Özgürlük

Devrimci Yol'da

Gezi Halktır

Ziyaret

Bugün 50

Dün 237

Bu hafta 431

Bu ay 4056

Tümü 31893

Şu anda 20 misafirler ve üye yok çevrimiçi

Dosyalar

 

Broşürler

 

Mustafa ÖZENÇ'in 14 Mayıs 1981 tarihinde yazmış olduğu şiirin orjinali elimize geçmiş olup aynı yürek vurusunu sizlerle de paylaşmak istedik.

Devrimci Yol saflarında vuran yüreklere...

DEVRİMCİ YOL'DA DÜŞENLER

Çarpıştılar vuruşdular
Devrim için savaştılar
Ölümle kucaklaştılar
Halkın Devrimci Yol'unda
Korkmadılar hiç ölümden
Türkü söyleyip gittiler
Kurtulsun diye zulümden
Halk için şehit düştüler
Ateş ihanet gördüler
İşkencede can verdiler
Ne korktu ne yıldılar
Halkın Devrimci Yol'unda
Zindanları da yaktılar
Kentte kırda savaştılar
Dar ağacına çıktılar
Halkın Devrimci Yol'unda
Bitmez saymakla adları
Kavgamızda yaşıyorlar
Devrettiler bayrakları
Yoldaşları taşıyorlar
14 Mayıs 1981
Mustafa ÖZENÇ

Haberler

  • 1
  • 2
  • 3
Önceki Sonraki

Skandal OHAL kararı:Çıkmamış gazeteye toplatma kararı:

Skandal OHAL kararı:Çıkmamış gazeteye toplatma kararı:

  Skandal OHAL kararı: Atılım'ın çıkmamış özel sayıları hakkında toplatma İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği, skandal bir OHAL kararına imza attı. Kapatılan Özgür Gündem'in okurlarına ulaşmasına katkıda bulunan Atılım gazetesinin dün çıkan ve sonrasında çıkacağı öngörülen tüm özel sayılarının toplatılmasına karar verdi.        Etkin Haber Ajansı . İSTANBUL- İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği, kapatılan Özgür Gündem ile dayanışmada bulunan Atılım gazetesinin dün çıkan ve sonrasında çıkacağı düşünülen tüm özel sayılarının toplatılmasına karar verdi. Hakkında kapatma kararı verilen ve hukuki bir gerekçeye dayandırılmadan binası mühürlenen Özgür Gündem gazetesi, yayınına Atılım gazetesinin özel sayısı olarak devam etmişti. 16 Ağustos'taki polis baskını ve gözaltılarla gazetenin çıkmasının engellenmesi dayanışma ile boşa çıkarılmış, özgür basın dayanışmasının bir örneği olarak Özgür Gündem, Atılım gazetesinin özele sayısı olarak okurlarına u>>>>>>

Kadınlardan cinsiyetçi Pazarcı'ya: Ağzını topla Emin

Kadınlardan cinsiyetçi Pazarcı'ya: Ağzını topla Emin

  Ankara Kadın Platformu, Özgür Gündem'e yapılan baskında gözaltına alınan İMC TV muhabiri Gülfem Karataş'ın, tecavüzle tehdit edildiğini açıklamasına ilişkin sosyal medya hesabından cinsiyetçi paylaşım yapan Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Emin Pazarcı hakkında suç duyurusunda bulundu. Özgür Gündem gazetesinin Taksim'deki binasına yapılan polis baskınında 22 gazeteciyle birlikte İMC TV muhabiri Gülfem Karataş da gözaltına alındı. Polis, Karataş'ı gözaltında tecavüzle tehdit etti. Akşam gazetesi Ankara Temsilcisi Emin Pazarcı, Karataş'ın tecavüzle tehdit edildiğini açıklamasının ardından "Ne çekicilikleri var ki bunların" şeklinde cinsiyetçi paylaşımlar yapmıştı. Ankara Adliyesi önünde açıklama yapan Ankara Kadın Platformu, Pazarcı hakkında suç duyurusunda bulundu, "Ağzını topla Emen" dedi. Eylemde "Emin Pazarcı'nın cinsiyetçi dilini, kadın düşmanlığını teşhir ediyoruz" yazılı pankart açıldı. Açıklama yapan Derman Gülmez, Gülfem Kar>>>>>>

Yüksek Askeri Şura toplantısı sona erdi

Yüksek Askeri Şura toplantısı sona erdi

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında ikinci kez Çankaya Köşkü’nde toplandı. Başbakan Yıldırım başkanlığındaki heyetin Anıtkabir’i ziyaretinin ardından, şura üyeleri Çankaya Köşkü’ne geçti. Şura üyelerinin toplantı için hazırlanan Çankaya Salonu’nda yerlerini almalarının ardından YAŞ toplantısı başladı. YAŞ toplantısı, 1 saat 20 dakika sürdü. Yaş üyeleri 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından olağanüstü hal kapsamında yayımlanan kanun hükmünde kararnameyle YAŞ’ın yapısında değişikliğe gidilmişti. Bu kapsamda Başbakan Yıldırım başkanlığındaki toplantıya, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Başbakan Yardımcıları Nurettin Canikli, Numan Kurtulmuş, Mehmet Şimşek, Tuğrul Türkeş, Veysi Kaynak, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramir>>>>>>

