Özgürlük

AMAZON'UN AÇLIK OYUNLARINI BİTİRME

 
 
MEAGAN DAY
 
(Ç.N.: Vergi teşvikleri bahane, asıl işçi sömürüsü şahane!)
 
Amazon gibi cezbeden şirketler, yüksek vergi kaçırmalar ile şehirleri yoksullaştırıp kamu hizmetlerinden mahrum bırakmaktadırlar. Bir kalemde buna bir son vermeliyiz. 
 
 
Amazon, ikinci kurumsal yerleşkesi, hanidir bilinen adıyla "HQ2" için bir yer arıyor - ve şirket, vergi teşvikleri ve destekleme paketleriyle multi milyar dolarlık şirkete aleni olarak fayda sağlamaya yerel hükumetleri davet ederek arayışını gerçeküstü büyük bir gösteriye dönüştürüyor. Kamu görevlileri bayıla bayıla işbirliği yapıyorlar - hatta bir keresinde, şehirlerinin ismini "Amazon" olarak değiştirmeyi teklif ettiler - Amazon'un yoluna milyar dolarlık vergi indirimlerini sermek için seçildikleri takdirde.
 
Elbette bu halkın parası, aksi takdirde yoksa okullar ve sağlık hizmetleri gibi hayati önemde hizmetlere gidebilir.
 
Amazon ödüllü reklam kampanyası etrafında bu kadar çok tanıtım ile yorumcular, ultra zengin şirketlerin halkın parasını ısrarla istemesinin ve politikacıların bu parayı verme istekliliğinin acayipliğine her zamankinden daha çok uyum sağlıyorlar. Özel sektörün halkın üç kuruş parasına göz dikmesi ile ilgili ne düşündüklerini ortalama bir ilericiye sorun ve muhtemelen size yasadışı olması gerektiğini söylerler.
 
Hangisi şu soruyu soruyor: Neden seçilmiş liderlerden hiç biri çıkıp da bunu yasadışı ilan etmiyor?
 
ŞEHİRLERİN AÇLIK OYUNLARI
 
Eyaletlerarası şirketlere teklif verme savaşı ile ilgili değişen bir şey yok, ancak Amazon tarafından yapılanların birkaç ayırt edici özellik geçen sonbaharda duyurulduğunda dikkat çekti. Bir kere, aşırı reklamı yapıldı ve her bölgeye açıktı. Ki, enteresan bir merak ve medya ilgisi uyandırarak, toplamda 238 olan, çekişen jokerleri ve mücadeleyi kaybedecekleri cesaretlendirdi. Amazon, sürecin reklamını yaparak bu yarışma ortamını dikkatlice yaratmaya uğraştı. Milyonlarca insanın uyum sağlamasını garanti ederek, ülke nüfusunun yüzde 28'inin evi olan, neredeyse ülkenin tüm büyük şehir alanlarını kapsayan şehirlerin "son listesi,"  hiç de kısa değildi. Ve Amazon, kazanan şehre elli bin kişiyi işe alma sözü verir. Yerleşkenin yapılacağı şehir hangisi olursa olsun durmadan değiştirileceği çok açık. 
 
Ocak ayında HQ2 son listesini oluşturan şehirler Amazon'a en çok istediği şeyi sunarak orada yerlerini aldılar: büyük vergi indirimleri ve tamamen peşin kamu parası. Her ne kadar mevcut bilgiler taslak olsa da, bunların tümü eşi görülmemiş vergi eşantiyonlarına işaret etmektedir. St Louis ve Southern Illinois, 7,1 milyar dolarlık birleşik bir teşvik paketi sundular ve hatta son listede yer almadılar. Newark'ın teklif paketi yaklaşık 7 milyar dolar değerindeydi ve Maryland'ın teklifi birleşik olarak 3 milyar dolarlık vergi indirimi ve 2 milyar dolarlık eyalet ve yerel ulaşım ve altyapı yatırımları idi. ("Tüm uygulanabilir işler için bu bir açık çektir," dedi vali.) Kıyas için, Tesla'nın Reno'daki fabrikası için yaptığı anlaşma 1,3 milyar dolardı.
 
