Özgürlük

Gezi Halktır

Ziyaret

Bugün 9

Dün 33

Bu hafta 141

Bu ay 551

Tümü 44240

Currently are 3 guests and no members online

Dosyalar

 

Broşürler

 

Mustafa ÖZENÇ'in 14 Mayıs 1981 tarihinde yazmış olduğu şiirin orjinali elimize geçmiş olup aynı yürek vurusunu sizlerle de paylaşmak istedik.

Devrimci Yol saflarında vuran yüreklere...

DEVRİMCİ YOL'DA DÜŞENLER

Çarpıştılar vuruşdular
Devrim için savaştılar
Ölümle kucaklaştılar
Halkın Devrimci Yol'unda
Korkmadılar hiç ölümden
Türkü söyleyip gittiler
Kurtulsun diye zulümden
Halk için şehit düştüler
Ateş ihanet gördüler
İşkencede can verdiler
Ne korktu ne yıldılar
Halkın Devrimci Yol'unda
Zindanları da yaktılar
Kentte kırda savaştılar
Dar ağacına çıktılar
Halkın Devrimci Yol'unda
Bitmez saymakla adları
Kavgamızda yaşıyorlar
Devrettiler bayrakları
Yoldaşları taşıyorlar
14 Mayıs 1981
Mustafa ÖZENÇ

Uncategorised

Keine Beiträge für diesen Newsfeed vorhanden

Haberler

  • 1
  • 2
  • 3
Prev Next

ADANA E TİPİ KAPALI CEZAEVİ’İNDE ÇOCUKLARA ŞİDDET VE KÖTÜ MU…

ADANA E TİPİ KAPALI CEZAEVİ’İNDE ÇOCUKLARA ŞİDDET VE KÖTÜ MUAMELE

Daha öncede şiddet ve kötü muamele iddiaları ile gündeme gelen Adana E Tipi Kapalı Cezaevi Çocuk Koğuşu’nda dün gece çıkan yangında 3'ü ağır 6 tutuklu çocuk ile 5 infaz koruma memuru yaralandı. Dihaber’in haberine göre, şiddet ve hak ihlali başvurusuna rağmen hiçbir incelemenin yapılmadığı ve açılan soruşturmaların ise takipsizlikle sonuçlandığı Adana E Tipi Kapalı Cezaevi’nde, 5 Ocak 2016'da tutuklanan 5 çocuğun cezaevine kabulü ve sonraki süreçte işkence yapıldığı iddiaları gündeme geldi. İddialara ilişkin 4 infaz koruma memuru hakkında “Basit yaralama” ve “Hakaret” suçundan başlatılan soruşturma da takipsizlikle sonuçlandı. Savcılık, kamera görüntülerini incelemeden ve Adli Tıp raporlarına rağmen, yeterli delil elde edilmedi gerekçesiyle dava açmadı. ‘HOŞ GELDİN DAYAĞI’ Darp edilen 5 çocuktan B.A., savcılıkta verdiği ifadede “Üç gardiyan vardı. ‘Soyun lan’ dediler. Yarı çıplak haldeyken copla vurdular. ‘Hoş geldin dayağı’ imiş. El>>>>>>

Birleşik Metal-İş: Metal grevi yarın başlıyor

Birleşik Metal-İş: Metal grevi yarın başlıyor

Bursa Orhangazi'deki Asil Çelik fabrikasında dün sabah başlaması planlanan grev, AKP tarafından alınan kararla yasaklanmıştı. "Milli güvenliği bozacağı" iddiasıyla grevin yasaklanmasının ardından, 20 Ocak'ta başlayacak olan ve 2 binden fazla işinin katılacağı greve yönelik de benzer tehditler sürüyor. Schneider Elektrik, Schneider Enerji, ABB Elektrik ve Grid Enerji (Alstom) bünyesindeki 10'dan fazla fabrikada ve bağlı birçok ofiste yarın 2 binden fazla işçi greve çıkmaya hazırlanıyor. Fabrikalarda yapılan grev oylamalarında emekçilerin ezici çoğunluğu grevden yana oy kullanırken, patronların yardımına ise dün Asil Çelik'te olduğu gibi yine AKP'nin koşması bekleniyor. Dün Asil Çelik'te AKP tarafından alınan yasak kararına ilişkin soL'a konuşan Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, "Grevler milli güvenliği ve sağlığı bozmaz. Onların gerekçesi şu: Bu fabrika kaliteli çelik üretiyor ve bu çelikler savunma sanayisin>>>>>>

