Özgürlük

OHAL VE BAŞKANLIK EMEĞE ZARARLIDIR!

OHAL’in iki yılının ve başkanlık rejiminin çalışma hayatına etkilerinin kapsamlı bir bilançosunu ve değerlendirmesini içeren DİSK-AR Raporu 21 Temmuz 2018 Cumartesi günü saat 12.00’de DİSK Genel Merkezi’nde düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Sekreteri Cafer Konca, DİSK Genel Başkan Yardımcısı Çetin Çalışkan, DİSK üyesi sendikaların Genel Merkez ve şube başkanları ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığını basın toplantısında OHAL’in ve başkanlık rejiminin çalışma hayatına olumsuz etkileri kapsamlı bir raporla ortaya kondu.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun raporun özetini sunduğu basın açıklamasının ardından, rapor basın ile paylaşıldı.

DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu’nun açıklamasının tam metni şöyle: 

15 Temmuz 2016 tarihinde ülkemiz 250 yurttaşın canına mal olan kanlı bir darbe girişimine tanık oldu.  12 Eylül 1980 askeri darbesinin sendikal alandaki en büyük mağduru olan Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, 15 Temmuz darbe girişimine ilk günden karşı durmuş, darbecileri lanetlemiş, askeri darbelerin panzehirinin gerçek bir demokrasi, adil bir hukuk devleti, örgütlenme ve ifade özgürlüğü, güçler ayrılığı ilkesi, güçlü bir parlamenter demokrasi olduğunu her fırsatta dile getirmiştir.

Ancak son 2 yıl içinde yaşanan gelişmeler, maalesef demokrasinin temel ilkeleriyle taban tabana zıt bir manzara açığa çıkarmıştır. Hükümet darbecilerin kapatmak istediği ve darbeye karşı hep beraber direnen Meclis’i işleterek darbeyle mücadele etmek yerine Olağanüstü Hal (OHAL) ilan etmeyi tercih etmiştir. İlan edilen OHAL dahi amacından saptırılmış ve Anayasa ihlal edilmiştir. OHAL uygulamasının hukuksal sınırları aşılmış, KHK’lar Anayasa Hükmünde Kararnamelere dönüşmüş, Meclis’in yasama işlevi büyük ölçüde sınırlanmış, OHAL dönemi Anayasa’yı askıya alan bir baskı rejimi olarak yaşanmıştır.

Bu süreçte Hükümet, KHK çıkarma yetkisini anayasal sınırları aşarak kötüye kullanmıştır ve TBMM’nin iradesini gasp etmiştir. 2 yıllık OHAL kapsamında 32 KHK yayınlanırken, 150’nin üzerinde yasada değişiklik yapılmıştır ve OHAL’in ilan edilme amacı ile ilgisi olmayan bir dizi konuda düzenleme yapılmıştır. Bunlar arasında İşsizlik Sigortası Kanunu’ndan Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na, Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’ndan taşeron işçilerin kadro düzenlemesine kadar çalışma yaşamını ilgilendiren ancak OHAL’in ilan edilme amaçlarıyla alakasız pek çok örnek bulunmaktadır.

TBMM’nin iradesini gasp etmenin yanı sıra, genel olarak muhalif olan, hükümetin politikalarına itirazı olan herkesi susturmaya, sindirmeye yönelik bir araç olarak kullanılan OHAL uygulaması, çalışma hayatında da ağır sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Raporumuzda kapsamlı bir biçimde yer alan bu sonuçlar şu şekilde özetlenebilir:

İki yıllık OHAL döneminde en yaygın ve kapsamlı ihlal edilen hak çalışma hakkıdır.

135 binden fazla kamu görevlisi somut bir delile ve haklı bir gerekçeye dayanmadan, savunma hakkı tanınmadan ve adil yargılanma yolları tıkanarak kamu görevinden çıkarılmış, sadece kamu görevinden çıkarılmakla kalınmamış, ihraç edilenler damgalanmış, emekli ikramiyelerinden mahrum bırakılanlar olmuş, pek çoğunun özel sektörde de iş bulmasını engelleyici uygulamalar söz konusu olmuştur. Ayrıca ihraç edilenlerin pasaportlarına el konularak seyahat özgürlükleri ve bir başka ülkede çalışma hakları da ortadan kaldırılmıştır.

1959 DİSK Genel-İş üyesi de KHK ve kayyum marifeti ile işten çıkarılmıştır.

OHAL döneminde çalışma hakları KHK ile ellerinden alınan çalışanların, adil yargılanma hakları ve hak arama imkanları da yok edilmiştir. 22 Aralık 2017 tarihinden itibaren karar verme sürecine başlamış olan OHAL Komisyonu ise, 108 bin 905 başvuru almış, sadece 19 bin 500 başvuruyu incelemiş ve bunlardan 18 bin 200’ü için red ve 1300’ü için kabul kararı vermiş ve göstermelik bir komisyon olarak kalmıştır.

İki yıllık OHAL döneminde sendikal haklar da ağır biçimde ihlal edilmiştir.

Grev hakkı en yaygın ihlal edilen işçi haklarından başında gelmektedir. Bu süreçte yedi grev, erteleme adı altında yasaklanmış, 150 binin üzerinde işçinin ekmeği işverenlerin insafına bırakılmıştır. Yasaklanan grevler arasında Birleşik Metal-İş sendikamızın da üç grevi vardır. Grev ertelemelerinin OHAL uygulamasının bir parçası olduğu bizzat Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından defalarca vurgulanmıştır. Şurası açıktır ki grev hakkının fiilen ortadan kaldırılması sadece 150 bin işçiyi ve ailelerini değil, tüm işçilerin ekmeğini tehdit etmektedir.

