Özgürlük

BIRAKIN STAJYERLER TECRÜBE YESİNLER

 
 
BRADLEY BABENDIR
 
(Ç.N.: Böylesine, hem de en ufak detaylara kadar acımasız, bir sistem nasıl olabilir ve nasıl hala görmezden gelinebilir? Stajyerliği bile sömürü aracı yapan, stajyer gençlerin körpe bedenleri üzerinden vicdansızca kar sağlayabilen bir düzen. Üstelik tüm Dünyada...Türkiye'de ise bırakın para vermeyi, stajyerlerin çoğuna ücreti dayakla ödenir. Şaka bir yana, hem ruhsal hem de fiziksel şiddetin olduğu stajyer vakıaları rastlanılabilir bir durum; özellikle de meslek liselerinden, ellerini ovuşturan patronlar için adı bedavaya emek olan, zorunlu stajyerlik için gelen stajyerler için... Stajyerlere yapılan aşağılamaların biri bin para... 18 yaşında gençler daha yolun başında şirket zalimliğinin çarkları arasında düzen kölesi olmak için müdürleri, şefleri ya da ustabaşları tarafından bir güzel öğütülürler. Ardından gelen erkekler için zorunlu askerlik ise tuzu biberi olur. Başkaldırı ve isyan zihinlerden sökülüp alınır. Geriye kalan ise yaşayan bir ölüden farksızdır. Haftanın altı günü günde en az 10 saat kar üreten bir "yaşayan ölü"... Üzerine giyilmek üzere de din ve milliyetçilik kaftanı verilir aldatıcı büyüsüne kapılınan, gönüllerini okşayan, yalan yanlış bir kimlik ifade etme aracı olarak... Ve böylece sömürü devam eder; çığlıklar sessizleşir ve beklenen gelmez hiç bir zaman.)
 
Geçen aya kadar, neredeyse tüm ücretsiz stajyerlik teknik olarak yasa dışı idi. Artık, bedava emek isteyen patronlar için av mevsimi.
 
Üniversite kariyer fuarı. USF SLE / Flickr
 
Ücretsiz stajyerlik ayrıcalıklı kişiler için rekabetçi endüstrilere girişlerini sağlamlaştırmada daima bir fırsat olmuştur. Fakat yakın zamana kadar en azından dar bir faaliyet alanına sahip olmaları gerekiyordu. Bu yılın başında yapılan değişiklikler öncesinde, kar amacı güden şirketlerde ücretsiz stajyerliğin yasallığı, Çalışma Bakanlığı bilgi formunda yer alan altı kriterin tümüne uyuma bağlı olurdu. Aralarında en katı olanı, işverenlerin, "stajyer faaliyetlerinden anlık yarar" elde etmelerini imkansızlaştıran kural idi. Uygulamada bu kurallar nadiren yerine getirildi, fakat en azından ücretsiz stajyerlerin bir şirket için gerçek bir iş yapmak ile yükümlü olmadıklarını ve bazı durumlarda, işverenlerin stajyerliğin gerçekten de ayak bağı olduğu operasyonları için bunun mantıklı olacağını açıklığa kavuşturdu. Bunun altında yatan ilke basitti: emek özgür olmamalıdır.
 
Çoğunlukla işverenleri temsil eden Epstein Becker & Green adlı şirkette avukat olan  Paul DeCamp'ın Bloomberg'e geçmişte anlattığı gibi, "Eğer stajyer herhangi bir üretken iş yaptıysa, en azından kanunun sert yorumuna göre- bu çalışmanın ödenmesi gerekecekti." DeCamp'a göre, bu görüş saçmadır: onun ve temsil ettiği işverenler için, hizmet karşılığı ödeme gerektirme mantıksızdır, kendilerinin hak ettiğine inandıkları bedava emeğe bir engel. Artık değil, diyor yeni Çalışma Bakanlığı. 
 
8 Ocak 2018'de altı kriter yedi ile değiştirildi ve öncekinin aksine hepsinin yerine getirilmesi şartı aranmadı. Bunun yerine, bir stajyerliğin yasallığını belirleme peşinde kim koşarsa koşsun, her kriterin "ne ölçüde" geçerli olduğunu değerlendirmek ve duruma göre karar vermek zorunda olacaktır. Geçmiş kural, şirketlerin ücretsiz stajyerlerinden yararlanmasını önleyen kuraldır. En yakın kopyası, yasal bir ücretsiz stajyer çalışmasının, "yerine geçirmekten ziyade ücretli işçilerin işini tümlediğini," söyler. 
 
