Özgürlük

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!

 
19.07.2018
 

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, OHAL'in kalkması ve TBMM'de görüşülmeye başlayan yasal düzenlemelere ilişkin 19 Temmuz 2018 tarihinde basın açıklaması gerçekleştirdi.

 

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!

15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında “Darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla ve süratle bertaraf edilebilmesi” amacıyla 3 aylığına ilan edilen Olağanüstü Hal tam iki yıl sonra nihayet kaldırıldı.

OHAL altında geçen 2 yıllık süreç, sadece kişisel hak ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu, hukuksuz ve keyfi yönetim anlayışının had safhada yaşandığı değil, Anayasa’nın değiştirildiği, parlamenter demokrasinin ortadan kaldırılarak tek adam rejiminin inşa edildiği dönem oldu.

Aradan geçen 2 yıla rağmen bugün hala darbe girişiminin tam olarak aydınlatılmadığı, sorumlularının ortaya çıkartılmadığı göz önünde bulundurulduğunda, OHAL rejiminin asıl amacının tek adam rejiminin inşası olduğu gerçeğiyle yüz yüzeyiz.

Bugün itibariyle OHAL uygulamasının ortadan kalkmış olması, OHAL’i gerektiren şartların ortadan kalktığının en açık ve resmi ifadesidir. Bu duruma rağmen OHAL’i sürekli kılacak yasal düzenleme yapılmak istenmesi kabul edilemez. Anayasamıza göre “OHAL Rejimi”, “neden, konu, amaç ve süre” bakımlarından sınırlandırılmış istisnai bir yönetim biçimidir. Herhangi bir nedene bağlı olmaksızın sürekli bir olağanüstü hal uygulaması söz konusu olamaz.

Siyasal rejim tümüyle değiştirilmiş, devletin idari yapılanmasını baştan aşağı Cumhurbaşkanına bağlanmış olsa da, OHAL’in sürekli kılınmak istenmesi, siyasal iktidarın hiçbir biçimde hukuka ve anayasaya bağlı kalmak istemediğinin en açık ifadesidir. Bu durum kabul edilemez.

OHAL dönemi boyunca anayasal hak ve özgürlüklere getirilen tüm sınırlandırmalar bugün itibariyle ortadan kalkmıştır. Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu, kamudan ihraç edilenlere ilişkin olarak 1989 tarihinde verdiği kararda “sıkıyönetim komutanlarının istemleri üzerine işlerine son verilen memurların, diğer kamu görevlilerinin ve kamu hizmetlerinde görevli işçilerin, ilk kez kamu görevine girdikleri tarihte bu görev için yasa ve yönetmeliklerde öngörülen nitelikleri kaybetmemiş olmaları koşuluyla, işlerine son verildiği bölgede sıkıyönetim kalktıktan sonra, kurumlarınca eski görevlerine iade edilmeleri gerektiğini” tartışmaya yer bırakmayacak biçimde ortaya koymuştur.

Danıştay’ın bu kararı, Sıkıyönetim ve OHAL dönemlerinde alınan tüm kararlar için bağlayıcıdır. Bunun anlamı, OHAL döneminde alınan kararların da yürürlükten kalktığı, hukuksuz biçimde ihraç edilen ve haklarında kamu görevinden yasaklı olmalarını gerektirecek bir ceza verilmeyen herkesin görevlerine iade edilmesi gerektiğidir. Bu durumun takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.

Ülkemizin ihtiyacı olan OHAL’in süreklileştirilmesi değil, demokrasi ve özgürlüklerin sınırlarının genişletilerek, OHAL ve KHK rejimi ile yaratılan hak kayıplarının ortadan kaldırılmasıdır. Başta milletvekilleri olmak üzere tüm sorumluları bu ihtiyaca uygun davranmaya çağırıyoruz.

 

Emin Koramaz
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı

 (ÖZGÜRLÜK)

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir. 

Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.
Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.
İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak Ortaokulu'nda okudu.Lise'yi okumak için Esrefpada Lisesine kaydoldu.
Liseye kaydolduktan sonraki süreçte, kuruluşunda birinci derecede rol aldigim İDOD'un (İzmir Devrimci Ortaogrenimliler Derneğinin) bir üyesi ve aktif bir neferi olarak mücadeleye katılmaya başladı. 
Devrimci mücadeleye bizden sonra,kısmen bizden etkilenerek ama asıl olarak,o dönemdeki koşullardan ve Ortaogrenimlilerin sorunlarından hareketle katıldı. 
Ben onu,1979 yılı Nisan ayında, İzmir'de, içinde yer aldigi Ortaogrenim mücadelesinde bırakıp başka bir ile,o ildeki Devrimci mücadeleye omuz vermek üzere giderken son kez gördüm. 
Sonrasında o devrimci mücadelede yer almaya devam etti.
Ben 1979 yılı Temmuz ayında bir nedenle girdiğim Denizli Kapalı Cezaevinden 1979 yılı Aralık ayında firar edip Uşak bölgesine, kırsal kesime geçtim. 
O mücadelede yer aldığı Salihli bölgesinde 1980 yılı içinde girdiği Salihli Kapalı Cezaevinden, aynı yıl 18 Mayıs günü, arkadaslarinin yardımıyla firar etti ve kendi deyimiyle 'yeniden doğdu'.
Sonrasında, 1 2 Eylül 1980 Askeri Faşist Darbe koşullarında,bizler,Askeri ve Sivil cezaevlerinde 'zulüm ve direniş' sarmalinda yaşamımızı devam ettirirken, o her yerde devrimci mücadeleye devam etti.
O günkü koşullarda ondan çok az haber alabildik.
O yaşıyordu ve mücadeleye devam ediyordu.
Bunu biz, yalnız yaşayan annemizin ve kardeşlerimizin bazılarının evlerine yapılan baskınlardan ve baskılardan biliyorduk.
Annemiz ve bazı kardeşlerimiz bu süreçte çok baskı gördü ve çok acı çekti.
Yıllar geçti. 
Ben 1991 yılı 1 Ağustosun da cezaevinden çıktım. 
O artık Avrupa'da yaşıyordu. 
Uzaktık.
Kopuktuk.
Yabancılaşmıştik. 
Sonra onun KANSERE yakalandığını öğrendik. 
Son iki yılda,bu hastalığı süresince yeniden yakınlaştık. 
Gördük ki,bizim küçük Musa'mız büyümüştü.
O, bu kez hastalığa karşı direniyordu. 
Doktorları bile şaşırtıyordu. 
Onu,ülkesini, bu ülkedeki dostlarını, sevenlerini ve ailesinin bütün bireylerini,onu isimce bilip hiçbir zaman yakından tanıma olanağı bulamayan akrabalarının diğer bireylerini görebilsin diye ülkesine getirmeye çalıştık. 
Sağolsunlar, bir bayan avukat arkadaşımızın ve bazı dostlarımızın yoğun ve candan çabalarıyla bunu başardık. 
Ülkesine, yeniden, bir geldi. 
İki geldi.
Üçüncü de son kez geldi.
Musa,benden sonra mücadeleye katılmıştı.Tarih de ,sizler de bu söylediklerime tanık olun ki:O beni ve bu mücadelede yer alan pek çok arkadaşı geçti. O yaşadığı her yerde iz bırakan bir devrimci oldu.
Bugün burada toplananlar ve sonrasında, köyümüzde onu omuzlarında taşıyacak olanlar bunun kanıtıdır. 
İlk mücadeleye katıldığı an ile son günü bir bütün olarak ele alındığında o bir devrimcidir ve bir DEVRİMCİ YOLCU'DUR. 
O bizim onurumuzdur.
Tarih bunu böyle yazacaktır. 
Bu nedenle ben onun önünde, bizim küçük Musa'mız in ve namı diğer SETTAR'ımızın önünde saygıyla eğiliyorum. 
Gözün arkada kalmasın kardeşim. ''    Mehmet Erdal 

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi

Unterkategorien

Emekli Hekim Maaşları ve Fiili Hizmet Süresi Zammına İlişkin…

Emekli Hekim Maaşları ve Fiili Hizmet Süresi Zammına İlişkin Beş Talebimiz Var!