AKP'li kadınlar Nazlıaka'ya saldırdı

AKP'li kadınlar Nazlıaka'ya saldırdı

Anayasa değişiklik teklifinin ikinci tur görüşmeleri sırasında söz talebi reddedildiği için kendisini kürsüye kelepçeleyen Bağımsız Milletvekili Aylin Nazlıaka'ya AKP'li kadın milletvekilleri saldırdı. Nazlıaka'nın kendisini kürsüye kelepçelemesinin ardından oturuma ara verildi. Bu sırada AKP'li kadın milletvekilleri Nazlıaka'ya saldırdı. Saldırı sırasında HDP milletvekili Pervin Buldan ve CHP'li Şafak Pavey yere düştü. Buldan ve Pavey yaralandı. Kürsüdeki mikrofonun sökülmesinden sonra Aylin Nazlıaka, Genel Kurul'dan çıkartıldı.

DİSK Genel Koordinatörü Hakan Koçak’ın Yurt Dışına Çıkışı En…

DİSK Genel Koordinatörü Hakan Koçak’ın Yurt Dışına Çıkışı Engellendi

Fransa’ya gitmek üzere Atatürk Havalimanı’na gelen DİSK Genel Koordinatörü Hakan Koçak’ın yurt dışına çıkışı engellendi. Paris Sorbonne Üniversitesi’ndeki bir konferansa katılmak için Atatürk Havalimanı’na gelen DİSK Genel Koordinatörü Hakan Koçak’ın yurtdışına çıkışı engellendi. Önce Havalimanı Karakolu’na götürülerek burada bekletilen Koçak’ın pasaportuna el konuldu. Koçak, davet üzerine Sorbonne Üniversitesi’ndeki bir konferansa katılacaktı

BÜLENT AYDIN YAZDI 10 Yıl Oldu, Özlüyoruz Ahparig!

BÜLENT AYDIN YAZDI 10 Yıl Oldu, Özlüyoruz Ahparig!

Ocak ayı soğuk geçer İstanbul’da. Kar getirir bazen, beyaz bir örtü serilir kentin üzerine. Bu yıl da öyle oldu. Çok kar yağdı. Değil güvercinler, martılar bile sığınacak yer aradı. Her yıl önceki yılların sevinçlerini ve acılarını da taşır zamana. Zamanla geçmeyen acılar da vardır ama. Kara delikler gibi oymuştur içimizi. Hrant Dink’in vurulup düştüğü 19 Ocak günü yaklaşırken yüreği sızlamaya başlayanlardanım ben. On yıl oldu hiç kapanmadı bu yara. İstanbul’un orta yerinde, Agos’un önünde sanki hala yatar o kaldırımda arkadaşımız. “Hrant’ın Arkadaşları”ndanım ben. Hrant Dink’i hayattayken tanıyan, tanımayan ama ona kulak veren, milli mutabakatla katledilişini içine sindiremeyen, ardından davasını takip edenlerden biriyim. On yıldır her 19 Ocak’ta olduğu gibi, saat 14.30’da orada olacağız yine. Tutup elinden, düştüğü yerden kaldırmak ister gibi arkadaşımızı. Keşke bu mümkün olsa. Daha dün gibi, bir asır önce gibi. Gelecek güzel gün>>>>>>