Ordu'da Kürt işçilere ırkçı saldırı

Ordu'da Kürt işçilere ırkçı saldırı

                                 Diyarbakır’dan Ordu’nun Gölköy İlçesi’ne fındık hasadı için mevsimlik işçi olarak giden 6 Kürt işçi, ırkçı bir grup tarafından öldürülmek istenirken engellemeye çalışan Damarlı Mahalle Muhtarı ve kardeşi ırkçı grup tarafından bıçaklandı. Saldırıyı engellemeye çalışan Damarlı Mahalle Muhtarı Metin Çelenk ve ağabeyi Tekin Çelenk ırkçı grup tarafından bıçaklanırken, işçilerin kaldığı eve baskın yapan grup fındık işçilerinin kaldığı evin önünde toplanarak, evin camlarını kırdı. Gölköy Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak burada ilk müdahalesi yapılan Metin Çelenk, ambulansla Ordu Devlet Hastanesi’ne, Tekin Çelenk ise Ordu Üniversitesi (ODÜ) Eğitim Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. 6 işçi kaldıkları evden askerler tarafından zırhlı araçla alınarak karakola götürüldü. İnsan öldürmeye, toplu şekilde öldürerek katliam yapmaya kasten ve organize şekilde teşebbüs eden ırkçı grup hakkında yasal işlem yapılıp ya>>>>>>

Baykal kaseti' soruşturmasında 38 tutuklama

Baykal kaseti' soruşturmasında 38 tutuklama

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve bazı eski MHP'li milletvekillerine ait olduğu ileri sürülen görüntülerle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen  47 kişiden 38'i tutuklandı. Sulh Ceza Hakimliğince sorgulanan şüphelilerden, eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ömer Altıparmak da bulunuyor. Ankara Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerinin ardından adliyeye getirilerek soruşturmayı yürüten savcılar tarafından ifadeleri alınan şüpheliler,  tutuklanmaları talebiyle mahkemeye çıkarıldı. Sulh Ceza Hakimliğince sorgulanan şüphelilerden, eski Emniyet Genel  Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ömer Altıparmak'ın da bulunduğu 38'i  tutuklandı. Diğer 9 zanlı ise adli kontrol şartıyla mahkemece serbest bırakıldı.                                                       

Savcılıktan Alevileri aşağılamaya ‘tolerans'

Savcılıktan Alevileri aşağılamaya ‘tolerans'

                                       Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesi Kaymakamı Mehmet Türköz hakkında Alevi vatandaşlara yönelik olarak söylediği ileri sürülen “Biz sizin cem yapmanıza tolerans gösteriyoruz, izin veriyoruz. Ama siz çadır kuruyorsunuz. O çadırı kaldıracaksınız artık size toleransımız yok” sözleri nedeniyle hakkında yapılan suç duyurusu savcılıkça işleme bile konulmadı. Kahramanmaraş’ta Sivricehöyük köyü Terolar bölgesinde meralarına Suriyeliler için mülteci kampı kurulmasına karşı yapılan eylemler sırasında jandarmanın müdahalesinin ardından köy cemevi yanına kurulan çadır 11 Temmuz günü kaldırılmıştı. Müdahale ile ilgili köy muhtarını arayan Dulkadiroğlu Kaymakamı Türköz’ün “Biz sizin cem yapmanıza tolerans gösteriyoruz. Cemevine misafirlerinizin gelmesine izin veriyoruz. Ama siz çadır kuruyorsunuz. O çadırı kaldıracaksınız. Artık size toleransımız yok” dediği ileri sürülmüştü. İddiayı gündeme taşıyan CHP Pa>>>>>>

Bodrum’da Otel İşçileri Ayaklandı: Hakkımızı İstiyoruz

Bodrum’da Otel İşçileri Ayaklandı: Hakkımızı İstiyoruz

                                                        Bodrum’da 6 otel işleten bir şirket ekonomik kriz gerekçesiyle çalışanlarının maaşlarını ödemedi. Özellikle Gümbet Adnan Menderes Caddesinde bulunan otelde çalışan işçiler biriken maaşlarını alabilmek için önce otel içinde daha sonra da otel girişinde eylem yaptı. Otelin girişine barikat kurarak giriş ve çıkışları kapatan işçiler “İşçiyiz, haklıyız, hakkımız alırız” sloganları attı. İHA’nın haberine göre, karşılarında muhatap bulamayan otel çalışanları, otelin içine girerek oteli işgal etti. İşçiler otelin restoranını ele geçirdi. Son ses müzik açan işçiler, otel içerisinde eylemine devam etti. Otelin havuzuna giren otel çalışanları yetkililer gelene kadar otelden ayrılmayacaklarını ve tüm imkanlarını kendileri için kullanacaklarını belirtti. Otel personelinin bir kısmı ise otel odalarındaki televizyon ve değerli eşyalara el koyarak maaşlarını istedi. “Çalışıp alın teri döktük,>>>>>>

3 Aydır Maaş Alamayan İşçiler TOKİ İnşaatını İşgal Etti

3 Aydır Maaş Alamayan İşçiler TOKİ İnşaatını İşgal Etti

Uşak’ta bulunan İzka İnşaat’ta bağlı isçiler 3 aydır maaşlarını alamayınca çalıştıkları inşaatı işgal etti Uşak’ta paralarını 3 aydır alamayan TOKİ de çalışan inşaat işçileri sigortalarının da yapılmadığını öğrenince basın açıklaması yaptı. Polis OHAL’i bahane ederek basın açıklaması yapılmasını engellemeye çalıştı. Basın açıklamasında bulunan İzka İnşaat’ta bağlı isçiler 3 aydır çalıştıklarını ancak paralarını alamadıklarını ayrıca sigorta primlerinin de yatırılmadığını söyledi. İşçiler inşaattan paralarını alana kadar çıkmayacaklarını belirtirken, polis işçileri inşaattan zorla çıkarmakla tehdit etti.                                         

Giresun’da Halkevi ve Gençlik Muhalefeti üyelerine hakarette…

Giresun’da Halkevi ve Gençlik Muhalefeti üyelerine hakaretten tutuklama

Giresun’da Halkevi üyesi Atakan Türk ve Gençlik Muhalefeti’nden Batuhan Asal, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla tutuklandı. Adli kontrol kararı sebebiyle imza vermeye giden Atakan Türk  karakoldan, Batuhan Asal ise evine yapılan baskınla, Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasıyla gözaltına alındı. Facebook paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanma istemiyle mahkemeye çıkarılan Türk ve Asal tutuklandı. Sendika.Org                                               

