Özgürlük

BAKÜ KOMÜNÜ

 
 
 
RONALD SUNY
 
Demokratik ve şiddet içermeyen biçimde iktidar güden Bakü Komünü'nün liderlerinin hikayesi Rus Devrimi'nin çoğu efsanesiyle ters düşüyor.
 

Bakü'de Şirvan Şah Sarayı Camii, yaklaşık 1910. Sergeĭ Mikhaĭlovich Prokudin-Gorskiĭ, / Kongre Kütüphanesi
 
Rus Devrimi'nin çoğu anlatıları, Şubat'ta Romanov rejiminin çöktüğü ve Ekim'de Bolşeviklerin iktidara geldiği tek bir şehrin, Petrograd'ın hikayesinden bahseder. Başkentte işçiler kadar kadınlar ve askerler de kararlıydılar; Rusya'nın dört bir yanındaki insanlar bu devrim yılı boyunca kendi devrim hareketlerini başlattılar.
 
1500 mil güneydoğuda, Bakü'de, tarihin gidişatını değiştiren ve devrimci liderlerin vermiş oldukları kararları etkileyen etnisite, din ve sınıf halkı bölmüştü. Petrol üzerine dayanan bir metropole Ekim Devrimi geç gelecekti.
 
Geldiğinde ise Kafkas Lenin, Stepan Shahumian, demokratik ve şiddet içermeyen bir biçimde halk için iktidarı elde etmeye çalıştı. İnşa ettiği Bakü Komünü'nün hikayesi, Rus Devrimi ve müteakip iç savaş konusunda önemli bir perspektif sunmaktadır.
 
 
PETROL ŞEHRİ
 
Petrol, Bakü'yü, büyük ölçüde Müslüman köylülerin yaşadığı köylerle çevrili kozmopolit bir işçi vahası olan Güney Kafkasya'daki en büyük kent haline getirdi. 20. yüzyılın dönümünde Birleşik Devletlerin tamamından daha fazla petrol üretiyordu. Acınası yaşam ve çalışma koşullarına rağmen, muhtaç işçiler iş bulma umuduyla petrol sahalarına akın ediyorlardı.
 
Bakü, sadece Rusya'nın sanayi devriminin değil aynı zamanda işçi hareketinin zorlu bir denemesinin de merkezi haline geldi. Aslında, işçiler ve sanayi arasındaki ilk toplu pazarlık anlaşması burada 1904'te imzalandı ve kent, Sosyal Demokratlar, özellikle de Joseph Stalin gibi Bolşevikler için, örgütleri daha az konuksever diğer şehirlerde ezildiğinde sığınma görevi gördü.
 
Bakü'deki sınıf farklılıkları etnik farklılıklar ile birleşti. Yabancı yatırımcılar ve mühendisler, Ermeni ve Rus sanayicileri ile Azerbaycan gemi sahiplerinin yanısıra sosyal hiyerarşinin en tepesinde yer alıyorlardı. Rus ve Ermeni işçiler daha vasıflı işleri ellerinde tutuyorlardı ve vasıfsız iş gücü Müslümanlardan meydana geliyordu. En geçici ve korunmasız işçiler olarak en pis işler onlara kalıyordu.
 
İmparatorluğun Kafkasya ile olan ilişkisi hiçbir yerde, tüm diğer kaygılara baskın çıkan petrol gelirinin biriktiği Bakü'ye nazaran daha belirgin değildi. Mülk sahibi seçkinler - yani Ermeniler ve Ruslar - şehir idaresini ele aldılar ve alt sınıflar için refah çoğunlukla özel yardım kuruluşlarının insafına bırakıldı. Siyaset kurumları çok az Hristiyan olmayan temsilcilere sahiptiler ve rejim, sıklıkla yerel yönetim ve hukukun üstünlüğüne olan güveni zayıflatan sıkıyönetim ve olağanüstü hal ilan etti.
 
Hem sıradan insanlar hem de egemen sınıflar reform istediler, fakat Çar değişimi sonuca vardırmak için neredeyse hiç bir kurumsal hedef sunmadı. Durum, yasadışı örgütlenmeyi ve sayıları az olduğu halde devrimci aktivistlerin liderliği ve istikameti belirlemelerini gerektirdi.
 
Sosyal Demokratlar ve Sosyalist Devrimciler(SR), vasıflar, ücret oranı ve etnisite tarafından bölünen Bakü işçilerinin politikadan çok maaşlarla ilgilendiklerini sık sık belirttiler. Neyse ki petrol şirketleri iş gücünü, özellikle de yetenekli olanları ellerinde tutmak için alışılmışın dışında taviz vermeye istekli idi. 
 