OHAL bahane edilerek birçok sendikal faaliyet ve işçi eylemi yasaklanmış veya engellenmiştir. Konfederasyon olarak DİSK’in, bölge temsilciliklerimizin, bunun yanı sıra Gıda-İş, Birleşik Metal-İş, Güvenlik-Sen, Limter-İş, Nakliyat-İş ve Sosyal İş sendikalarımızın da aralarında olduğu sendikaların, çalışma yaşamına ilişkin konulardaki bazı basın açıklamaları ve bilgilendirme amaçlı kimi salon toplantıları engellenmiştir. Bu engellemelerin ayrıntılı bir listesi raporumuzda mevcuttur.

Sonuç olarak raporumuzda da ayrıntılı olarak görüldüğü gibi OHAL, işçilerin haklarının hukuk dışı biçimde gasp edilmesinin bahanesi haline getirilmiş, “OHAL’in millete karşı ilan edilmediği” iddiası bizzat hükümet tarafından çürütülmüştür.

20 Temmuz 2016’da ilan edilen ve 7 kez uzatılan OHAL, bugün itibarı ile bir kez daha uzatılmamıştır.  Ancak gerek OHAL’in kalıcılaşmasını sağlayacak yasa değişiklikleriyle gerekse 24 Haziran 2018 seçimleri sonrası uygulanmaya başlayan başkanlık rejimi nedeniyle hukuka ve demokrasiye dönük ağır hak ihlallerinin devam edeceği görülmektedir. Valilere kente giriş-çıkış yasağı yetkisinden gözaltı sürelerinin uzatılmasına, kamudan ihraçlardan pasaport iptaline kadar OHAL’siz OHAL anlamına gelen demokratik hak ve özgürlükleri sınırlayan geniş yetkiler siyasi iktidara verilmektedir.

Bilindiği gibi Türkiye’de birkaç yıldır zaten fiilen var olan, OHAL’de temel özelliklerine tanık olduğumuz başkanlık rejimi, 24 Haziran 2018’den itibaren yasal olarak da uygulanmaya başlamıştır.

TBMM’nin yetkileri sembolik hale gelmiş, Bakanlar Kurulu ve Başbakanlık ortadan kaldırılmış ve Cumhurbaşkanı tek başına tüm yürütme yetkisine sahip hale gelmiştir. Bakanlar ve bakanlıklar cumhurbaşkanına bağlı idari birimlere dönüşmüş, bakanlar siyasi yetkileri olmayan bürokratlar haline gelmiştir. Yargı organlarının da büyük ölçüde cumhurbaşkanı tarafından atanan üyelerden oluşması nedeniyle zaten sınırlı olan yargı bağımsızlığı da tamamen ortadan kalkmıştır.

Türkiye’nin 1876’dan bu yana uygulamaya çalıştığı parlamenter rejim ve sınırlı ölçüde de olsa uygulanan güçler ayrılığı ilkesi ortadan kalkmıştır.

Yeni rejimin çalışma hayatına etkileri şu şekilde özetlenebilir:

  • Yeni rejimde cumhurbaşkanı çalışma hayatı dahil pek çok konuda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, CB Yönetmeliği ve CB Kararı ile tek başına düzenleme yapabilecek.
  • TBMM’nin bazı yetkilerini CBK ile kullanabilecek olan Cumhurbaşkanı çalışma hayatını ilgilendiren konularda da düzenleme yapabilecek ve karar alabilecek.
  • Cumhurbaşkanı temel hak ve özgürlükler, kişisel ve siyasal haklar dışında kalan çok sayıda konuda geniş yetkilere sahip. Ayrıca tek başına OHAL ilan edebilecek.
  • Cumhurbaşkanı asgari ücret tespit komisyonunun yapısını istediği gibi değiştirebilecek,
  • İşsizlik sigortası kaynaklarının kullanımında geniş yetkilere sahip olacak,
  • Bugün işçilerin sırtına yüklenen vergi ve harçların kanunlarda öngörülen alt ve üst sınırlar arasında artırılması konusunda yetkili olacak.
  • Cumhurbaşkanı grev yasaklarına karar verebilecek ve grevleri tek başına erteleyebilecek.
  • Doğrudan cumhurbaşkanına bağlı ve onun talimatıyla çalışacak olan Devlet Denetleme Kurulu’na sendikaları, meslek odaları ve dernekleri inceleme, soruşturma ve yöneticilerini görevden uzaklaştırma yetkisi verilmiştir.
  • Bütçesi işçilerden ve onlar adına kesilen primlerden oluşan Sosyal Güvenlik Kurumu’nu Sayıştay denetiminden çıkarmayı hedefleyen düzenleme yapılmıştır.

Bu rejim, Türkiye nüfusunun dörtte üçüne ulaşan ve ücretiyle yaşamaya çalışan büyük bir kesime, yani ‘Cumhur’un çok büyük bir çoğunluğuna zararlıdır!  Böylesi bir rejimde işçilerin haklarını, çalışma ve yaşam koşullarını savunmak ve geliştirmek daha da zorlu bir mücadeleyi gerekli kılmaktadır.

Biz DİSK olarak, birlik-mücadele ve dayanışma bilinciyle böylesi bir mücadeleyi örgütlemeyi tarihsel bir görev olarak görüyoruz.

Kurulduğu günden bugüne kadar, devletten, sermayeden ve siyasi partilerden bağımsız olarak işçilerin haklarını savunmayı ilke edinen DİSK, emek ve demokrasi mücadelesinden asla geri durmayacaktır.

RAPORUN TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ!

    (ÖZGÜRLÜK)

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!

 
19.07.2018
 

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, OHAL'in kalkması ve TBMM'de görüşülmeye başlayan yasal düzenlemelere ilişkin 19 Temmuz 2018 tarihinde basın açıklaması gerçekleştirdi.

 

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!

15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında “Darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla ve süratle bertaraf edilebilmesi” amacıyla 3 aylığına ilan edilen Olağanüstü Hal tam iki yıl sonra nihayet kaldırıldı.