“Tarsus’ta 25 Kişilik Koğuşta 81 Kişi Kalıyor, Ceyhan’da Kal…

“Tarsus’ta 25 Kişilik Koğuşta 81 Kişi Kalıyor, Ceyhan’da Kalorifer Yanmıyor”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Mersin’deki Tarsus C Tipi Kapalı Cezaevi ile Adana, Ceyhan Cezaevi’ndeki hak ihlallerini Meclis’e taşıdı. Danış Beştaş, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a, iki hapishanede de mevsim koşullarına uygun ısıtmanın ve hijyenin neden sağlanamadığını, sıcak suyun neden verilmediğini sordu. Bakan Bozdağ, Ekim 2016 itibariyle, Türkiye’deki hapishanelerin kapasitesinin 5 bin 704 kişiyle aşıldığını açıklamıştı. TIKLAYIN - BAKAN BOZDAĞ: CEZAEVLERİNDE SEKİZ YILDA 2 BİN 300 KİŞİ ÖLDÜ Soru önergelerinde, şu bilgiler yer aldı: “Tarsus’ta 25 kişilik koğuşta 81 kişi” “Mersin, Tarsus C Tipi Kapalı İnfaz Kurumunda en fazla 25 kişinin kalabileceği ölçülerdeki koğuşlarda 81 kişinin kaldığı ve kapasite aşımı nedeniyle yerlerde dahi yatan mahpuslar olduğu dile getiriliyor. “Hapishanede sıcak su sorunu yaşandığı gibi cezaevinin genelinde ısınma sorunu olduğu, bunun hastalıkları artırdığı>>>>>>

Almanya 12 bin sığınmacıyı geri kabul etti

Almanya 12 bin sığınmacıyı geri kabul etti

Neue Osnabrücker Zeitung’un haberine göre Almanya‘nın Dublin Anlaşması gereği 2016 yılında diğer Avrupa ülkelerinden 12 binden fazla sığınmacıyı geri kabul ettiği bildirildi. Gazetenin Federal İçişleri Bakanlığına dayandırdığı haberde Almanya’nın da yaklaşık 4 bin göçmeni, haklarındaki iltica süreci sonuçlandığı için diğer Avrupa ülkelerine geri gönderdiği belirtildi. Habere göre Almanya en fazla sığınmacıyı İsveç’ten geri kabul etti. Geçen yıl yaklaşık 3 bin 700 sığınmacı İsveç’ten geri kabul edildi. İsveç’i bin 686 sığınmacı ile Hollanda, bin 277 ile İsviçre, bin 109 sığınmacı ile Danimarka ve 763 sığınmacı ile Belçika takip etti. Federal İçişleri Bakanlığı Almanya’nın mültecileri geri kabul etmesinin genel sebebinin, söz konusu sığınmacıların iltica başvurusunu Almanya’da yaptıkları ancak sonucunu beklemeden diğer ülkelere geçmeleri olduğunu açıkladı. Bununla birlikte Almanya‘nın, eşi veya çocukları Almanya’da sığınma hakkı kazanan>>>>>>

Rakel Dink: Gelin, bu ülkedeki güvercin tedirginliğini kaldı…

Rakel Dink: Gelin, bu ülkedeki güvercin tedirginliğini kaldıralım

Hrant Dink'in katledilişinin 10. yılında, Rakel Dink'in yaptığı konuşmanın tam metni. 10 Yıl. Dile kolay. Tam 10 Yıl. Sensiz hiç kolay değil. Sensiz olmak, sevdiğinin yanında olmayışı, hele kalleş bir planla benden almaları ayrıca acı, ayrıca keder ve üzüntü dolu. Acısı 20 yılı bulanlara, 30’u 40’ı bulanlara ben şimdi ne diyeyim? Çocuğu öldürülenlere ben şimdi ne diyeyim?  10 yıldır burnumun direği nasıl yanarak sızlarmış, gözyaşlarım ekmeğimi nasıl ıslatır, ne kadar tuzlu imiş, bunları yaşayarak öğrendim. Kin ve öfkeyle nasıl baş edilirmiş, yüce lütufla öğrendim. Yokluğunu her düşündüğümde, aynı alev ateşi gibi, bedenimi yakar ve yakar, sanki derimi kaldırsam alev fışkıracak olur. 10 yıldır neler neler oldu. Ah sevgilim. Malatya katliamı, İskenderun, Sevag Balıkçı, Roboski, Gezi Olayları, Suruç, Diyarbakır, Sur, Mardin, Nusaybin, Cizre, Şırnak, Tahir Elçi, Ankara, 15 Temmuz, Maçka, İzmir, Gaziantep, Ortaköy, Havaalanı ve Orta>>>>>>

