Özgürlük

ULUSLARARASI KADINLAR GÜNÜNÜN SOSYALİST KÖKLERİ

 

 

CINTIA FRENCIA / DANIEL GAIDO

 

(Ç.N.: Dikkatleri, asıl olmasından korkulandan olması istenilen tarafa çekmek ve bilinçleri gerçeğin özünden algılanılması istenen görüntüye çevirmek için kimlik temelli siyasetlerin zihinleri tam da egemen sınıfların arzuladığı şekilde bulandırdığı günümüzde unutulan, erkek egemen dünyada kadınların bir ezilen sınıflar ve işçi sınıf bileşeni olduğudur. İşte tam da bu nedenle, hak arayışındaki kadınların önlerine sunulan kendi kimliklerini öne çıkarma mücadelesi, kurtuluşa bir kapı aralayacağı yanılsaması içinde biçimsel demokratik hakları ana hedefe koyan kadınların kapitalizm tarafından en ağır koşullarda sömürüldüğü gerçeğini gizlemeye hizmet eder. Kadınların en büyük ezilen sınıflar bileşeni olarak tek kurtuluşu sınıfların, bu devletin, bu aile kurumunun ve tüm bu üst-yapı kurumlarının ve altyapının ortadan kalktığı toplumsal bir düzendir. Özgürlüğün tek yolu, sınıfları ortadan kaldırma mücadelesidir.)

 

Baştan itibaren Dünya Kadınlar Günü, emekçi kadınları kutlamak ve kapitalizmle savaşmak için bir vesile oldu.

 

Uluslararası Kadınlar Günü'nde, 1917'de Rusya, St Petersburg'da gösteri yapan kadın işçiler.

 

1894'te Clara Zetkin, Alman feminizminin anaakımına karşı polemik yürütmek için üç yıl evvel kurduğu Sosyal Demokrat kadın dergisi Die Gleichheit'in(Eşitlik) sayfalarını kullandı. “Burjuva feminizmi ve proleter kadınların hareketi, temelde iki farklı toplumsal harekettir,” diye Zetkin yazdı.

 

Zetkin'e göre, burjuva feministler, kapitalizmin varlığını sorgulamaksızın, kendi sınıflarının erkeklerine karşı ve cinsiyetler arası bir mücadele yoluyla reformları zorladılar. Buna karşın, emekçi kadınlar, sınıfa karşı bir sınıf mücadelesi vasıtasıyla ve kendi sınıflarının erkekleriyle ortak bir kavgada kapitalizme üstün gelmeye çalıştılar.

 

1900'e gelindiğinde, Alman Sosyal Demokrat Partisi'ndeki (SPD) kadınlar, proleter kadın hareketinin tüm hararetli sorunlarının tartışıldığı konferansların olduğu parti kongrelerinin hemen öncesinde yılda iki kez konferanslar düzenliyorlardı. Bu ideolojik ve örgütsel güç, Alman Sosyalist çalışan kadın hareketini Uluslararası Sosyalist Kadın Hareketi'nin omurgası haline getirdi.

 

1907'de Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı, "politik haklarından yararlanmaktan işçi sınıfı üyelerini alıkoyabilen mülkiyet, vergi, eğitim vasıfları ve hiç bir engel olmaksızın kadınların genel oy hakkı"nı asıl talepleri olarak beyan ederek, ilk buluşması için Almanya, Stutgart'ta toplandı. Delegelerin ısrar ettiği hak için mücadele, "kadınların burjuva hareketiyle birlikte değil ama sosyalist partilerle yakın ilişki içinde" yürütülmelidir.

 

Üç yıl sonra Kopenhag'da düzenlenen bir sonraki Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansına davet, proleter sınıf mücadelesine aynı bağlılığı sergiledi: "sınıf mücadelesi temelinde ısrar eden tüm emekçi kadın örgütlerinin yanı sıra sosyalist parti ve sosyalist kadın örgütlerini bu konferansa delegelerini göndermeye davet ediyoruz."

 

Kopenhag'daki İkinci Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı için yapılan çağrı.

 

Atlantik ötesi iyi dostlar arasındaydı. Bir önceki yıl ABD'deki sosyalist emekçi kadınlar 28 Şubat'ı "Kadınlar Günü" olarak belirlediler - Kopenhag Konferansı, "etkinlik düşmanlarımızın dikkatini uyandırdı," diye sonraki yıl bildirdi. 