OHAL altında geçen 2 yıllık süreç, sadece kişisel hak ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu, hukuksuz ve keyfi yönetim anlayışının had safhada yaşandığı değil, Anayasa’nın değiştirildiği, parlamenter demokrasinin ortadan kaldırılarak tek adam rejiminin inşa edildiği dönem oldu.

Aradan geçen 2 yıla rağmen bugün hala darbe girişiminin tam olarak aydınlatılmadığı, sorumlularının ortaya çıkartılmadığı göz önünde bulundurulduğunda, OHAL rejiminin asıl amacının tek adam rejiminin inşası olduğu gerçeğiyle yüz yüzeyiz.

Bugün itibariyle OHAL uygulamasının ortadan kalkmış olması, OHAL’i gerektiren şartların ortadan kalktığının en açık ve resmi ifadesidir. Bu duruma rağmen OHAL’i sürekli kılacak yasal düzenleme yapılmak istenmesi kabul edilemez. Anayasamıza göre “OHAL Rejimi”, “neden, konu, amaç ve süre” bakımlarından sınırlandırılmış istisnai bir yönetim biçimidir. Herhangi bir nedene bağlı olmaksızın sürekli bir olağanüstü hal uygulaması söz konusu olamaz.

Siyasal rejim tümüyle değiştirilmiş, devletin idari yapılanmasını baştan aşağı Cumhurbaşkanına bağlanmış olsa da, OHAL’in sürekli kılınmak istenmesi, siyasal iktidarın hiçbir biçimde hukuka ve anayasaya bağlı kalmak istemediğinin en açık ifadesidir. Bu durum kabul edilemez.

OHAL dönemi boyunca anayasal hak ve özgürlüklere getirilen tüm sınırlandırmalar bugün itibariyle ortadan kalkmıştır. Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu, kamudan ihraç edilenlere ilişkin olarak 1989 tarihinde verdiği kararda “sıkıyönetim komutanlarının istemleri üzerine işlerine son verilen memurların, diğer kamu görevlilerinin ve kamu hizmetlerinde görevli işçilerin, ilk kez kamu görevine girdikleri tarihte bu görev için yasa ve yönetmeliklerde öngörülen nitelikleri kaybetmemiş olmaları koşuluyla, işlerine son verildiği bölgede sıkıyönetim kalktıktan sonra, kurumlarınca eski görevlerine iade edilmeleri gerektiğini” tartışmaya yer bırakmayacak biçimde ortaya koymuştur.

Danıştay’ın bu kararı, Sıkıyönetim ve OHAL dönemlerinde alınan tüm kararlar için bağlayıcıdır. Bunun anlamı, OHAL döneminde alınan kararların da yürürlükten kalktığı, hukuksuz biçimde ihraç edilen ve haklarında kamu görevinden yasaklı olmalarını gerektirecek bir ceza verilmeyen herkesin görevlerine iade edilmesi gerektiğidir. Bu durumun takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.

Ülkemizin ihtiyacı olan OHAL’in süreklileştirilmesi değil, demokrasi ve özgürlüklerin sınırlarının genişletilerek, OHAL ve KHK rejimi ile yaratılan hak kayıplarının ortadan kaldırılmasıdır. Başta milletvekilleri olmak üzere tüm sorumluları bu ihtiyaca uygun davranmaya çağırıyoruz.

 

Emin Koramaz
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı

 (ÖZGÜRLÜK)

Giresun'da Uzman Çavuş, PKK’li sanılarak öldürüldü iddiası

 

Giresun’un Doğankent ilçesi kırsalında PKK'ye yönelik operasyon yürüten birlikte yer alan 24 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Recep Öncebe'nin, ormanlık alanda PKK'li sanılarak zırhlı araçtan açılan ateş sonucu ağır yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği iddia edildi.

İddiaya göre bölgede sürdürülen operasyonlara katılan Giresun Jandarma Bölge Komutanlığı'na bağlı birlikteki Jandarma Uzman Çavuş Recep Öncebe, ihtiyaç gidermek için ormanlık alana gitti. Termal kamera ile ormanlık alanda hareket fark eden zırhlı araçtaki askerler ise alana ateş açtı. Uzman Çavuş Öncebe, isabet eden kurşunlarla ağır yaralandı. Olayın fark edilmesi üzerine Doğankent Devlet Hastanesi'ne kaldırılan ve ilk müdahalesi burada yapılan Öncebe, sevk edildiği Tirebolu Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetti.

Olay sonrası Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından adli ve idari soruşturma başlatıldı. Giresun Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hakan Saraç da bölgedeki askeri yetkililerden bilgi aldı.

Uzman Çavuş Recep Öncebe'nin cenazesi Giresun Jandarma Bölge Komutanlığı'nda basına kapalı düzenlenecek törenin ardından memleketi Gaziantep'in Araban ilçesine gönderilecek.

   (ÖZGÜRLÜK)

CHP'li Berberoğlu'dan pasif direniş kararı

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) cezaevindeki milletvekili Enis Berberoğlu, hakkındaki davanın durdurulması ve tahliye edilmesi talebini Yargıtay'ın reddetmesi üzerine avukatı aracılığıyla bir açıklama yaptı.

Cumhuriyet gazetesinin haberine göre "Anayasası çalınmış milletvekili" imzasıyla açıklama yapan Berberoğlu, Yargıtay'ın kararına tepki olarak Pazartesi gününden itibaren ailesiyle, avukatlarıyla ve milletvekilleriyle açık ya da kapalı görüşe çıkmama, mahkemelerde savunma hakkını kullanmama ve dışarıyla haberleşmeyi kesme kararı aldığını duyurdu.

Ek olarak Berberoğlu'nun avukatları, milletvekilinin açlık grevi yapma kararı alıp, daha sonra bu kararından vazgeçtiğini söyledi.

Berberoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bu zor karar doğaldır ki ailemi, avukatlarımı, partimi ve sevenlerimi mutlu etmeyecek, dolayısıyla onlardan bağımsız ve hatta onlara rağmen uygulamam zorunlu. Ama herkes bilsin ki niyetim onları üzmek değil tam aksine daha fazla üzülmelerini engellemek ve korumak. Çünkü görüyorum ki benim etrafımda dönen tartışmalarda aileme, partime ve hatta seçmenlerime bile çamur sıçrıyor, çektiğim eziyet yoldaşlarıma korku salma amacıyla malzeme ediliyor. Tabii ki görüşemediklerimi çok özleyeceğim ve fakat biliyorum ki her ne kadar ormanda yaşasa da her ağaç tek başına ve ayakta ölür."

Yargıtay'ın kararı

Berberoğlu, Suriye'ye silah taşıdığı öne sürülen MİT TIR'larının görüntülerinin yayınlanmasıyla ilgili davada bu yıl Şubat ayında 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

CHP milletvekilinin dokunulmazlığı 2016 yılında TBMM tarafından geçici olarak kaldırılmış ve Berberoğlu tutuklu yargılanmıştı. 24 Haziran seçimlerinde yeniden milletvekili seçilen Berberoğlu, Yargıtay'a başvurarak "yeniden seçildiği için hakkındaki davanın durdurulması ve tahliye edilmesini" talep etmişti.

Berberoğlu'nun avukatları, yaptıkları başvuruda dokunulmazlıklarının anayasa değişikliği yapılarak "bir defaya mahsus" kaldırıldığına dikkat çekmişti. Avukatlar ayrıca,  yapılan anayasa değişikliğinde "dokunulmazlığı kaldırılan milletvekilinin yeniden seçilirse yeniden dokunulmazlık kazanacağının" belirtildiğini hatırlatmıştı.

Başvuruyu değerlendiren Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesi, Berberoğlu'nun başvurusunu Cuma günü oy çokluğuyla reddetmişti.

 (ÖZGÜRLÜK)

TTB UDEK: Sağlıkta Şiddet Sona Ersin

TTB UDEK: Sağlıkta Şiddet Sona Ersin

Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (TTB-UDEK) üyesi uzmanlık dernekleri yaptıkları basın açıklaması ile sağlık alanında şiddet olaylarına dikkat çekerek, TTB’nin defalarca dile getirdiği sağlıkta şiddeti önleme yasasının bir an önce çıkarılmasını istedi.

BASIN AÇIKLAMASI

20.07.2018

“SAĞLIKTA ŞİDDET SONA ERSİN”

Şanlıurfa Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Acil Servisi’nde görevli olan Dr. Bahattin Ahmet Yalçın,  17 Temmuz Salı günü bir hasta yakını tarafından başına sert bir cisim vurularak darp edildi. Bir süre yoğun bakımda tedavi görmek zorunda kalan meslektaşımıza geçmiş olsun diyoruz. 

Tüm engelleme çabalarımıza rağmen, Dr. Ersin Arslan, Dr. Kamil Furtun ve Dr. Aynur Dağdelen’in öldürülmeleri ve nice başka saldırılar ile gelinen noktada sağlıkta şiddet sağlık hizmet sunumunun hemen tüm aşamalarında yaygın ve ciddi bir sorun haline dönüştü. Sağlık kuruluşlarında her gün ortalama 30 şiddet vakası yaşanmaktadır. Özellikle acil servisler şiddetin kol gezdiği, sağlık çalışanlarının kendilerini emniyette hissedemedikleri, sağlık hizmetini güvenli ortamlarda veremedikleri yerler haline geldi. Bu sorun, bir yandan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının can güvenliğini tehdit etmekte, öte yandan sağlık hizmetini aksatmakta ve engellemektedir. Bu durum; sürdürülebilir, kabul edilebilir, katlanılabilir değildir! 

Bu nedenle, Türk Tabipleri Birliği’nin defalarca dile getirdiği sağlıkta şiddeti önleme yasasının bir an önce çıkarılarak şiddet uygulayanlara hapis cezasının yasalaşmasını bir kez daha talep ediyoruz. Türk Tabipleri Birliği Türk Ceza Kanunu’na aşağıdaki maddenin eklenmesini önermektedir:

“Kamunun Sağlığına karşı suçlar:

Sağlık hizmetini Engelleme:

(1)   Sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık personeline karşı, sağlık hizmeti sunumu esnasında veya verilen sağlık hizmetinden kaynaklanan nedenlerle cebir, şiddet veya tehdit kullanan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2)   Bu fiiller sonucu sağlık hizmeti kesintiye uğramış ise yukarıdaki fıkraya göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır.”

Sağlık kuruluşlarında meslektaşlarımızın güvenliğinin sağlanması için caydırıcı ve önleyici gerçekçi önlemlerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğinin kamuoyunun dikkatlerine sunuyoruz.

Saygılarımızla.

TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu Üyesi Uzmanlık Dernekleri

 