ANTEP’TE KATLİAMDA ÖLENLERİN CENAZE TÖRENİNE SALDIRI

ANTEP’TE KATLİAMDA ÖLENLERİN CENAZE TÖRENİNE SALDIRI

Antep katliamında hayatını kaybeden Ahmet Toraman ve Kumru İlter’in cenaze törenine saldıran bir grup, cenazelerin defnedilmesini engelledi. DİHA'nın haberine göre, Antep katliamında ağır yaralanan ve yaşamını yitiren 13 yaşındaki Kumru İlter ile yaşı öğrenilemeyen Ahmet Toraman’ın cenazesinin defnedilmesine bir grup engel oldu. İlter ve Toroman’ın aileleri, çocukların cenazesini aldıktan sonra katliamda yaşamını yitirenlerin defnedildiği Yeşilkent Mezarlığı’na defnedilmek istedi. Cenazeler mezarlığın camisinden alınırken ellerinde bayraklarla gelen bir grup aileye engel oldu. “Asker cenazesi var” denilerek cenazelerin gelmesi geciktirildi. HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul Valilik ile görüştü. Daha sonra grup tekbir sesleriyle halka saldırdı, halka grup arasında çatışma çıktı. Daha sonra grup mezarlığın dışına doğru çekilirken, cenazeler defnedilmeye başlandı.                                                      

Özgür Gündem yayın yönetmeni ve yazı işleri müdürü tutukland…

Özgür Gündem yayın yönetmeni ve yazı işleri müdürü tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu’nun talebi üzerine mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılan Özgür Gündem gazetesi yöneticileri ve yazarlarına yönelik yürütülen soruşturmada gözaltına alınan Zana Bilir Kaya ve İnan Kızılkaya, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na getirilen Genel Yayın Yönetmeni Zana Bilir Kaya ve Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya, burada soruşturma Savcısı Umut Tepe’ye ifade verdi. Savcı Tepe, ifadelerinin ardından Kızılkaya ve Kaya’yı “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” ve “silahlı örgüte üye olmak” suçlarından tutuklama istemiyle Nöbetçi Hakimliğe sevk edildi ve tutuklandı. Tutuklu yazar Aslı Erdoğan için 'özgürlük nöbeti' başladıGazetenin Yayın Danışma Kurulu üyesi Aslı Erdoğan tutuklanmıştıGeçtiğimiz günlerde İstanbul 8’inci Sulh Ceza Mahkemesi tarafından PKK'nin propagandasını yaptığı gerekçesi ile geçici olarak kapatılan Ö>>>>>>

Karkamış'ta Cerablus hareketliliği

Karkamış'ta Cerablus hareketliliği

  Türkiye, IŞİD'in elindeki Cerablus'un YPG'nin eline geçmemesi için hazırlıklarını artırdı. Karkamış'ta ciddi bir hareketlilik olduğu belirtiliyor. Demokratik Suriye Güçleri, Menbic'i IŞİD'den kurtardıktan sonra Türkiye'yle sınır oluşturan Cerablus'a yöneldi. Türkiye ise sınır kasabasının "Kürtlerin eline geçmemesi için" karşı operasyon hazırlığında. El Cezire'nin haberine göre sınırdaki Karkamış kasabasında 2 gündür hareketlilik gözleniyor. Cuma ve Cumartesi geceleri sınırdan top ateşi seslerinin geldiği bölgede, cihatçıların Karkamış’tan Cerablus'a yapılacak olası bir operasyon için kasabaya getirildiği de iddia edildi. Söz konusu görüntüler sosyal medya üzerinden paylaşıldı. Karkamış'a giden yollar da kapatılırken Gaziantep Valiliği Suriye sınırında Beşkılıç ile Türkyurdu arasında kalan bölgeyi 20 Ağustos itibarıyla 15 gün süre ile özel güvenlik bölgesi ilan etti. El Cezire'ye konuşan Türkiye destekli cihatçı Sultan Murad Tuga>>>>>>

ANTEP’TE YAŞAMINI YİTİREN CANER ‘KATİL ERDOĞAN’ SLOGANIYLA U…

ANTEP’TE YAŞAMINI YİTİREN CANER ‘KATİL ERDOĞAN’ SLOGANIYLA UĞURLANDI

                                       Antep katliamında yaşamını yitiren Metin Caner, Van’da düzenlenen cenaze töreninde ‘Katil Erdoğan’ sloganlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.   Cumartesi akşam Antep’te düğün evine yapılan bombalı saldırıda yaşamını yitiren 17 yaşındaki Metin Caner cenazesi sabah saatlerinde Akköprü morgundan alındıktan sonra Şabaniye mahallesine getirildi. Burada omuzlara alınan cenaze ‘Şehit namirin’ ve ‘Katil Erdoğan’ sloganlarıyla toprağa verildi. Cenaze törenine DBP Van İl Eş Başkan Vekilleri Nazmiye Acar, Metin Kutaz, HDP Van İl Eş Başkanı Gülistan Orhan,  HDP Van Milletvekili Lezgin Botan, İlçe Belediye Eş Başkanları, HDP-DBP İlçe Örgütleri, KJA Aktivistleri, Barış Anneleri ile halk katıldı. Okunan duaların ardından konuşan DBP Van İl Eş Başkan Vekili Metin Kutaz, Suruç, Amed ve Ankara katliamlarını aydınlatmayan hükümetin yaşanan son Antep katliamının sorumlusu olduğunu söyledi. Kutaz, tüm halkı bu yön>>>>>>

Özgür Gündem ekine toplatma kararı

Özgür Gündem ekine toplatma kararı

                                                                İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Atılım gazetesinin Özgür Gündem manşeti ile çıkan özel sayısı hakkında toplatma kararı verildi. İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 16 Ağustos günü verilen kapatma kararının ardından Özgür Gündem manşetli eki ile çıkan Atılım gazetesinin özel sayısına toplatma kararı verildi. Karar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verildi. Atılım gazetesinin özel sayısı olan ve 16 Ağustos’tan bu yana Özgür Gündem manşeti ile çıkan özel sayı bugün “Fail aynı hedef aynı” manşeti ile çıkmıştı.      

