Özgürlük

Erdoğan'ın uçağı aylar önce alınmış

Türkiye'de erişime yasak Ahvalnews haberi: Erdoğan'ın uçağı aylar önce alınmış Ahval Özel 2018-09-18 Bizim 400 milyon dolar saydığımız ancak gerçek fiyatının 500 milyon dolar olduğu bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Boeing-747 ile ilgili tartışma elbette güncelle bitmeyecek, tarihe kalacak. Herşeyden önce Türkiye ne Amerika gibi dünyanın en büyük ekonomisi ne de petrol zenginliği üzerinde oturan bir Arap şeyhliği. Ülke tarihinin en büyük kriziyle sarsılır, şirketler batarken 500 milyon dolarlık bir uçak al maktan çekinmeyen bir lider, demokrasilerde olmaz. Bu işin temel kuralı. Tartışma uçağın yeni alınmış veya hediye edilmiş olması üzerine kurulu. Öyle mi acaba? Açık kaynaklardan, yani haberlerden izleyelim. Önce, Hürriyet yazarı Uğur Çebeci’nin kaleminden uçağın bakım ve Türk bayrağı renklerine dönüştürülmesi görevini üstlenen şirkete bir bakalım: “Irak’ta Basra’da doğmuş Kadri Muhiddin, Türkiye’de İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan sonra ikinci uçak bakım hangarını Milas-Bodrum Havalimanı’nda açtı. Dünyanın önde gelen iş jeti bakım ve modifikasyon şirketi İsviçre’nin Basel kentindeki AMAC Aerospace’in de patronu... “Neden Bodrum’a yatırım yaptınız” diye sorulduğunda Türkçe “Yazlığım burada. Bodrum cennet” diyerek cevap veriyor. Kadri Muhiddin’in ilginç bir hayat hikayesi var. Büyükannesi Türk ve Üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın kuzeni.” AMAC’ın Bodrum’da 6 bin 600 metre karelik bir hangarı var ve burada 60 kişi görev yapıyor. Şu anda 120’ye çıkmış olabilir. Şimdi bu AMAC, 29 Mayıs 2018 tarihinde VVIP yani “Çok Çok Önemli Kişi” için Boeing 748-8i tipi bir uçağın, burundan kuyruğa yenilenme işini üstlendiğini duyuruyor. Nerede? “Avation Week” sitesi haberinde. Habere göre, uçağın 20 ay sürecek yenilenme çalışmaları “adı açıklanmayan bir ülke devlet başkanı”nın talepleri doğrultusunda yapılıyor. Grubun Baş İşletme Görevlisi Bernd Schramm, bu sözleşmeyi 600’den fazla yetenekli mühendis ve elemanının çalışkanlık ve yeteneğine bağlıyor ama Bodrum bağlantısı da önemli bir gerçek olarak öne çıkıyor. Schramm, yenileme çalışmaları kapsamında bir master yatak odası, 4K televizyon setleri, video gösterim sistemi ve bir haberleşme sistemi olduğunu belirtiyor. Yani daha Mayıs ayı sonunda “Adı açıklanmayan bir devlet başkanı”nın talebi doğrultusunda uçak devreye girmiş. Daha doğrusu alım-satım veya hediye işi o zaman tamamlanmış. Bunun kadar ilginç bir haber ise, Habertürk’te 12 Nisan 2018 tarihinde yayınlandı. Buna göre, ”THY tarihinde ilk kez pilot alımıyla ilgili 11 ilana birden çıktı. Bu ilanlardan en dikkat çekeni ise THY’nin uçak filosunda yer almayan geniş gövdeli uçaklarla ilgili verilen kaptan ve ikinci pilot ilanlarında oldu. Dünyanın en büyük yolcu uçağı Airbus 380, Boeing 747 gibi geniş gövdeli uçakların tip eğitimine sahip pilotların da başvurularının kabul edileceği ilanda belirtildi.” Bu arada önemli bir bilgi daha, uçağın 76 yolcu kapasitesi var ve uçakta 18 mürettabat görev yapıyor. Time dergisinin haberine göre, dünyanın en büyük ve en pahalı özel jetine binmek, petrol zengini emirlik Katar’a bile ağır gelmiş ama cari açığı, kur ve enflasyon artışı rekor kıran, bankaları ve şirketleri sallanan Türkiye için kullanım koşulları uygun bulunmuş. Türkiye kamuoyu ve belki de muhalefeti için çarpıcı olan ise uçağın serüveni ile ilgili çarpık bilgilerin veriliyor oluşu. Özgür ve sorgulayan bir medyanın olmamasına güvenle rahat davranıyorlar. Erdoğan bu uçağı alabiliyor çünkü demokratik bir ülkede olacağı gibi, kamuoyu tepkisinden de çekinmiyor, tıpkı eşinin 50 bin dolarlık Hermes çanta takması ve yurtdışında lüks mağaza kapatmaktan çekinmemesi gibi. Ama dünya artık küçük. Gördüğünüz gibi çeşitli kaynaklar, uçağın aylar önce alındığını ve hediye olmadığını gösteriyor. Uçak uzun zamandır adı şimdi açığa çıkan devlet başkanı için yenileniyor ve THY Nisan ayında bu uçak için pilot aramaya başlamış.

