Özgürlük

KIZILDERE.

 

GeçmişteDevrimci Yol'cu arkadaşların Kızıldere yıldönümünde yaptıkları çalışmalardan örnekler...

ÜRETEN FAKAT SÖZ VE KARAR HAKKI ELİNDEN ALINAN HALKLARIMIZA,
Toplumların belirli bir tarihsel gelişim sürecleri ve içerisinde dönüm noktaları vardır. 
Bununla bütünlüklü her toplumun da kendi özelliklerine göre şekillenen,için de çeşitli 
tarihsel aşamaları taşıyan kendine özgü bir gelişim süreci vardır.Bu süreç ve aşamaları 
uzun veya kısa yaşanmadan diğerine kesintili,sıçrayarak geçilmesi mümkün değildir.
Bu gelişimini yönünü belirleyen,sınıflar mücadelesidir. Sürecin belirli bir aşamasından 
geriye doğru bakıldığında,içerisinde bulunulan noktanın çelişki ve şartları düşüncemizi 
koşullandırmaktadır. Böylesi bir durumda her sınıf,katman,tabaka v.b.kendi bulunduğu 
konuma uygun bir geçmişe bakış açısına sahip olabilmektedir.Bu tarihsel gelişim ve 
süreçlerin doğru değerlendirilmesi ve anlaşılabilmesi,bu gün vereceğimiz mücadelenin 
nasıl yürütüleceğinin ip uçlarını verecek,gelecek geçmişin devrimci temelleri üzerinde 
yükselecektir.Mutlaka bu günün görevleri karşısında tam bir tutarsızlık içerisinde
olanların geçmişi doğru değerlendirmesi mümkün olmayacaktır.Geçmişin basit bir
tekrarı olmayı amaçlayan doğmatik kafaların ve sadece bugün yönünü abartarak 
geçmişten kopan ve geçmişte bir yerlerde kendini arayıp bulmaya kalkanların doğru bir 
değerlendirmeye sahip olamayacakları açıktır.Değerlendirmelerin değişmeyen hareket 
unsuru göz önüne alınarak yapılması gerekliliği ışığında:GEÇMİŞİN SAĞLIKLI BİR 
DEĞERLEN DİRMESİNİ ANCAK DEVRİMCİ BİR HAREKET HAYATA GEÇİREBİLECEKTİR...
Bu tarihsel gelişim süreçlerine doğada insan ve hareketliliği değil,salt’’insani,insan
la ilgili’’olarak bakılması en belirgin yanılgı olarak ortaya çıkmıştır...Bu nedenle tarih: 
doğanın karşımıza çıkardığı zorunluluklarda doğru zamanda doğru yerde olma tavır 
alma olarak değil,kahramanların,önderlerin,kurtarıcıların ve de kahraman millet-
lerin kurtuluş mücadelesi olarak görülebilmektedir.Tarihleri hep insanın birbiri ile ve
doğaya karşı savaşımından oluştuğundan herkesin diğerinden bir kurtuluşu ve esir 
oluşu var.Bu nedenle savaşcı,kahramanları ve kurtarıcıları olmayan milet yoktur...
Durum böyle iken geri kalan’’en kahraman kim’’kıyaslaması dışında bir şey değildir... 
Diğerine göre kıyaslamanın ötekileştirmesi ve sürtüşmesinden açığa çıkan negatif 
enerjiyle sistemleri ayakta kalıyor...Gerçek anlamda tarihse;toplumsal ilerleme 
süreçleri bilimsel çözümlerle doğru zamanda doğru yerde olan emeğini 
verenlerin mücadelesiyle ortak eserleri olarak ortaya çıkar...
Dünyada insanın hareketi değerlendirildiğinde son dönemler arka arkaya önemli 
gelişimler yaşanmıştır.İnsanın yaratıcı üretkenliğini giderek körelten, kendi kendini 
yönetme eğiliminden uzaklaştırılan ve bürokratik bir parti yönetim tarzına dönüşen 
adına’’reel sosyalizim’’de denilen sistemlerin çöküşü..! Diğer sistemlere göre 
kıyaslanması ve daha iyiydinin ötesinde doğa bilimsel doğrultuda bir anlamı kalmamış
sistemlerin yıkılışı!Kapitalist sistemin bunu kendi doğruluğunun kanıtı olarak kullanması