Adli Tıp Uzmanları Derneği

Akademik Geriatri Derneği

Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Derneği

Çocuk Nefroloji Derneği

Çocuk Romatoloji Derneği

Çocuk Solunum Yolu Hastalıkları ve Kistik Fibrosis Derneği

Deri ve Zührevi Hastalıkları Derneği

Endokrin Cerrahisi Derneği

Endokrinolojide Diyalog Derneği

Enfeksiyon Hastalıkları Derneği

Gelişimsel Pediatri Derneği

Geriatri ve Gerontoloji Derneği

Göğüs Kalp Damar Anestezi ve Yoğun Bakım Derneği

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği

Havacılık Tıbbi Derneği

Hemaferezis Derneği

İşyeri Hekimleri Derneği

Klinik Biyokimya Uzmanları Derneği

Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği

Obstetrik ve Jinekolojik Ultrasonografi Derneği

Palyatif Bakım Derneği

Patoloji Dernekleri Federasyonu

Pediatrik Üroloji Derneği

Pratisyen Hekimlik Derneği

Rejyonel Anestezi Derneği

Romatoloji Araştırma Eğitim Derneği

Sualtı ve Hiperbarik Tıp Derneği

Tıbbi Genetik Derneği

Tıbbi Ultrasonografi Derneği

Tıp Eğitimini Geliştirme Derneği

Tıp Etiği ve Tıp Hukuku Derneği

Türk Algoloji Derneği

Türk Anatomi ve Klinik Anatomi Derneği

Türk Androloji Derneği

Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği

Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği

Türk Biyokimya Derneği

Türk Cerrahi Derneği

Türk Çocuk Ürolojisi Derneği

Türk Dahili ve Cerrahi Bilimler Yoğun Bakım Derneği

Türk Dermatoloji Derneği

Türk Ekoloji ve Hidro-Klimatoloji Derneği

Türk El ve Üst Ekstremite Cerrahisi Derneği

Türk Farmakoloji Derneği

Türk Fizyolojik Bilimler Derneği

Türk Gastroenteroloji Derneği

Türk Geriatri Derneği

Türk Girişimsel Radyoloji Derneği

Türk Göğüs Cerrahisi Derneği

Türk Hematoloji Derneği

Türk Histoloji ve Embriyoloji Derneği

Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği

Türk İmmünoloji Derneği

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği

Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği

Türk Kaplıca ve Tıbbi Balneoloji Derneği

Türk Kardiyoloji Derneği

Türk Klinik Biyokimya Derneği

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği

Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği

Türk Manyetik Rezonans Derneği

Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti

Türk Nefroloji Derneği

Türk Neonatoloji Derneği

Türk Nöroloji Derneği

Türk Nöroradyoloji Derneği

Türk Nöroşirürji Derneği

Türk Oftalmoloji Derneği

Türk Omurga Derneği

Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği

Türk Pediatri Kurumu Derneği

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği

Türk Pediatrik Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi Derneği

Türk Perinatoloji Derneği

Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği

Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği

Türk Radyoloji Derneği

Türk Rinoloji Derneği

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği

Türk Tıbbi Rehabilitasyon Kurumu Derneği

Türk Toraks Derneği

Türk Üroloji Derneği

Türk Yoğun Bakım Derneği

Türkiye Acil Tıp Derneği

Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği

Türkiye Biyoetik Derneği

Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği

Türkiye Çocuk Nörolojisi Derneği

Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzman Hekimleri Derneği

Türkiye Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonu

Türkiye Milli Pediatri Derneği

Türkiye Nükleer Tıp Derneği

Türkiye Parazitoloji Derneği

Türkiye Psikiyatri Derneği

Türkiye Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği

Türkiye Spor Hekimleri Derneği

Türkiye Ulusal Allerji ve Klinik İmmunoloji Derneği

Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Derneği

Uluslararası Yeni Ürologlar Derneği

Ürolojik Cerrahi Derneği

Kontinans Derneği

  (ÖZGÜRLÜK)

Unterkategorien

OHAL VE BAŞKANLIK EMEĞE ZARARLIDIR!

OHAL VE BAŞKANLIK EMEĞE ZARARLIDIR!

OHAL’in iki yılının ve başkanlık rejiminin çalışma hayatına etkilerinin kapsamlı bir bilançosunu ve değerlendirmesini içeren DİSK-AR Raporu 21 Temmuz 2018 Cumartesi günü saat 12.00’de DİSK Genel Merkezi’nde düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Sekreteri Cafer Konca, DİSK Genel Başkan Yardımcısı Çetin Çalışkan, DİSK üyesi sendikaların Genel Merkez ve şube başkanları ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığını basın toplantısında OHAL’in ve başkanlık rejiminin çalışma hayatına olumsuz etkileri kapsamlı bir raporla ortaya kondu. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun raporun özetini sunduğu basın açıklamasının ardından, rapor basın ile paylaşıldı. DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu’nun açıklamasının tam metni şöyle:  15 Temmuz 2016 tarihinde ülkemiz 250 yurttaşın canına mal olan kanlı bir darbe girişimine tanık oldu.  12 Eylül 1980 askeri darbesinin sendikal alandaki en büyük mağduru olan Türkiye De... Read more

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!   19.07.2018   TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, OHAL'in kalkması ve TBMM'de görüşülmeye başlayan yasal düzenlemelere ilişkin 19 Temmuz 2018 tarihinde basın açıklaması gerçekleştirdi.   SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR! 15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında “Darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla ve süratle bertaraf edilebilmesi” amacıyla 3 aylığına ilan edilen Olağanüstü Hal tam iki yıl sonra nihayet kaldırıldı. OHAL altında geçen 2 yıllık süreç, sadece kişisel hak ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu, hukuksuz ve keyfi yönetim anlayışının had safhada yaşandığı değil, Anayasa’nın değiştirildiği, parlamenter demokrasinin ortadan kaldırılarak tek adam rejiminin inşa edildiği dönem oldu. Aradan geçen 2 yıla rağmen bugün hala darbe girişiminin tam olarak aydınlatılmadığı, sorumlularının ortaya çıkartılmadığı göz önünde bulundurulduğunda, OHAL rejiminin asıl ama... Read more

CHP'li Berberoğlu'dan pasif direniş kararı

CHP'li Berberoğlu'dan pasif direniş kararı

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) cezaevindeki milletvekili Enis Berberoğlu, hakkındaki davanın durdurulması ve tahliye edilmesi talebini Yargıtay'ın reddetmesi üzerine avukatı aracılığıyla bir açıklama yaptı. Cumhuriyet gazetesinin haberine göre "Anayasası çalınmış milletvekili" imzasıyla açıklama yapan Berberoğlu, Yargıtay'ın kararına tepki olarak Pazartesi gününden itibaren ailesiyle, avukatlarıyla ve milletvekilleriyle açık ya da kapalı görüşe çıkmama, mahkemelerde savunma hakkını kullanmama ve dışarıyla haberleşmeyi kesme kararı aldığını duyurdu. Ek olarak Berberoğlu'nun avukatları, milletvekilinin açlık grevi yapma kararı alıp, daha sonra bu kararından vazgeçtiğini söyledi. Berberoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bu zor karar doğaldır ki ailemi, avukatlarımı, partimi ve sevenlerimi mutlu etmeyecek, dolayısıyla onlardan bağımsız ve hatta onlara rağmen uygulamam zorunlu. Ama herkes bilsin ki niyetim onları üzmek değil tam aksine daha fazla üzülmelerini engellemek ve ... Read more