KAYNAK: Ahvalnews haber

Almanya'da hak savunucularından Erdoğan’a protesto hazırlığı

Alman Gazeteciler Sendikası (DJV) ve Uluslararası Af Örgütü, Berlin Merkez Tren İstasyonu'nda 28 Eylül Perşembe günü ortak bir gösteri düzenleyecek. Gösterinin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya ziyaretini protesto etmek için düzenleneceği açıklandı.

DJV Başkanı Frank Überall, Erdoğan’ın Almanya'da askeri törenle karşılanmasının Türkiye'de yargılanan gazeteciler açısından bir "tokat” niteliği taşıdığını söyledi. Überall, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Başbakan Angela Merkel'in Erdoğan'ı Almanya'da askeri törenle karşılayarak “basın özgürlüğünün ortadan kaldırılmasının Türkiye’nin içişleri olduğu” ve bunun Almanya ile diplomatik ilişkileri bozmayacağı yönünde bir işaret verdiğini söyledi. Überall Türkiye'de muhalif gazetecilerin "terör destekçisi olarak, acımasızca” yargıladığını belirtti.

Uluslararası Af Örgütü de yaptığı açıklamada Die Welt muhabiri Deniz Yücel'in serbest bırakılması ve Meşale Tolu'nun yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması sonrasında da Türkiye'de bağımsız gazetecilerin durumunun iyileşmediğine dikkat çekti. Açıklamada "Hükümete eleştiride bulunmak, ‘şüpheli' bir yazı işleri için çalışıyor olmak, hassas bir haber kaynağı ile temas kurmak, şifreli bir mesajlaşma servisi kullanmak gazetecilerin terör şuçlamasıyla tutuklanması için yeterli olabiliyor” denildi. Açıklamada Türkiye'de insan hakları savunucularının faaliyetlerinin aşırı derecede kısıtlandığı kaydedildi.

Protesto gösterisine çağrı yapan kuruluşlar arasında DJV ile Uluslararası Af Örgütü'nün yanı sıra Birleşik Hizmet İşleri Sendikası'na (Ver.di) bağlı Alman Gazeteciler Birliği (dju), Sınır Tanımayan Gazeteciler, Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 27-29 Eylül tarihlerinde Almanya'ya devlet ziyareti düzenleyecek. Askeri törenle karşılanacak olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya Başbakanı Merkel ile iki kez görüşmesi planlanıyor. Almanya'nın Köln ve Berlin kentlerinde Erdoğan'a yönelik protesto gösterileri düzenlenmesi bekleniyor.

Merkel'den Kuzey Afrika ülkeleri için Türkiye önerisi

Avrupa Birliği (AB) liderleri, Avusturya'nın Salzburg kentindeki gayriresmî zirvede bir araya geldi. Zirve sonrası konuşan Almanya Başbakanı Angela Merkel, AB'nin Türkiye ile 2016 yılında imzaladığı mülteci anlaşmasının benzerini Kuzey Afrika ülkeleriyle de yapması gerektiğini söyledi. Merkel; Mısır, Tunus, Fas ve Libya ile de diyaloglarını ilerletmek istediklerini sözlerine ekledi.

