Özgürlük

Altın Palmiye Japon filminin oldu

Japon yönetmen Hirokazu Kore-eda'nın "Manbiki Kazoku" isimli filmi, Cannes'da Altın Palmiye'yi kazandı. Festivale Hollywood'dan dünyaya yayılan cinsel taciz skandalı damga vurdu.

Japon yönetmen Hirokazu Kore-eda'nın bir ailenin dramını anlatan ve beklenmedik olaylar örgüsünden oluşan "Manbiki Kazoku" isimli filmi Cannes'da Altın Palmiye'yi kazandı. Festivalde bu yıl büyük ödül ise ABD'li yönetmen Spike Lee'nin "BlacKkKlansman" adlı filmine verildi.

Festivalde en iyi erkek oyuncu ödülünün sahibi "Dogman" filmindeki rolüyle İtalyan aktör Marcello Fonte olurken en iyi kadın oyuncu ödülünü Kazak yönetmen Sergei Dvortsevoy'un yönettiği "Ayka" filmindeki rolüyle Samal Yeslyamova kazandı.

Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski "Zimna wojna" adlı filmiyle en iyi yönetmen ödülünü aldı. En iyi senaryo ödülüne ise İtalyan yapımı "Lazzaro Felice" adlı filmle Alice Rohrwacher, İran yapımı "Üç Yüz" adlı filmle Cafer Penahi ve Nadir Sayvar layık görüldü.

Eski film yapımcısı Harvey Weinstein'ı cinsel tacizle suçlayan İtalyan oyuncu Asia Argento'nun festivalin kapanış töreni sırasında yaptığı konuşma festivale damgasını vurdu. Argento festivaldeki izleyiciler arasında halen ortaya çıkmamış tacizciler olduğunu söyledi.

Argento: "Siz kim olduğunuzu biliyorsunuz ama en önemlisi biz sizin kim olduğunuzu biliyoruz ve bunun sonuçlarından daha fazla kaçmanıza izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Bu sene 71'incisi düzenlenen Cannes Film Festivali'nde ödülü daha önce Cannes'da ödül almış bir yönetmenin kazanması, cinsel taciz skandallarının yaşandığı bir yılın ardından ödülün bir kadın yönetmene gideceği spekülasyonlarına da nokta koymuş oldu.

Weinstein'ın gölgesi

Eski film yapımcısı Weinstein ile ortaya çıkan cinsel taciz ve istismar skandalı üzerinden yaklaşık altı ay geçmesine karşın sektördeki çalkantılar devam ediyor. Eski yapımcının birkaç cinsel saldırısının da geçmiş yıllardaki Cannes festivalleri sırasında gerçekleştiği iddia ediliyor.

Weinstein'ı cinsel tacizle suçlayan İtalyan oyuncu Argento henüz 21 yaşındayken Cannes'da tecavüze uğradığını açıklamıştı. Cannes'da yaptığı konuşmada Argento, festivalin bir "Weinstein için bir avlanma sahası" olduğunu ifade etti. Eski Hollywood yapımcısı Weinstein ise bu suçlamaları reddetmişti.

Film Akademisi üyeliği sonlandırılan ve şirketleri ile ilişiği kesilen Weinstein, yaklaşık 20 yıldır Cannes Film Festivali'nde yer alan ve öne çıkan bir kişilikti.

 (ÖZGÜRLÜK)

Karamollaoğlu: Türkiye’nin nefes almaya ihtiyacı var

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Türkiye’nin bir değişime ve nefes almaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Karamollaoğlu, 24 Haziran seçimlerine dair Nevşin Mengü’nün sorularını yanıtladı.

24 Haziran seçiminde Cumhurbaşkanı adayı olan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, seçime ve partisinin iç ve dış politikadaki tutumuna dair Nevşin Mengü’nün sorularını yanıtladı.

İktidar partisi gibi düşünmeyenlerin ciddi bir baskı altında olduğunu söyleyen Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, Türkiye’nin bir değişime ve nefes almaya ihtiyacı olduğunu söyledi.