Emekli Hekim Maaşları ve Fiili Hizmet Süresi Zammına İlişkin Beş Talebimiz Var!  23.07.2018  69       Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nun gündemine gelen ve sağlık alanında bir takım düzenlemeleri de içeren “Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni değerlendirmek üzere basın toplantısı düzenledi. TTB Merkez Konseyi binasında 23 Temmuz 2018 tarihinde düzenlenen basın toplantısına, TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, TTB Genel Sekreteri Dr. Bülent Nazım Yılmaz, TTB Merkez Konseyi Üyesi Prof. Dr. Çetin Atasoy ve TTB Hukuk Bürosu’ndan Avukat Mustafa Güler katıldı. TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman yaptığı açıklamada, emekli hekim maaşları ve fiili hizmet süresi zammına ilişkin beş talepleri olduğunu ve önerilerini bugün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na sunacakları bilgisini verdi. Prof. Dr. Adıyaman, taleplerinin ısrarla takip... Read more

Berberoğlu'nun eşi Yargıtay ve AYM önünde eylem yapacak

Berberoğlu'nun eşi Yargıtay ve AYM önünde eylem yapacak

 MİT Tır'ları davası kapsamında 14 Haziran 2017'den beri tutuklu bulunan Berberoğlu'nun eşi Oya Berberoğlu, Yargıdan adil karar çıkmazsa AYM ve Yargıtay önünde eylem yapacağını ve AİHM'e kadar gideceğini söyledi. Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk'e konuşan Oya Berberoğlu, CHP'den ses getirecek eylemler beklediğini ifade etti. Berberoğlu şunları söyledi: "Enis Berberoğlu, milletvekili değilken, kendisine sorulan soruya, "Evet bu haberdi, ben de olsam bunu gazeteye koyardım" dediği için tutuklandı. Dosyada başka hiçbir delil yok. Fakat delilsiz vaziyette 14 aydır hapishanede tutuyorlar. ‘Kaçma şüphesi' diyorlar. Bu adam suçlu mu kaçsın? Biz başkaları gibi değiliz. Direnerek, savaşarak haksız alıkoymanın giderilmesi için çabalayacağız. İnşallah, Yargıtay 17. Daire, Anayasayı uygular, hukukun üstünlüğünü gözetir. Yahut da AYM gereğini yapsın ve hukuksuz biçimde tutulan eşimi çıkarsınlar. Tekrar istiyorlarsa Enis'in dokunulmazlığını kaldırsınlar. Biz yargılanmaktan korkmu... Read more

Kemal Türkler mezarı başında anıldı

Kemal Türkler mezarı başında anıldı

DİSK’in Kurucu Genel Başkanı ve işçi sınıfının unutulmaz önderi Kemal Türkler, İstanbul Merter’deki evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybedişinin 38’nci yılında DİSK üyeleri ve ailesi tarafından Topkapı Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı. Anma törenine Kemal Türkler’in kızları Yasemin Türkler ve Nilgün Türkler Soydan, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Genel Sekreter Cafer Konca, Genel Başkan Yardımcısı Çetin Çalışkan, DİSK eski Genel Başkanları Rıdvan Budak, Süleyman Çelebi ve Kani Beko, DİSK Yönetim Kurulu Üyeleri, Birleşik Metal İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, Bank-Sen Genel Başkanı Duygu Çalışkan, Cam Keramik-İş Genel Başkanı Birol Sarıkaş, Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen, Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Arslan, Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, Sine-Sen Genel Başkanı Zafer Ayden, Sosyal-İş Genel Başkanı Metin Ebetürk, DİSK üyesi sendikaların merkez yöneticileri, sendika şube yöneticileri, D... Read more

Almanya Türkiye'ye yönelik yaptırımları kaldırıyor

Almanya Türkiye'ye yönelik yaptırımları kaldırıyor

Almanya, Türkiye'ye yönelik uyguladığı ekonomik tedbirleri kaldırdığını, seyahat uyarısını ise hafiflettiğini bildirildi. Ekonomi Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre, Hermes kredilerinde Türkiye'ye uygulanan 1,5 milyar euroluk üst sınır güncellenecek. Yabancı müşterisi ödeme yapamaz duruma düşen ihracatçı Alman şirketlerinin zarardan korunması amacıyla uygulanan Hermes garantisi, özellikle siyasi ve ekonomik belirsizliklerin yaşandığı devletlere ihracat ve bu ülkelerde yatırım yapmayı cazip hale getiriyor. Türkiye, devlet kefaletine en çok başvurulan ülkeler arasında yer alıyor. Ankara'ya yönelik üst sınır 2017 yılında, aralarında insan hakları savunucusu Peter Steudtner ve gazeteci Deniz Yücel'in de olduğu Alman vatandaşlarının Türkiye'de tutuklanmasıyla devreye sokulmuştu. İlişkilerin gerilmesiyle birlikte Almanya, Türkiye için seyahat uyarısında bulunmuş ve Ankara ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği'ni güncelleştirme görüşmelerini bloke etmişti. Seyahat uyarısı hafi... Read more

Gözaltında kaybedilişinin 25. yılında Ferhat Tepe için adale…

Gözaltında kaybedilişinin 25. yılında Ferhat Tepe için adalet istiyoruz!