2015 yılında Avrupa'ya yaşanan yoğun göçün ardından, AB ile Türkiye göçmenlerin iadesi konusunda 2016'da bir anlaşmaya varmıştı. O günden sonra Türkiye üzerinden AB'ye geçişler azalırken, bunun ardından Kuzey Afrika ülkelerinden Akdeniz'i kullanarak AB ülkelerine yapılan yasa dışı geçişlerde artış yaşandı. Bu durum AB üyesi ülkeler arasında sorun yaratırken, AB soruna daha kalıcı bir çözüm arayışı içine girdi.

Zirveye katılan diğer AB liderleri de başta Mısır olmak üzere Kuzey Afrika ülkeleriyle daha yakın bir şekilde çalışmak istediklerini belirtti. İki günlük zirvenin sonunda AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ile ortak basın toplantısı düzenleyen ev sahibi Avusturya'nın başbakanı Sebastian Kurz, Afrika'dan Avrupa'ya gelen yüksek sığınmacı sayısı nedeniyle zirveye katılan üye ülke liderlerinin kararı doğrultusunda kendisinin ve AB Konsey Başkanı Tusk'un bu ülkelerle ilişkileri "derinleştireceklerini” ifade etti.

Kurz: Mısır örnek bir ülke

AB dönem başkanlığını yürüten Avusturya'nın başbakanı olan Kurz, "Mısır etkili, Mısır örnek (bir ülke)” dedi. Son iki sene içerisinde hiçbir geminin Mısır'dan yasa dışı bir şekilde ayrılmadığını belirten Kurz, temel amacın "Kuzey Afrika ülkelerinden mümkün olan en az sayıda insanın yasa dışı olarak Avrupa'ya gelmesini” sağlamak olduğunu söyledi. Kurz ayrıca temel amaçlarından birinin de Avrupa'ya erişmek için Akdeniz'i yasa dışı bir şekilde geçen insanların kurtarılması işleminin Akdeniz'e kıyısı olan ülkeler tarafından yapılması olduğunu belirtti.

Basın toplantısında konuşan AB Konseyi Başkanı Tusk da AB devletlerininin Mısır ile ekonomi ve göç konusunda yakın çalışma için görüşmelere başlamasını desteklediğini belirtti. Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el Sisi ile yakın bir zamanda tekrar görüşeceğini belirten Tusk, Arap Birliği ile gelecek Şubat ayında bir zirve düzenleme fikrinin de üye devletler tarafından desteklendiğini söyledi.

"May'in Brexit planı işe yaramaz"

Zirvede ele alınan bir diğer konu ise İngiltere'nin AB'den ayrılmasıydı. İngiltere Başbakanı Theresa May'in, AB ile İngiltere arasındaki ticari konularda düzenlemelerin Brexit gerçekleştikten sonra yapılması teklifini değerlendiren AB Konsey Başkanı Tusk, "Bu işe yaramaz” dedi.

May'in "Chequers planı” olarak adlandırdığı planının AB'nin ortak pazarına zarar vereceğini ifade eden Tusk, AB'nin dört temel dolaşım serbestisinden ve ortak pazardan vazgeçmeye hazır olmadığını, bu nedenle de May'ın söz konusu planına olumsuz bakıldığını iletti.

Tusk, zirvede AB'nin 27 üyesinin lideri ile AB'den ayrılma kararı alan İngiltere'nin Başbakanı May arasında yapılan görüşmelerde özellikle ticari ilişkiler konusunda ciddi farklılıkların olduğunun altını çizdi.

İnşaat-İş: Tutuklanan 3. havalimanı işçileri tecritte

3. havalimanı inşaatı işçileri kötü çalışma şartları ve haklarını alamadıkları gerekçesiyle 14 Eylül'de eylem başlatmıştı. Aynı gece koğuşları basılarak gözaltına alınan 400'den fazla işçiden bir kısmı jandarmadaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı. Gaziosmanpaşa Adliyesi'ne sevk edilen 43 işçiden ise 24'ü tutuklanmıştı. Aralarında sendika yöneticilerinin de  bulunduğu tutuklu işçiler kaldıkları Metris Cezaevi'nden dün akşam saatlerinde Silivri Cezaevi Kampüsüne sevk edilmişti.
 