Okmeydanı'da Gençlik Federasyonu'na polis baskını

Okmeydanı'da Gençlik Federasyonu'na polis baskını

İstanbul Okmeydanı'da çok sayıda polisin katıldığı bir operasyon gerçekleştiriliyor. Vatan Caddesi'ndeki Emniyet Müdürlüğü'nden 21.45 sıralarında çok sayıda zırhlı araç, itfaiye ekipleri ve AFAD ekipleri operasyon için çıkış yaptı. Ekipler, Okmeydanı'na geldiklerinde polis helikopteri de Okmeydanı üzerinde uçuş yapmaya başladı. Operasyonun Okmeydanı Gençlik Federasyonu'nu hedef aldığı bildiriliyor. 

Ali Haydar Cilasun hayata gözlerini yumdu

Ali Haydar Cilasun hayata gözlerini yumdu

Ailesi Rüçhan Tolgay, Emrah Cilasun imzasıyla yapılan açıklamada 24 Mayıs 1930 doğumlu Pir Cilasun’un, 27 Aralık 2016 saat 08:10’da hakka yürüdüğü ve kendisinin isteği üzerine mütevazi bir törenle toprağa verildiği belirtildi. Ailenin yaptığı açıklama şöyle:  "Ali Haydar Cilasun anısına Küçük bir çocuktu. Kan ve gözyaşı deryasında koca bir katliama tanıklık etti. Binlercesi gibi Dersim’den Kayseri’ye uzanan o zahmetli yolu ailesiyle birlikte geride bıraktı. Irkçı, şoven, faşist itham ve aşağılamalara maruz kalarak büyüdü. Lise ’de tanıştığı Nazım Hikmet Ran’ın eserleri sadece edebiyata ve şiire ilgisini teşvik etmekle kalmadı, aynı zamanda kabına sığmayan öfkesine de rehber oldu. Yazdığı onca öykü ve şiire rağmen sanatçı yaşamında istikametini yine de tiyatro belirledi. Brecht ve Stanislawski ekolünün Türkiye’deki temsilcilerinden biriydi. 1968’in fırtına yıllarında barikatın bu tarafında yerini aldı. Aşık İhsani’den Can Yücel’e u>>>>>>

Antalya’da bina iskelesi çöktü: Altı işçi yaralandı, biri en…

Antalya’da bina iskelesi çöktü: Altı işçi yaralandı, biri enkaz altında

Üç işçi çıkartılırken beş işçinin halen enkaz altında olduğu vurgulandı. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre enkaz altından şu ana kadar altı işçi çıkartıldı. Göçük altında kalan bir işçinin bacağına demir saplandığı belirtildi. İşçinin kurtarılması için çalışmalar sürüyor.

AP’nin yeni başkanı Antonio Tajani

AP’nin yeni başkanı Antonio Tajani

Strazburg'da devam eden AP Genel Kurulu'nda sabahın erken saatlerinde 6 adayla başlayan oylamalarda, 4. tura kadar salt çoğunluk sağlanamadı. Kurallar gereği 4. turda en çok oyu alan iki aday yarıştı. Hristiyan Demokratlar grubu (EPP) adayı Tajani, 351 oy alırken, Sosyal Demokratlar adına seçime katılan Pittella 282 oyda kaldı. AP'de 751 sandalye bulunuyor ve ilk üç turda salt çoğunluğu alan aday başkan seçiliyor. Eğer adaylardan hiçbirisi salt çoğunluğa ulaşamazsa o zaman dördüncü turda en yüksek oyu alan yarışı kazanıyor. Sonuçların açıklanmasından sonra teşekkür konuşması için kürsüye davet edilen Antonio Tajani, zaferini İtalya'da geçen yıl meydana gelen depremde hayatını kaybedenlere adadığını belirterek, Avrupa için birlik çağrısı yaptı. 

