BİR ŞEHİR YIKILIR, UMUT ASLA!

BİR ŞEHİR YIKILIR, UMUT ASLA!

Depremler, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kaçınılmaz bir gerçekliktir. Deprem de birçok açıdan diğer tüm doğa olayları gibidir. En büyük farkı ise kapitalist sermaye için gökte ararken yerde bulunan cinsten bir nimetken, yoksul halklar için öldürücüdür. Kapitalizm hem doğanın hemde doğal felaketlerin talancısıdır ve bu sebeple yoksul halkları öldüren tüm felaketlerden kâr elde eder. İşsizliğin, açlığın, yoksulluğun, bozulmanın, yozlaşmanın, cinayet ve intiharların, savaş ve yalanın, talanın, depremlerin birincil öldürücü silahıdır. Tüm doğa olayları yoksulların ölümüne neden olur. Bir iş cinayetinde hiç kapitalistlerin öldüğünü, depremde evlerinin yıkıldığını görüp duydunuz mu? Maden patlamalarında toprak altından çıkarılan bir maden sahibine rastladınız mı? Rastlayamazsınız. Çünkü onlar, korunaklı ve sağlam yerlerde otururlar; canlarını ve mallarını hep korumaya alırlar. Oysa tüm felaketlerin sorumlusu kapitalizm, sorumluları uygulayıcı kapitalistler ve onların koruyucularıdır. Felaketlerin sorumluları; doğamızı talan eden, buna çanak tutan, her koşulda çıkarılan yasalarla afa uğrayanlar ve uğratanlardır. Belediyeler, siyasiler, bakanlar ve onların kadrolarıdır. Bu kader de değildir. Allah’ın imtihanı da fıtrat da değildir. Bu kapitalizmin kâr hırsı ve doyumsuzluğudur.

İzmir depreminde de gördük ki, can ve mal kayıplarının ana nedeni doğa olayının kendisi değil; kâr hırsının ve talanın, talancıların yaptıkları kaçak, denetimsiz aynı zamanda kontrolsüz yapılar ve bunlara onay veren, imara açan, imar değişikliği yapan sistemdir. Kısaca suçlu olan kapitalizmin bizzat kendisidir. Kederli ve bir o kadar da öfkeliyiz. Depremlerde, yitirdiğimiz canlarımız, yıkılıp yok olan yaşam alanlarımız, savaşlarda katledilen insanlarımız, maden ocaklarında göçük altında kalan emekçilerimiz, bombalı katliamlarda yitirdiklerimiz için üzgün olduğumuz gibi fazlasıyla da öfkeliyiz.

 İşsizliğe, yoksulluğa, sömürülmeye, açlığa, yalana ve talana öfkeliyiz. Daha da büyür öfkemiz.

 

Tüm bu yaşananları tekrar yaşamamak için örgütlenelim.

Sermayeye karşı, ezilen halklar örgütlenmeye! | Kapitalizm öldürür, dayanışma yaşatır.

Kahrolsun kapitalizm, yaşasın mücadelemiz!