İnşaat-İş Sendikası tutuklanan işçilerin Silivri Cezaevi'ndeki sekiz ayrı bölüme dağıtıldığını duyurdu. Sendikanın Twitter paylaşımında şöyle denildi:
"Arkadaşlarımızın birbirinden koparılarak 8 ayrı cezaevine dağıtılmalarının da özel bir politika olduğu, dışarıdaki zulmün içeriye de tecrit biçiminde taşındığı açık. Sendikacı arkadaşlarımızın da birbirinden ayrı cezaevlerine konularak tecrit edildikleri bu politikalar bizi yıldıramaz!"
 
Tutuklu işçilerin isimleri ve cezaevinde kaldığı bölümler şöyle:
Cihan Sarıbulak, Musa Karakuş, Hasan Çetin – 1 No'lu
Murat Altuntaş, Ferhat Uyar, Mehmet Celal Demir – 2 No'lu
Akif Altınışık, Rıdvan Günül, Servet Gözel – 3 No'lu
Deniz Aslan, Bilal Topçu, Birkan Topçu – 4 No'lu
Selami Sarıbuğa, Mustafa Atay, İlker Kurt – 5 No'lu
Anıl Deniz Gider, Fatih Mukan, Özkan Özkanlı – 6 No'lu
Yunus Özgür, Uğur Karadaş, Yusuf Yılmaz – 7 No'lu
Teyip Kırğın, Ramazan Gözel, Muhammet Yiğen – 8 No'lu

Enis Berberoğlu'na ceza ve tahliye

 
 

 

Yargıtay , MİT TIR'ları davasında yargılanan CHP Milletvekili Enis Cerberoğlu hakkındaki kararını açıkladı. Berberoğlu'na verilen 5 yıl 10 ay hapis cezasını onayan Yargıtay, milletvekilliği sona erinceye kadar Enis Berberoğlu'nun cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine karar verdi. 

Enis Berberoğlu , MİT TIR'ları davasında 5 yıl 10 ay hapis cezası almış, kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 16. Ceza Dairesine gelmişti.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, temyiz incelemesini esastan tamamladı.

Daire, oy çokluğuyla Berberoğlu'na verilen 5 yıl 10 ay hapis cezasını onadı. Ayrıca, Anayasa'nın 83/3. maddesi uyarınca milletvekilliği sona erinceye kadar Berberoğlu'nun cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine karar verildi.

Daha önce "durma" talebi reddedilmişti

24 Haziran'da yapılan milletvekili genel seçiminde yeniden milletvekili seçilen Enis Berberoğlu 'nun avukatları, Yargıtay 16. Ceza Dairesine başvurarak, Berberoğlu hakkındaki davanın durmasını talep etmiş, Yargıtay 16. Ceza Dairesi, bu talebi reddetmişti.

Enis Berberoğlu, MİT TIR'ları davasında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı. Mahkeme, Berberoğlu'nu, 25 yıl hapis cezasına çarptırdı ve tutukladı.

Yerel mahkemenin kararı bozuldu

Dava dosyası, itiraz üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) 2. Ceza Dairesine geldi. Daire, yerel mahkemenin kararını esastan bozarak dosyayı İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi ise İstinaf Mahkemesinin bozma kararını usul ve yasaya aykırı bularak, dosyayı iade etti.

"Casusluk" suçu yok

Dosyayı yeniden ele alan İstinaf Mahkemesi, Enis Berberoğlu'na "casusluk" suçundan değil, "devletin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak" suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası verdi ve tutukluluğunun devamına hükmetti.

Bu kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı temyiz etti. Savcılık, Berberoğlu'nun "casusluk" suçundan cezalandırılması talepli temyiz dilekçesini Yargıtaya göndermişti. Dilekçede, Berberoğlu'nun, "devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklama" suçundan cezalandırılması talep edilmişti.