Zonguldak’ta Madenciler Özelleştirmeye Karşı Direniyor

Zonguldak’ta Madenciler Özelleştirmeye Karşı Direniyor

Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ahmet Demirci, özelleştirmeye karşı mücadele kararlılıklarının sürdüğünü belirtti. Demirci “Bizler nasıl ülkemiz için kendimizi siper ediyorsak, madenlerimiz ve ülkemize katkı vermek için de gözümüzü kırpmadan canımızı siper etmeye hazırız. Kendim, yönetim kurulu ve işçiler adına konuşuyorum, bedel ödemek gerekirse bedel ödemeye razıyız.”   3-4 AY ÜCRET ALAMAYAN İŞÇİLER VAR Özel madenlerde sıkıntılar olduğunu, Soma ve Ermenek katliamlarının ardından alınan kimi tedbirler olduğunu hatırlatan Ahmet Demirci, “İş güvenliği açısından müsamaha yapılmamasının yanındayız. Can güvenliği her şeyden daha önemli” dedi. Devletin özel sektöre verdiği kimi sözler olduğunu ancak buna rağmen iflaslar ve kapatmalarla Znguldak’ta özel sektör kalmadığını dile getiren Demirci, şöyle devam etti: Zonguldak’ta 5 bine yakın işçi vardı. Şu an çok az. Mesela benim köyümden her sabah 3-4 otobüs kalkardı şimdi b>>>>>>

ANTEP’TE YAŞAMINI YİTİRENLERİN SAYISI 54’E YÜKSELDİ

ANTEP’TE YAŞAMINI YİTİRENLERİN SAYISI 54’E YÜKSELDİ

                                                              Gaziantep'te, kına gecesinde düzenlenen 'canlı bomba' saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısı 54'e yükseldi. Siirt'in Pervari ilçesinden göç eden akraba ailelerin çocukları Besna ve Nurettin Akdoğan çiftinin pazar günü yapılacak düğünleri öncesi cumartesi akşamı yapılan kına gecesine saldırı gerçekleşti. Kalabalığın ortasında 12-14 yaşlarında olduğu belirtilen bir 'canlı bomba' çocuğun üzerindeki patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu katliam yaşandı. IŞİD'in gerçekleştirdiği belirtilen saldırıda dün akşam saatlerine kadar 51 kişinin öldüğü belirtilirken, hastanelerde tedavi gören yaralılardan 3'ünün de bu sabah yaşamını yitirdiği açıklandı. Patlamada yaralananlardan bazıları taburcu edilirken halen 14'ü ağır olmak üzere 66 yaralının tedavileri Gaziantep'teki çeşitli hastanelerde devam ediyor. Dün, kimliği belirlenen 44 kişiden 29'unun çocuk olduğu bildirilmişti.>>>>>>

KESK: AKP, Katliamı Bahane Ederek OHAL’i Kalıcı Hale Getiriy…

KESK: AKP, Katliamı Bahane Ederek OHAL’i Kalıcı Hale Getiriyor

                                                    KESK ve Eğitim Sen yaptıkları açıklamalala Gaziantep’teki bombalı saldırıyı lanetledi. IŞİD’e karşı iktidarın tutumunun eleştirildiği açıklamalarda, “Endişemiz odur ki, AKP-Erdoğan iktidarı, bu tür katliamları bahane ederek OHAL ve dikta rejimini kalıcı hale getirmeyi, meşruluk kazandırmayı amaçlamaktadır” denildi. KESK yaptığı açıklamayla Gaziantep’te düğüne yapılan bombalı saldırıyı kınadı. “Bayramlarımız ve düğünlerimiz her tür siyasal amaç ve görüşten, etnik ve inanç farklılıklarından azade günlerdir. Bugünler halklarımızın aynı topraklarda bir arada yaşama iradesini perçinlediği, farklılarımızla birlikte geleceğe dair umutlarımızı ortaklaştırdığımız günlerdir. IŞİD denilen vahşet örgütü tam da bir arada yaşama irademize ve ortak geleceğimize yönelmektedir” denilen açıklamada, AKP-Erdoğan iktidarının ülkede ve Ortadoğu’da savaş, gerilim ve kutuplaştırmaya dayalı politikalarıyla >>>>>>

IŞİD, düğüne saldırı için Kürtçe bilen eleman aramış

IŞİD, düğüne saldırı için Kürtçe bilen eleman aramış

                                                   IŞİD, Yunus Durmaz'ın öldürülmesinden sonra Suriye'de bulunan Deniz Büyükçelebi'yi örgütün sınır sorumlusu olarak görevlendirmiş aynı zamanda Antep'i de buna bağlamıştı. Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre, güvenlik kaynakları Antepli olan Büyükçelebi'nin kentte yeni sorumlu görevlendirdiği, bu kişinin yeni hücreler oluşturduğunu belirtti. Büyüçelebi zaten Ankara Tren Garı iddianamesinde "Türkiye saldırılarında kullanılan bombaları gönderen kişi" olarak geçiyor. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin yarattığı güvenlik boşluğunu fırsat bilen örgüt, emniyetin darbe soruşturmasına yoğunlaşması sayesinde hareket edebilme olanağı buldu. IŞİD'in Kürt vatandaşların düğününe saldırı planı, savcılık ve tüm emniyet birimleri tarafından biliniyordu. Yunus Durmaz, İlhami Balı'dan bu konuda "Düğünlerde PKK bayrağı açılıyor, PKK şarkıları söyleniyor. Böyle bir yere amel yapalım mı diye>>>>>>

Özgürlükten

  • 1
  • 2
  • 3
Önceki Sonraki

Devrimci Yol'umuz Temel Coşkun'ların Yoludur.