Gözaltında kaybedilişinin 25. yılında Ferhat Tepe için adalet istiyoruz! OHAL'de geçerli bazı yetki ve uygulamaların daha da genişleyerek devamını sağlayacak yasa teklifi, dün Meclis komisyonundan geçti. Demokrasi dışı yetkilendirmeler ve keyfiyete yol açacak düzenlemeler içeren bu teklif, denetleme mekanizmalarını içermemektedir. OHAL’i hukuken kaldırırken, OHAL yetkilerini “3 yıl” sürdürmek üzere yasal düzenleme yapmak, Anayasa’ya ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Demokrasinin özü sınırlı ve sorumlu devlet anlayışıdır.Bizler Olağanüstü hallerin, sıkıyönetimlerin her seferinde yoğun insan hakları ihlallerine, adaletsizliklere ve ağır toplumsal travmalara yol açtığını yaşayarak tecrübe eden kayıp yakınları ve hak savunucuları olarak; OHAL’in devamcısı niteliğindeki bu kanun teklifinin derhal geri çekilmesini istiyoruz.Çünkü OHAL de, OHAL’in devamcısı niteliğindeki düzenlemeler de, Türkiye’yi demokratikleşme olanağından tamamen uzaklaştırmanın a... Read more

Sürgündeki Raşid Dostum Afganistan'a dönüyor

Sürgündeki Raşid Dostum Afganistan'a dönüyor

Afganistan'ın bir yıldan uzun bir zamandır Türkiye'de bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Raşid Dostum Pazar günü özel bir uçakla Kabil'e dönecek. Afganistan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Harun Çakansuri, Dostum'un başkentte resmi bir törenle karşılanacağını ve kendisine yönelik suçlamaların ise bağımsız mahkemelerce ele alınacağını açıkladı. Kabil'de basın mensuplarına konuşan Çakansuri, "Yasal meseleler yargı yetkililerini ilgilendirir" ifadesini kullanırken, ayrıca Dostum'un yakın çevresinde bulunan ve geçtiğimiz haftalarda tutuklanan milis komutanlardan Nizamettin Kaysari'nin ise cezaevinden salınmayacağını belirtti. Kaysari'nin tutuklanmasının ardından ülkenin kuzeyindeki kentlerde protesto gösterileri düzenlenmiş, göstericiler Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani'nin posterlerini parçalamış ve Özbekistan'dan gelen enerji nakil hatlarını kesme tehdidinde bulunmuştu. Protestocular Kaysari'nin serbest bırakılmasının yanı sıra, sürgündeki Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın da ülkesinde özgürc... Read more

TAYAD’lı Aileler açıklama yaptı.

TAYAD’lı Aileler açıklama yaptı.

19 Temmuz günü Küçük Armutlu’daki PSAKD Cemevi ve Sevgi Erdoğan Vefa Evi’ne yönelik gerçekleştirilen polis baskınına ilişkin TAYAD’lı Aileler açıklama yaptı. Küçük Armutlu’da gerçekleşen baskınlarda cemevi yöneticisi ve muhtar dahil olmak üzere 4 kişi gözaltına alınmış, içeride bulunan eşyalar da tahrip edilmişti. TAYAD’lı Aileler de bu duruma dikkat çekmek adına Galatasaray Lisesi önünde bir açıklama yaptı. fotoğraf: Emre     (ÖZGÜRLÜK) Read more

İbrahim Koçer Serbest Bırakılsın!

İbrahim Koçer Serbest Bırakılsın!