 

Unterkategorien

Erdoğan'ın uçağı aylar önce alınmış

Erdoğan'ın uçağı aylar önce alınmış

Türkiye'de erişime yasak Ahvalnews haberi: Erdoğan'ın uçağı aylar önce alınmış Ahval Özel 2018-09-18 Bizim 400 milyon dolar saydığımız ancak gerçek fiyatının 500 milyon dolar olduğu bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Boeing-747 ile ilgili tartışma elbette güncelle bitmeyecek, tarihe kalacak. Herşeyden önce Türkiye ne Amerika gibi dünyanın en büyük ekonomisi ne de petrol zenginliği üzerinde oturan bir Arap şeyhliği. Ülke tarihinin en büyük kriziyle sarsılır, şirketler batarken 500 milyon dolarlık bir uçak al maktan çekinmeyen bir lider, demokrasilerde olmaz. Bu işin temel kuralı. Tartışma uçağın yeni alınmış veya hediye edilmiş olması üzerine kurulu. Öyle mi acaba? Açık kaynaklardan, yani haberlerden izleyelim. Önce, Hürriyet yazarı Uğur Çebeci’nin kaleminden uçağın bakım ve Türk bayrağı renklerine dönüştürülmesi görevini üstlenen şirkete bir bakalım: “Irak’ta Basra’da doğmuş Kadri Muhiddin, Türkiye’de İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan sonra ikinci uçak bakı... Read more

Almanya'da hak savunucularından Erdoğan’a protesto hazırlığı

Almanya'da hak savunucularından Erdoğan’a protesto hazırlığı

Alman Gazeteciler Sendikası (DJV) ve Uluslararası Af Örgütü, Berlin Merkez Tren İstasyonu'nda 28 Eylül Perşembe günü ortak bir gösteri düzenleyecek. Gösterinin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya ziyaretini protesto etmek için düzenleneceği açıklandı. DJV Başkanı Frank Überall, Erdoğan’ın Almanya'da askeri törenle karşılanmasının Türkiye'de yargılanan gazeteciler açısından bir "tokat” niteliği taşıdığını söyledi. Überall, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Başbakan Angela Merkel'in Erdoğan'ı Almanya'da askeri törenle karşılayarak “basın özgürlüğünün ortadan kaldırılmasının Türkiye’nin içişleri olduğu” ve bunun Almanya ile diplomatik ilişkileri bozmayacağı yönünde bir işaret verdiğini söyledi. Überall Türkiye'de muhalif gazetecilerin "terör destekçisi olarak, acımasızca” yargıladığını belirtti. Uluslararası Af Örgütü de yaptığı açıklamada Die Welt muhabiri Deniz Yücel'in serbest bırakılması ve Meşale Tolu'nun yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması s... Read more

İnşaat-İş: Tutuklanan 3. havalimanı işçileri tecritte

İnşaat-İş: Tutuklanan 3. havalimanı işçileri tecritte

3. havalimanı inşaatı işçileri kötü çalışma şartları ve haklarını alamadıkları gerekçesiyle 14 Eylül'de eylem başlatmıştı. Aynı gece koğuşları basılarak gözaltına alınan 400'den fazla işçiden bir kısmı jandarmadaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı. Gaziosmanpaşa Adliyesi'ne sevk edilen 43 işçiden ise 24'ü tutuklanmıştı. Aralarında sendika yöneticilerinin de  bulunduğu tutuklu işçiler kaldıkları Metris Cezaevi'nden dün akşam saatlerinde Silivri Cezaevi Kampüsüne sevk edilmişti.   İnşaat-İş Sendikası tutuklanan işçilerin Silivri Cezaevi'ndeki sekiz ayrı bölüme dağıtıldığını duyurdu. Sendikanın Twitter paylaşımında şöyle denildi: "Arkadaşlarımızın birbirinden koparılarak 8 ayrı cezaevine dağıtılmalarının da özel bir politika olduğu, dışarıdaki zulmün içeriye de tecrit biçiminde taşındığı açık. Sendikacı arkadaşlarımızın da birbirinden ayrı cezaevlerine konularak tecrit edildikleri bu politikalar bizi yıldıramaz!"   Tutuklu işçilerin isimleri ve cezaevinde kaldığı bölümler... Read more

