Özgürlük

OLİMPİYATLARIN DEMOKRASİNİN ALTINI OYUP İŞÇİLERİ SÖMÜRMESİNİN BEŞ ŞEKLİ

 
 
BY JONNY COLEMAN
 
Pyeongchang 2018 Kış Olimpiyatları'nın Pyeongchang Stadyumundaki açılış töreni sırasında patlayan havai fişekler,  9 Şubat 2018. (BRENDAN SMIALOWSKI/AFP/Getty Images)  
 
17 buzlu gün sürecek olan Pyeongchang'daki Olimpiyat Oyunlarını neredeyse yarıladık ve ABD medyasının ilgisi basmakalıp, önceden kestirilebilir ve eksiklerle dolu. Kore tarihi ve politikaları ile ilgili büyük ölçüde cahil olan Amerikan basın ağızları, bir taraftan Olimpiyat Köyündeki bir takım prezervatifler hakkında saçma hikayeler pompalarken, diğer taraftan da Kuzey Kore ve Rusya'yı şeytana dönüştürdüler.
 
Çoğu ana akım medyanın ilgisini çekmeyen şey, gerçek insan ve bu gibi mega etkinliklerin ekonomik maliyetidir. Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ndeki(IOC) karikatürümsü zalim kapitalistler utanıp sıkılmadan kanunların üstünde faaliyet gösteriyorlar ve tek amaçları sporculardan aşırı kar çıkarmak. IOC'nin uygulamaları doğrudan demokrasiye karşı çıkmaktadır; gelgelelim, Mike Trico gibi spor alimleri, küresel rekabetin dünyayı düzeltecek sihirli bir olay olduğuna sizleri inandıracak. 
 
Ne yazık ki, sihre inanmayan yetişkinler için Olimpiyatlar, akla gelebilir her açıdan çürümüştür.
 
 
1. Olimpiyatlar bir sömürü makinesidir.
 
Her modern Olimpiyat etkinliği, gençlik spor liglerindeki kıyımlardan tutun da ABD Olimpik sporcularına verilen asgari geçim sınırının altındaki maaşlara ve işçilerin seyahat ve konaklama harçlarının düzenli çalınmasına kadar her türlü işçi istismarını barındırır.
 
Bu arada, IOC, ABD Olimpiyat Komitesi ve halk, sporcuların güvenliğinden çok fazla endişe duyar gibi görünmüyorlar. Bu yılın ilk yarış günlerinden birinde, snowboardcular tehlikeli rüzgar koşullarında yarışmaya mecbur bırakıldıklarından şikayet ettiler. Ancak hiç bir şey yapılmadı, hatta ilk yedi yarışın altısı kazayla sonuçlandı.
 
Dahası, Kış Olimpiyatları doğal olarak daha zengin, beyaz sömürgeci ülkelerden gelen sporculara avantaj sağlar. Kış sporları eğitiminin ne kadar pahalı olduğunu ve çok az sporcuya para sağlandığını göz önüne alırsak, bağımsız araçlara sahip olmanın kişinin yarışma becerisini arttırdığı açıktır.
 
2. Olimpiyatlar yerel kaynakların saptırılmasıdır.
 
Dünyanın her kentinde ilgilenilmesi gereken Olimpiyatlardan çok daha üst düzey öncelikli şehir sorunları ve krizleri var. Ancak küresel spor etkinliği şehir kaynaklarını, kamu güveninden yoksun, her şehrin teklifini geliştiricilere ve özel çıkarlara yönlendiren IOC'nin ellerine bırakarak, emer. 
 
Olimpiyatlar genellikle evsizlik, ulaşım yetersizlikleri ya da ekonomik durgunluk gibi sorunlara perde arkası çare olarak satılır. Gelgelelim, Oyunların zenginlerden başka herhangi birinin kentsel yaşamını şimdiye kadar ileriye götürdüğüne dair bir kanıt bulunmamaktadır. Olimpiyatlar genelde beklemeksizin büyüme vaat ediyor, ancak eğer yerine getirirlerse, bu büyüme geçişe bağımlı olanları değil hiper-zenginleri kayırır. Londra 2012 Olimpiyatları, kent sakinlerinin ihtiyaçlarına öncelik vermek yerine, Olimpiyat turistlerine yardım etmek için toplu taşıma sisteminin büyük çaplı revize edilmesini uygun gördü.  Ortaya konan bu faal oyunu en son, hafif tren hattının etkinliğin olduğu gün sadece Super Bowl bilet sahiplerine erişilebilir olduğu Minneapolis'teki Super Bowl'da gördük.
 