İnsanların baskı, yolsuzluk ve haksızlıktan bıktığını belirten Karamollaoğlu, AKP seçmeninin yüzde 20’sinin de bu durumdan rahatsız olduğunu belirtti. Karamollaoğlu AKP ve MHP’den oluşan Cumhur İttifakı için "Seçime giderken insanları tehdit ederlerse kamuoyu yoklamalarından istediğini bulamazsın. Şunu görecekler: Milletten yiyecekleri tokadı ömür boyu unutamayacaklar!" diye konuştu.

AKP'nin 2002 seçim beyannamesi

Saadet Partisi Genel Başkanı, AKP’nin 2002 yılındaki seçim beyannamesinde hak, hukuk, basın özgürlüğü, demokrasi ve yolsuzluktan bahsedildiğine vurgu yaparak, o dönem vaat edilenler için "O dönem ne dedilerse bugün onun tam tersini yapıyorlar" diye konuştu.

Karamollaoğlu "Herkes istediğini söyleyebilir ama benim gibi düşünmeyenin canına okurum' gibi bir mantıkla giderseniz ve medyanın yüzde 90’ını inhisarınızın altına alırsanız, burada insanlar 'Hürriyet var demokrasi var, hak ve hukuka saygı gösteriliyor' diyebilir mi? Diyemez" ifadelerni kullandı.

AKP'nin Erdoğan’ın kendi partisi olduğunu söyleyen Karamollaoğlu "Erdoğan varsa böyle bir parti var, olmadığı zaman böyle bir parti yok" değerlendirmesinde bulundu.

İsrail politikası

Mevcut hükümetin politikalarını değiştirmeden iktidarda kalması halinde, ekonomi, dış politika ve eğitimde "önümüz çok karanlık" diye konuşan Karamollaoğlu "Zaten hukuk tarumar olmuş. Bu kadar tekebbür ile bir ülke yönetilemez. Adaletsiz bir ülke yönetilemez. Dış politikada herkesle bu kadar kavgalı bir ülke yönetilemez" ifadelerini kullandı.

Hükümetin İsrail politikalarını da eleştiren Karamollaoğlu "Hükümet sadece bağırıp çağırıyor. İsrail ile didişirken, söz düellosunda bulunurken İsrail’in pozisyonunu güçlendirecek adımlar atıyor" dedi. Saadet Partili politikacı "Ben olsam İsrail ile bütün ilişkileri şu anda keserdim" diye konuştu.

TV kanalları

Seçime yönelik rekabet koşullarını eleştiren Karamollaoğlu, muhalefet adaylarına ekranlarında yeterince yer vermeyen televizyon kanalları için de şu yorumda bulundu:

"İnsanlar, bu televizyonlarda bir kere bile bir adayı çıkarmadan her gün onun aleyhinde iftira yapacak inancı nerede buluyolar ben ona şaşırıyorum: Kendilerine göre Müslüman insanlar bunlar."

İnsanların Müslümanlığı son zamanlarda sakal bırakmak, cübbe giymek, takke takmak, namaz kılmak, oruç tutmakla tanımlamaya kalktığını kaydeden Karamollaoğlu sözlerine şöyle devam etti:

"İslamın temeli inançtır. Yalan söyleyemezsiniz, iftira edemezsiniz, haksızlık yapamazsınız. Eğer Müslüman olduklarında samimi iseler Allah'tan korkmaları gerekiyor. Onların bize kullandıkları kelimeleri ben kullanamam. İnsanın ağzından çıkan ifadeler insanın kendini tarif eder. Allah yardımcımız olsun."

 (ÖZGÜRLÜK)

TAYAD'lı aileler, “Suçlu değil devrimciyiz, tek tip elbise giymeyeceğiz”

TAYAD'lı aileler, İstanbul'da Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelerek cezaevlerindeki tek tip uygulamasına tepki gösterdi. Aileler İsrail'in, Filistin halkına yaptığı katliamı protesto etti.
İstanbul Taksim Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen TAYAD'lı aileler, hapishanelerde sürgün,sevkler, hak ihlalleri ve dayatılan tek tip kıyafete karşı eylem yaptı. 
“Suçlu değil devrimciyiz, tek tip elbise giymeyeceğiz” pankartı açan TAYAD'lı aileler, “Devrimci tutsalar onurumuzdur”, “Tek tip elbise kefendir giymedik giymeyeceğiz”, "Kahrolsun siyonizm, yaşasın Filistin direnişi" sloganları attı.
TAYAD'lı aileler adına yapılan açıklama da, "Hapishanelerde sürgün sevkler hak ihlalleri saldırılar hasta tutsakların tedavilerinin engellenmesi artarak tedavi ediyor. Özgür tutsaklar cephesinde de direniş devam ediyor. 16 Mayıs Çarşamba günü Bandırma 1 Nolu T Tipi hapishanesinde tutsaklar siyonist, işgalci İsrail'in Filistin halkına yaptığı katliamı protesto etmek ve Filistin halkının direnişini selamlamak için 3 günlük açlık grevi yaptılar. Saldırı, işgalci İsrail'in Emperyalizmle birlikte dünya halklarına teslim olun saldırısıdır. Özgür tutuklularımızın safı bellidir. Safı siyonizme ve emperyalizme karşı direnen dünya halklarının safıdır"