Ekonomik çıkarlara odaklanarak, Aralık 1904 genel grevi haftada sekiz-dokuz saat günlük çalışma ve ücretlerde önemli iyileştirmeler ve hastalık ücreti haklarını elde etti - sözleşme o kadar iyi idi ki, Ham Petrol Anayasası lakabını almayı hak etti. 
 
II. Çar Nicholas, 1905'de "kısıtlı insan hakları ve halkın seçtiği bir meclis" bahşeden "Ekim Manifestosu"nu yayınladıktan sonra Bakü, o devrimci yılın sonunda emekçi halkın taleplerini dile getiren bir çok konseyden biri olan İşçi Vekilleri Sovyeti'ni oluşturdu.
 
Ancak işçiler ekonomik çıkarlarına odaklanmaya ve siyasetten kaçınmaya devam etti. 
Şahumian yakındı:
 
"Genel olarak buradaki işçiler korkunç merkantilist bir gruptur. Bir başka yağlı parçayı koparmak ve "ikramiye" oranını arttırmak için yeni bir ekonomik grev hakkında düşünüyor ve konuşuyorlar."
 
Acımasız polis kuvvetlerine rağmen devrimciler, 1905'te çarlık rejimi işçi hareketini bastırdıktan ve çoğu radikali ya politikadan uzaklaşmaya ya da sürgüne zorladıktan sonra bile yer altında varlığını sürdürdü. Onların çabaları, Rus savaş makinesinin teçhizat kuşanması gibi, 1914'te kırk bin işçinin güçlü bir grevi ile doruğa ulaştı.
 
Bu başarılar, yüzeyin altında kaynayan gerginliği maskeledi. Müslümanlar sadece isteksizce protesto ve grevlere iştirak ederlerken, Rus ve Ermeni çoğunluğun vasıflı işçileri sendikalara katıldılar ve Sosyal Demokratlar'ın bildirisini kabul ettiler. 
 
İtaat edenler küçümser biçimde temnye(karanlık) veya nesoznatel'nye(politik olarak bilinçsiz) olarak adlandırdıkları "Tatarlar"ı işaret ettiler. Birçok Müslüman işçi, köylerine ve dini liderlerine bağlı kaldı. Az sayıda Müslüman entelektüel sosyalizmi ve milliyetçiliği vaaz etse de, Kafkasya'daki Müslümanların çoğunda siyasete ilgi yoktu.
 
Bakü'nün etnik ve dini bölünmeleri, 1905 Şubat'ında Ermenilerle Müslümanlar arasındaki gerginliklerin ayaklanmalara ve etnik gruplar arası cinayetlere dönüşmesiyle doruğa ulaştı. Müslümanlar, Ermenilerin silahlandığı söylentileriyle telaşa düşerek ilk önce saldırdılar. Polis ve askerler istifini bozmadı.
 
On yıl önce Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Ermenileri savunmak için kurulan milliyetçi bir parti olan Ermeni Devrimci Federasyonu(Taşnaklar) halkı korumak için askerlerini kullandı. Sosyal Demokratlar ve liberaller, bir katliamı teşvik eden yetkilileri suçlayarak hükumetin hareketsizliğini kınadılar. Şiddet sona erdikten sonra, düşmanlıklar kızışmaya devam etti ve Birinci Dünya Savaşı'nın başında insanlar şiddetin başka bir salgınının yakında olacağından korkuyorlardı.
 
 
ARTAN VE AZALAN DESTEK
 
Bakü, Rusya'nın çoğunda olduğu gibi Şubat ve Mart döneminde kısa bir balayının keyfini sürdü. Burjuva Kamu Kuruluşları Yönetim Komitesi(IKOO), seçilen yeni işçi sovyeti ve onun başkanı Bolşevik Shahumian ile işbirliği yaptı. Rus ordusu Osmanlı Anadolu'suna doğru ilerledikçe, sivil cephede birlik zorunlu görünüyordu, ancak önceki toplumsal ve etnik düşmanlıklar şehrin barışını tehdit etmeye devam etti.
 
Petrograd'ta olduğu gibi Bakü'de de: iki hükumet merkezi - IKOO ve Baku Sovyeti - halk içinde etkili olmak ve şehri kontrol etmek için çekişti. Devrimciler, Sosyal Demokratlar(Bolşevikler ve Menşevikler), Sosyalist Devrimciler ve Sovyet'i takip eden Taşnaklardan oluşurken, IKOO avukat, memur ve liberal aydınlardan, profesyonellerden meydana geliyordu. Rus işçi ve askerler Ermeni topluluğunun bir bölümünün yanında Sovyet'i desteklediler ancak Müslümanlar genel olarak 1917 yazına kadar dışlandılar.
 