Bu medya gösterisinin amacı, projenin yanıltıcı reklamını yapmak, hisseleri yükseltmek, rekabeti güçlendirmek ve Amazon uğruna şehirlerin kendilerini küçük düşüren istekliliğini arttırmaktır. Şimdi, son listeyi yayımlayarak şirket, bundan sonraki seçme sürecinin gizli olarak yürüterek, saklı olacağını duyurdu. Şirket desteklemeleri araştıran bir sivil toplum kuruluşu olan Good Jobs First'den Greg LeRoy, “Alay eder gibi,” diyor. “Amazon bu genel çağrıyı yayınladı ve bu çılgınlık meydana geldi, ancak daha sonra tüm teklif verenlerin isimlerini açıklamadı. Her iki olanağı da eli altında tutmak istedi: bu ele geçmiş medyanın akli dengesini yitirmiş kısmı tarafından oluşturulan baskıya ve uzaktan kumandalı mühürler gibi hareket eden ve sonra arka odaya geçip anlaşmayı mühürleyen tüm politikacılara sahip olmak istedi.
 
 
HAYBEDEN PARA
 
Uzun zamandır sofistike bir vergi teşviki departmanına sahip olan Amazon gibi akıllı bir şirket, şehirleri birbirine nasıl düşüreceğini böylece anlaşma için fazladan para koparacağını bilir. Ve bir şehir şirket yerleşkesinin değerini yüksek tuttuğunda, bu para bir defaya mahsus olarak halkın cebinden çıkmaz - arkası devamlı gelir.
 
"Bedavaya büyüme diye bir şey yok," diyor LeRoy, diğer bir deyişle, "Ya Amazon neden olduğu büyümenin masrafını öder ya da fatura herkese çıkar." Bir örnek, Tesla’nın Reno’daki anlaşması. Şirket bu bölgede çok fazla büyümeye yol açıyor, diyor LeRoy, ancak aldıkları vergi kesintileri nedeniyle bu masrafı karşılamıyor. 
 
Bir diğer örnek ise, General Electric'in merkezinin ve hayli yüksek maaşlı şirket çalışanlarının yakın zamanda yer değiştirdiği Boston'dur. "Bir çok insan söylemiştir, biliyorsunuz, zaten burada uygun fiyatlı konut krizimiz var," diyor LeRoy. "Konut piyasasının en üst düzey insanlarını bu pazara sokacaksınız, bu işleri daha da kötüleştirecektir." Aşırı kalabalık konut pazarı, evsizlik ve kalabalık taşıma gibi artan sorunlarla ilgilenmek için cepten ödeme yapması gereken şehir üzerinde büyük bir finansal yük olabilir. Bu arada, sorunlara neden olan şirket, ilk etapta orada yer alan vergi indirimleri nedeniyle fon akışına katkıda bulunmaz. Eğer kamu görevlileri bu gibi anlaşmalarda kendilerine fazla güvenirlerse-ki, sık sık böyle yaparlar- şirket istediği gibi at koşturur ve iki paralık edilmiş kamu hizmetlerini ve yüksek vergileri herkes yüklenir. 
 
Fakat belki de tüm bunların en acımasız tarafı, nihai analizde şirketlerin kararlarını aslında şehirlerin ayaklarına serdikleri vergi teşviklerine dayanarak vermemeleridir. Amazon gibi bir şirket için en önemli değişken, bir şehrin mevcut işgücü piyasasıdır. Tüm kozları ellinde tutuyormuş gibi kasılmalarına rağmen, şirketler çoğunlukla işçilerin olduğu yere gitmek zorundadırlar. LeRoy, “Eğer elli bin çok zeki kişi istihdam edecekseniz ve ayrıca insanları çiğneyerek ve tükürüp atarak yapılan aşırı yüksek bir ciro ile ünlüyseniz, pazarlama ve tasarım ve hukuk ve muhasebe vb. konusunda eğitimli çok sayıda insanın olduğu gerçekten büyük bir iş piyasasına ihtiyacınız var," diyor. Özellikle de maksimum sayıda üniversiteye ait uzmanlık okullarına ve çalışanlarını kapabileceğiniz hali hazırdaki şirket merkezlerine yakın bulunmanız gerekmektedir.
 