Giresun'da Uzman Çavuş, PKK’li sanılarak öldürüldü iddiası

Giresun'da Uzman Çavuş, PKK’li sanılarak öldürüldü iddiası

  Giresun’un Doğankent ilçesi kırsalında PKK'ye yönelik operasyon yürüten birlikte yer alan 24 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Recep Öncebe'nin, ormanlık alanda PKK'li sanılarak zırhlı araçtan açılan ateş sonucu ağır yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği iddia edildi. İddiaya göre bölgede sürdürülen operasyonlara katılan Giresun Jandarma Bölge Komutanlığı'na bağlı birlikteki Jandarma Uzman Çavuş Recep Öncebe, ihtiyaç gidermek için ormanlık alana gitti. Termal kamera ile ormanlık alanda hareket fark eden zırhlı araçtaki askerler ise alana ateş açtı. Uzman Çavuş Öncebe, isabet eden kurşunlarla ağır yaralandı. Olayın fark edilmesi üzerine Doğankent Devlet Hastanesi'ne kaldırılan ve ilk müdahalesi burada yapılan Öncebe, sevk edildiği Tirebolu Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Olay sonrası Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından adli ve idari soruşturma başlatıldı. Giresun Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hakan Saraç da bölged... Read more

TTB UDEK: Sağlıkta Şiddet Sona Ersin

TTB UDEK: Sağlıkta Şiddet Sona Ersin

TTB UDEK: Sağlıkta Şiddet Sona Ersin  20.07.2018  195       Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (TTB-UDEK) üyesi uzmanlık dernekleri yaptıkları basın açıklaması ile sağlık alanında şiddet olaylarına dikkat çekerek, TTB’nin defalarca dile getirdiği sağlıkta şiddeti önleme yasasının bir an önce çıkarılmasını istedi. BASIN AÇIKLAMASI 20.07.2018 “SAĞLIKTA ŞİDDET SONA ERSİN” Şanlıurfa Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Acil Servisi’nde görevli olan Dr. Bahattin Ahmet Yalçın,  17 Temmuz Salı günü bir hasta yakını tarafından başına sert bir cisim vurularak darp edildi. Bir süre yoğun bakımda tedavi görmek zorunda kalan meslektaşımıza geçmiş olsun diyoruz.  Tüm engelleme çabalarımıza rağmen, Dr. Ersin Arslan, Dr. Kamil Furtun ve Dr. Aynur Dağdelen’in öldürülmeleri ve nice başka saldırılar ile gelinen noktada sağlıkta şiddet sağlık hizmet sunumunun hemen tüm aşamalarında yaygın ve ciddi bir sorun haline dönüştü. Sağlık kuruluşlarında h... Read more

Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu ve SKM Sözcüsü Fadime Çelebi'ye Tah…

Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu ve SKM Sözcüsü Fadime Çelebi'ye Tahliye

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü ve Barış Akademisyeni Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu ile Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Genel Başkan Vekili ve Sosyalist Kadın Meclisi (SKM) Sözcüsü Fadime Çelebi'nin tutuklu, dokuz siyasetçinin tutuksuz yargılandığı davanın ilk duruşmasında karar açıklandı. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Hamzaoğlu ve Çelebi'nin tahliyesine karar verdi.  Hamzoğlu ve Çelebi’yle birlikte HDK bileşeni partilerin temsilcileri olan toplam 11 siyasetçi, Afrin operasyonunun ardından Ankara'da yapılan basın açıklaması nedeniyle "Halkı Kin ve Düşmanlığa Alanen Tahrik Etme, Terör Örgütü Propagandası Yapmak" (Türk Ceza Kanunu 216/1, Terörle Mücadele Kanunu 7/2, TCK 53, 63) suçlamasıyla yargılanıyor. Davada yargılanan diğer isimler; Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Ahmet KayaHalkların Demokratik Partisi eski Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, Demokratik Bölgeler Parti... Read more

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!

SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!   19.07.2018   TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, OHAL'in kalkması ve TBMM'de görüşülmeye başlayan yasal düzenlemelere ilişkin 19 Temmuz 2018 tarihinde basın açıklaması gerçekleştirdi.   SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR! 15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında “Darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla ve süratle bertaraf edilebilmesi” amacıyla 3 aylığına ilan edilen Olağanüstü Hal tam iki yıl sonra nihayet kaldırıldı. OHAL altında geçen 2 yıllık süreç, sadece kişisel hak ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu, hukuksuz ve keyfi yönetim anlayışının had safhada yaşandığı değil, Anayasa’nın değiştirildiği, parlamenter demokrasinin ortadan kaldırılarak tek adam rejiminin inşa edildiği dönem oldu. Aradan geçen 2 yıla rağmen bugün hala darbe girişiminin tam olarak aydınlatılmadığı, sorumlularının ortaya çıkartılmadığı göz önünde bulundurulduğunda, OHAL rejiminin asıl ama... Read more

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SAYIŞTAY DENETİMİNDEN KAÇIRILAMAZ!

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SAYIŞTAY DENETİMİNDEN KAÇIRILAMAZ!

