Özgürlük

Ziyaret

Bugün 19

Dün 105

Bu hafta 358

Bu ay 1272

Tümü 56228

Currently are 139 guests and no members online

Dosyalar

 

Broşürler

 

Mustafa ÖZENÇ'in 14 Mayıs 1981 tarihinde yazmış olduğu şiirin orjinali elimize geçmiş olup aynı yürek vurusunu sizlerle de paylaşmak istedik.

Devrimci Yol saflarında vuran yüreklere...

DEVRİMCİ YOL'DA DÜŞENLER

Çarpıştılar vuruşdular
Devrim için savaştılar
Ölümle kucaklaştılar
Halkın Devrimci Yol'unda
Korkmadılar hiç ölümden
Türkü söyleyip gittiler
Kurtulsun diye zulümden
Halk için şehit düştüler
Ateş ihanet gördüler
İşkencede can verdiler
Ne korktu ne yıldılar
Halkın Devrimci Yol'unda
Zindanları da yaktılar
Kentte kırda savaştılar
Dar ağacına çıktılar
Halkın Devrimci Yol'unda
Bitmez saymakla adları
Kavgamızda yaşıyorlar
Devrettiler bayrakları
Yoldaşları taşıyorlar
14 Mayıs 1981
Mustafa ÖZENÇ

Uncategorised

Keine Beiträge für diesen Newsfeed vorhanden

Haberler

  • 1
  • 2
  • 3
Prev Next

ADALET İSTİYORUZ

ADALET İSTİYORUZ

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin KORAMAZ, adaletin işlemez hale getirildiği bu süreçte Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü’nü selamlarken; TMMOB'nin yürüyüşü bir parti eylemi olarak görmediğini belirterek konuya ilişkin 22 Haziran 2017 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.   ADALET İSTİYORUZ   Ülkemiz dikta rejiminin kurumsallaştırıldığı, emeğin daha fazla sömürüye ve güvencesizliğe maruz bırakıldığı, toplumun kuşatma altına alındığı, muhalefetin sindirildiği ve baskıların arttığı bir dönemi yaşamaktadır. AKP iktidarının alışkanlık haline getirdiği Anayasa ihlalleri, hukuk ihlalleri; milletvekillerinin, akademisyenlerin, gazetecilerin, gerçekleri söyleyen, haklarına sahip çıkan ve iktidarı eleştiren hemen herkesin gözaltına alınması veya tutuklanması ile devam etmektedir. Hukukun fiilen askıya alındığı ve adaletin işlemez hale getirildiği bu süreçte son olarak CHP milletvekili Enis Berberoğlu tutukla>>>>>>

İstanbul Valiliği: Onur Yürüyüşü’ne izin verilmeyecek

İstanbul Valiliği: Onur Yürüyüşü’ne izin verilmeyecek

İstanbul Valiliği, 25 Haziran Pazar günü Taksim Meydanı’nda yapılması planlanan Onur Yürüyüşü’ne izin verilmeyeceğini açıkladı. İstanbul Valiliği'nin internet sitesinde yer alan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı basın organları, internet siteleri ve sosyal medyada LGBTİ üyeleri tarafından 25 Haziran 2017 Pazar günü saat 17.00'da İlimiz Beyoğlu İlçesi Taksim Meydanı'nda 'Onur Yürüyüşü' adı altında bir yürüyüşe çağrı yapıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu yürüyüş için çağrı yapılan Taksim Meydanı ve çevresi Valiliğimizce ilan edilen toplantı ve gösteri yürüyüşü alanları arasında bulunmamaktadır. Ayrıca Valiliğimize 2911 sayılı kanun hükümleri uyarınca usulüne uygun bir başvuru yapılmamıştır. Bu arada yine sosyal medya platformlarında bu çağrıya karşı toplumun farklı kesimlerinden çok ciddi tepki gösterildiği görülmektedir. Valiliğimizce yapılan değerlendirme sonucunda, düzenlenmek istenen yürüyüşün başta katılımcılar olmak üze>>>>>>

Bayram da, Adalet de herkes içindir!