(ÖZGÜRLÜK)

Demirtaş’a Diktatörlük yasakları

Tutuklu yargılandığı için diğer adaylar gibi propaganda yapamayan HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’a, cezaevi idaresi de keyfi yasaklar uygulamaya devam ediyor. Demirtaş’a annesinin demeci ve fotoğrafları bulunduğu gerekçesiyle gazetemiz Cumhuriyet’in eki verilmezken, Birgün gazetesinin ise kendi demeci bulunduğu gerekçesiyle verilmediği ortaya çıktı. Buna göre cezaevi kararıyla Demirtaş’a kendi verdiği demeç de tehlikeli bulunarak sansürlenmiş oldu.

Kendisi duyurdu

Edirne Cezaevi’nde tutuklu durumda olan Demirtaş’a geçen hafta gazetemiz Cumhuriyet’in “PA7AR” eki verilmemişti. “Demirtaş Neşesi” başlığıyla çıkan “PA7AR” ekinde Demirtaş’ın annesiyle yapılan söyleşi ve fotoğraflar yer alıyordu. Demirtaş, gazetemizin ekinin kendisine verilmemesi ile ilgili aynı gün avukatları aracılığıyla sosyal medya üzerinden “Cumhuriyet gazetesinin bugünkü eki, annemle fotoğrafımız ve annemin demeci var diye bana verilmedi. Sanırım annemin sözlerinden etkilenerek benim kendime oy vermemden çekiniliyor. Annem ne demiş acaba? Annelerin mesajından değil, terliğinden korkun bence” açıklamasını yaparak cezaevinde kendisine Cumhuriyet, Birgün ve Evrensel gibi gazetelerin bir gün sonra verildiğini duyurmuştu.

‘Bizi kötüledin’ kararı

Demirtaş’a aynı gün Cumhuriyet gazetesinin yanı sıra Birgün gazetesi de verilmemişti. Bunun gerekçesi ise bir gün sonra cezaevi yönetiminin verdiği kararda ortaya çıktı. Edirne Cezaevi Eğitim Kurulu’nun Demirtaş’a gazetelerin verilmemesinden bir gün sonra yaptığı 14 Mayıs 2018 tarihli toplantıya ilişkin alınan kararda, Birgün gazetesinde Demirtaş’ın söyleşisinin bulunduğu sayfaya atıf yapılarak, “kurum çalışanları hakkında yalan ve karalayıcı haber yaparak kurum çalışanlarının töhmet altında bırakıldığı” belirtildi. Kararda, Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi’ne de atıf yapılarak, “mahkemelerce yasaklanmamış olsa bile, kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsadığı eğitim kurulu kararı ile tespit edilen hiçbir yayının kuruma kabul edilmeyeceği” hükmü doğrultusunda Birgün gazetesinin Demirtaş’a verilmeyerek alıkonulmasına hükmedildiği notu düşüldü.

 (ÖZGÜRLÜK)

MAKSUT TEPELİ’NİN MEZARI HANGİSİ?

