Özgürlük

EKONOMİK YOK OLUŞ

"Reel sosyalizm"in "başarısızlığı" sonrasında Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla birlikte kalınan enkazın altında yaşanan bireysel bunalım ve buhranlar, bir çıkış noktası olarak, yenilgiyi kabul eden sosyalistlerin bazılarını yenilginin nedeni olarak gördükleri insan doğasını sorgulamaya itti. Bu felsefi görüşe göre ortaya konulan sav insanın bencil olmasıydı. Çünkü "kapitalizm paylaşım ekonomisinin kalbine" sahiptir. Ve paylaşmak her ne kadar en güzel şey olsa da kimse kimseyle bedavaya bir şeyi paylaşmaz. Yani insan bencildir ve işbirlikçi değildir. Görünüşte bu savın haklılık payı elbette vardır. Ancak insan doğuştan bencil ya da paylaşım karşıtı değildir. Aksi olsaydı bugün insan toplumu diye bir şey olmazdı. Kıskançlık ve bencillik en başında insanları birbirine düşürüp yok ederdi. Bu yüzden daha doğru bir görüş, insanların bencil ve kolektif olamamalarının belli şartlara ve durumlara göre değiştiğidir. Burada da en büyük etken insanların çıkarlarıdır ve ekonomik durumlarıdır. Herkes her şeye sahip değildir. Ve eğer bir toplumda birileri zengin oluyorsa, bu, birileri de fakir oluyor demektir. Bir taraf varsıllaşırken diğer taraf yoksullaşmaktadır. Ve bu uçurum açıldığı oranda da toplumda bozulma derinleşmektedir. Ve "içten içe çürüme" meydana gelmektedir.
 
Roma İmparatorluğu'ndan bu yana toplumsal çürümenin en önemli etkenlerinden biri hiç kuşkusuz ki ekonomidir. Ekonomik parametreler bir bireyin de, bir şirketin de veyahut bir ülkenin de konumunun ve durumunun ne olduğunun en güzel göstergeleridir. Çünkü gidişatı gösterirler. Ve bu gidişat demokrasi ve özgürlüklerle de yakından ilgilidir. Toplumdaki insanların, diğer bir deyişle alt sınıfların ne kadar çok refahı artarsa, ne kadar çok kazançları artarsa, toplumda yaşanabilirlik oranı da o kadar çok artar. Belki sömürü tamamen ortadan kalkmaz ama en azından ezilen insanların rahat nefes alabilecekleri ve daha öz güvenli mücadele edebilecekleri bir ortam hasıl olur. Sonuçta demokrasi ve özgürlük olmadan ekonomik eşitlik olmaz. Ekonomik eşitlik olmadan da demokrasi ve özgürlük yaşanmaz. Bu saç ayağının biri olmadan diğeri ayakta kalamaz.
 
Hem demokrasi ve özgürlüklerin törpülendiği hem de ekonomik bozulmanın yok oluşa doğru sürüklediği toplumlarda ise çürümenin ne kadar içerilere doğru sirayet ettiği ekonomik parametrelerde kendini gösterir. Ve sömürü ve yağmalamanın ulaştığı boyutlar sonrası zenginiyle fakiriyle, Türkü Kürdüyle, Müslümanı Alevisiyle hepsini içine çekecek olan toplumsal yıkım ve felaketin getireceği yok oluş kaçınılmazdır. Bu bağlamda da Türkiye ekonomisi toplumsal kriz çanlarını çalmaya başlamıştır.
 
2017 TÜRKİYE EKONOMİSİ EKONOMİK GÖSTERGELERİ(Temmuz 2017 İtibariyle)*
 
Toplam İhracat: 77 milyar $
Toplam İthalat : 108 milyar $
Cari Açık         : -31 milyar $
 
İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı: %78,7
 
Kısa Vadeli Toplam Dış Borç: 102 milyar $
Orta Vadeli Toplam Dış Borç: 310 milyar $
Toplam Dış Borçlar: 412 milyar $ (2017'nin İlk Çeyreği) (Kamu+Özel)
 
Dolar Kuru (TL/$): 1.93 (Temmuz 2013); 3.83(26 Ekim 2017)
Euro Kuru (TL/EUR): 2.52(Temmuz 2013); 4.48(26 Ekim 2017)
 
Toplam Kamu İç Borcu: 495 milyar TL (2017'nin İkinci Çeyreği)
 
Toplam Kamu Bütçesi Gelirleri: 598 milyar TL
Toplam Kamu Bütçesi Harcamaları: 645 milyar TL
Kamu Bütçesi Açığı: -47 milyar TL ["İtibardan tasarruf olmaz" açığı]
 
Toplam Yurt İçi Mevduat: 1 trilyon 428 milyar TL 
Toplam Yurt İçi Krediler: 1 trilyon 810 milyar TL
Fark: -382 milyar TL [Bankalar topladıkları mevduattan çok daha fazla miktarda kredi dağıtmışlar. Değirmenin suyu nereden geliyor?Tabii ki, borç, borç, yine borç] 
 
Enflasyon Oranı: %6,05 (Ocak-Temmuz)
Yıllık Enflasyon Oranı: %9,79 (Bir önceki yılın aynı ayına göre) [Pazarda tezgahlardaki enflasyon oranı ise keyfi; hangi sebze ve meyvede ne kadar artacağına o gün karar veriliyor, insafa kalmış artık]
 
Merkez Bankası Borç Verme Faiz Oranı: %12,25 (2017 İlk Altı Ay) [Geç likidite adıyla uydurulan bir tür kılıf]
Banka Kaynaklı(T.C. Kalkınma Bankası) Orta Vadeli Kredi Faiz Oranı: %12,8(Haziran Ayı - Yatırım)
Banka Kaynaklı(T.C. Kalkınma Bankası) Orta Vadeli Kredi Faiz Oranı: %12,3(Haziran Ayı - İşletme)
Mevduat Faiz Oranı-TL: %14.5(Haziran Ayı İtibariyle Yıllık)
 
Kayıtlı Toplam İşsiz Sayısı: 2.491.000 (Ocak-Haziran 2017-TUİK Verilerine Göre)[Siz bu resmi rakamı ikiyle çarpın]
 
 
"Karanlık bir tünele" girmiş bulunuyoruz ve Türkiye'de kandırılan çoğunluğun "umut diye sarıldığı şey sadece bir tren farı." 
 
Öyle ya da böyle kararı ezilen halk verecek. Ya bir devrim yapacak ya da yok olup gidecek.
 
 
 
*Türkiye Kalkınma Bankası verileri.
 Özgür Devrim

FACEBOOK SAYFAMIZ