Bayram da, Adalet de herkes içindir!

Bayram da, Adalet de herkes içindir! Bir bayram öncesi yine Galatasaray’dayız.Bayramlar bizim için gözaltında kaybedilen sevdiklerimizin yokluğunun acısını daha derinden hissettiğimiz, bize yaşatılan zulmün katmerlendiği günlerdir.Bu bayrama OHAL rejimi sonucunda ortaya çıkan ağır ihlallerin de gölgesinde giriyoruz. Ve biliyoruz ki, yüz binlerce ailenin buruk geçireceği bir bayram ne hanelere ne de ülkeye huzur ve saadet getirmez.Bugün aynı zamanda Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevindeki 108. günleri. Yaşamları ağır tehdit altında bulunan Gülmen ve Özakça’nın “İşimizi geri istiyoruz” haklı talebi karşısında, sorumluluklarını yerine getirmeyen hükümet ne hukuka, ne vicdana ne de insanlığa sığmayan bir tepkisizlik içinde.Bizim bu bayram dileğimiz: Nuriye ve Semih'in yaşaması ve işlerine geri dönmesidir!Bizim bu bayram herkese çağrımız: Yaşam hakkına ve çalışma hakkına sahip çıkın; Nuriye'ye ve Semih’e sahip çıkın!Bir bayram >>>>>>

Aleviler 2 Temmuz'da Madımak Oteli önünde olacak

Aleviler 2 Temmuz'da Madımak Oteli önünde olacak

Aleviler, bu yıl da 2 Temmuz günü Sivas Madımak Oteli önünde olacak. PSAKD, "Madımak Oteli Utanç Müzesi olacak demek için, tekçi anlayışa 'hayır' demek için, eşit yurttaşlık hakkı, barış, demokrasi, özgürlük, laiklik ve adalet talebini haykırmak için" 2 Temmuz'da Sivas'a çağırdı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında, 2 Temmuz Sivas Madımak katliamının yıl dönümünde yapılacak etkinliklere ilişkin bilgi verdi. Basın toplantısına CHP Milletvekili Av. Şanal Sarıhan ile Yüksel Caddesi direnişçilerinden Veli Saçılık da katılı. Açıklama yapan PSAKD Genel Sekreteri Turgay Özkan, "2 Temmuz 1993 tarihinde bizlere yaşatılan kara günün üzerinden tam 24 yıl geçti. Bizler o günden beri sürdürdüğümüz mücadeleyi aynı kararlılıkla, aynı inatla sürdürüyoruz" dedi. Madımak katliamının 24. yılında Madımak Oteli'nin önünde bulaşacaklarını söyleyen Özkan, "Acımızdan, hak ve hakikat arayışımızdan asla vaz>>>>>>

Akdeniz'de boğulan mültecilerin sayısı 2 bini aştı

Akdeniz'de boğulan mültecilerin sayısı 2 bini aştı

Uluslararası Göç Örgütü’nün verilerine göre bu yılın ilk 6 ayında Akdeniz üzerinden Avrupa'ya kaçmaya çalışan 2 binden fazla mülteci hayatını kaybetti. Gerçek sayının ise daha yüksek olabileceğine dikkat çekiliyor. Uluslararası Göç Örgütü'nün Cuma günü açıkladığı verilere göre, bu yılın ilk 6 ayında Akdeniz üzerinden Avrupa'ya kaçmaya çalışan 2 bin 108 kişiden 2 bin 11'i ana kaçış rotası Libya-İtalya hattında boğularak öldü. Bu yılki rakamlarla birlikte Akdeniz'de umut yolculuğu esnasında hayatını kaybedenlerin sayısı dördüncü kez üst üste 2 bini aşmış oldu. Örgüt geçen yılın aynı döneminde Akdeniz'de hayatını kaybeden mültecilerin sayısının 2 bin 911 olarak vermişti. Açıklanan rapora göre, dünya genelinde bu yılın başından itibaren en az 2 bin 848 kişi kaçış yolunda hayatını kaybetti. Bu yılın ilk 6 ayında deniz yolu üzerinden kaçmaya çalışan 84 bin kişi ise Avrupa'ya ulaşabildi. Bu kişilerden İtalya'ya yaklaşık 72 bin, Yunanistan>>>>>>