LeRoy, büyük şirketlerin maliyet yapılarının yüzde 98,2'sini yerel ve eyalet vergilerinin oluşturmadığını belirtiyor. Şirketler, vergi teşvikleriyle etki edebilecekleri yüzde 1,8'de fark yaratmak için çok hevesli olabilirler, ancak nihayetinde verdikleri karar diğer faktörlere dayanır. Şirketler, nihai karara çok fazla etki etmese de,  çekişen şehirlerden ekstra para sızdırmak için kamusal rekabetin heyecan yaratan atmosferini kullanabilirler. "Sistem, herhalükarda yapacakları şeyi yapmak için onlara havadan para elde etme olanağı veren bu tür bir biçimde gelişti," diyor LeRoy. "sistemi parmaklarında oynatıyorlar."
 
İlkesiz kamu görevlileri bu şirket oyunlarında tongaya bastıklarında, seçmenlerinin geçimlerini tehlikeye atarlar ve şehir ve eyaletlerinin ekonomik kaderiyle kumar oynarlar.
 
 
SEÇKİNLERİN FİKİR BİRLİĞİ
 
Bu yarışın alttakilere rağmen nasıl ilerleyebildiğini hayal etmek zor değil. Meclis, eyalet hükumetlerinin diğer eyalet hükumetlerine karşı teklif yarışmalarına katılmalarını yasaklayabilirdi. Federal hükumet, diğer eyaletleri işleri kapmak ya da teşvik paketlerini açığa vurmakla tehdit eden vali ve belediye başkanlarının bütçelerini kesebilirdi. LeRoy bile, Trump'ın seçim kampanyası gezisinde yaptığı gibi, bu tür bir çekişmeyi eleştirmeden uygun bulan bir başkanımız olmadığında daha gelecek vaat eden bir bakış, yürütme emri ile eyaletler arasındaki savaşa müdahale etmenin mümkün olacağını düşünüyor.
 
Fakat bu konuda birlik olmuş bir şirket dünyası ile aşağı çeken rekabeti devam ettirme lehine çift taraflı bir fikir birliği var gibi görünüyor. 2006 yılında Yüksek Mahkeme önüne getirilen DaimlerChrysler Corp. v. Cuno örneğini ele alalım. Bu davada, vergi mükellefleri, bir Jeep fabrikasının yerini değiştirmesi üzerine Chrysler şirketine Ohio eyaleti tarafından sunulan teşviklere meydan okumaya çalıştılar. Dava sıradan Amerikalılar için zar zor haber oldu, fakat büyük oranda şirketlerin geri püskürtülmesini sağladı. 
 
LeRoy, "Davadaki davacılara karşı bilirkişi raporlarını sadece dosyalamak için K Caddesi'nde iki şirket güç birliği oluşturdu," diye hatırlıyor. "Davacılara karşı otuz yedi eyalet, neredeyse her eyaletin birlikleri ve yerel seçilmiş memurları ve çok sayıda şirket ve ticaret birlikleri bilirkişi raporlarını dosyaladı." LeRoy’un örgütü, vergi mükelleflerine verdikleri destek ile davaya burnunu sokan  bir avuç kar gütmeyen derme çatma sivil toplum kuruluşundan biriydi. Dava teknik detaylar yüzünden reddedildi, ancak Meclis'teki kanun yapıcılar, eğer şirketleştirilmiş Amerika'ya ters bir durum olursa Yüksek Mahkeme'nin kararını baltalayacak yasalarla iddialara göre tetikte bekliyorlardı.
 
Sonuç olarak, politikacılar sessiz kaldılar. LeRoy, “Bu davada herhangi bir liderlik yapmamıştık,” "Ulusal Valiler Birliği ya da Uluslararası Ekonomik Gelişme Konseyi ya da Ulusal Şehirler Birliği ya da US Belediye Başkanları Kongresi ya da Eyalet Parlamentoları Ulusal Konferansı sayesinde". Son zamanlarda, davanın peşine takılan ve protesto olarak istifa eden North Carolina'da bir eyalet yüksek mahkemesi yargıcını bir tek hatırlıyor.
 
Birkaç fenomen, her iki tarafın da üstü kapalı onayları ile, şirketlerin önünde secdeye kapılan sefil yereller arasındaki tahrip edici rekabet görüntüsünden daha iyi neoliberal distopyamıza örnek teşkil eder.
 
*www.jacobinmag.com sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir.

FACEBOOK SAYFAMIZ