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SAYIŞTAY DENETİMİNDEN KAÇIRILAMAZ! Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) hileli bir işlemle Sayıştay denetiminden kaçırılmak isteniyor Sayıştay kanununa göre SGK Sayıştay tarafından denetlenmek zorundadır DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu’nun SGK’nın Sayıştay denetiminden çıkarılmasına dair açıklaması Sosyal Güvenlik Kurumu muvazaalı bir işlemle Sayıştay denetimi dışına çıkarılmak isteniyor. 15 Temmuz 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) ile daha önce ilgili kanunda yer alan ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) Sayıştay denetimine tabi olduğuna ilişkin hüküm SGK mevzuatından çıkarıldı. 70 milyon çalışana, emekliye ve hak sahibine hizmet veren ve 2017 sonu itibariyle 288 Milyar TL geliri ve 312 Milyar TL gideri ile neredeyse devlet bütçesinin yüzde 48’i oranında bir bütçeye sahip olan SGK keyfi bir düzenlemeyle Sayıştay denetimi dışına çıkarılmak isteniyor. Neredeyse hükümet bütçesinin yarısı... Read more

OHAL’in bilançosu

OHAL’in bilançosu

OHAL kararı neden alındı? Türkiye, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından hükümet, sorumluların TSK içindeki Fethullah Gülen yapılanmasına bağlı askerler olduğunu açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılanmayı “Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ)” tanımladı ve bu örgütle daha etkin mücadele için 20 Temmuz'da 3 ay süreyle “olağanüstü hal” (OHAL) kararı aldıklarını ilan etti. OHAL’in hükümete tanıdığı en önemli yetki Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisi oldu. KHK’larla devletin tüm kurum ve kurumlarında yeni düzenlemeler yapılmaya başlandı. Kamudan toplu işten çıkarmalar, toplu gözaltılar gibi tartışmalı uygulamalar nedeniyle siyasi ve toplumsal muhalefet hükümeti "sivil darbe” yapıldığı gerekçesiyle eleştirdi. OHAL’in hukuki çerçevesi nedir? OHAL kararı Anayasa'nın 120. maddesine dayandırıldı. Bu maddeye göre, hükümet "şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması sebepleriyle” olağanüstü hal ilan etme yetkisine sahip. Adalet ve Kalkınma Par... Read more

"Afrin'e şeriat hukuku getirdiler" iddiası

"Afrin'e şeriat hukuku getirdiler" iddiası

Almanya merkezli Tehdit Altındaki Halklar Örgütü, TSK ve Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) kontrolü ele geçirmesi sonrasında Afrin kentinde yaşananlarla ilgili ağır suçlamalarda bulundu. Örgütün kendisi de Afrinli bir Kürt olan Ortadoğu uzmanı Kamal Sido, Afrin'de "tüm Kürtçe yazı ve tabelaların kaldırıldığını ve okullardaki Kürtçe derslerinin de yaz tatili sonrasında yeniden müfredata alınmayacağı bilgisini edindiklerini” söyledi. Tehdit Altındaki Halklar Örgütü, bölgedeki "Kürt aktivistler"in verilerine göre Temmuz ayının ilk yarısında yaklaşık 120 adam kaçırma, 7 cinayet, 10 soygun ve 27 baskının belgelendiğini, ayrıca dört tarlanın da ateşe verildiğini bildirdi. "Bu, buzdağının sadece görünen kısmı” diyen Sido, "Türk ordusunun Afrin'de kontrolü ele geçirdiği 18 Mart'tan itibaren en az 3 bin Kürt'ün kaçırıldığı, tahminlere göre toplam 7 bin kişiden haber alınamadığı" iddiasında bulundu. Kamal Sido, bölgedeki ÖSO güçlerine yönelik radikal İslamcılık suçlamasında da bulunarak, "bir z... Read more

TTB ve ATO’dan Ortak Açıklama “Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, Yaş…

TTB ve ATO’dan Ortak Açıklama “Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, Yaşamını Halkın Sağlığına Adamış Bilim İnsanıdır. Serbest Bırakılsın!”

TTB ve ATO’dan Ortak Açıklama “Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, Yaşamını Halkın Sağlığına Adamış Bilim İnsanıdır. Serbest Bırakılsın!”  17.07.2018  113       TTB Toplum ve Hekim Dergisi Editörü Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun 19 Şubat 2018 tarihinden bu yana tutuklu bulunması sebebiyle, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Ankara Tabip Odası (ATO) yaptıkları ortak basın açıklamasıyla Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu için özgürlük çağrısında bulundu. ‘Barış’ talep eden basın açıklaması nedeniyle tutuklanan ve 19 Temmuz 2018 tarihinde Ankara Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkeme Salonu’nda ilk duruşması görülecek olan Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun serbest bırakılması talebiyle Ankara Tabip Odası’nda 17 Temmuz 2018 tarihinde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya, TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, TTB Genel Sekreteri Dr. Bülent Nazım Yılmaz, TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Selma Güngör, ATO Başkanı Dr. Vedat Bulut ve ATO Genel Sekreteri Dr. Ali Karakoç katıldı. TTB Merkez Konseyi B... Read more

İHD 32 yaşında!

İHD 32 yaşında!

Derneklerinin 32’nci kuruluş yıldönümünde konuşan İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, insanlık onuruna dayanan mücadelelerinin süreceğini vurguladı. Türkdoğan, yeni OHAL yasa teklifinin Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi.    17 Temmuz 1986 tarihinde 98 kişinin imzasıyla kurulan İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 32’nci yıldönümünü nedeniyle İHD Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İHD’nin eski başkanları ve mevcut Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri katıldı.  Toplantıda konuşan İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, “Kurucular arasında mahpus yakınları, aydınlar, yazarlar, gazeteciler, yayıncılar, akademisyenler, avukatlar, hekimler, mimar ve mühendisler, öğretmenler vardı. Kurucularımızdan yaşamını yitirenleri sevgi ve minnetle anıyoruz” dedi.   Türkdoğan, ülkedeki demokrasi ve insan hakları sorununun halen sürüyor olmasının en önemli sebebi resmi devlet ideolojisinin sürdürülmesini sağlayacak siyasette ısrar etmek olduğunu belirterek, “Bu ideoloji Türk etni... Read more