Ankara’nın mahallelerinde Hayır Meclisleri kuruldu

Ankara’nın mahallelerinde Hayır Meclisleri kuruldu

Ankara’da Başkanlık sistemine karşı mahalle mahalle başlatılan çalışmalar büyüyerek devam ediyor. Bir aydan fazla süredir Ankara’nın çeşitli mahallelerinde Başkanlık sistemine “Hayır” diyenlerin bir araya gelmesi için çeşitli toplantılar yapıldı. Mahallelerdeki en geniş “Hayırcılar” cephesinin kurulması için kararlar alınan toplantıların ardından ev ev, dernek dernek örgütleme çalışması yürütüldü. Hem referandum sürecini örgütleyecek, hem de referandum sonrasına kalıcı, geniş ve örgütlü meclisler oluşturmak için yapılan çalışmaların sonucunda Ankara’da 8 bölgede Hayır Meclisi kuruldu. Eryaman Halk Meclislerinden, Hayır Meclislerine Dikmen, Eryaman, Keçiören, Seyranbağları ve Mamak’ın Şahintepe, Tuzluçayır, Mutlu ve Ege mahallelerinde 14-15 Ocak tarihlerinde kurulan Hayır Meclisleri, kendisine yol haritası çıkardı. Mamak’ta önceden kurulan halk meclisleri, Hayır Meclislerine dönüştü. Her meclis kadın, gençlik, propaganda ve örgütl>>>>>>

Asil Çelik grevi yasaklandı

Asil Çelik grevi yasaklandı

Bursa'da bulunan Asil Çelik'te grev kararı asıldı. Asil Çelik patronu ile DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş arasında yürütülen toplu iş sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine grev kararı aldı. Asil Çelik işçileri bugün çıkacakları grev Bakanlar Kurulu'nun 'milli güvenlik' gerekçesiyle yasaklandı.

Okatan, Sargın ve Yoksu serbest, Öğreten, Kanaat ve Çelik tu…

Okatan, Sargın ve Yoksu serbest, Öğreten, Kanaat ve Çelik tutuklandı

İstanbul merkezli gazetecilere yönelik gerçekleştirilen operasyon kapsamında 25 Aralık 2016’da gözaltına alınan ve 24 gündür gözaltında bulunan 6 gazetecinin savcılık işlemleri sona erdi. Savcı, gazetecileri tutuklama istemiyle 8. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk etti. Hakimlik, Gazeteciler Mahir Kanaat, Tunca Öğreten ve Ömer Çelik tutuklanmasına karar verirken Derya Okatan, Eray Sargın, Metin Yoksu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gazetecilere isnat edilen suçlar şöyle: Tunca İlker Öğreten: "Silahlı terör örgütüne üye olma" ve "Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" Ömer Çelik: "Terör örgütü propagandası yapmak" ve "Silahlı terör örgütüne üye olma" Metin Yoksu: "Terör örgütü propagandası yapmak" Mahir Kanaat: "Silahlı terör örgütüne üye olma" Eray Sargın: "Terör örgütü propagandası yapmak" Derya Okatan: "Terör örgütü propagandası yapmak" "ÖDP üyesiyim, cemaatle ilgim yok" Hâkim karşısında ifade ver>>>>>>

