Özgürlük

TRUMP SAVAŞ İSTİYOR SHAHED GHOREISHI

John Bolton'u ulusal güvenlik danışmanlığına getirmek, Trump'ın önlemek için söz verdiği savaşlara hazırlandığını gösteriyor.

John Bolton, 22 Şubat 2018'de Maryland National Harbor'daki Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı'nda konuşurken. Alex Wong / Getty
 
Geçtiğimiz Perşembe günü, Cumhurbaşkanı Trump, tercih edilen kabineyi tamamlamaya bir adım daha yaklaştı. Trump'ın sıkıcı olduğunu söylediği General H. R. McMaster'ın yerine ulusal güvenlik danışmanı olarak ultra-şahin John Bolton getirildi. Bu, Pamela Geller'ın Başkan Obama hakkındaki nefret dolu kitabı için kalem oynatan, İran'ı nükleer silahla vurması için İsrail'e çağrıda bulunan, ABD'nin İran ve Kuzey Kore'yi bombalamasınd ısrar eden, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'nın kadın çalışanını taciz eden, Ulusal Tüfek Birliği adına Rus vatandaşlarının daha fazla silahlanma haklarını savunan ve hala Irak savaşını savunan aynı John Bolton'dur. Devam da edebilirdim.
 
Trump'ın diğer atamaları da benzer özelliklere sahiptir. Dışişleri Bakanlığı'nı devralmaya hazırlanan Mike Pompeo, İran'ı İslam Devleti ile kıyasladı ve "Amerika'yı yıkma niyeti" olan "eşkiya bir polis devleti" olarak nitelendirdi. CIA'yı devralmaya hazırlanan Gina Haspel Bush yönetimi altında tutuklulara işkence etmesiyle tanınıyor. Yıllar sonra işkence kayıtlarını bile yok etti. Bu arada John Kelly Beyaz Saray genel sekreteri olarak rizikolu bir konumda kalır. 
 
Bu takım kötülük çetesini oluşturur. Destekledikleri diplomasi karşıtı, işkence ve savaş yanlısı inisiyatifler sayısız cana mal oldu ve ABD'nin ulusal güvenlik ve uluslararası saygınlığı zararına Orta Doğu'da istikrarsızlık yarattı. İlaveten, Bolton ve Pompeo'nun ülkede bölünmeyi teşvik eden nefret gruplarıyla bağlantıları var(Trump'ın onları sevmesine şaşmamalı). Ayrıca, Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Nikki Haley ve CIA’nın İran operasyonlarının başı olan Michael D’Andrea dahil olmak üzere başlangıç atamaları bu aynı çeteye mensuplar.
 
Yaklaşan üç tarih muhtemelen Trump'un bu hızlı değişiklikleri yapmasını teşvik etti.
 
KUZEY KORE VE İRAN
 
Trump, önümüzdeki Mayıs ayında Kim Jong-Un ile doğrudan görüşecek. Trump’ın kabinindeki değişiklikleri zaman yaklaştıkça hazırlıklara gölge düşürdü. Ancak, değişiklikler tesadüf değildir. Trump, başkanlığının başlangıcından beri Kuzey Kore'ye karşı savaş dilini kullanmıştır.
 
Yanına kendine benzeyen dışişleri bakanı ve ulusal güvenlik danışmanı alarak Kim Jong-Un'a maksatlı bir işaret gönderiyor. Trump baş diplomatı oynasa bile, karşı bir güç olarak tehdit edici mevcut kabine üyelerine hala sahip. Ancak, birçok analistin tekrar ettiği gibi, müzakerelere bu kadar yüksek düzeyde bir başlangıç yapıldığında, Trump-Kim tartışmaları başarısız olursa diplomasiye başvurmak için çok az yer kalıyor. Bolton böyle bir durumda bir sonraki hamleye geçmek ve agresif bir duruş sergilemek için ideal bir insan olacaktır. Başkanın kendi partisindeki bazıları savaşın sonuçlarını ya da sınırlı bir saldırının sonuçlarının iyiye delalet olmadığını, müzakere başarısız olsa da(ya da gerçekleşmese de), umursamıyorlar. 
 