Veysel Ok'un davasına bakan hâkim çekildi

Veysel Ok'un davasına bakan hâkim çekildi

Avukat Veysel Ok'un "devletin kurum ve yargı organlarını aşağılama” suçlamasıyla yargılandığı davanın Salı günü gerçekleşen dokuzuncu duruşmasında hâkim, davadan çekildi. İstanbul 37’nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya bakan hâkim Hakkı Yeşilkaya çekilme gerekçesi olarak Ok'un müvekkilliğini yaptığı gazeteci Ahmet Altan hakkında daha önceden görülen bir davaya şikayetçi sıfatıyla katılmış olmasını gösterdi. Hâkim bu gerekçeyle, Ok hakkında görülen davada tarafsız kalamayacağını açıkladı.  Kapatılan Özgür Düşünce gazetesinde 25 Aralık 2015 tarihinde yayımlanan bir röportajı nedeniyle hakkında TCK'nın 301'inci maddesi uyarınca "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamasıyla dava açılan Ok'un iki yıla kadar hapsi isteniyor. Avukat Ok, söz konusu söyleşide "Bu dönem en büyük fark yargı mensuplarının tek renkte olması. Son iki yıldır karşılaştığımız heme... Read more

MESLEK ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZ VE MESLEK ALANLARIMIZA YÖNELİK ANTİDEM…

MESLEK ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZ VE MESLEK ALANLARIMIZA YÖNELİK ANTİDEMOKRATİK MÜDAHALELER KARŞISINDA BOYUN EĞMEYECEK, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE ÜLKEMİZİN MUTLU YARINLARI İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ

17.07.2018   OHAL KHK’leri ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile idari yapıda yapılan düzenlemelerle emek ve meslek örgütlerinin baskı altına alınmak istenmesine ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 17 Temmuz 2018 tarihinde basın açıklaması gerçekleştirildi.   MESLEK ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZ VE MESLEK ALANLARIMIZA YÖNELİK ANTİDEMOKRATİK MÜDAHALELER KARŞISINDA BOYUN EĞMEYECEK, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE ÜLKEMİZİN MUTLU YARINLARI İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ Bilindiği üzere 16 Nisan 2017 Anayasa değişikliği referandumunun ardından yapılan 24 Haziran 2018 seçimleri sonucunda ülkemizin anayasal rejimi, parlamenter sistemi ve kamu idari yapısında köklü değişiklikler öngören düzenlemeler yürürlüğe girmeye başlamıştır. Bu düzenlemeler arasında, Anayasa’nın 135. maddesi uyarınca özel kanunlarla kurulan, TMMOB gibi kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıyla ve meslek alanlarımızla ilgili birçok kanunda yapılan değişiklikler... Read more

Suriyeli Kürtlerden "birleşik yönetim" adımı

Suriyeli Kürtlerden "birleşik yönetim" adımı

Ana omurgasını YPG'nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) siyasi kanadı olan Suriye Demokratik Konseyi (SDK), Suriye'nin kuzeyinde kontrolü altındaki bölgelerde birleşik bir yönetim oluşturmayı planladığını açıkladı. SDK'nın Tabka kentinde düzenlediği konferansta, söz konusu bölgelerdeki tüm sivil konseylerin bir araya getirilmesi hedefi karara bağlandı. Türkiye'nin PKK'nın Suriye kolu olarak gördüğü YPG'nin ana askeri unsuru oluşturduğu SDG, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun desteğiyle ülkenin kuzeyi ve doğusunda IŞİD'den alınan bölgelerde yerleşmiş, bu bölgelerde sivil konseyler oluşturulmuştu. SDK'nın eş başkanı İlham Ahmed, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, bölgede ihtiyaçlar ile hizmet arasında "boşluklar olduğuna" vurgu yaparak, "tüm bölgeler arasında koordinasyon sağlayacak bir yönetim" kurmayı hedeflediklerini kaydetti. "Henüz planlama aşamasında" Fikrin henüz planlama aşamasında olduğunu söyleyen Ahmed, birleşik yönetimin SDG kontrolü altı... Read more

DİSK-AR İşsizlik Raporu Temmuz 2018: Türkiye İşsizlikte En K…

DİSK-AR İşsizlik Raporu Temmuz 2018: Türkiye İşsizlikte En Kötü Dört Ülke Arasında

DİSK-AR İŞSİZLİK VE İSTİHDAM RAPORU- TEMMUZ 2018 MEVSİMSEL ETKİLERDEN ARINDIRILMIŞ  İŞSİZLİK ARTTI, İSTİHDAM DÜŞTÜ TÜRKİYE İŞSİZLİKTE EN KÖTÜ DÖRT ÜLKE ARASINDA Gerçek işsizlik oranı yüzde 17,3 OECD içinde en yüksek dördüncü işsizlik Türkiye’de Gerçek işsiz sayısı 5 milyon 872 bin Ne eğitimde ne istihdamda olan genç sayısı 2,5 milyonu aştı Kentsel genç isşizliği yüzde 19, Genç kadın işsizliği yüzde 22 Kentsel genç kadın işsizliği yüzde 25, Yüksek öğrenim işsizliği yüzde 10,9 Özet Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’in 16 Temmuz 2018 günü açıkladığı Nisan 2018 dönemi İşgücü İstatistiklerini değerlendirdi. DİSK-AR’ın işsizlik ve istihdama ilişkin değerlendirmeleri aşağıda yer almaktadır. Dar tanımlı standart işsizlik yüzde 9,6’ya düşmüş olmasına rağmen, mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik 10,3 olarak gerçekleşti ve bir önceki aya göre 0,4 puan artış gösterdi.... Read more

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir.  Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak Ortaokulu'nda okudu.Lise'yi okumak için Esrefpada L... Read more

FACEBOOK SAYFAMIZ