“17-31 Mayıs 
ULUSLAR ARASI GÖZALTINDA KAYIPLAR HAFTASI”
Vesilesiyle SORUYORUZ;

MAKSUT TEPELİ’NİN MEZARI HANGİSİ?
17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası’nın ilk gününde, Helvacıdede Mezarlığı’ndayız.
Buradayız çünkü:
34 yıldır aradığımız Maksut Tepeli’nin bu mezarlığa defnedildiği resmi makamlarca açıklanmasına rağmen halen mezar yeri gösterilmedi. Bu nedenle “Maksut Tepeli’nin mezarı hangisi?” diyerek buradayız.
Genç bir öğretmen olan Maksut Tepeli, 2 Şubat 1984 tarihinde İstanbul/Küçükbakkalköy’deki arkadaşının evine gitti. Evde karakol kurmuş olan polislerin açtığı ateş sonucu yaralandı. Yoğun kan kaybetmesine rağmen bir battaniye içinde Gayrettepe Siyasi Şube’ye götürüldü.
5 Şubat 1984 tarihinde Gayrettepe Siyasi Şube’de gördüğü ağır işkence sonucu koma halinde Haydarpaşa Askeri Hastanesi’ne kaldırıldı ve kendisinden bir daha haber alınamadı.
Uzun yıllar sonra Maksut’un eşi nüfus kâğıdını değiştirdiğinde yeni kimliğinde dul kaydını gördü. Bunun üzerine, olayın araştırılması için avukatları ile birlikte 2003 yılında Kadıköy Cumhuriyet Savcılığına başvurdu.
Başlatılan soruşturma sonucunda, 22 yıl sonra Maksut'un ölümü ile ilgili düzenlenen resmi belgelere ulaşıldı. Ölü Muayene ve Zabıt Varakası'nda Maksut'un 6 Şubat 1984 tarihinde Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde öldüğü belirtiliyordu.
Israrlı girişimler neticesinde ve ancak 3 yıl sonra Maksut’un hangi mezarlığa defnedildiği açıklandı. Maksut, Helvacıdede Mezarlığı’na defnedilmişti ancak mezar yeri bilinmiyordu.
Resmi makamlar bize Maksut Tepeli’nin bu mezarlığa gömüldüğünü söylüyor ama onun mezar yeri bilgisini vermiyor.
Gözaltında kaybedilmesinin üzerinden 34 yıl geçen Maksut Tepeli’nin mezar yeri açıklansın!
Devlet üzerine düşen görevi yapsın, Tepeli Ailesi’nin 34 yıllık mezarsızlığı son bulsun!
Gözaltında kaybetme insanlığa karşı işlenmiş ağır bir suçtur. 
Gözaltında kayıplar haftasının ilk gününde Türkiye’de hakikat ve adalete ulaşılabilmesi için devleti yönetenlere sesleniyoruz;
- Devlet bu suçtaki sorumluluğunu üstlensin, kaybedilenlerin akıbetini açıklasın. Kaybedenler yargılansın ve adalete uygun bir biçimde cezalandırılsın.
- Gözaltında kaybetme suçunun tekrarlanmaması için gerekli adli, idari ve hukuki düzenlemeler yapılsın.
- Zorla kaybetme TCK’da “insanlığa karşı suçlar” başlığı altında düzenlensin, zamanaşımı ile birlikte failleri koruyan tüm engeller kaldırılsın. Cezasızlık son bulsun.
- Türkiye yıllardır imzalamaktan kaçındığı “Birleşmiş Milletler Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Sözleşme”sini imzalasın ve uygulasın.
- Toplu mezarların açılması usulüne ilişkin Minnesota Protokolünü kabul ederek uygulanmasını sağlasın,
- TBMM de, daimi ve geniş yetkilerle donatılmış “Gözaltında Kayıpları Araştırma Komisyonu” kurulsun,
Gözaltında kaybedilenler için, adalet için, hukuk için ve insanlık onuru için vicdan sahibi herkesi bu taleplerimizi sahiplenmeye çağırıyoruz.
İnsan Hakları Derneği 
Türkiye İnsan Hakları Vakfı
İstanbul Şubesi
Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon

Görüntünün olası içeriği: 11 kişi, ayakta duran insanlar, kalabalık, ağaç ve açık hava
Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, açık hava
Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava
Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, gülümseyen insanlar
Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, ağaç, kalabalık ve açık hava
 (ÖZGÜRLÜK)
 