Devrimci Yol'umuz Temel Coşkun'ların Yoludur.

Katledilişinin 25. yılında Temel Coşkun’u anmanın önemi ve bize yol göstericiliğiyle toplandık. Kapitalizme, Emperyalizme, Oligarşiye ve Faşizme karşı mücadelede düşen yoldaşlarımızı anmanın ve daha da önemlisi anlamanın çokça önem arz ettiği koşullarda katledilişinin 25. yılında Temel’i ve Temellerin yolculuğunu kısaca hatırlayalım. 1959 yılında zaferi milli köyü Aybastı ordu da başlayan yaşam yolculuğu 7 Şubatı 8 Şubata bağlayan gece saat 12 20 sularında Yeşilköy’de katledilişine kadar mücadele dolu yıllara dayalı bir miras bırakmıştır bizlere. Karadeniz’in devrimci tarihinde derin izlerini taşıyan Fatsa Aybastı süreçlerinin içerisinden süzülüp gelen ve İstanbul’da 85’li yıllarda devrimci harekette yaşanan ricat kararlarıyla tasfiye edilen bir tarihsel sürece devrimci yol taraftarı olarak başladığı kavgasında yılmadan yorulmadan eğilip bükülmeden militanca bir bakış açısıyla devrimci iradesini ortaya koymuş ve kurucusu olduğu Kocasinan Halkevi yöneticisiyken defalarca gözaltı...

Hakikatin Işığından Olgular Çıkarmak

Hakikatin Işığından Olgular Çıkarmak

Ya Da Olgulardan Hakikatlere Varmak Türkiye‘de uzun yıllardır bir hayalet dolaşıyor. Adına Devrimci Yol dediğimiz, hangi taşın altına baksanız bir muhatabını bulduğumuz, lakin ne olduğu ve ne dediğine dair; kendini tartışmanın içinde addetsin ya da etmesin her kesimde farklı çağrışımlar yaratan bir hayalet... Olaya nereden bakarsak bakalım bugün Devrimci Yol hareketinin “kim”liği bir muammaya dönüşmüş durumda. Bu bağlamda THKP-C, Devrimci Gençlik, Devrimci Yol ve bugünün Devrimci Yol'cularına varan geleneği doğru algılamak, bugün gelenek adına içerisinde bulunduğumuz sürecin karmaşasını çözümlemek ve tarihsel arka planını böylesi bir eksen üzerinden yürütme iddiasında olan bir politik faaliyetin, üzerine oturacağı kavramsal çerçeveyi belirlemek devrimci bir görev olarak karşımızda duruyor. Aksi taktirde yapılacak her hamle, ya gerçeğin yönlendiriciliğinden uzak geçmişin üzerini örtmeye dönük pragmatik yaklaşımlara neden olacak ya da dogmatizmin batağında sonlanacak mecralara yelken a...

Neden Devrimci Yolda Özgürlük

Neden Devrimci Yolda Özgürlük

Emperyalist-kapitalist sistem 1980’li yıllarda ithal ikameci politikalarını terk ederek, gümrük korumacılığını kaldıran ihracat ekonomisi politikalarına yönelerek, yeniden yapılanma sürecine girdi. Ülkemizde bu süreç 24 Ocak kararları ile başladı. 12 Eylül faşizmi ile devrimci halk muhalefeti susturularak bu uygulamalar tek yanlı olarak hayata geçirildi. 1990’ların başında “reel sosyalizmin” çöküntüye uğraması ile birlikte emperyalizm “yeni dünya düzeni”ni ilan ederek “küreselleşme” politikalarını uygulamaya koydu. Bu dünya halklarının emperyalist metropollere askeri-ekonomik ve siyasi anlamda uyumlu kılınması anlamına gelmekteydi. Bu entegrasyona uymayan, bu sürece girmekte ayak direyen, denetime girmeyen ülkeler, terörist ülke olarak cezalandırıldı/cezalandırılmakta. Yeni dönemde olağan üstü gelişen mali sermaye, ulusal sınır tanımayan dolaşım ve akışkanlık arz etmektedir. ABD ise bugün, mevcut mali sistemin kurduğu dünyanın jandarmalık görevini her gün güç kaybederek de olsa sürdür...

Özgürlük Sürecinin Gelişimi

Özgürlük Sürecinin Gelişimi

(Bu yazı "Hakikatin Işığından Olgular Çıkarmak, Ya Da Olgulardan Hakikatlere Varmak" başlıklı yazının devamı niteliğindedir) Yukarıda saydığımız tüm gelişmelere karşın devrimci mücadeleyi yükseltmenin örgütlü ve militan bir mücadele hattıyla mümkün olduğunu söyleyenlerde vardı. Devrimci Gençlik ve Özgürlük süreçleri, böylesi bir iddia ile yola koyulanların sesi oldu. Ülkenin içinde bulunduğu süreci ve bu sürece karşı geliştirilecek, mücadele çizgisini ortaya koymaya yönelik bir broşür dizisinden, sonra Devrimci Gençlik hemen ardından da Özgürlük Dergisi yayın hayatına başladı. Devrimci Yol hareketinin maddi manevi her türlü değerinin tüketildiği, hareketin icazet sınırlarına çekildiği, eklektik ve legal platformlarda birilerinin Devrimci Yol’u pazarlık konusu yaptığı bir dönemde, Mahir’ in devrimci cüreti ile sokaklarda, üniversitelerde, düzen dışı ve düzen karşıtı bir hareket yükseliyordu. *** İçinden geçilen süreçte (90’lı yıllar) her ne kadar dünya da sol adına bir karşı devrim r...