dışında sessiz sedasız Avrupa Komünizmi ve versiyonlarının yıkımıda yaşandı..!Böylece
üretenlerin adına en kalifiye teknokratların soldan yönetme taleplerinin ifadesi,var olan 
sistemlerin reorganizesine dönüşümüyle yok olmak durumunda kaldı!’Reel’sistemlerin
çöküşüyle Stalin’in kötü adamlığı ispatlanmış olmalıki Troçkizm’de yoklara karıştı..!
Bu ve benzeri bir çok politik ve politika dışı psikolojik gelişimi içeren biçimde kendine 
özgü ülkemizde de yaşanmaktadır.Benzetme yerindeyse adeta bütün bunları yaşamış 
toplumların 30-40 yıl ardından..!Türkiye halklarının devrimci mücadelesinin gelişiminin 
70’li yıllarda geldiği aşama:60 yıllık pasifist geleneğin aşılması,düzen sınırları içerisinde 
çözüm arayışlarına hapsedilmiş devletçiliği sosyalizim sanan,mücadeleyi sendikalizm
ve devleti elegeçirmekten ibaret sanan geleneğin devrimci tarzda aşılması olmuştur.
Demokratik devrim sürecini yaşamakta olan toplumun karşı çıkılamaz,kerim,yüce v.s.
görülene ilk defa örgütlü düzen dışı baş kaldırısı ve saldırılar karşısında aynı dilde ve
şiddette direnme hakkı hayata geçirileştirilmiştir...Bu dayanak noktasından üreten-
lerin yönetimini oluşturma,demokrasi mücadelesi gidişatın yönünü değiştirmiştir...
Tarihsel kazanım silahlı devrim cephesi kaldıracı kullanılarak Türkiye devrimler tarihi
yerinden kaldırılmış oynatılmıştır.Böylesi önemli bir kazanımın direnilerek savunulması
direnişsiz terk edilmemesi tarihsel görevini dönemin toplumsal muhalefetin en önünde 
yer alan ve halk olan THKP-C tarafından yerine getirilmiştir... Kızıldere Türkiye devrim
tarihinin bu aşamasına çakıllmıştır...71 sonrası gelişen mücadele ile Türkiye halklarının 
devrimci mücadelesine demokratik bir kazanım mevzi olarak bünyesine yerleşmiştir...
Dünya çapında kutuplaşan tüm revisyonist sapmalarla sınırlar çekilmiş,bu ders ve 
deneylerin ışığında sorunun sadeceiktidarı ele geçirmekten ibaret olmadığı,
bugünden yarına üretenlerin yönetimini oluşturmanın sorun ve engellerini aşma 
mücadelesi ile ilerlemeye başlamıştır.’’Üreten biziz yönetende biz olacağız’’
anlayışıyla gelişim sürecinin bu aşamasına mücadeleyle tırnakla kazınmıştır.
Yaşanılan deneylerin de ışığında üretenlerin adına temsili,dolaylı en akıllı yönetimler
yöneticiler bulmak oluşturmak değil;üretenlerindoğrudan, direk kendi yönetimini 
yaşamın her alanında oluşturmak,önündeki engelleri kaldırmak için mücadeledir 
tarihsel görev.Toplum çarpık bir kapitalistleşmenin üst yapısında çarpık bir
demokratikteşmede yaşamaktadır.Bu gelişim tüm toplumsal sınıf ve katagorileri derin
biçimde etkilemektedir.Demokrasi tartışma ve uygulamalarıyla ilgili tüm sağ,dinci ve sol 
partiler bir çalkantı ve arayış içerisindedir.12 Eylül direnişinin ve devrimci hareketimizin 
‘’üreten biziz yönetende biz olacağız’’şiarının halkın bünyesine yerleşmesi , sindirilmesi
günümüzün tarihsel görevi olarak karşımıza çıkmaktadır.Böylesi bir görevi yaşamın her 
alanında üretenlerin yönetimini mücadelede oluşturma ve geliştirme perspektifiyle 
devrimciler görev başına..!
KIZILDERE DÜN DEĞİL GÜNÜMÜZ VE YARINIMIZDIR...

FACEBOOK SAYFAMIZ