Ülkemizde sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel olarak çok zor bir süreç olması nedeniyle güvenlik ve emniyet adı altında en temel insan haklarının dahi dikkate alınmadığının bilincindeyiz. Biliyoruz ki asıl böylesi dönemlerde ve koşullarda insan hakları savunucularına daha fazla görev ve sorumluluk düşmektedir. OHAL kalksa da koşul ve kararnamelerin kalıcılaştırılması ile hem dışarıda hem de içeride hak ihlallerinin hız kesmeyeceği bellidir.Yedi yıldır, hapishanelerde baskı, şiddet ve tecrit işkencesine dayalı uygulamaları açığa çıkarma, kamuoyuna duyurma; insanım diyen herkese duyarlılık çağrısı yaparak içerdekilerin de yalnız olmadığını ve onları yalnız bırakmayacağımızı anlatmaya çalışıyoruz. Her hafta sağlık sorunları temelinde güncelleştirdiğimiz hasta mahpusların yaşadığı zor ve olumsuz koşulların ortadan kaldırılması konusunda yetkililere, yıllardır olduğu gibi yine duymazdan gelseler de sorumluluklarından kaçamayacaklarını hatırlatıyoruz.330.F Oturmasında, İbrahim Ko... Read more

İSTANBUL KADIKÖY ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ

İSTANBUL KADIKÖY ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ

İSTANBUL KADIKÖY ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ:  Kadıköy’de Suruç katliamının 3. yılını anmak içim bir araya gelen Suruç katliamında öldürenlerin yakınları , genç kolektiflerin ve duyarlı insanların bir anda yüzlerce polisin saldırısıyla karşılaştı. Kimi gençlerin yere yatırılarak kafalarının yere vurulması, kollarının bükülmesiyle yaralanmalar oldu. Ayrıca tomalarla sıkılan gazla anmaya katılanlar ve çevreden geçen bir çok insanı zor durumda bıraktı Yazarımız Muazzez Uslu Avcı’da olay yerinde fotoğraf çekmeye çalışırken bir polisin beline vurduğu tekmeyle yere düşerek yaralanmıştır  KAYNAK:ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ     /(ÖZGÜRLÜK) Read more

OHAL VE BAŞKANLIK EMEĞE ZARARLIDIR!

OHAL VE BAŞKANLIK EMEĞE ZARARLIDIR!

OHAL’in iki yılının ve başkanlık rejiminin çalışma hayatına etkilerinin kapsamlı bir bilançosunu ve değerlendirmesini içeren DİSK-AR Raporu 21 Temmuz 2018 Cumartesi günü saat 12.00’de DİSK Genel Merkezi’nde düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Sekreteri Cafer Konca, DİSK Genel Başkan Yardımcısı Çetin Çalışkan, DİSK üyesi sendikaların Genel Merkez ve şube başkanları ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığını basın toplantısında OHAL’in ve başkanlık rejiminin çalışma hayatına olumsuz etkileri kapsamlı bir raporla ortaya kondu. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun raporun özetini sunduğu basın açıklamasının ardından, rapor basın ile paylaşıldı. DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu’nun açıklamasının tam metni şöyle:  15 Temmuz 2016 tarihinde ülkemiz 250 yurttaşın canına mal olan kanlı bir darbe girişimine tanık oldu.  12 Eylül 1980 askeri darbesinin sendikal alandaki en büyük mağduru olan Türkiye De... Read more

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!   19.07.2018   TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, OHAL'in kalkması ve TBMM'de görüşülmeye başlayan yasal düzenlemelere ilişkin 19 Temmuz 2018 tarihinde basın açıklaması gerçekleştirdi.   SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR! 15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında “Darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla ve süratle bertaraf edilebilmesi” amacıyla 3 aylığına ilan edilen Olağanüstü Hal tam iki yıl sonra nihayet kaldırıldı. OHAL altında geçen 2 yıllık süreç, sadece kişisel hak ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu, hukuksuz ve keyfi yönetim anlayışının had safhada yaşandığı değil, Anayasa’nın değiştirildiği, parlamenter demokrasinin ortadan kaldırılarak tek adam rejiminin inşa edildiği dönem oldu. Aradan geçen 2 yıla rağmen bugün hala darbe girişiminin tam olarak aydınlatılmadığı, sorumlularının ortaya çıkartılmadığı göz önünde bulundurulduğunda, OHAL rejiminin asıl ama... Read more

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir.  Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak Ortaokulu'nda okudu.Lise'yi okumak için Esrefpada L... Read more

FACEBOOK SAYFAMIZ