3. Olimpiyatlar sayısız insanı evinden eder.
 
Kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Olimpiyat Oyunlarına hazırlanmak neden 10 yılı aşkın bir zaman alıyor?" Cevap, Olimpiyatların sadece yüzeysel olarak sporla alakalı olmasıdır. Oyunları yönlendiren gerçek itici güç, emlak spekülasyonun ve aşırı kar çıkarmanın bir birleşimidir. Olimpiyatlar şehirler aracılığıyla ticari büyümeyi, ulaşım ve hotel genişlemesini kabul ettirmeye yardım eder.
 
Naomi Klein'in "Şok Doktrini"nin bir parçası olarak adlandırdığı bu süreç, yalnızca doğal bir felaket yerine, şehirler, butik oteller ve Airbnb'ler ağına dönüştükçe her türlü tahliye ve yerinden etmeye zemin hazırlayan insan yapımı bir akıbettir. Olimpiyatlar milyonlarca insanı Rio de Janeiro, Londra, Sidney ve Atlanta'da yerinden etti  ve ayak bastığı her yerde bir felaket oldu.
 
Bu arada, Olimpiyatlar, insan ihtiyaçlarını karşılamaya yönelmekten daha çok devasa kaynak harcamaları getiriyor. Pyeongchang Olimpiyatlarına yaklaşık 10 milyar dolar üzerinde bir bütçe gideceği tahmin ediliyor. Tokyo Olimpiyatların(daha iki yıl var) bütçesi kabaca 8 milyar doları aşıyor.
 
4. Olimpiyatlar polis devletini güçlendiriyor.
 
Olimpiyatlar, yerel kolluk kuvvetleri ve ordulara güç, yetki ve teknoloji kullanmada büyük destek veriyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde Olimpiyat Oyunları, İç Güvenlik Departmanı'na yerel kolluk kuvvetleri ile işbirliği yapma yetkisi veren Ulusal Özel Güvenlik Etkinlikleri(NSSE) haline dönüşür. Olimpiyatlar ayrıca, bürolara güvenliği artırmak ve Oyunlar sırasında ve bir olayın nedeni olarak, eşi benzeri görülmemiş gözetleme ayrıcalıkları da dahil olmak üzere normal sivil özgürlükleri rafa kaldırma izni verir.
 
Pyeongchang'da olduğu gibi, çoğunlukla Oyunların kendileri, kökleri, faşist iktidarın gövde gösterisi olması için Hitler'in organize ettiği Açılış Serenomisi'ne kadar giden,  ordu ve devlet gücü teşhirine dönüşürler. Birçok durumda, Olimpiyat teklifi, vatandaşların protesto, toplama veya konuşma haklarını yasal olarak erteleyen maddeler içermektedir.
 
5. Olimpik menfaat sahipleri yaşayan en kötü, en çürümüş insanlardan bazılarıdır.
 
IOC hakkında bilmeniz gereken tek şey, kendi skandallar ve tartışmalar wiki'sine sahip olması ve Henry Kissinger'ı fahri üye saymasıdır. IOC, FIFA erkekler korosuna benzer. IOC, üyelerine, ABD hükumetinin Olimpik performans sergileyen sporcularına verdiğinden çok daha fazla Olimpiyatlarda hazır bulundukları gün başına ödeme yapıyor.
 
SEVİNDİRİCİ HABER?
 
Ancak iyi haber şu ki; teklif etmek için ev sahibi şehirler aradığına göre, Olimpiyatlar şu anda tarihsel olarak gözden düşmüş durumda. Keriz şehirlerden dışarı atılırlarsa ya da yeterince suistimal kamuoyunun dikkatine sunulursa, IOC, bu Kapitalist Oyunlara alternatif olabilecek ahlaki, sosyalist olan şeyi yeniden tasavvur etmeye kapı aralayarak, eriyip yok olacaktır. 100 yıl önce Amerikalı ve Avrupalılar kapitale dayalı olmayan Olimpiyat'ın neye benzeyebileceğini keşfediyorlardı. İşçi Olimpiyatları, Chicago'nun 1932 Karşı-Olimpiyatı ve İspanya İç Savaşı'nın patlak vermesiyle iptal edilen 1936 Nazi Oyunlarına alternatif planlanmış Barcelona Oyunları gibi etkinlikler vardı. 
 
Uluslararası spor etkinliklerine ev sahipliği yapmak için politik açıdan sağlıklı, insancıl yollar var ve her şey, işçilerin ihtiyaçlarına ve en korumasız olan ev sahibi şehir halkına öncelik vermekten geçiyor. Diğer her şey, sadece Olimpiyat sömürüsüdür. 
 
*www.inthesetimes.com sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir.

 
 

 

FACEBOOK SAYFAMIZ

 

                                                           TWITTER SAYFAMIZ
                                                                                 ÖZGÜRLÜK @ozgurlukde