DEVRİMCİLER RÜZGÂR YARATANLARDIR

DEVRİMCİLER RÜZGÂR YARATANLARDIR

Türkiye devrimci hareketi oldukça uzun bir süredir adeta narkoza alınmış durumda. Tabi ki devrimin emekçiliğini yapan devrimcilerin varlığı sınırlı sayıda da olsa mevcut.  Lakin dünya ve ülke konjonktürü ile devrimin görevleri arasında kurulan bağlantı ve devrimcilerin bu kompozisyondaki yeri bizler açısından böylesi bir tespiti zorunlu kılıyor. ülkenin devrimcilere en fazla ihtiyaç duyduğu zamanlarda geliştirdiğimiz toplumsal pratik son derece yetersiz. Elbette mesele sadece geliştirilen yetersiz pratikle de sınırlı değil ideolojik karmaşanın vardığı nokta ve bunun üzerine devrimcilik algısına yönelik niteliksel düşüklüğü de hesaba kattığımızda karşımıza çıkan manzaranın iç açıcı olmadığını görüyoruz. Türkiye gibi krizlerin olağanlaştığı, politik gündemin sıklıkla değiştiği, bir kriz durumunu atlatmadan diğerinin başladığı bir ülkede, devrimcilerde her kriz sonrası esen rüzgârların etkisiyle bir taraftan diğerine doğru savruldular. Bu savrulma halleri üzerine birçok değerlendirme yap...

DEVRİMİN ANAHTARI SOKAKLARDA SAKLIDIR

DEVRİMİN ANAHTARI SOKAKLARDA SAKLIDIR

Türkiye'de; seçim hengamesi, sınav skandalları, emekçilerin hak talepleri ve Kürtlerin özgürlük arayışı üzerinden şekillenen yoğun bir gündem ile 1 Mayıs'a gidiyoruz. öte yandan içinde bulunduğumuz dönem, ABD emperyalizmi ve Türkiye oligarşisinin dünya ve Türkiye'yi yürüttüğü restorasyon ile yeniden yapılandırmaya çalıştığı bir döneme de tekabül ediyor. Bu restorasyon süreci ise gerek kitleler nezrinde, gerekse sol siyasi çevrelerde ciddi kafa karışıklıklarına, dolayısıyla da hatalı eğilimlere sebebep oluyor. AKP'nin hatırı sayılır bir zaman zarfından bu yana hükümet olması ve bu yeniden yapılandırma sürecinin görünen aktörü olması vesilesiyle politik polemiklerin merkezine oturduğunu ve saf tutuşların bu minval üzere gerçekleştiğini görüyoruz. Daha önceki yazılarımızda birçok kez altını çizdiğimiz üzere ülke siyasetinin yeniden yapılandırılması ve buna uygun tarzda her politik aktörün gönüllü ya da zorunlu bir şekilde sürece uygun hiza alması, ülke rejiminin karakterindeki ilericili...

Siyasi Gündem

  • 1
  • 2
Önceki Sonraki

Süreç ve Seçime Dair Tavrımız

Süreç ve Seçime Dair Tavrımız

Türkiye oligarşisinin Gezi süreciyle birlikte ayan olan yönetim krizi içinde bulunduğumuz dönemde adeta zirveye tırmanıyor. 17-25 Aralık operasyonlarıyla kan kaybeden AKP hükümeti 7 Haziran seçimlerine giden süreçte kürt halkı üzerinden oynadığı kumarı da kaybetti ve HDP 80 vekille meclise girerek Erdoğan'ın başkanlığı üzerine yapılan planları boşa düşürmüş oldu. Seçimin hemen akabinde Yalçın Akdoğan'ın “HDP çözüm sürecinin bundan sonra ancak filmini çeker” sözleri yaşadığımız sürecin habercisiydi ve kandan medet uman AKP hükümeti savaş konseptine geçerek bir erken seçime gitmeyi, HDP'yi baraj altına itmeyi, MHP'ye kaptırdığı bir kısım milliyetçi oyları da geri alarak 400 ya da civarı sandalye alıp konumunu sağlamlaştırmayı denemeyi seçti. Suruç katliamıyla ve daha birçok provokatif ve operasyonel hareketle savaş PKK'ye dayatıldı. Kürdistan'da bir çok ilçede sokağa çıkma yasakları ilan edildi siviller katledildi topyekun savaş başlatıldı. Paralelinde ise batı illerinde HDP başta olmak ...

İslamcılara yapılan yardım çağrıları ve Türkiye'deki mağdurl…

İslamcılara yapılan yardım çağrıları ve Türkiye'deki mağdurlar  retoriğinin geçerliliği

AKP hükümetinin temsil ettiği siyasi bloğun devlet yönetiminde etkin güç haline gelmesi politik yelpazenin tüm katmanlarında, her defasında kendini yenileyen tartışma başlıklarını karşımıza çıkarıyor. Elbette bu durum son derece anlaşılır. Nitekim oligarşinin siyasal kompozisyonunda meydana gelen restorasyon çalışması müesses nizamın faşizan karakterine “sivil”bir balans ayarı, hatta çoğu zaman köklü bir değişiklik görüntüsü arz ediyor. Fakat birçok kez ifade ettiğimiz üzere varlığa gelen teorik arka planın görünümleri ya bilinçli bir çarpıtma ya da iyi niyetli yanlış okumalara kurban gitmekte. özellikle son günlerde İslamcıların Kürtlerin acılarını yeterince anlamadığı veya bu acılar karşısında gereken tepkiyi geliştirmediği üzerine yapılan beyanatlar devrimciler cephesinde acı ve alaycı bir tebessümle karşılanmakta. Elbette İslamcıları homojen bir blok olarak görmek hatalı bir yaklaşıma neden olacaktır fakat Türkiye'de İslamcı kesim (ya da AKP hükümetini politikanın kıblesi olarak g...