Venezuela protestolarında bilanço ağırlaşıyor

Venezuela protestolarında bilanço ağırlaşıyor

Venezuela'da aylardır süren kitlesel protestolarda en az 79 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Sivil toplum kuruluşu Foro Parel ölümlerin çoğunun güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu gerçekleştiğini öne sürdü. Venezuela'da Devlet Başkanı Nicolas Maduro yönetimine karşı gelen onbinlerce kişi aylardır meydanlarda. Protestocular, ülkedeki insan hakları ihlallerini eleştirerek cezaevindeki muhalefet liderlerinin salıverilmesi ve erken seçime gidilmesini talep ediyor. Devlet Başkanı Maduro ise göstericilerin huzursuzluk ortamı yarattığını ileri sürerek, polise ve çevreye saldırdıkları gerekçesiyle muhalefeti suçluyor. Foro Penal adlı sivil toplum örgütünden yapılan açıklamada, protestoların başladığı Nisan ayı bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 79'a yükseldiği belirtildi. Hayatını kaybedenlerden 63'ünün ölümüne ve böylece büyük bir bölümüne güvenlik güçlerinin müdahalesinin neden olduğu açıklandı. Örgütün sözcüsü Alfredo Rome>>>>>>

LGBTİ Onur Haftası Özgürce Kutlansın!

LGBTİ Onur Haftası Özgürce Kutlansın!

Militer, feodal ve erkek egemen anlayışıyla çevrelenmiş coğrafyamızda rejimin en büyük mağdurlarından biri de LGBTİ bireyler ve kurumlar olmakta, topluma normal olarak sunulan tüm değerler iktidar tarafından belirlenmektedir.  Bu anlamda, cinsel yönelimlerin dahi politik iktidar tarafından “kabul edilebilir” olması isteniyor. Oysa bu durum,  ayrımcılığın ta kendisini oluşturmaktadır. En temel olan kişinin cinsel yönelimi, kendisinin dışlanmasına ve şiddet görmesine neden olmakta, “toplumsal cinsiyetçi” bakış açısı hem devleti yönetenlerin hem de toplumun büyük çoğunluğunun bakış açısını oluşturmaktadır. İçselleştirilmiş ve “normal” sayılan heteroseksüelliği temel alan bu anlayış, farklı cinsel yönelimlere şiddet uygulamayı meşru görmektedir. Dinler ve ideolojiler eliyle yaygınlaşan bu anlayış, LGBTİ bireylerin yaşamlarını olağanüstü bir şekilde zorlaştırmakta ve hatta kendilerini muhalefet kesiminde tanımlayan bir çok kişi ve kurum dah>>>>>>

Saçılık'ın 'yenilgiye mahkumsunuz' paylaşımı soruşturmaya de…

Saçılık'ın 'yenilgiye mahkumsunuz' paylaşımı soruşturmaya delil oldu

Ankara Cumhuriyet Savcılığı Veli Saçılık hakkında "örgüt üyeliği" iddiasıyla soruşturma açtı. Soruşturmada yer alan delillerden biri de "Güçlü olabilirsiniz ama yenilgiye mahkumsunuz" yazılı paylaşımı. Yüksel direnişçisi Veli Saçılık, 19 Nisan tarihinde twitterdan "Güçlü olabilirsiniz ama yenilgiye mahkumsunuz" paylaşımında bulundu. Yazının altında ise beş Filistinli çocuğun evlerine baskın yapan işgalci İsrail askerlerine Filistin bayrağı ve zafer işaretleriyle karşılık verdiği fotoğraf yer aldı.   Resmi Twitter'da görüntüle    Takip et VeliSaçılık @velisacilik Adı belli olmayan örgüt üyeliğinden soruşturma başlatmış savcılık. Baş delil olarak aşağıdaki twitimi koymuşlar. :) 17:45 - 21 Jun 2017        409409Retweet      651651 beğeni Twitter Ads info and privacy       Ankara Savcılığı "örgütü üyeliği"nden soruşturma dosyasında bu paylaşımı delil olarak gösterdi. Veli Sa>>>>>>