TAZ’dan Türkçe-Almanca internet portalı

TAZ’dan Türkçe-Almanca internet portalı

Die Tageszeitung (TAZ) gazetesi Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın basına karşı giderek daha sert bir tutum izlediğini belirterek, yeni bir internet portalı kurma kararı aldığını duyurdu. 19 Ocak’ta çevrimiçi olacak “taz.gazete” adlı iki dilli (Türkçe-Almanca) portalda Türk yazarların haberleri de yer alacak.  İnternet portalında yayınlanan tüm metinler Türkçe ve Almanca okunabilecek. ‘Özgür, bağımsız platform‘ TAZ editörü ve proje müdürü Fatma Aydemir, “Otoriter Türk rejimi art arda medya kurumlarını kapatırken biz, yeni, özgür, bağımsız bir medya organı çıkarıyoruz” dedi. “taz.gazete” internet portalında Türkiye ve Almanya’dan haber, yorum, deneme ve röportajlar yer alacak. Yazarlar arasında Cumhuriyet yazarı  Aydın Engin, gazeteci- yazar Ece Temelkuran da var. Ayrıca Cumhuriyet, Birgün, Diken ve Bianet’ten yazarlar, ‘taz.gazete’ye zaman zaman yazılar yazacak. Almanya’daki kadrosunda editör Canset İçpınar, Elisabeth >>>>>>

Brezilya cezaevlerinde 16 günde 100’ü aşkın ölü

Brezilya cezaevlerinde 16 günde 100’ü aşkın ölü

Tutuklular arasındaki olaylar hafta, Natal kenti yakınındaki Alcaçuz cezaevinde yaşandı. Yerel bir güvenlik yetkilisi, 26 kişinin ölümünün doğrulandığını söyledi. Bilanço daha da ağırlaşabilir. Polis, olası kaçışları engellemek için cezaevini kuşatmaya aldı. Cezaevinin içerisine girmek için, Pazar sabahına kadar beklendi. Cezaevi yetkilileri, bunun nedenini tutukluların ağır silahlara sahip olmasına bağladı. Yetkililer, öldürülenlerden bazılarının bedenlerinin parçalanmış olduğunu bildirdi. Brezilya makamları, kokain satışının kontrolünü ele geçirmek isteyen iki .çete grubu arasında çatışmaların yaşandığını bildirdi. Yılın başından bu yana cezaevlerinde yaşanan olaylarda 100’ü aşkın kişi öldü. İnsan Hakları İzleme Örgütü HRW, Brezilya cezaevlerindeki şartların insanlık dışı olduğu tepkisinde bulundu.  Adalet Bakanlığı’nın verilerine bakılırsa, cezaevlerinin doluluk oranları resmi kapasitenin yüzde 167 üzerinde bulunuyor. 620 yataklı>>>>>>

Dink davası sanığı Yılmazer: Hepimizi Erdoğan atadı

Dink davası sanığı Yılmazer: Hepimizi Erdoğan atadı

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in katledilmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı dava İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Duruşmaya, dönemin İstihbarat Dairesi C5 Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, dönemin İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ile çok sayıda tutuklu ve tutuksuz sanık katıldı. Dosyaya gelen belgelerin okunmasının ardından Yılmazer savunma yaptı. Hakkındaki iddia ve delillere yanıt veren Yılmazer, 25 yıl emniyette görev yaptığını, sicil notunda herhangi bir olumsuzluk yaşamadığını savundu. Yılmazer, 11 Nolu F3 belgesinde kendisiyle ilgisi olmayan iddiaların yer aldığını savundu. Yılmazer, emniyet içerisinde cemaat yapılanmasını oluşturduğuna ilişkin iddialara, "Benden önceki kadro neyse ben onunla iş yaptım. Bu iddialar savcıya yakışmaz" dedi.   'ERGENEKON SORUŞTURMALARININ EMRİNİ ERDOĞAN VERDİ'   Yılmazer, Erhan Tuncel'in göreve alınmasına ilişkin ise şunları söyledi: "Yardımcı >>>>>>