PARLAMENTONUN İFLASI VE SOKAK REALİTESİ

Suni bir kutuplaşmayla gidilen 12 Haziran seçimleri rekor bir katılımla gerçekleşti ve yeni perlamentodaki sandalye paylaşımı yapıldı. Bu sunni kutuplaşma üzerinden gerçekleşen seçimlerin ve oluşan parlamentonun devrimci hareket ve emekçiler açısından ne derece önem arz ettiği/etmediği de seçimden hemen sonra bir kez daha açığa çıktı. Biz burada bilinen anlamıyla bir seçim değerlendirmesinden ziyade seçimlerden kaynaklanıyormuş gibi gözüken ancak temel belirleyeni seçim olmayan dönem politikalarının içinde bulunduğumuz süreçteki durumunu ve devam eden süreçteki muhtemel gelişimini açıklamaya çalışacağız. Yapısal Dönüşüm Sürecinin Bir Dönemeci Olarak 12 Haziran 12 Haziran seçimleri, bazı çevrelerce iddia edildiğinin aksine “AKP'nin diktatörlük projesinin”ya da “şeriat devleti kurma projesinin”bir parçası değil Türkiye de ki devlet aygıtının yeni döneme uygun şekillendirilişine hizmet eden bir yerde durmaktadır. Devleti yeniden dizayn etme ve bölgeye dair dönem politikalarını emperyali...

KAĞITTAN KAPLAN OLAN OLİGARŞİDİR

Geçtiğimiz günlerde Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Zonguldak Şubesini ziyaret eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, ciddi bir mücadelenin içerisinde olduklarını, herkesin birbirine destek vermesi gerektiği belirterek, "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş. O koca ağacı hop diye yıktılar. Ancak CHP'yi yıkamadılar" diye konuştu.(Vatan Gazetesi 8.2.2011). Süheyl Batum hakkında uzun bir tanıtıma gerek yok fakat kendisi Prof. Dr. ünvanını almış bir akademisyendir. Bu ülkede siyasetle bir düzeyden ilgili herkes TSK'nın 60 yıldır NATO üyesi bir ülkenin ordusu olduğunu dolayısıyla ABD ile organik ilişkisinin ne derece güçlü olduğunu da bilir. Elbette sayın Batum'da bu konuda bir malumata sahiptir. Böyle bir açıklamayı konu hakkındaki cehaletinden yapmadığına göre Batum burada neyi amaçlamış olabilir? Aslında cevabı belli Batum ve ulusalcılar AKP hükümeti eliyle hizaya getirilen TSK'nın bu kadar güçsüz olmasını hazme...

Sizden Gelenler

  • 1
  • 2
  • 3
Önceki Sonraki

ZITLARIN AYNILAŞMASI..

ZITLARIN AYNILAŞMASI.. Kendi gibi düşünmeyen,kendi gibi olamayan herkesi düşman görmek yetinmeyip yaşama hakı dahi tanımayan bir anlayış ve tavır,hangi kılığa girerese girsin düşmanıyla aynılaşmıştır..! Zulmüne zalimin kim olduğu,’’bize de çok yapıldı’’vs.türü makul mazeretlerle anlayış ve hoşgörü bekleyenler zıtına dönüşmüş olanlardır ve düşmanları kendileridir...Zulüm görenin zulmünü makul bulanlar,zulmü meşrulaştıranlardır... Mazlum zulmedemez.Doğanın adaletini sağlar ... Doğada zor yaşamı doğurur,hayatı yok etmez... Adaleti doğurur,özgürlüğü yok etmez... Kendi’’vicdanımıza’’değil doğanın o acımasız adaletine hesap vereceğiz... KİRLİ SAVAŞA HAYIR... ADALET,ÖZGÜRLÜK,DOĞRUDAN DEMOKRASİ,YAŞAM HEMEN ŞİMDİ... Abdullah Zafer Bilge'nin fotoğrafı.

PARAİDYA(παραιδια)*

PARAİDYA(παραιδια)*   İnsanlar aleminin dışındaki maddeyle olan ilişkisi hep sorun olagelmiştir. Algıların gerçekliği yansıtmaması,verilerin bilgi değil inanç düzeyinde oluşu, gelişememiş durumu vb. bu algıların kavramlaştırıldığında gelişimi doğru ifade edemeyen,doldurulamaz boşluklar bırakan hareketsizliği ortaya çıkmaktadır.Tüm bunların dışında doğasal gerçekliğin bir parçası olmamıza karşın,kendi gerçekliğimizin ona uyumsuzluğunu yaşamaktayız...Belirli bir gidiş yönü olan hareket halindeki bir çelişkiler yumağı zıtların birlikteliğimidir?Yoksa zıtların birbirine dönüşdüğü bir mücadelemidir? Bir denge durumu mu zaten bozulacak olan bir dengesizlik mi?Herşey hareket halinde ilerliyor,her durum yeni bir durumsa,bir ırmakta iki kez yıkanılamıyorsa geri dönüş ya da reel sosyalizmlerin yıkılışına karşı zafer edasındaki emperyalistlerin sürekli krizinden bahsetmek ne?Bildik bileli krizde olan emperyalizm geri geri gidip yok mu olacak?Soruyu başka biçimde tekrarlarsak:Atomun elektron pro...