Ayasofya tartışması sürüyor

Ayasofya tartışması sürüyor

Ayasofya'da Kadir Gecesi Özel Programı düzenlenmesi ve sabah ezanı okunmasına Hristiyan cemaatin tepkileri sürerken Türk Dışişleri Bakanlığı da etkinliği kınayan Yunanistan'ı kınadı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'in de katıldığı Ayasofya'daki Kadir Gecesi özel etkinliğine Yunanistan'ın ardından Ortodoks ve Protestan mezheplerinin çoğunun üye olduğu Avrupa Kiliseler Birliği'nden (CEC) de sert tepki geldi. Merkezi Cenevre'de bulunan CEC'in Brüksel'deki ofisinden yapılan yazılı açılamada, Ayasofya'daki Kadir Gecesi etkinliğiyle "insanlığın en kutsal değerlerinin siyasi araç olarak kullanıldığı" ifade edildi. Açıklamada Ayasofya'nın camiye dönüştürülmeden önce bin yıldan fazla bir süredir Hristiyan- Ortodoksların ana merkezi olduğu ve 1934'te Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından müze haline getirilmesiyle günümüzde modern Türkiye'de din özgürlüğü idealinin bir sembolü olduğu belirtildi. Ayas>>>>>>

Katar'a talep listesi ve 10 gün süre

Katar'a talep listesi ve 10 gün süre

Katar'a ambargo uygulayan dört Arap ülkesinin yaptırımların sona erdirilmesi için bu ülkeye yönelik ön şartlarını ortaya koyan bir talep listesi sunduğu duyuruldu. Reuters haber ajansının hükümet yetkililerine yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde Katar'a ambargo uygulayan ülkelerden Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Bahreyn'in ambargonun kalkması için bu ülkeye bir talep listesi ilettiğini duyurdu. Buna göre, 13 ayrı maddeden oluşan listede Katar merkezli yayın kuruluşu El Cezire'nin kapatılması, İran'la ilişkilerin sınırlandırılması, Katar'daki Türk askeri üssün kapatılması ve bazı terör suçlularını iade etmesi gibi talepler yer alıyor. 10 gün süre verildi Reuters haber ajansına konuşan yetkili, krizde arabulucu rolünü üstlenen Kuveyt tarafından taleplerin Katar yönetimine iletildiği ve Arap ülkelerinden Katar'a talepleri yerine getirmesi için 10 gün verildiği belirtildi.  Ülkeler ayrıca Katar'dan tazminat da >>>>>>

B A S I N A V E K A M U O Y U N A D A V E T

B A S I N A V E K A M U O Y U N A D A V E T

ROBOSKİ UTANCINDA 66. AY! Roboski katliamının üzerinden 66 ay geçti. Ne yargılama süreci ne idari soruşturma ne de meclis komisyonu tarafından yürütülen raporlama çalışmasında ciddiye alınmaya değer bir ilerleme söz konusu. İnsan hayatının bu denli değersiz görüldüğü bir ülkede barıştan, birlikte yaşamaktan söz etmek son derece zor. 34 sivil yetişkin ve çocuğun katledilişi karşısında siyasi kararlılık, toplumsal duyarlılık sergilenemiyorsa ne zaman ve hangi durumda bu sorumla hareket edeceğiz. Bizler biliyoruz ki Türkiye 34 kişinin göz göre göre katledilebildiği bir ülke haline geldi. Yine öyle inanıyoruz ki, Roboski’nin sorumlularından hesap sorulmadıkça benzer cinayetler aydınlatılamayacak, yeni suikast ve katliamların işlenmesinin önüne geçilemeyecektir. Roboski yargılamasını sıradan bir adli vaka gibi zamana yayma,  konuyu kamuoyu gündeminden uzak tutmaya çalışma ve hesap vermekten kaçma eğilimi asla kabul edilemez. Roboski katl>>>>>>

Açlık grevinde 107. gün: Özakça yürüyemiyor, Gülmen kalkamıy…

Açlık grevinde 107. gün: Özakça yürüyemiyor, Gülmen kalkamıyor!