 

Amerikan yoldaşlarını örnek alarak takip eden Alman delege Luise Zietz, her yıl kutlanması için "Uluslararası Kadınlar Günü"nün ilanını teklif etti. Zetkin, on yedi ülkeden yüzlerce kadın delege ile birlikte öneriye destek verdi.

 

Kadın Günü kararı okundu:

 

"Kendi ilgili ülkelerinin proletaryasının politik ve sendikal örgütlerinin sınıf bilinciyle mutabık tüm ulusların sosyalist kadınları, her şeyin ötesinde kadın oy kullanma hakkının propagandasını destekleyen özel bir Kadınlar Günü(Frauentag) düzenlemelidir. Bu talep, sosyalist düşünceye göre, tüm kadın sorunları ile bağlantılı olarak tartışılmalıdır."

 

Delegeler için, "sosyalist düşünce"yi destekleme, sade kadın oy kullanma hakkını değil aynı zamanda çalışan kadınların çalışma hukukunu, annelere ve çocuklara sosyal yardımı, bekar annelere eşit muameleyi, kreş ve anaokulların teminini, bedava yiyecek dağıtımını ve okullarda bedava eğitimi ve uluslararaası dayanışmayı destekleme anlamına gelir.

 
Basitçe belirtmek gerekirse, Uluslararası Kadın Günü ta en başından bir Emekçi Kadınlar Günü'dür. Birincil hedefi kadınlara genel oy hakkı kazandırma olsa da, özlemleri çok daha büyüktür: kapitalizmin yıkılması ve sosyalizmin zaferi, işçilerin ücret köleliğini ve kadınların ev köleliğini eğitim ve bakım çalışmalarının toplumsallaşmasıyla ortadan kaldırıyordu.
 
İLK ULUSLARARASI KADINLAR GÜNÜ
 
İlk Uluslararası Kadınlar Günü 8 Mart'ta değil, 19 Mart 1911'de kutlandı. Bu tarih, 1848'de Berlin'de gerçekleşen devrimi anmak için seçildi - bir gün önce, Mart 18, "Mart'ın ölmüş kahramanlarına" her yıl adandı.
 
Almanya'da, Kadınlar Günü'ne katılımı teşvik eden bir broşürün iki buçuk milyon kopyası basıldı ve dağıtıldı. Die Gleichheit(Eşitlik) kendi çağrısını yaptı: “Yoldaşlar! Emekçi Kadınlar ve Kızlar! 19 Mart sizin gününüz. Sizin hakkınız. Sosyal Demokrasi, örgütlü emek talebinizin arkasında duruyor. Tüm ülkelerin sosyalist kadınları sizlerle dayanışma içindedir. 19 Mart sizin zafer gününüz olmalıdır!"
 
Die Gleichheit (Eşitlik) nüshası, 19 Mart 1911'de Uluslararası Kadınlar Günü kutlamaları için çağrıda bulundu.
 
"Kadınlara oy hakkına hücum," sloganları atarak, çoğunluğu ama sadece SPD'de ve sendikalarda örgütlenmiş bir milyondan fazla kadın toplumsal ve politik eşitlik talep ederek Almanya'da sokaklara döküldü. Hayatlarını etkileyen sorunların tartışıldığı, tek başına Berlin'de kırk iki tane olmak üzere, "geniş çaplı politik halk meclisleri" düzenlediler.
 
Dünyanın dört bir yanındaki emekçi kadınlar kendilerine bir gün ayırdılar. 1911'de Birleşik Devletler, İsviçre, Danimarka ve Avusturya'daki kadın işçiler, 8 Mart'ı Kadınlar Günü olarak seçti. Fransa, Hollanda, İsveç, Bohemya ve (en önemlisi) Rusya'daki destekçiler kısa süre içinde kendilerini kutlayanlar listesine ekledi.
 
8 Mart'ta Dünya Kadınlar Günü'nü kutlamak 1914 yılında dünya çapında uygulamaya geçti. Kırmızı bir bayrak sallayan siyah giymiş bir kadının olduğu "Kadınlar Günü / 8 Mart 1914- Kadınlara Oy Hakkı ile İleri" sözleriyle süslü ünlü bir simge olaya damga vurdu. I. Dünya Savaşı'na neden olmada isteriye kapılan Almanya'da  polis, posterin halka açılmasını veya dağıtılmasını yasakladı. Dördüncü Uluslararası Kadınlar Günü, üç ay sonra patlak verecek olan emperyalist savaşa karşı kitlesel bir eyleme dönüştü.
 