SURİYE SAVAŞININ REYHANLI İLÇESİNE SOSYAL ve EKONOMİK YANSIM…

SURİYE SAVAŞININ REYHANLI İLÇESİNE SOSYAL ve EKONOMİK YANSIMALARI Savaşın İlçeye Sosyal ve Ekonomik Yansımaları Suriye Savaşının patlak vermesinin ardından Suriye’nin sınır komşularından olan Hatay’ın Reyhanlı ilçesine yoğun bir göç dalgası başlamıştır. Bu göç dalgası ve savaşın hala devam ediyor olması nedeniyle, 4 yıldır Reyhanlı ilçesi  Suriyeli göçmenlerin evi olmuş durumda. Görüşme yapılan D. Reyhanlı ‘’burası artık küçük Suriye’’ söyleminde bulunuyor. Elbette yaşanan bu yoğun göç, beraberinde bir takım problemleride getiriyor. Reyhanlı’ya yaşanan yoğun göçün ardından yaşam kaynaklarının paylaşılması ve savaşın yarattığı psikolojik yıkımın ilçe halkına etkileri gibi sorunlar baş göstermeye başlıyor. Savaşın ardından ilçe halkının yaşadığı değişimleri iki alt başlık altında inceledim.  Göçün Reyhanlı’ya Sosyal Yansımaları . ‘’Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Hatay’ın 90 bin nüfuslu Reyhanlı ilçesine sığınan Suriyelilerin sayısı 95 bine ulaştı’’ (http://www.trthaber.com, 17 Ek...

DOĞADA BİLMİYORDUM VE BU KADARINI BİLİYORDUM KURALI YOKTUR..…

Doğada yani siyasette bilmiyordum ya da bu kadar biliyordum diye kural ve kanun yoktur...Bunun instikt(belki içgüdüsel)farkında olan insanlar alemi Anayasalarının ilk başına’’kanunları bilmemek mazeret değildir’’diye birinci madeyi koymuşlardır.İyi de bu insanlar alemi için koyduğun kanunlar doğanın işleyişine uyuyormu diye sorma hakkın da’’gücü’’eline geçiren tarafından elinden alınmıştır.Zaten sorun o da değil,insanların yaşamı hangi iktidar ve sisteme göre düzenlenecektir sorunudur!?Doğanın kanunlarını hiçe sayıp,kendi kanunlarını dayatan insanlar aleminin durumu Engels’in belirtiği gibi’’benim için bu tren yoktur, görmüyorum’’deyip önüne dikilen örneğe benzemektedir...Ya da benim için yer çekimi bir anlam ifade etmez deyip kendinin minareden atmaya benzer! İnsanlar aleminde kötülükler bildiğini sandığın bilgisizliklerden gelir. Doğada ise yanlışların ; bilgi dediklerini doğa bilimsel zorunluluklarına karşı diretmekten...Örneğin siyasette söylediğin yaptığın tahlillerin sonucu geliş...

Birilerinden üstün olmak değil, kendini üretip aşabilmek...

Siyasette denge ve tutarlılığı sağlamak zor zanaattır. Siyaset yapıyorum diye zorlama birçok şey söylemek mümkündür! Bu söylenenlerin etraftakilere yeterli gelmesi ve malumun tekrarı her konuda anlaşma içerisindeymiş türü davranış zorlaması v.b. ile tüm sorunlar aşılmış gibi bir görüntü yaratmak yeterli gözükebilir. Fakat hayatın zorunlulukları(doğa bilimleri ) yakayı bırakmaz... Zorluk burada başlar! Bu durumu yaratan dünya görüşünün başlangıcında kendini başlangıç noktası görme milat sanma eğilimi başta gelir! Ve de dışındakilerin tavrına göre tavır belirleme ne yapacağını ve tavrını bilme zorlaması, siyaseti müneccimlik sanmaya götürebilir. Böylesi bir sübjektivizmin hâkimiyetindeki tavır ve davranışlar ‘’siyaset’’ yapmak olarak tüm alanlara yansıyarak devam edebilmektedir. Son zamanlarda eski yol dostlarıyla seçimler dolayısıyla aynı tavrı alamamakta durumu anlatmaya yetmez!!! Başka sorunlar gözardı edilip bir partiye oy verip vermemek ve buna çağırmak siyasal tavır oluverir!!! Tüm...

Seçimler ve İktidarlar...

İnsan yerleşik hayata geçtikten sonra, özel mülkiyeti korumak için hep bir arayış içinde oldu. Dönemsel farklılıklar arz etse de öz itibari ile karakteri hiç değişmedi. İktidar, önce kendine dini dayanak yaptı. Yani kendi erk'ini mutlaklaştırmak amacı ile kararları tanrısal bir buyruk gibi topluma yansıttı. Gün geldi iktidarın tanrısal buyruklarına din yeteri kadar cevap olamadı. Bilim geliştikçe iktidarlar "erk"i sağlamlaştırmak için tanrının buyrukları yerine, kendi icatları olan, kısmen yönetilenlerin de dahil olduğu "hukuku" devreye soktu. Hukuku da sağlamlaştırmak için meşru yollar aradılar "seçme ve seçilme" hakkı gibi. Meşruluk, devlet iktidarının kaynağı ve kullanış biçimleri bakımında yönetilenlerin inançlarına uygun olma niteliğidir. Bir iktidar, ona itaat edilmesi konusunda bir konsensüs varsa meşrudur. Aksi takdirde kaba bir güç halidir. İktidarlar, her döneme özgü, kendilerini dayandırdıkları gerekçeleri olmuştur. Bu gerekçeler onların aynı zamanda meşruluğunu sağlamı...

Devrimci Yol'da Özgürlük yeni sayısı çıktı

Devrimci Yol'umuz Temel Coşkun'ların yoludur.

Son Eklenenler