Merkel'den Kuzey Afrika ülkeleri için Türkiye önerisi

Merkel'den Kuzey Afrika ülkeleri için Türkiye önerisi

Avrupa Birliği (AB) liderleri, Avusturya'nın Salzburg kentindeki gayriresmî zirvede bir araya geldi. Zirve sonrası konuşan Almanya Başbakanı Angela Merkel, AB'nin Türkiye ile 2016 yılında imzaladığı mülteci anlaşmasının benzerini Kuzey Afrika ülkeleriyle de yapması gerektiğini söyledi. Merkel; Mısır, Tunus, Fas ve Libya ile de diyaloglarını ilerletmek istediklerini sözlerine ekledi. 2015 yılında Avrupa'ya yaşanan yoğun göçün ardından, AB ile Türkiye göçmenlerin iadesi konusunda 2016'da bir anlaşmaya varmıştı. O günden sonra Türkiye üzerinden AB'ye geçişler azalırken, bunun ardından Kuzey Afrika ülkelerinden Akdeniz'i kullanarak AB ülkelerine yapılan yasa dışı geçişlerde artış yaşandı. Bu durum AB üyesi ülkeler arasında sorun yaratırken, AB soruna daha kalıcı bir çözüm arayışı içine girdi. Zirveye katılan diğer AB liderleri de başta Mısır olmak üzere Kuzey Afrika ülkeleriyle daha yakın bir şekilde çalışmak istediklerini belirtti. İki günlük zirvenin sonunda AB Konseyi Başkanı Donald... Read more

Enis Berberoğlu'na ceza ve tahliye

Enis Berberoğlu'na ceza ve tahliye

      Yargıtay , MİT TIR'ları davasında yargılanan CHP Milletvekili Enis Cerberoğlu hakkındaki kararını açıkladı. Berberoğlu'na verilen 5 yıl 10 ay hapis cezasını onayan Yargıtay, milletvekilliği sona erinceye kadar Enis Berberoğlu'nun cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine karar verdi.  Enis Berberoğlu , MİT TIR'ları davasında 5 yıl 10 ay hapis cezası almış, kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 16. Ceza Dairesine gelmişti. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, temyiz incelemesini esastan tamamladı. Daire, oy çokluğuyla Berberoğlu'na verilen 5 yıl 10 ay hapis cezasını onadı. Ayrıca, Anayasa'nın 83/3. maddesi uyarınca milletvekilliği sona erinceye kadar Berberoğlu'nun cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine karar verildi. Daha önce "durma" talebi reddedilmişti 24 Haziran'da yapılan milletvekili genel seçiminde yeniden milletvekili seçilen Enis Berberoğlu 'nun avukatları, Yargıtay 16. Ceza Dairesine başvurarak, Berberoğlu hakkındaki davan... Read more

KAMUDA ÇALIŞAN MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARININ ÖZLÜK …

KAMUDA ÇALIŞAN MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARININ ÖZLÜK HAKLARI İYİLEŞTİRİLMELİDİR!

20.09.2018   TMMOB 45. Olağan Genel Kurulu'nda alınan kararlar uyarınca, kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının ücretlerinin ve özlük haklarının iyileştirilmesi için TMMOB tarafından kampanya başlatıldı.   45. Genel Kurulumuzda kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının sorunları ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri tespit edilmiş ve bununla ilgili çalışma yürütülmesi için TMMOB Yönetim Kurulu yetkilendirilmişti. Genel Kurul'da yürütülen tartışmalar ve alınan karar uyarınca, söz konusu sorunlar ve çözüm önerilerini kapsayan bir dilekçe, 2019 Yılı Bütçesi hazırlıkları sırasında dikkate alınabilmesi için, Cumhurbaşkanlığına, TBMM Başkanlığına, Milletvekillerine, Bakanlıklara, Devlet Personel Başkanlığına, TBMM'de Grubu bulunan Siyasi Partilere ve Meclis Grup Başkanvekillerine gönderildi. Kampanya kapsamında resmi kurum ziyaretleri, işyeri toplantıları ve sosyal medya çalışmaları gerçekleştirilerek kamuda çalışan mühen... Read more

“KÖLE DEĞİLİZ” ÇIĞLIĞI TUTUKLANAMAZ!

“KÖLE DEĞİLİZ” ÇIĞLIĞI TUTUKLANAMAZ!

DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu’nun İstanbul’daki havalimanı işçilerinin tutuklanmasıyla ilgili açıklaması İstanbul Yeni Havalimanı şantiyesinde insanca yaşam ve çalışma koşulları için iş bırakan binlerce inşaat işçisinin haklı talepleri, baskıyla, şiddetle bastırılmak isteniyor. 15 Eylül 2018, Cumartesi gününün ilk saatlerinde yüzlerce işçinin gözaltına alınmasının ardından bugün aralarında sendika yöneticilerinin de olduğu 24 işçinin tutuklanması ülkemizde adaletsizliğin geldiği boyutu gözler önüne seriyor. İşçilerin her birinin suç duyurusu niteliğinde olan taleplerinin karşılanmaması; Çalışma Bakanlığı başta olmak üzere devletin yetkili kurumlarının devreye girerek insanlık dışı çalışma koşullarına son vermemesi; işverenin hukuksuzluklarının soruşturulmaması ve bunun yerine çözüm olarak yüzlerce işçinin gözaltına alınıp 24’ünün tutuklanması ülkemizi yönetenlerin işçi sınıfının tamamına yönelik açık bir meydan okuması olarak tarihe geçmiştir. İş cinayetl... Read more

Gazeteci Deniz Yücel M100 Medya Ödülü'nü aldı

Gazeteci Deniz Yücel M100 Medya Ödülü'nü aldı

Türkiye'de bir yıl cezaevinde kaldıktan sonra Şubat ayında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan ve Almanya'ya dönen gazeteci Deniz Yücel, Salı akşamı Potsdam'da düzenlenen törenle M100 Medya Ödülü'nü aldı. M100 Danışma Kurulu Başkanı ve Potsdam Belediye Başkanı Jann Jakobs, törende yaptığı konuşmada Deniz Yücel'in mesleğinde göstermiş olduğu “cesaret” nedeniyle bu ödüle layık görüldüğünü söyledi. Yücel'in “sağlam temeller üzerinde korkusuzca” haber yazdığına işaret eden Jakobs, “Otokratlar ve popülistlerin özgür ve açık bir toplumun değerlerini tehdit ettiği” bu dönemde, Deniz Yücel'in bu tutumunun "büyük cesaret” gerektirdiğine dikkat çekti. Törendeki konuşmalarda basın özgürlüğünün evrensel bir değer olduğuna dikkat çekilirken, Türkiye'deki basın özgürlüğü ihlalleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya'ya yapacağı devlet ziyareti de gündeme geldi. Lindner'den Erdoğan'ın Almanya ziyaretine eleştiri Törende konuşma yapan Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Başkanı ... Read more

Hak talebine Tutuklama

Hak talebine Tutuklama

        Kötü çalışma koşullarını protesto ettikleri için 15 Eylül gece yarısı baskınıyla gözaltına alınan 400'den fazla işçiden bir kısmı emniyette serbest bırakıldı, hâlâ gözaltında tutulan işçiler savcılık sorguları için ikişerli gruplar halinde Gaziosmanpaşa (GOP) Adliyesi’ne getirilmeye başlandı. Adliyeye getirilen 43 işçiden 15'i adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakılması istendi, 28 işçi ise tutuklama talebi ile Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.Mahkeme 24 kişiyi tutuklarken 19 kişiyi ise adli kontrol uygulanmasına karar verdi. Kötü çalışma koşullarını protesto etmek amacıyla 14 Eylül’de eylem yapan 3. Havalimanı işçileri, aynı gece koğuşları basılarak gözaltına alınmıştı. Gözaltındaki işçilere, “2911 muhalefet”, “Çalışma hürriyetinin ihlali”, “Kamu malına zarar vermek”, “Halki kin nefret düşmanlığa tahrik etmek”, “Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması”, “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlamaları yöneltiliyor. İşçilerin aileleri ve HDP Milletvekill... Read more