 
 
 
Üç yıl sonra, 8 Mart, Şubat Devrimi Rusya'yı sartığında(Julyen takviminde 23 Şubat, Gregoryen takvimde 8 Mart) yeni bir önem kazanacaktır. Rus emekçi kadınlar, isyanda lider rolü oynamaktadır. Bolşevikler de dahil olmak üzere her partinin muhalefetine rağmen, Uluslararası Kadın Günü gösterisini Petrograd'ın tüm işçi sınıfının sürüklendiği genel bir greve dönüştürdüler ve Rus Devrimi'ni dünyaya getirdiler.
 
SAVAŞ NELERE KADİR
 
Uluslararası Sosyalist Kadın Hareketi'nin gelişmesinde yeni bir dönemin başlatarak, Ağustos 1914'te savaş patlak verdi.
 
İkinci Enternasyonal - ve dolayısıyla Uluslararası Sosyalist Kadınların Hareketi de - şovenizme yenik düşerek, ulusal çizgilere kaydı. Almanya'da SPD (ve onun sendikası, Sendikalar Genel Komisyonu), “sosyal barış” politikasını benimsedi ve yasaklanan kritik gösteriler yaptı. Yasaklamayı delen ve Uluslararası Kadınlar Günü'nü kutlayanlar hukumet ve polisten baskı gördüler.
 
Kasım 1914'ün başlarında Clara Zetkin, “Bütün Ülkelerin Sosyalist Kadınlarına” yönelik bir konuşma yaptı ve burada savaşa karşı güçlü bir şekilde ve barış için kitlesel eylemler lehinde konuştu. Emperyalizme karşı bu muhalefetin bir parçası olan Zetkin, Nisan 1915'te üçüncü ve son Sosyalist Kadın Konferansı'nı topladı(Lenin, karısı Krupskaya ve Lilina Zinoviev'in de içlerinde olduğu Bolşevik heyetine eşlik etti.)
 
Emperyalist savaş etraflarını sardıkça, konferans uluslararası sloganı yayınladı: "Savaşa savaş". Gel gör ki, militarizme ilkeli muhalet zor bulunuyordu. Almanya'ya döndükten sonra, Zetkin manifestoyu yasadışı bir broşür olarak dağıtmaktan tutuklandı.
 
YILLIK HATIRLATMA
 
İkinci Alman İmparatorluğu'nun çöküşünden ve Kasım 1918'de Almanya'nın dört bir yanında işçilerin ve askerlerin konseylerinin oluşumundan sonra, burjuvazi bir tür demokratik karşı-devrimi gerçekleştirdi: kadınlara oy kullanma hakkı verdi, fakat denge parlamentosu ve Kurucu meclis sovyet işçi delegeleri ile Weimar'da toplandı.
 
Burjuvazinin yaptığı teklif Sosyal Demokrat lider Friedrich Ebert'in Weimar Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı(ve tarihçi Carl Schorske'nin ifadesiyle “Sosyal Demokrasinin Stalin'i”) olmasıydı. Sendika bürokrasisinin ve onun ellerinde, geçici bir talep olarak devrimci işçi hareketince benimsenen, kadınlara genel oy hakkı talebi sosyalist devrime engele dönüşüverdi.
 
Uluslararası Kadınlar Günü, proleter kadın hareketinin sol kanadından çıktığı için, SPD liderliği 8 Mart'ı kutlamayı da bıraktı. Kadınlara oy hakkı açılımı sonrasında tatil hedeflerine ulaşıldığını iddia ettiler.
 
Kendi tarafında, Komünist Parti Uluslararası Kadınların Gününü kutlamaya "İktidar Sovyetlere!İktidar Sosyalizme!" sloganları altında devam etti. Ve Haziran 1921'de Clara Zetkin resmi görevlendirdi. Moskova'da düzenlenen ve Zetkin başkanlığında düzenlenen İkinci Uluslararası Komünist Kadınlar Konferansı, gelecekte Uluslararası Kadınlar Günü'nün 8 Mart'ta dünya çapında kutlanacağını ilan etti.
 
O günden beri, Dünya Kadınlar Günü kutlamaları 8 Mart'ta dünyanın dört bir yanında gerçekleştirildi - çalışan kadınların devrimci potansiyelinin yıllık bir hatırlatıcısı olarak hizmet verdi.
 
*www.jacobinmag.com sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir.
 

FACEBOOK SAYFAMIZ