Ankara Barosu Gülmen ve Özakça'yı dün cezaevinde ziyaret etti Ankara Barosu, açlık grevlerinin 106. gününde cezaevinde ziyaret ettiği akademisyen Nuriye Gülmen ile öğretmen Semih Özakça’nın sağlık durumlarının daha da kritikleştiğini açıkladı. Gülmen’in kalkıp görüşe gelemediği, Özakça’nın ise tekerlekli sandalye ile görüşe geldiği, son derece bitkin olduğu ve konuşmakta zorlandığı kaydedildi. Cumhuriyet'te yer alan habere göre, eğitimci Gülmen ile Özakça açlık grevinin 106. gününü geride bıraktı. Tutuklu Gülmen’e ‘slogan attığı’ gerekçesiyle mektup - faks yazışmasını ve telefon görüşmesini yasaklamayı içeren “iletişim cezası” verildiği iddia edilirken; Ankara Barosu’ndan yapılan açıklamada, Özakça’nın durumunun kritik olduğu, Gülmen’in ise görüş yerine bile gelemediği belirtildi. Direnişçilerden sosyolog Veli Saçılık’a da Twitter üzerinden İsrail askerlerinin Filistin’de ev baskını fotoğrafını paylaşımı delil gösterilerek “terör ör>>>>>>

Paris saldırganı Türkiye'de sorguya çekilmiş

Paris saldırganı Türkiye'de sorguya çekilmiş

Paris'te hafta başında patlayıcı yüklü otomobiliyle polis aracına çarpan saldırganın, geçen yıl üç kez Türkiye'ye gittiği ortaya çıktı. Fransa'nın başkenti Paris'in en ünlü caddesi Champs-Elysees'de polise saldırı girişiminde bulunan kişiyle ilgili Fransız savcılığından açıklama geldi. Paris Başsavcısı Francois Molins, düzenlediği basın toplantısında, Adam D. olarak adlandırdığı saldırganın Fransız vatandaşı olduğunu söyledi. Polis yetkilileri daha önce saldırganın tam adını Adam Djaziri olarak açıklamıştı. Molins, Djazari'nin, üçü sadece 2016 yılında olmak üzere, metal ithalatçısı ve mücevher satıcısı olarak birçok defa Türkiye'ye gittiğini belirtti.Savcı, Djaziri'nin geçen yılki ziyaretlerinden birinde, üzerinde yüklü miktarda altın, mücevher ve yaklaşık 5 bin euro bulundurduğu için Türk yetkililerce sorgulandığını sözlerine ekledi. Fransız savcı, Djaziri'nin ayrıca Suriye'ye de gitmek istediğini ve IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi>>>>>>

Yeni KHK yayımlandı

Yeni KHK yayımlandı

691 sayılı Kanun Hükmünde Kararname yayımlandı. Kararnamede askeri uçuş emniyetine ilişkin düzenleme ile Askerlik Kanunu'na ek madde eklendi. Yeni OHAL kararnamesi yayımlandı. 691 sayılı kararname Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. 691 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye (KHK) göre, uçuş emniyetini etkileyebilecek nitelikte ülke sınırları içinde yapılmış, yapılacak veya kaldırılacak olan yapı, tesis ve benzeri tüm düşey engellere dair bilgiler, bu yapı ve tesisleri yapan, yaptıran, kaldıran, yapımına veya kaldırılmasına izin veren kurum ve kuruluşlar tarafından doğruluğu teyit edilerek Harita Genel Komutanlığına gönderilecek. Kararname ile Askerlik Kanunu'na ek madde eklendi. Eklenen madde şöyle: "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve>>>>>>