Özgürlükten

  • 1
  • 2
  • 3
Prev Next

Ortadoğu ve AKP

Ortadoğu ve AKP

    Türkiye önünde büyük sorunlarla yeni anayasa  büyük bir ihtimalle Nisan'da gerçekleşecek.Başkanlık sistemi referandumuna gitmeyi tasarlıyor. Bu anlamda orta doğu  Erdoğan ve AKP'nin bu güne kadar geldiği durumu bir daha hatırlatmakta fayda var.   Emperyalizm, Ortadoğu ve Türkiye başlıkları söz konusu olduğunda istikrardan anlaşılması gereken emperyalizmin bölgedeki çıkarlarının güvenceye alınmış olmasıdır. Türkiye ve çevresine  bir şekil vermek isteyen ABD, her dönem temelde istikrarsızlığın, çatışmaların, darbelerin ve hükümet değişikliklerinin kaynağı olmuştur. Bu anlamda Amerika’nın bölgeye kendi arzusu dahilinde yön verme gayretleri Türkiye'nin tarihsel arka planda tatmin edilmemiş imparatorluk hayalleriyle de (Osmanlı) örtüşmektedir. Ortadoğu bölgesinin değişim ve uyum sürecinin tarihsel gelişimi ve sürekliliği vasıtasıyla ulusal güvenlik, dış politika, savunma stratejileri, demokrasi ve sıkça duyduğumuz daha bir çok‘‘masum‘‘kavramın gerçekte neleri ifade ettiklerini, ha...

KİRLİ SAVAŞINIZI KINIYORUZ.

KİRLİ SAVAŞINIZI KINIYORUZ.

Dünya görüşü düşmanıyla aynılaşarak zaliminin zulmüne taş çıkartacak bir yarışta olanların  adaletlerinden, hukuklarından,haklarından ve getirecekleri özgürlükten bahsedilemez.Doğal seleksiyonundan bahsedilebilir. Devrimci siyaseti kapitalist ticaret haline getirmeye çalışıp ezilen ulusun milliyetciliğini makul göstermeye çabalayanlar da ezen ulusun miliyetcileri kadar sorumludur.Milliyetcilik ve ona paralel gelen şiddet nereden ve nasıl gelirse gelsin karşısında duramayıp,seninki benimki ilkelliğini sürdürenler de bu kirli savaşın sürmesinden sorumludur. Kahrolsun ırkcı,milliyetci kirli savaşınız.   Yaşasın halkların kardeşliği ve özgürlüğü.

‘’KAYIKÇI KAVGASI’’ nın DARBE RİTÜELİ

 ‘’KAYIKÇI KAVGASI’’ nın DARBE RİTÜELİ

 Kendi deyimleriyle önceleri ‘’Muhafazakâr Demokrat’’ sonraları ‘’Muhafazakâr Otoriter’’ AKP hükümeti Dünya darbeler tarihinde eşine az rastlanır bir süreç yarattı.Milli irade ve çoğunluk gücü kurgusu üzerinden ülke yönetmeye çalışan AKP iktidarı, kurulduğu günden bu güne kendisini oluşturan ittifakların ve uluslar arası sermayenin koşulsuz temsili üzerinden 14 yıldır ülkemizi yönetmeye çalışıyor. İçeride ve dışarıda uluslar arası sermayenin sözünden çıkmayan AKP, bir yandan da kendi çıkarları doğrultusunda örmeye çalışarak hem geçmiş referanslarına mesaj göndermeyi eksik etmeyip, hem de bölgesel politikalarda kendisini büyütüp besleyen uluslar arası sermayeye istikrarın bozulacağı,daha iyi bir alternatflerinin olmadığı vb. şantajlarıyla delikten süpürülmeyi geciktirmeye çabalamaktadır. Devamında ise kendi çıkarları oyununu sahada düzmenin peşinde olduğu süreçte mutlak iradesi çatırdamış, neredeyse elinden gider bir hal almıştı.Bir yanda sahte kabadayı görüntülerin ardından‘‘milli ir...

Devrimci Yol'umuz Temel Coşkun'ların Yoludur.

Devrimci Yol'umuz Temel Coşkun'ların Yoludur.