İran'ın nükleer anlaşması endişe verici başka bir durum. 12 Mayıs'ta Trump, anlaşmanın yeniden onaylanıp onaylanmayacağına karar vermelidir. Anlaşmanın uygulanmasını denetlemekle görevlendirilen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, İran'ın uluslararası toplumun yararına anlaşmaya uyduğunu söyledi. Bu arada, Avrupalılar ve İranlılar, Washington’un anlaşmayı yırtıp atma tehditleriyle ilgili olarak hayal kırıklığına uğradılar. Avrupalılar, İran'ın balistik füzelerine ilişkin ilave madde eklemeyi teklif ettiler, ancak İranlılar buna sahip değillerdi. İran, Trump'ın savaş diline kabahati atan yabancı şirket ve bankaların yatırım yapmaması yüzünden öfkelidir.
 
Yakın zamanda Bolton'un işe alınması, ABD’nin saldırgan görüntüsünü ikiye katladığının işaretini İran'ın liderlerine gönderiyor. Bu kastendir. Trump ya İran'ı anlaşmadan çekilmesi için provake ediyor -böylece suçlamaları Washington'dan uzaklaştırıyor- ya da anlaşmanın doğrudan ihlali ve dolayısıyla anlaşmayı öldürerek Mayıs ayında yeni yaptırımlar eklemek istiyor. Her iki durumda da Bolton’un varlığı, ABD’nin müttefiklerini ilgilendiren bir çatışma ihtimalini artırıyor.
 
İran'ın bazı bölgesel düşmanları bir Amerikan müdahalesini destekleyeceklerdir. Bolton'un duyurulması ile ölümcül Yemen müdahalesinden sorumlu şahin Suudi veliaht prensi Muhammed bin Salman'ın Washington ziyaretinin çakışması büyük olasılıkla bir tesadüf değil.
 
KASIM
 
Her şey Kasım ayına işaret ediyor. Başkan ve Cumhuriyetçi Parti, seçim akşamı "mavi bir dalga"nın acısını çekmelerinin olası olduğunu biliyorlar. Bu, Trump’ın son hareketlerine ilham veren üçüncü tarihtir.
 
Başkan özünde bir şovmendir. İçerikten çok aldatıcı bir görüntüdür. Trump'ın, mavi bir dalgaya karşı tepki ya da onu engelleme olarak İran ve Kuzey Kore ile gerilimi tetiklemesi olasıdır. Elbette, Trump'ın herhangi bir büyük müdahale için Kongre'nin pek mümkün görünmeyen onayına ihtiyacı olacaktır, ancak müdahalenin usullere uygun bir silahlı çatışma olması gerekmez. Siber alemde de olabilir. Ya da daha az kongre gözetimi gerektiren gizli bir şey de olabilir.
 
Kampanya sırasında, Trump, “felaket” dediği Irak savaşına karşı olduğunu söylemekten hoşlanıyordu. Görünüşe göre Bolton ile yapılan görüşmelerde Trump, “hiçbir savaşa başlamayacağına” dair ona söz verdirdi. Ancak, bölgede “harcanan trilyonlarca dolara ve binlerce can kaybına” rağmen Büyük Orta Doğu için Amerika'nın savaşına devam eden yine bu aynı Trump.
 
Başkanın birçok özelliği var, ama tutarlılık bunlardan biri değil. Pompeo ve Bolton'u bu kadar büyük iktidar koltuklarına oturtmak, Trump ve onun kötü adam çetesinin kaçınmaya söz verdiği çatışmalara hazırlandığını gösteriyor.
 
*www.jacobinmag.com sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir. 
 (ÖZGÜRLÜK)

 
 

 

FACEBOOK SAYFAMIZ

 

                                                           TWITTER SAYFAMIZ
                                                                                 ÖZGÜRLÜK @ozgurlukde