Merkel ve Macron: Avrupa süpermarket değil

Merkel ve Macron: Avrupa süpermarket değil

AB liderler zirvesinde Almanya ve Fransa birlik mesajları verirken, iki ülke liderleri mülteciler konusunda Doğu Avrupa ülkelerine sert eleştiride bulundu. Zirvede ortak savunma fonu oluşturulması da karara bağlandı. Perşembe günü Brüksel'de düzenlenen AB zirvesinde bir araya gelen liderler, savunma, güvenlik ve mülteciler sorunu başta olmak üzere Avrupa'nın gündemini meşgul eden çeşitli konuları masaya yatırdı. AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB'nin Rusya'ya karşı Kırım'ın ilhakı nedeniyle uyguladığı ekonomik yaptırımların altı aylığına yeniden uzatılması kararına varıldığını açıkladı. Brüksel'deki zirvede AB liderleri, askeri işbirliği ve ortak silahlanma projeleri için bir savunma fonunun oluşturulması konusunda anlaşmaya vardı. Donald Tusk, AB'nin savunma alanındaki işbirliği kararını "tarihi bir adım" olarak nitelendirdi. Avrupalı liderler, AB bünyesinde savunma gücü oluşturulması noktasında gösterilen gayretlere destek verdikl>>>>>>

Erdoğan'a Köln ve Düsseldorf'tan da olumsuz yanıt

Erdoğan'a Köln ve Düsseldorf'tan da olumsuz yanıt

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın G20 Zirvesi'nden sonra Almanya'da konuşma yapması planlanan etkinlik için farklı kentlerden olumsuz yanıtlar geldi. İki kentten daha benzer gerekçeyle rezervasyon başvurusu geri çevrildi. 7 ve 8 Temmuz tarihlerinde Hamburg'da yapılacak olan G20 Zirvesi'ne katılmak üzere Almanya'ya gelecek olan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu vesileyle Almanya'daki Türklere hitaben konuşma yapmasının planlandığı bildirildi. Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki büyük salon işletmelerinden yapılan açıklamalarda rezervasyon için yapılan başvuruların kısmen ret edildiği belirtildi. Almanya Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili olarak ise "Türkiye'den resmi bir istekte bulunulmadığını" açıkladı. Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği de Erdoğan'ın Almanya'da toplantı yapmak istediğine dair bilgilerinin olmadığını duyurdu. Ancak Alman basınında, Erdoğan'ın konuşma yapabilmesi için etkinlik düzenlenebilecek salonlara başvurulduğ>>>>>>

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir.  Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak O>>>>>>

EMPERYALİST FAŞİST ABLUKA DAĞITILACAK

EMPERYALİST FAŞİST ABLUKA DAĞITILACAK

EMPERYALİST FAŞİST ABLUKA DAĞITILACAK Ankara'daki bombalı saldırı ve kitle katliamı emperyalizmin Ortadoğu da sürdürdüğü savaş politikasının bir parçası olarak dün yine, yeni bir katliamla emekçi halklarımıza saldırmıştır. Emperyalistler ve işbirlikçileri, kaos yaratarak,korku salarak,ve sindirerak insanlığı katledilerek Ortadoğuyu yeniden inşa etmeye (savaş baronlarının kapitalist kan emicilerin istem ve talepleri doğrultusunda)ve ortadogu coğrafyasının dogal ve yeraltı zenginliklerinin paylaşım savaşının bir parçası olarak halka ve halklara yönelik katliamlarla sürdürülmektedir. ülkemizi ve halklarımızı da bu paylaşım savaşımının içine çekmeye çalışan kapilalizm ve yerli işbirlikçileri, istikrar adı altında ülkeyi kaosa sürüklemektedirler.kaos ve kandan beslenen iktidar gerek kürt halkına yönelik,saldırı ve katliamlarla gerekse devrimcilerin bulundugu mahallere saldırarak katliamlar yapmaktadır. Katiamlar yaparak, kaos yaratarak kendi>>>>>>

