşın altında toplam 6 milyon 300 bin çocuk yaşamını yitirdi. Bu çocukların büyük bölümü beş yaşın altında. Rapora göre geçen yıl beş yaşın altında 5 milyon 400 bin çocuk, 5-15 yaşları arasında ise bir milyon çocuk hayatını kaybetti. 1990 yılında beş yaşın altında ölen çocukların sayısı 12 milyon 600 bindi. UNICEF raporunda, "Bu rakamlara göre her beş saniyede bir çocuk öldü" tespiti yapıldı. UNICEF Veri, Araştırma ve Politika Bölümü Direktörü Laurence Chandy, "1990 yılından bu yana çocukların yaşam şansını artırmak için kayda değer ilerlemeler kaydettik. Ancak milyonlarca çocuğun yaşamı hangi ülkede ve nasıl koşullarda doğduklarına bağlı" dedi. 2030'a kadar çocuk ölümleri artabilir Chandy açıklamasında, "Önlemler artırılmazsa bugünden 2030 yılına kadar beş yaşın altında 56 milyon çocuk ölebilir. Bunların yarısı yeni doğan bebekler olur" uyarısında bulundu. BM yetkilisi ço... Read more

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir.  Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak Ortaokulu'nda okudu.Lise'yi okumak için Esrefpada L... Read more

FACEBOOK SAYFAMIZ