Katledilişinin 25. yılında Temel Coşkun’u anmanın önemi ve bize yol göstericiliğiyle toplandık. Kapitalizme, Emperyalizme, Oligarşiye ve Faşizme karşı mücadelede düşen yoldaşlarımızı anmanın ve daha da önemlisi anlamanın çokça önem arz ettiği koşullarda katledilişinin 25. yılında Temel’i ve Temellerin yolculuğunu kısaca hatırlayalım. 1959 yılında zaferi milli köyü Aybastı ordu da başlayan yaşam yolculuğu 7 Şubatı 8 Şubata bağlayan gece saat 12 20 sularında Yeşilköy’de katledilişine kadar mücadele dolu yıllara dayalı bir miras bırakmıştır bizlere. Karadeniz’in devrimci tarihinde derin izlerini taşıyan Fatsa Aybastı süreçlerinin içerisinden süzülüp gelen ve İstanbul’da 85’li yıllarda devrimci harekette yaşanan ricat kararlarıyla tasfiye edilen bir tarihsel sürece devrimci yol taraftarı olarak başladığı kavgasında yılmadan yorulmadan eğilip bükülmeden militanca bir bakış açısıyla devrimci iradesini ortaya koymuş ve kurucusu olduğu Kocasinan Halkevi yöneticisiyken defalarca gözaltı...

Hakikatin Işığından Olgular Çıkarmak

Hakikatin Işığından Olgular Çıkarmak

Ya Da Olgulardan Hakikatlere Varmak Türkiye‘de uzun yıllardır bir hayalet dolaşıyor. Adına Devrimci Yol dediğimiz, hangi taşın altına baksanız bir muhatabını bulduğumuz, lakin ne olduğu ve ne dediğine dair; kendini tartışmanın içinde addetsin ya da etmesin her kesimde farklı çağrışımlar yaratan bir hayalet... Olaya nereden bakarsak bakalım bugün Devrimci Yol hareketinin “kim”liği bir muammaya dönüşmüş durumda. Bu bağlamda THKP-C, Devrimci Gençlik, Devrimci Yol ve bugünün Devrimci Yol'cularına varan geleneği doğru algılamak, bugün gelenek adına içerisinde bulunduğumuz sürecin karmaşasını çözümlemek ve tarihsel arka planını böylesi bir eksen üzerinden yürütme iddiasında olan bir politik faaliyetin, üzerine oturacağı kavramsal çerçeveyi belirlemek devrimci bir görev olarak karşımızda duruyor. Aksi taktirde yapılacak her hamle, ya gerçeğin yönlendiriciliğinden uzak geçmişin üzerini örtmeye dönük pragmatik yaklaşımlara neden olacak ya da dogmatizmin batağında sonlanacak mecralara yelken a...

Neden Devrimci Yolda Özgürlük

Neden Devrimci Yolda Özgürlük

Emperyalist-kapitalist sistem 1980’li yıllarda ithal ikameci politikalarını terk ederek, gümrük korumacılığını kaldıran ihracat ekonomisi politikalarına yönelerek, yeniden yapılanma sürecine girdi. Ülkemizde bu süreç 24 Ocak kararları ile başladı. 12 Eylül faşizmi ile devrimci halk muhalefeti susturularak bu uygulamalar tek yanlı olarak hayata geçirildi. 1990’ların başında “reel sosyalizmin” çöküntüye uğraması ile birlikte emperyalizm “yeni dünya düzeni”ni ilan ederek “küreselleşme” politikalarını uygulamaya koydu. Bu dünya halklarının emperyalist metropollere askeri-ekonomik ve siyasi anlamda uyumlu kılınması anlamına gelmekteydi. Bu entegrasyona uymayan, bu sürece girmekte ayak direyen, denetime girmeyen ülkeler, terörist ülke olarak cezalandırıldı/cezalandırılmakta. Yeni dönemde olağan üstü gelişen mali sermaye, ulusal sınır tanımayan dolaşım ve akışkanlık arz etmektedir. ABD ise bugün, mevcut mali sistemin kurduğu dünyanın jandarmalık görevini her gün güç kaybederek de olsa sürdür...

Siyasi Gündem

Error: No articles to display

Sizden Gelenler

Error: No articles to display

YOL

Son Eklenenler