Özgürlükten

  • 1
  • 2
  • 3
Prev Next

Ortadoğu ve AKP

Ortadoğu ve AKP

    Türkiye önünde büyük sorunlarla yeni anayasa  büyük bir ihtimalle Nisan'da gerçekleşecek.Başkanlık sistemi referandumuna gitmeyi tasarlıyor. Bu anlamda orta doğu  Erdoğan ve AKP'nin bu güne kadar geldiği durumu bir daha hatırlatmakta fayda var.   Emperyalizm, Ortadoğu ve Türkiye başlıkları söz konusu olduğunda istikrardan anlaşılması gereken emperyalizmin bölgedeki çıkarlarının güvenceye alınmış olmasıdır. Türkiye ve çevresine  bir şekil vermek isteyen ABD, her dönem temelde istikrarsızlığın, çatışmaların, darbelerin ve hükümet değişikliklerinin kaynağı olmuştur. Bu anlamda Amerika’nın bölgeye kendi arzusu dahilinde yön verme gayretleri Türkiye'nin tarihsel arka planda tatmin edilmemiş imparatorluk hayalleriyle de (Osmanlı) örtüşmektedir. Ortadoğu bölgesinin değişim ve uyum sürecinin tarihsel gelişimi ve sürekliliği vasıtasıyla ulusal güvenlik, dış politika, savunma stratejileri, demokrasi ve sıkça duyduğumuz daha bir çok‘‘masum‘‘kavramın gerçekte neleri ifade ettiklerini, ha...

KİRLİ SAVAŞINIZI KINIYORUZ.

KİRLİ SAVAŞINIZI KINIYORUZ.

Dünya görüşü düşmanıyla aynılaşarak zaliminin zulmüne taş çıkartacak bir yarışta olanların  adaletlerinden, hukuklarından,haklarından ve getirecekleri özgürlükten bahsedilemez.Doğal seleksiyonundan bahsedilebilir. Devrimci siyaseti kapitalist ticaret haline getirmeye çalışıp ezilen ulusun milliyetciliğini makul göstermeye çabalayanlar da ezen ulusun miliyetcileri kadar sorumludur.Milliyetcilik ve ona paralel gelen şiddet nereden ve nasıl gelirse gelsin karşısında duramayıp,seninki benimki ilkelliğini sürdürenler de bu kirli savaşın sürmesinden sorumludur. Kahrolsun ırkcı,milliyetci kirli savaşınız.   Yaşasın halkların kardeşliği ve özgürlüğü.

‘’KAYIKÇI KAVGASI’’ nın DARBE RİTÜELİ

 ‘’KAYIKÇI KAVGASI’’ nın DARBE RİTÜELİ

 Kendi deyimleriyle önceleri ‘’Muhafazakâr Demokrat’’ sonraları ‘’Muhafazakâr Otoriter’’ AKP hükümeti Dünya darbeler tarihinde eşine az rastlanır bir süreç yarattı.Milli irade ve çoğunluk gücü kurgusu üzerinden ülke yönetmeye çalışan AKP iktidarı, kurulduğu günden bu güne kendisini oluşturan ittifakların ve uluslar arası sermayenin koşulsuz temsili üzerinden 14 yıldır ülkemizi yönetmeye çalışıyor. İçeride ve dışarıda uluslar arası sermayenin sözünden çıkmayan AKP, bir yandan da kendi çıkarları doğrultusunda örmeye çalışarak hem geçmiş referanslarına mesaj göndermeyi eksik etmeyip, hem de bölgesel politikalarda kendisini büyütüp besleyen uluslar arası sermayeye istikrarın bozulacağı,daha iyi bir alternatflerinin olmadığı vb. şantajlarıyla delikten süpürülmeyi geciktirmeye çabalamaktadır. Devamında ise kendi çıkarları oyununu sahada düzmenin peşinde olduğu süreçte mutlak iradesi çatırdamış, neredeyse elinden gider bir hal almıştı.Bir yanda sahte kabadayı görüntülerin ardından‘‘milli ir...

