Özgürlük

YOK OLAN GREVLER

 

 

DOUG HENWOOD

 

(Ç.N.: Türkiye'de grevler ise, dogrulukpayi.com'un analizine göre; 1985-2000 yılları arasında yılda ortalama 127,5 grev gerçekleşirken grevlere katılan ortalama işçi sayısı 47 bin 534'tü. 2001-2015 arasında ise yıllık grev ortalaması 20,2'ye, greve katılan işçi sayısı ise 6 bin 713'e düştü. Sosyal Çalışma Bakanlığı'nın verilerine göre ise, 1960-1980 döneminde toplam 1.437 greve 344.620 işçi katılmıştır. En çok grev ve katılım sayısı 1980'de gerçekleşmiştir: 220 grev ve 84.832 işçi katılımı. 1963 yılında grev sayısı 8 iken 1964 yılında 83'e çıkmıştır. İnişli çıkışlı iki yılın ardından sayı 1967'de 101'e ulaşmıştır. Sonraki yıllarda düşme eğilimi göstermekle birlikte 1974 ve 1975'te grev sayısı 110 ve 116'dır.

 

Günümüzde ise grev sayısı parmakla sayılacak kadar azdır...Hatta OHAL ile birlikte getirilen grev yasağı da etkili olmaktadır... Tüm bu istatistiksel rakamlar acı bir gerçeği de gözler önüne seriyor... Adaletsizlik ve eşitsizlik arttıkça, ekonomik ve toplumsal kriz derinleştikçe mavi yakalı işçi sınıfı sola değil sağa kayıyor. Hem Türkiye'de hem de Dünyada... Görünürdeki tehlike ise, klasik liberalizmin çıkış ideallerini çoktan terk eden kapitalizmin yapısal krizlerini(burjuva sınıfının medeniyet krizi) aşma uğruna ve çıkarları(kar) gereği sağ politikaları aşırı milliyetçi ve din yanlısı/karşıtı söylemler ve uygulamalar üzerine bina etmesidir. Bu da, her geçen gün gerçeği görmeyip kendilerine algılatılan görüntünün peşinde kapitalizmin ve dolayısıyla egemen sınıfın paralı askerleri halinde sıraya giren ezilen halkları, hayatlarının hiçe sayıldığı savaşlara götürüyor. Peki sol ne yapıyor ?!)

 

 

Grevler, emeğin en güçlü silahıdır. Ancak geçen yıl neredeyse tüm zamanların en düşük seviyesine indi.

 

1966'daki grevdeki işçiler. Kheel Center / Flickr

 

Cuma günü yayınlanan İşçi İstatistikleri Bürosu verilerine göre, geçen yıl, tarihte kayıtlı büyük grevlerin ikinci en az sayısına şahit oldu: yedi. Bu sayı, işsizlik oranının yüzde 10'a yaklaştığı  Büyük Buhran içindeki 2009'un rekor seviyede düşük rakamına yakın; beş. 

 

Burada iki grafikte, emeğin en güçlü silahının acı geçmişi gözler önüne seriliyor:

 

1000 ve üstü işçinin katıldığı grev sayısı - "kaybolan" iş günleri - toplam iş saati yüzdesi

 

"Kaybolan" iş günü sayısı - sınıf mücadelesi aracı olarak ilginç biçimde ahlak dersi veren bir kelime - rekor bir seviyeye yakın değildi. Bu ölçümün(katılan işçi sayısı çarpı grevin uzunluğu) düşük olduğu dört yıl, hepsi son yıllardı(2009, 2010, 2013, 2014).

 

1947-1979 yılları arasında her yıl ortalama 1.000 ya da daha fazla işçi olmak üzere 303 "büyük" grev gerçekleşti; 2010'dan bu yana ortalama on dört oldu. Ortalama "kaybolan" iş günü sayısı, ilk dönemde yaklaşık 24.550.000'den 708.000'e, yani yüzde 97 azaldı. Bu düşüşün durgun ücretler, daha fazla iş istikrarsızlığı ve yok olan sosyal yardımlarla ilgisi olabilir, tabii ki, yine de bunu geriye döndürmek teşvik niteliğinde bir blog yazısı yazmaktan daha zor. 

 

İşsiz günlerin çoğu, yüzde 79'u, sadece tek bir grevden geldi; Uluslararası elektrik İşçileri Birliği'nin, bu yazıyı yazarken 318. gününe giren Charter Communications'a karşı grevi. Sadece başka iki grev özel sektör patronlarına karşıydı((AT & T ve Chicago'daki otomobil bayileri). Biri bir üniversite hastanesine karşı yapıldı((Tufts - Jane McAlevey'nin bu grev hakkındaki makalesine bakın, bu kasvetli manzara içindeki birkaç ilham verici hikayeden biri). Ve üçü, hepsi Kaliforniya'da, hükumet işverenlerine karşıydı(Riverside County, Oakland Şehri ve California Üniversitesi). Özel sektör işverenlerinin bir grev için kaygılanmalarının nedeni yoktu ve on yıldan fazladır da olmadı. Ve Yüksek Mahkeme, kamu sektörü sendikalarını neredeyse kesinlikle içini boşaltan Janus davasındaki kararını verdiğinde, hükumet işverenleri aynı şeyi düşünüyor olmalıydı.

 

McAlevey'nin akıl hocası Jerry Brown(1199 Birleşmiş Sağlık Çalışanları eski başkanı, Kalifornialı politikacı değil), grevin bir kasa benzediğini söylemişti: eğer işçiler düzenli olarak kullanmazlarsa, körelecektir. Köreldi.

 

Jacobin sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir.

 

FACEBOOK SAYFAMIZ