Özgürlük

BOŞ ZAMAN İÇİN MÜCADELE

 
MIYA TOKUMITSU
 
Daha az çalışma talebi özgürlük ile ilgilidir - hem bireysel hem de kolektif.
 

Deniz şemsiyeleriyle dolu Cliffside Plajı, 1950'ler. Louis Davidson / Nantucket Tarih Kurumu
 
Geçen ay, Almanya'nın en büyük sendikası olan IG Metall, derin tarihsel kökenleri olan bir mücadele başlattı. 2.3 milyon imalat işçisini temsil eden sendika, işçilere diğer şeylerin yanında çocukları ve yaşlı akrabaları ile ilgilenebilme olanağı sağlayacağını ileri sürerek, haftalık standart çalışma saatlerinin 35 saatten 26 saate indirilmesi çağrısında bulunmak için senelik ücret müzakerelerinden yararlanıyor. Girişimle birlikte IG Metall, sendikal hareketin en kutsal -ve geleneksel olarak başarılı- sorunlarından birine geri döndü: işçiler için boş zaman. 
 
IG Metall'in savunduğu gibi boş zaman insan haysiyeti için hayati öneme sahiptir; kendimizle ve çevremizle ilgilenmek için işverenlere kar üretmekten uzak zamana ihtiyacımız var. Tam da o önemli anda, kendi potansiyelimizin farkına varmak için ona ihtiyaç duyarız. Bağımsızca düşünebilme, aşk yaşayabilmemiz, dostluklar büyütebilmemiz ve kendi merak ve tutkularımızın peşinden gidebilmemiz, ne patrona ne de piyasaya ait olan, bize ait olan zamanı gerektirir. Özünde, daha az çalışma saati için yapılan mücadele hem bireysel hem de toplu olarak kurtuluşa yöneliktir.
 
Şaşırtıcı bir şekilde, boş zaman, ABD'deki siyasi platformları, hatta Sol'daki, onurlandıran bir sorun olmaktan çoktan çıktı. Her zaman öyle değildi. İşçi sınıfı tarihçileri, "Çalışma günlerinin uzunluğunun örgütlenmenin en dinamik dönemleri boyunca Amerikan işçi hareketi tarafından tarihsel açıdan bir tartışma konusu haline getirildiğini" savundu. 
 
Haymarket'te şehit düşen radikaller günde sekiz saat çalışma için savaşıyorlardı(o yıllardaki slogan, "sekiz saat çalışma, sekiz saat dinlenme, sekiz saat ne istersek" idi). Büyük Buhran döneminde, önemli bir emek çatışması ortamında, federal düzeyde haftalık çalışma süresini otuz saate indirmek için sonuçsuz bir girişimde bulunuldu. Onlarca yılı, Amerikan işçisi, vasıflı ve vasıfsız, işli ve işsiz olanları birleştirebilecek boş zaman talebi için mücadele içinde geçirdi.
 
Bugün bu mirası yeniden talep etmeliyiz. Yaşam standartlarını yükseltip çalışma saatlerini azaltma, Sol'da merkezi, esas sorunlardan biri olmalıdır.
 
Boş zamanın başarısız olmasının nedenleri sayısız ve karmaşıktır. Tarihçi Benjamin Kline Hunnicutt, ABD'de savaş sonrası tüketici kültürünün, sendikalardan çıkartılan radikallerin ve refahın itici gücü olarak ekonomik büyümeyi sahiplenme doğrultusunda emeğin yönlendiriciliğinin, tüm bunların hepsinin zaman politikasını vurgulamaya engel olduğunu belirtir.
 
Neoliberalizmin yükselişi de fayda etmedi. İnsanlığın en temel ifadelerine riayet edilemeyeceği ve satın alınabileceğine ve daha çok ve daha uzun çalışmanın tatminkar bir hayat için giriş bileti olduğuna inanma emekçi nesillerin kafalarına sokuldu. İş alma vasıtasıyla yarışan sınıf ezilmeye devam edin ve çocuk bakım parasını(şahsen) ödeyebilirsiniz, izin süresini görüşebilirsiniz, daha sonra emekli olabilirsiniz ve yatırım mallarınızı paraya çevirip varislerinize bir şeyler bırakabilirsiniz. Bir çok sendika bu yeni tutumu kucakladı; bazısı, fazla çalışma saatleri için patronlara zararı telafi ettireceklerine hala artan saatleri savunur.
 
Bununla birlikte bugün durgun ücretler ve kırılgan istihdam genel kaide; çoğu insan, özellikle de çalışma hayatının başlangıcında olanlar, bir iş için zaman harcamanın itibar ve mutluluğun anahtarı olduğu yanılsaması altında artık ırgat gibi çalışmıyor. Yeterli emekli maaşları geçmişin konusu olursa; çalışma ve boş zaman arasındaki sınırlar sürekli müzakere gerektirirse; daha fazla çalışıp çalışmamaya itilme çekilme, bir tane daha Lyft müşterisi alıp alamama, hastanede fazla mesainin masrafları karşılayıp karşılamaması, hafta sonu boyunca sınav kağıtlarına not vermeyi düşünüp düşünmeme daima aklımıza kazınırsa, nasıl olabilir?
 