IKOO'nun liberalleri ve profesyonelleri Bolşevikleri, anarşinin habercisi olan hukuk ve düzen düşmanı olarak görüyorlardı. Bakü Sovyeti'nin Sosyalist Devrimcileri savaşta ve toplumsal barışta Petrograd Sovyeti'nin ılımlı duruşuna destek oldu: "ulusun yaşayan güçleri"nin birliği ve herhangi bir ilhak ve tazminat olmaksızın demokratik bir barış için çağrıda bulundular.
 
Bahar boyunca çoğu Bolşevik bu politikaları kabul etti, ancak Shahumian'ın daha radikal fikirleri vardı.Şubat'ın, burjuva demokratik devriminin "nüfuzu altındaki Avrupa'daki toplumsal devrimin başlangıcı" olduğuna, aşamalı olarak toplumsal bir devrime dönüşeceğine inanıyordu. 
 
Dahası, Shahumian'nın sağlam savaş karşıtı duruşu Bakü'deki askerler tarafından nefret edilen biri olmak demekti. Geri çekilişin Osmanlı Ermenilerine zarar vereceğinden ve hatta Türklerin Kafkasya'yı istila etmesine yol açacağından korkan Taşnaklar Bolşevik yöntemi reddetti. Buna karşılık, Sosyalist Devrimcileri destekleyen Rus askerler Mayıs ayında Sovyet'in başkanı olarak Shahumian'u yerinden ettiler.
 
Bununla birlikte, kuzey başkentleri ve çeşitli cephelerde olduğu gibi, Bakü'deki devrim 1917 yılının bahar sonu ve yazında sola yöneldi. Ekonomik koşullar kötüleşti ve Alexander Kerensky'nin eksik planlanmış Haziran Saldırısı askerleri soğuttu. 
 
Petrograd'daki radikal işçiler ve denizciler, Sovyet'i iktidarı almaya zorlama umuduyla Temmuz ayının başında bir isyan tertiplemeye giriştiler. Sadece başarısız olmakla kalmadılar aynı zamanda hem Bakü hem de Petrograd Sovyetleri, devrimin sonuçsuz kalmasında suç ortağı görünen Bolşeviklere karşı kısacası sırtlarını döndüler.
 
Lenin Finlandiya'da saklandı ve yeni çıkmış Bolşevik Troçki tutuklandı. Shahumian ve teğmeni Alesha Japaridze yoldaşlarını savundular, ancak başkentteki olaylar şimdi sorumsuz maceracılar gibi görünen Bolşevikler'e zarar verdi. 
 
Bu düşünce, karşı devrimci General Lavr Kornilov'un Petrograd Sovyetine karşı bir darbe girişiminde bulunduğu Ağustos ayında hızla tersine döndü. Bu arada, özellikle yoksul Müslümanları etkileyen açlık Bakü'ye sinsice sokuldu. İşçiler büyük bir grev organize ettiler ve petrol baronları gönülsüzce teslim oldular, buna rağmen sözleşmeyi imzalamaya zorlandıklarında ayak dirediler.
 
Hoşnutsuzluk dalgasına kapılmakta olan yerel Bolşevikler, sovyetlere huzurlu bir şekilde güç aktarımı çağrısında bulundu. Lenin yoldaşlarını iktidarı zorla ele geçirmeye umutsuzca zorlarken Shahumian, bolşevik temsilciliğini geliştirerek Bakü Sovyeti için yeni seçimler düzenleme başarısını ustaca gösterdi. Partisi çoğunluğa sahip olmadığı halde, sovyet, IKOO'yu saf dışı etmeyi ve kendi egemenliğini ilan etmeyi kabul etti.
 
Sosyalist Devrimcilerin hakimiyetindeki Bakü sovyeti Lenin'in hükumetini desteklemeyi reddetti. Ekim, Bolşevikler'in Bakü'de hegemonik olmasa da önde gelen parti olduğunu göstermişti ancak birçok kimse, iktidarı ele geçirme girişiminin sivil ve etnik bir savaşa neden olacağından korkuyordu.
 
Sovyet, kentte tartışmasız bir güç kazanamadı. Hala şehir meclisinde zorluklarla karşı karşıya idi ve ılımlı sosyalistler,  tüm sınıfları temsil eden bir koalisyon hükümetine dönüş çağrısında bulundular.
 
Şehrin yetkisini elinde toplayan bir grup ve ülke boyunca bölünmemiş bir hükumet olmadan kriz hissi şehrin üzerinde yayılıyordu. Askerler, Kafkas cephesinden kaçarak ve Osmanlı istilasına yol açarak tepkilerini ortaya koydular.
 