Değişiklikler, işverenlerin ücretsiz emeğe geniş erişimini sağlıyorlar. Bir anlamda, asgari ücretin de facto(fiilen) sıfıra indirilmesi. Bu, şirketler için işçilerinin üzerinden sağladığı büyük bir kazançtır. Genç bir kişi tarafından yasal olarak ücretsiz olarak yapılabilecek bir iş, bir şirketin artık birine bir şey yapması için para ödemesine gerek olmayan bir iştir.
 
Açık olmak gerekirse, bu eski kurallar altında zaten gerçekleşiyordu - kişisel tecrübelerimden biliyorum. Yarı-zamanlı bedavaya çalışmak için kaynakları ve yayıncılık sektöründe çalışma arzusu olan biri olarak, stajyerlik olmaksızın un ufak olacak olan yayıncı temsilciliğinde ücretsiz stajyerlik aldım. Müsveddelerin büyük bölümünü patronlarımız için okurduk ve onlara rapor tutardık. Telefonlara cevap verir ve onların kişisel ve kurumsal sosyal medya hesaplarını idare ederdik. Kitap raflarını temizlerdik. Ofiste sadece stajyerlerin olduğu günler vardı. Temsilcilerin çoğu nazikti, fakat bazısı ismimi bile bilmezdi. İşini elinden alabileceğimiz hiçbir ücretli çalışan yoktu çünkü aslında bir temsilci olmayan tek çalışan ofis yöneticisi idi. 
 
O zamanlar bu kesinlikle yasa dışı idi; pek açık olmasa da, belki hala yasa dışıdır. Fakat birbirine benzer küçük ve büyük oyuncular rutin olarak dal budak salmış dalavere içine girerken, bu yeni kuralların en ezilen işçiler adına iyi şeyler yapmasını ummak için bir neden yok ve onlar adına işlerin daha da kötüleşmesi için sebep çok.
 
Bu hikayeye üzüntü verici bir ilave de, kuralların değişikliğinin medyanın ilgisini neredeyse hiç cezbetmemiş oluşudur. Önceden bahsi geçen, sinsice bir zafer edasındaki Bloomberg makalesi ve sanayi hukuku websitesi olan The National Law Review'daki sütun dışında, konunun üstü örtüldü. Muhtemelen bu böyledir, çünkü, Trump yönetiminin diğer tüm ücret indirimlerinde olduğu gibi, bu değişlik, Trump yönetimlerinin her günkü çılgınlıkları hakkında çok daha fazla tıklamalara neden olan hikayelerinin akışının ortasında geldi. Ya da belki de gazete editörleri not almaya lüzum görmediler çünkü ücretsiz işin normalleştirilmesi şu anda üzerinde yükseldikleri endüstrilerinin temel kaynağıdır. Haber medyasının ödeme yapmamayı kucaklaması her tarafa yayılır çünkü ücretsiz stajyerlik önemli bir yapı taşıdır.
 
Örneğin, 2016 yılında Forbes'a göre 10.6 milyar dolar gelir elde eden ve 350'den fazla mülkiyete sahip olan Hearst Communications Cosmopolitan, Harper's Bazaar ve diğer yayınlardaki bir grup ücretsiz stajyerler tarafından açılan bir dava ile yıllarca mücadele etti. Aralık 2017'de şirket zafer kazandı. Gezici hakimin onayladığı bölge mahkemesi görüşü, stajyerlik "değişen miktarlarda yapıla yapıla alışılan işi içermek ve eğitimsel potansiyellerini en üst düzeye çıkarmak için daha ideal bir şekilde yapılandırılmış olabileceği ile birlikte," her halükarda yasal olduklarına hükmetti. Her iki durumda da, değişen kurallarla ilgili bilgilerle işçileri donatmayarak, şirketler, bıraktığı yerden devam etme sözünden biraz fazlası karşılığında daha da yetkilendirildi. 
 
Eski kuralların, neredeyse her ücretsiz stajyerliği işlevsel olarak yasadışı hale getirdikleri, çok sert oldukları doğrudur. Ama bu iyi bir şeydir. Kurallarla ilgili sorun, çok ileri gittikleri değil fakat ücretsiz işçi çalıştırmak için şirketlere hiç bir şekilde açık kapı bırakmamasıdır. Bu arada yeni kurallar, sadece zaman ve enerjilerini bedava vermeyi akla uygun hale getirenleri değil, aynı zamanda sıfır ücretle vazifelendirilen biriyle artık rekabet etmek zorunda kalacak işçileri de etkileyecektir. Son olarak, ücretsiz stajyerlik edinmeye gücü yetmeyenler için kötü haber; okulu bitirdikten sonra girilen hiper-rekabetçi iş piyasasında çok daha fazla aleyhte bir durumla artık karşılaşacaklar.
 
Tek kazanan sermaye.
 
 
*www.jacobinmag.com sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir.

FACEBOOK SAYFAMIZ