Bu bağlamda Sol'un çoğu kesimi zaman ve zamansallık tartışmaları ile çok yoğunlar; "geç kapitalizm," "iş sonrası" gelecek sözleşmeleri ve "kapitalizmi hızlandırma" tanıdık ifadeler haline geldi. Bu söylemler değerlidir. Fakat bu tartışmalardaki asıl hedefler çoğu kez soyut alemde ya da uzakta, uzak bir gelecekte kaldığından, bu tür söylemler kendi başına hareket oluşturma için yeterli araç sağlamıyor. Dahası, bu fikirler akademik çevrelerde ve diğer küçük çevrelerde dolaşıma girdiğinden çoğu çalışan insanın semtine bile uğramaz, ancak fikirlerin kendileri çekici olabilir. Diğer bir deyişle, bu eski afacanlar, ters istikamete koşan yeni yürümeye başlayan ikiz çocuklar gibi olan teori ve pratik, tartışarak bir araya getirilmelidir.
 
Yakın zamanda daha kısa süreli mesai saatleri, aşırı mesai ücreti artışı, emeklilik yaşlarının azaltılması, sosyal güvencenin arttırılması, aile izni, ücretli tatil, ücretli hastalık izni, çocuk yardımı gibi şeyler için savaşmalıyız. Bütün bunlar kar amacı güden motivasyonlu çalışma saatlerini azaltmak ve işçilerin kendi kaderini tayin hakkını ve maddi koşullarını iyileştirmek için doğrudan hedeflenmelidir. Bunlar ulaşılabilir hedeflere dayanan somut şeylerdir. Ve çeşitli işçileri ve işsizleri bir araya getirme yeteneğine sahiptirler. Örneğin, çalışma saatlerini azaltarak ve onları daha çok çalışan arasında yayarak tam istihdama erişebiliriz. Sosyal güvenlik sistemini genişleterek evde sağlık bakımı yapanları ve emeklileri birleştirebiliriz.
 
Daha teorik açıdan, gayenin kaynağı olarak iş kavramları üzerinde savaşılması gereken önemli bir retorik savaş var. Ve bu, boş zaman hakkında daha derin düşünmek ve hayatımızı mesai saatleri daha az olan bir toplumda nasıl harcayacağımız anlamına geliyor.
 
Küresel kapitalizm altında boş zaman genellikle cezalandırıcıdır; mülteci kampında yaşayan insanlardan işsiz insanlara kadar bol miktarda bir sürü insan halihazırda var. Ve metamfetamin ve opoid krizleri[uyuşturucular] uygun kaynaklar ve sosyal ilişkiler olmaksızın boş zaman özgürlüğünün tam tersi olabileceğini ortaya koyuyor. Ancak para, tek başına, çözüm değildir. Kimisi sadece, tüketim dolu geniş zamanın keyif kaçıran sıkıcılığını gidermek için Kim Dotcom'un "Yüksek Hayat Tarzı" videosuna ya da Los Angeles'taki 1,250,000 dolar maaşlı adamın "para günlüğü"ne bakmaya ihtiyaç duyuyor. Bu arada kapitalizm, boş zamanımızda dahi bizi üretmeye ve ilişkide olduğumuz iş yerini takdir etmeye teşvik ederek sahip olduğumuz boş zamanı istila etmede oldukça kurnazdır.
 
Açıkçası, o zaman, boş zamanın ne gibi olabileceği ve nasıl kaynak sağlanabileceği hakkında olumlu bir görüş ifade etmek birinci derecede önem arz eder. Hareketler daha iyi bir geleceğe dair zorlayıcı bir vizyon olmadan bir çıkmaza girecektir; bu vizyonu oluşturmak teori ve pratiğin bir araya geldiği yerdir.
 
Burada, yurt dışından ilham alabiliriz.
 
IG Metall'in çalışma saatlerini düşürmeye zorlamak için cesurca hissetmesi tesadüf değildir - haftada 35 saat çalışmayı sağlayan da bir sendikaydı.
 
Ancak savaşın özellikle Avrupa'daki bir savaş olduğunu varsaymak hata olur. Amerikan işçi hareketi, haftalık çalışmayı azaltmak ve işçilerin özgürlüğünü arttırmak için mücadeleyi ele aldı. Sadece insanların hayatları üzerinde daha fazla kontrole sahip olduğu bir dünyayı hayal etmekle kalmayıp, işçilerin ve işsizlerin, vasıflı ve az yetenekli, yabancı ve yerli insanların menfaatlerini birleştirerek dayanışmayı sağlamlaştıran bir talebi de gündeme getirdi.
 
Vakit, dünyevi zamanımızla ilgili elimizden geldiğince kendimiz adına hakkımızı aramak ve harekete geçmek için tekrardan geldi.
 
http://www.jacobinmag.com/ sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir. 

FACEBOOK SAYFAMIZ