 
İKTİDAR SOVYETE
 
1917 son aylarında yapılan ulusal seçimler, etnik kimliklerin artan gücünü gösterdi. Müslüman parti Musavat ve Taşnaklar Bakü'de ve çevresinde kolayca kazanırken Gürcistan Menşevikleri ezici bir çoğunlukla Gürcistan eyaletinde seçimleri kazandılar. Güney Kafkasya'daki devrim, sınıf mücadelesinden etnik ve dini bir çatışmaya dönüşüyordu. 
 
Onlarla Osmanlı İmparatorluğu arasında Rus ordusu olmadığı için Bakü'nün Ermeni, Gürcü ve Müslüman toplulukları kendi askeri birimlerini kurmaya başladılar. Sovyet, gecikmiş olarak kendi çokuluslu Kızıl Muhafızlar ordusunu kurdu. 
 
Müslümanlar firar etmiş askerleri silahsızlandırdılar ve tek kelimeyle trajik bir karşılaşmada Ocak 1918'de Shamkor'da bine yakın Rus'u öldürdüler.  Bu olay, Müslümanların bölgede tek etkili askeri güce sahip olduklarını ispatladı ve onların potansiyel Osmanlı müttefik kuvvetleri savaş öncesi sınırda ilerlemeye başladılar. Shahumian'ın barışçıl bir devrimi gerçekleştirme çabasına rağmen, yakında Bakü'yü kimin yöneteceğine silahlı kişiler karar verecekti.
 
Şehrin içindeki Ermeni güçler ve Müslüman birlikler Kızıl Muhafızlara üstün geldiler. Sovyet kuvvetleri Taşnaklar ile, çoğu kişiye göre karşı devrimci bir tehdit olarak görünen Müslümanlara karşı taktik bir ittifak kurdular. 
 
Shahumian artık üç cephede, Bakü içerisinde, Güney Kafkasya'nın Bolşevik Ruslar'dan bağımsız olduğunu Menşeviklerin ilan ettiği Tiflis'te ve savaşın gıda kaynaklarının Bakü'ye ulaşmasını engelleyen, ağırlıklı Müslümanların yaşadığı şehir olan Elizavetpol'de Sovyet karşıtı güçlere karşı silahlı mücadele ile karşı karşıya idi.
 
Bir gemi Mart'ın sonunda yurt dışındaki Müslim Savage Division[Petrograd'taki Sovyet Kongresi'ne katılıp memleketlileri olan Güney Kafkasyalılar ile savaşmamaya ikna edilenler]  ile dolu olarak vardığında şehirde savaş patlak verdi. Sovyet ve Ermenistan güçleri kentin Müslüman nüfusuyla savaştı, ardından Kızıl Muhafızlar toplarının namlularını Müslüman mahallesine çevirdi. Müslüman-Sovyet ihtilafı nedeniyle başlamış olan şey, ayırım gözetmeyen bir anti-Müslüman katliamı haline geldi.
 
Savaşın ardından Müslümanlar şehirden kaçtı ve Ermeniler, Sovyet'in Müslümanlara çok fazla hoşgörüyle davranmasını protesto ettiler. Bolşevikler bu sonuçlardan dolayı dehşete kapıldılar, ancak şehrin artık ellerinde olması onları sevindirdi. Shahumian, "Etkimiz, Bolşeviklerin, önceden çok müthişti ancak şimdi kelimenin tam anlamıyla patron biziz," diyerek Moskova'yı bilgilendirdi.
 
Sovyet iktidarı silahlı Taşnaklara bağımlı olmasına rağmen, Bakü Bolşevikleri, Sağ Sosyalist Devrimcileri, Menşevikleri ve Taşnakları dışlayan, sadece kendi üye ve onların Sol Sosyalist Devrimci destekçilerden oluşan yeni bir hükumet kurdu. Bakü Komünü, tamamen kendi Halkın Komiserleri Kurulu ve Dış İlişkiler Komiserliği ile birlikte Bakü'deki yaşamı radikal bir dönüşümle gerçekleştirdi.
 
 
BAKÜ KOMÜNÜ
 
 
Deney, Nisan'dan Temmuz 1918'e kadar yalnızca doksan yedi gün sürdü. Bolşevikler, Marx'ın 1871 Paris Komünü ile ilgili görüşünü takip ederek, birleşik yasama ve yürütme organı olarak Sovyet'i ve onun Halk Komiserleri Kurulu'nu tasarladı. 
 