Türkiye'den Almanya'ya yüzlerce yakalama talebi

Türkiye'den Almanya'ya yüzlerce yakalama talebi

Alman Adalet Bakanlığı Sol Parti'nin soru önergesine verdiği yanıtta, Türkiye'de 2016 yılındaki darbe girişiminden bu yana Alman Emniyet Teşkilatı'na yapılan arama ve yakalama başvuruları hakkında bilgi verdi. Adalet Bakanlığı'nın verdiği yanıtta, Türkiye'nin darbe girişiminden bu yana Alman Emniyet Teşkilatı'na 848 kez Interpol aracılığıyla arama ya da yakalama başvurusu yaptığı belirtildi. Türkiye'nin Interpol aracılığıyla Almanya'ya yaptığı başvuruların 791'inde tutuklama talep edildiği, 57 vakada ise sadece ilgili kişinin ikamet adresinin tespit edilmesi başvurusunda bulunulduğu kaydedildi. Alman Adalet Bakanlığı Almanya'nın Türkiye'nin taleplerini ne ölçüde yerine getirdiği konusunda ise bilgi vermedi. Adalet Bakanlığı soru önergesine yanıtında, "Federal hükümet bu konuda istatistik paylaşmamaktadır" ifadesine yer verdi.  Bakanlık soru önergesindeki, "Adalet ve Dışişleri Bakanlıklarının kaç vakada ilgili kişilerin siyasi görüşleri nedeniyle baskıya maruz kaldığı ve bu yolla Int... Read more

TOPRAKLAMA ÖLÇÜM, DENETİM VE RAPORLAMA İŞLERİ EHİL OLMAYANLA…

TOPRAKLAMA ÖLÇÜM, DENETİM VE RAPORLAMA İŞLERİ EHİL OLMAYANLARCA YÜRÜTÜLÜYOR… BAŞKENTGAZ PROTOKOLE UYMUYOR… CAN VE MAL KAYIPLARI YAŞANMAMASI İÇİN UYARIYORUZ!

EMO Ankara Şubesi ile BAŞKENTGAZ arasında imzalanan “Test, Ölçüm ve Kontrol Hizmetleri Protokolü” gereği doğalgaz tesisatında topraklama bu konuda uzman mühendisler tarafından yapılması gerekmektedir. İnsanların mal ve can güvenliği için gerekli bir işlem olan doğalgaz tesisatında topraklama işlemi ne yazık ki BAŞKENTGAZ’ın protokole uymaması ve gerekli denetimleri yapmaması nedeniyle uygulanmamakta. Gerekli eğitimi almamış yetkili mühendisleri tarafından yapılmayan doğalgaz tesisatında topraklama işlemi can ve mal güvenliği için büyük tehlike oluşturmakta. Topraklama ölçüm, denetim ve raporlama faaliyetlerinin ehil olmayan kişi ve kuruluşlar eliyle yürütülmesi beraberinde can ve mal kayıplarının oluşmasının önünü açacaktır. 25.04.2013 tarihinde 28628 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Madde 2.3 Tesisatlar bölümünde Madde 2.3.2 de “Elektrik tesisatı, topraklama tesisatı, paratoner tesisatı ile akümülatör ve transform... Read more

2017'de her beş saniyede bir çocuk öldü

2017'de her beş saniyede bir çocuk öldü

BM Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) Salı günü açıkladığı 2017 yılı raporuna göre geçen yıl dünya genelinde 15 yaşın altında toplam 6 milyon 300 bin çocuk yaşamını yitirdi. Bu çocukların büyük bölümü beş yaşın altında. Rapora göre geçen yıl beş yaşın altında 5 milyon 400 bin çocuk, 5-15 yaşları arasında ise bir milyon çocuk hayatını kaybetti. 1990 yılında beş yaşın altında ölen çocukların sayısı 12 milyon 600 bindi. UNICEF raporunda, "Bu rakamlara göre her beş saniyede bir çocuk öldü" tespiti yapıldı. UNICEF Veri, Araştırma ve Politika Bölümü Direktörü Laurence Chandy, "1990 yılından bu yana çocukların yaşam şansını artırmak için kayda değer ilerlemeler kaydettik. Ancak milyonlarca çocuğun yaşamı hangi ülkede ve nasıl koşullarda doğduklarına bağlı" dedi. 2030'a kadar çocuk ölümleri artabilir Chandy açıklamasında, "Önlemler artırılmazsa bugünden 2030 yılına kadar beş yaşın altında 56 milyon çocuk ölebilir. Bunların yarısı yeni doğan bebekler olur" uyarısında bulundu. BM yetkilisi ço... Read more

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir.  Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak Ortaokulu'nda okudu.Lise'yi okumak için Esrefpada L... Read more

FACEBOOK SAYFAMIZ