Hakikatin Işığından Olgular Çıkarmak

Hakikatin Işığından Olgular Çıkarmak

Ya Da Olgulardan Hakikatlere Varmak Türkiye‘de uzun yıllardır bir hayalet dolaşıyor. Adına Devrimci Yol dediğimiz, hangi taşın altına baksanız bir muhatabını bulduğumuz, lakin ne olduğu ve ne dediğine dair; kendini tartışmanın içinde addetsin ya da etmesin her kesimde farklı çağrışımlar yaratan bir hayalet... Olaya nereden bakarsak bakalım bugün Devrimci Yol hareketinin “kim”liği bir muammaya dönüşmüş durumda. Bu bağlamda THKP-C, Devrimci Gençlik, Devrimci Yol ve bugünün Devrimci Yol'cularına varan geleneği doğru algılamak, bugün gelenek adına içerisinde bulunduğumuz sürecin karmaşasını çözümlemek ve tarihsel arka planını böylesi bir eksen üzerinden yürütme iddiasında olan bir politik faaliyetin, üzerine oturacağı kavramsal çerçeveyi belirlemek devrimci bir görev olarak karşımızda duruyor. Aksi taktirde yapılacak her hamle, ya gerçeğin yönlendiriciliğinden uzak geçmişin üzerini örtmeye dönük pragmatik yaklaşımlara neden olacak ya da dogmatizmin batağında sonlanacak mecralara yelken a...

Özgürlük Sürecinin Gelişimi

Özgürlük Sürecinin Gelişimi

(Bu yazı "Hakikatin Işığından Olgular Çıkarmak, Ya Da Olgulardan Hakikatlere Varmak" başlıklı yazının devamı niteliğindedir) Yukarıda saydığımız tüm gelişmelere karşın devrimci mücadeleyi yükseltmenin örgütlü ve militan bir mücadele hattıyla mümkün olduğunu söyleyenlerde vardı. Devrimci Gençlik ve Özgürlük süreçleri, böylesi bir iddia ile yola koyulanların sesi oldu. Ülkenin içinde bulunduğu süreci ve bu sürece karşı geliştirilecek, mücadele çizgisini ortaya koymaya yönelik bir broşür dizisinden, sonra Devrimci Gençlik hemen ardından da Özgürlük Dergisi yayın hayatına başladı. Devrimci Yol hareketinin maddi manevi her türlü değerinin tüketildiği, hareketin icazet sınırlarına çekildiği, eklektik ve legal platformlarda birilerinin Devrimci Yol’u pazarlık konusu yaptığı bir dönemde, Mahir’ in devrimci cüreti ile sokaklarda, üniversitelerde, düzen dışı ve düzen karşıtı bir hareket yükseliyordu. *** İçinden geçilen süreçte (90’lı yıllar) her ne kadar dünya da sol adına bir karşı devrim r...

DEVRİMCİLER RÜZGÂR YARATANLARDIR

DEVRİMCİLER RÜZGÂR YARATANLARDIR

Türkiye devrimci hareketi oldukça uzun bir süredir adeta narkoza alınmış durumda. Tabi ki devrimin emekçiliğini yapan devrimcilerin varlığı sınırlı sayıda da olsa mevcut.  Lakin dünya ve ülke konjonktürü ile devrimin görevleri arasında kurulan bağlantı ve devrimcilerin bu kompozisyondaki yeri bizler açısından böylesi bir tespiti zorunlu kılıyor. ülkenin devrimcilere en fazla ihtiyaç duyduğu zamanlarda geliştirdiğimiz toplumsal pratik son derece yetersiz. Elbette mesele sadece geliştirilen yetersiz pratikle de sınırlı değil ideolojik karmaşanın vardığı nokta ve bunun üzerine devrimcilik algısına yönelik niteliksel düşüklüğü de hesaba kattığımızda karşımıza çıkan manzaranın iç açıcı olmadığını görüyoruz. Türkiye gibi krizlerin olağanlaştığı, politik gündemin sıklıkla değiştiği, bir kriz durumunu atlatmadan diğerinin başladığı bir ülkede, devrimcilerde her kriz sonrası esen rüzgârların etkisiyle bir taraftan diğerine doğru savruldular. Bu savrulma halleri üzerine birçok değerlendirme yap...

Siyasi Gündem

Error: No articles to display

Sizden Gelenler

Error: No articles to display