Komün petrol endüstrisini kamulaştırdı, profesyonel sınıfların direnişine rağmen, eğitim ve yargıda reform yapmaya girişti ve muhalif gazeteleri kapatırken bile devlet terörüne dönüşmeden şehrin yönetilebileceğine inandı.
 
Haziran ayında Shahumian, Elisavetpol'daki Müslümanlar tarafından gerçekleştirilecek bir saldırıyı erken davranıp önlemek için bir hücum başlattı. Şehrin liderliği  Tiflis'e doğru ilerlemeyi tartıştı, ancak Bakû kuvvetleri Kura Nehri'ne yaklaştığında Müslüman, Gürcü ve Osmanlı savaşçıları onları geri püskürttü.
 
Şehir, Osmanlı'nın ele geçirmesini önlemek için umutsuzca müttefik arayışına girdi. Shahumian Kazaklar ve İngilizler ile görüştü ancak Moskova, yakınlarda konuşlanan General Dunsterville'in birliklerinin şehre girmesine izin vermesini yasakladı. 
 
Artan gıda ihtiyacını temin edememe ve Bakü işçileri ve şehrin dışındaki köylülerin sınırlı desteği ile Bolşeviklerin dayandığı zemin daraldı.  25 Temmuz'da Sovyet, 236'ya karşı 259 oyla İngilizleri şehre davet etmeyi kararlaştırdı.
 
Shahumian: "Henüz İngiltere'ye ulaşamadınız ancak merkezi Rus hükumeti kaybettiniz. Henüz İngiltere'ye ulaşamadınız ancak bizi kaybettiniz," diye bildirdi. Hükumeti istifa etti; Bolşevik olmayan bir hükumet kuruldu ve İngilizler şehre vardı.
 
Eylül ayı ortasında, şehri ele geçirmek üzere olan Osmanlılarla birlikte Bakü Komünü'nün liderleri de şehri terk etmeye karar verdi ancak gemileri Astrakhan'daki güvenli limandan, Türkmenlerin eski komiserleri tutukladığı Krasnovodsk'a yönlendirildi.
 
Çoğunluğu Bolşevik olmak üzere 26 Bakü devrimcisi çöle götürüldü ve infaz edildi. 1920'de kalıntıları mezardan çıkarıldı ve Bakü'deki merkez meydanda Sovyet şehitleri olarak yeniden gömüldü. Orada, ta ki Sovyet sonrası Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü Komiserleri anıtını yok edene kadar 70 yıl kaldılar.
 
 
DEVRİM YENİLGİSİ
 
Bakü devriminin hikayesi, 1917 olaylarını çevreleyen efsanelerden bazılarıyla çelişir. Bakü Bolşevikleri iktidar peşinde koşan köklerinden koparılmış komplocular değildi; onlar şehrin işçi hareketinde derin kökler salmış sosyalist eylemciler idi. Demokratlar gibi hareket ederek şiddete karşı bir yol izlediler ve Sovyet'te önemli bir oy kaybettiklerinde hükumetlerini barış içinde terk ettiler. Bakü Bolşevikleri, kanlı Mart Günleri sayesinde şehri kontrol altına almış olsalar bile, iktidar sırasında düşmanlarına karşı terör kullanmadılar.
 
Sonuçta, işçi sınıfının etnik ve sosyal bölünmelerinin üstesinden gelemediler, yiyecek krizini çözemediler ya da düşmanlarına karşı başarılı bir mücadele yürütmek için destek bulamadılar.
 
Shahumian, Bakü'yü dönüştürürken ayrıca Kafkasya'daki karşı-devrime de son vermeye çalıştı. Moskova'daki Sovyet hükümetini tanıyana kadar daha ılımlı sosyalist partileri hükumetine almayı reddetti. Dayandığı zemin çok dardı ve taleplerini karşılayamadıkları işçileri bir kez  kaybedince komün düştü. 
 
Yirmi altı Bakü komiserinin kaderi ironiktir: ılımlı, demokratik ve büyük oranda şiddet yanlısı olmayan Shahumian, Japaridze ve diğerleri iç savaşta çok daha acımasız olan muhaliflere kurban gittiler. 
 
Tam bir zıtlık içinde, 1918 yazının sonlarına doğru, Rus Bolşevikler ve onların Beyaz muhalifleri, demokratik yönetim ideallerini terk ederek ve düşmanlarını yenmek için devlet terörünü benimseyerek savaşın mantığını çoktan kabul etmişlerdi. Demokratik ve sosyalist Sovyetlerin zafer kazanacağı umudu bu kirli mücadelede yok oldu.
 
 
www.jacobinmag.com sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir.

FACEBOOK SAYFAMIZ