Unterkategorien

Altın Palmiye Japon filminin oldu

Altın Palmiye Japon filminin oldu

Japon yönetmen Hirokazu Kore-eda'nın "Manbiki Kazoku" isimli filmi, Cannes'da Altın Palmiye'yi kazandı. Festivale Hollywood'dan dünyaya yayılan cinsel taciz skandalı damga vurdu. Japon yönetmen Hirokazu Kore-eda'nın bir ailenin dramını anlatan ve beklenmedik olaylar örgüsünden oluşan "Manbiki Kazoku" isimli filmi Cannes'da Altın Palmiye'yi kazandı. Festivalde bu yıl büyük ödül ise ABD'li yönetmen Spike Lee'nin "BlacKkKlansman" adlı filmine verildi. Festivalde en iyi erkek oyuncu ödülünün sahibi "Dogman" filmindeki rolüyle İtalyan aktör Marcello Fonte olurken en iyi kadın oyuncu ödülünü Kazak yönetmen Sergei Dvortsevoy'un yönettiği "Ayka" filmindeki rolüyle Samal Yeslyamova kazandı. Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski "Zimna wojna" adlı filmiyle en iyi yönetmen ödülünü aldı. En iyi senaryo ödülüne ise İtalyan yapımı "Lazzaro Felice" adlı filmle Alice Rohrwacher, İran yapımı "Üç Yüz" adlı filmle Cafer Penahi ve Nadir Sayvar layık görüldü. Eski film yapımcısı Harvey Weinstein'ı cinse... Read more

Karamollaoğlu: Türkiye’nin nefes almaya ihtiyacı var

Karamollaoğlu: Türkiye’nin nefes almaya ihtiyacı var

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Türkiye’nin bir değişime ve nefes almaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Karamollaoğlu, 24 Haziran seçimlerine dair Nevşin Mengü’nün sorularını yanıtladı. 24 Haziran seçiminde Cumhurbaşkanı adayı olan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, seçime ve partisinin iç ve dış politikadaki tutumuna dair Nevşin Mengü’nün sorularını yanıtladı. İktidar partisi gibi düşünmeyenlerin ciddi bir baskı altında olduğunu söyleyen Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, Türkiye’nin bir değişime ve nefes almaya ihtiyacı olduğunu söyledi. İnsanların baskı, yolsuzluk ve haksızlıktan bıktığını belirten Karamollaoğlu, AKP seçmeninin yüzde 20’sinin de bu durumdan rahatsız olduğunu belirtti. Karamollaoğlu AKP ve MHP’den oluşan Cumhur İttifakı için "Seçime giderken insanları tehdit ederlerse kamuoyu yoklamalarından istediğini bulamazsın. Şunu görecekler: Milletten yiyecekleri tokadı ömür boyu unutamayacaklar!" diye konuştu. AKP'nin 2002 seçim beyann... Read more

Demirtaş’a Diktatörlük yasakları

Demirtaş’a Diktatörlük yasakları

Tutuklu yargılandığı için diğer adaylar gibi propaganda yapamayan HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’a, cezaevi idaresi de keyfi yasaklar uygulamaya devam ediyor. Demirtaş’a annesinin demeci ve fotoğrafları bulunduğu gerekçesiyle gazetemiz Cumhuriyet’in eki verilmezken, Birgün gazetesinin ise kendi demeci bulunduğu gerekçesiyle verilmediği ortaya çıktı. Buna göre cezaevi kararıyla Demirtaş’a kendi verdiği demeç de tehlikeli bulunarak sansürlenmiş oldu. Kendisi duyurdu Edirne Cezaevi’nde tutuklu durumda olan Demirtaş’a geçen hafta gazetemiz Cumhuriyet’in “PA7AR” eki verilmemişti. “Demirtaş Neşesi” başlığıyla çıkan “PA7AR” ekinde Demirtaş’ın annesiyle yapılan söyleşi ve fotoğraflar yer alıyordu. Demirtaş, gazetemizin ekinin kendisine verilmemesi ile ilgili aynı gün avukatları aracılığıyla sosyal medya üzerinden “Cumhuriyet gazetesinin bugünkü eki, annemle fotoğrafımız ve annemin demeci var diye bana verilmedi. Sanırım annemin sözlerinden etkilenerek benim kendime oy verm... Read more

TAYAD'lı aileler, “Suçlu değil devrimciyiz, tek tip elbise g…

TAYAD'lı aileler, “Suçlu değil devrimciyiz, tek tip elbise giymeyeceğiz”

TAYAD'lı aileler, İstanbul'da Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelerek cezaevlerindeki tek tip uygulamasına tepki gösterdi. Aileler İsrail'in, Filistin halkına yaptığı katliamı protesto etti.İstanbul Taksim Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen TAYAD'lı aileler, hapishanelerde sürgün,sevkler, hak ihlalleri ve dayatılan tek tip kıyafete karşı eylem yaptı. “Suçlu değil devrimciyiz, tek tip elbise giymeyeceğiz” pankartı açan TAYAD'lı aileler, “Devrimci tutsalar onurumuzdur”, “Tek tip elbise kefendir giymedik giymeyeceğiz”, "Kahrolsun siyonizm, yaşasın Filistin direnişi" sloganları attı.TAYAD'lı aileler adına yapılan açıklama da, "Hapishanelerde sürgün sevkler hak ihlalleri saldırılar hasta tutsakların tedavilerinin engellenmesi artarak tedavi ediyor. Özgür tutsaklar cephesinde de direniş devam ediyor. 16 Mayıs Çarşamba günü Bandırma 1 Nolu T Tipi hapishanesinde tutsaklar siyonist, işgalci İsrail'in Filistin halkına yaptığı katliamı protesto etmek ve Filistin halkının direnişi... Read more

MAKSUT TEPELİ’NİN MEZARI HANGİSİ?

MAKSUT TEPELİ’NİN MEZARI HANGİSİ?

“17-31 Mayıs ULUSLAR ARASI GÖZALTINDA KAYIPLAR HAFTASI”Vesilesiyle SORUYORUZ; MAKSUT TEPELİ’NİN MEZARI HANGİSİ?17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası’nın ilk gününde, Helvacıdede Mezarlığı’ndayız.Buradayız çünkü:34 yıldır aradığımız Maksut Tepeli’nin bu mezarlığa defnedildiği resmi makamlarca açıklanmasına rağmen halen mezar yeri gösterilmedi. Bu nedenle “Maksut Tepeli’nin mezarı hangisi?” diyerek buradayız.Genç bir öğretmen olan Maksut Tepeli, 2 Şubat 1984 tarihinde İstanbul/Küçükbakkalköy’deki arkadaşının evine gitti. Evde karakol kurmuş olan polislerin açtığı ateş sonucu yaralandı. Yoğun kan kaybetmesine rağmen bir battaniye içinde Gayrettepe Siyasi Şube’ye götürüldü.5 Şubat 1984 tarihinde Gayrettepe Siyasi Şube’de gördüğü ağır işkence sonucu koma halinde Haydarpaşa Askeri Hastanesi’ne kaldırıldı ve kendisinden bir daha haber alınamadı.Uzun yıllar sonra Maksut’un eşi nüfus kâğıdını değiştirdiğinde yeni kimliğinde dul kaydını gördü. Bunun üzerine, olayın araştırı... Read more

Muharrem İnce, seçim manifestosunu açıkladı

Muharrem İnce, seçim manifestosunu açıkladı

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, seçim manifestosunu 19 Mayıs'ta Samsun'da açıkladı. Türkiye'nin 'uygarlık rotası'ndan çıktığı değerlendirmesinde bulunan İnce, "Türkiye artık, demokrasiden, hukuk devletinden, insan haklarından, özgürlüklerden söz edilemeyen bir ülke olmuştur. Halkın, yargı başta olmak üzere devlet kurumlarına inancı kalmamıştır. Yargı bağımlı hale getirilmiş, hukuk devleti ortadan kaldırılmıştır" ifadelerini kullandı.  Konuşmasında, Türkiye'nin yargının bağımsızlığı, ekonomi ve dış politika konularında yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken İnce, "Bu dönemde, liyakat ve ehliyetle, makam ve görevler arasındaki bağ koparıldı. Partili olmak ve kayıtsız olarak biat etmek, her görev için 'şart' haline getirildi. Liyakat bir kenara atıldı" dedi.  Cumhurbaşkanı olması halinde uygulayacakları onarım politakalarını da açıklayan İnce, "Cumhuriyetimizin örselenen değerlerini yeniden tesis etmeyi amaçlayan onarım politikalarımız, esas olarak, beş ana sütuna dayalı olacakt... Read more

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir.  Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak Ortaokulu'nda okudu.Lise'yi okumak için Esrefpada L... Read more

FACEBOOK SAYFAMIZ