Özgürlük

Ziyaret

Bugün 79

Dün 85

Bu hafta 508

Bu ay 2923

Tümü 52843

Currently are 6 guests and no members online

Dosyalar

 

Broşürler

 

Mustafa ÖZENÇ'in 14 Mayıs 1981 tarihinde yazmış olduğu şiirin orjinali elimize geçmiş olup aynı yürek vurusunu sizlerle de paylaşmak istedik.

Devrimci Yol saflarında vuran yüreklere...

DEVRİMCİ YOL'DA DÜŞENLER

Çarpıştılar vuruşdular
Devrim için savaştılar
Ölümle kucaklaştılar
Halkın Devrimci Yol'unda
Korkmadılar hiç ölümden
Türkü söyleyip gittiler
Kurtulsun diye zulümden
Halk için şehit düştüler
Ateş ihanet gördüler
İşkencede can verdiler
Ne korktu ne yıldılar
Halkın Devrimci Yol'unda
Zindanları da yaktılar
Kentte kırda savaştılar
Dar ağacına çıktılar
Halkın Devrimci Yol'unda
Bitmez saymakla adları
Kavgamızda yaşıyorlar
Devrettiler bayrakları
Yoldaşları taşıyorlar
14 Mayıs 1981
Mustafa ÖZENÇ

Uncategorised

Keine Beiträge für diesen Newsfeed vorhanden

Haberler

  • 1
  • 2
Prev Next

İstanbul Valiliği’nden 1 Mayıs açıklaması!

İstanbul Valiliği’nden 1 Mayıs açıklaması!

İstanbul Valiliği tarafından 1 Mayıs için alınacak tedbirlerle ilgili olarak yazılı bir açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada, “İstanbul genelinde vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla 30 bin 101 Emniyet mensubumuz görev alacaktır” denildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, ülkemiz genelinde olduğu gibi İstanbul ilimizde de çeşitli etkinliklerle kutlanacaktır. İşçi ve emekçilerimizin, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve haklarına sahip çıkılması Devletimizin her zaman öncelikli konuları arasında yer almıştır. 1 Mayıs’ın işçi ve emekçilerimizle huzur ve barış içerisinde kutlanmasını sağlamak amacıyla aşağıdaki tedbirler alınmıştır: O İlimiz genelinde; vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla 30.101 Emniyet mensubumuz görev alacaktır. Vatandaşlarımızın günlük hayatının aksamaması için saat 05.00 itibariyle sadece Osmanbey, Taksim ve Şişhane Metro istasyonları kapalı kalacak; metro,>>>>>>

1 Mayıs'ta hangi sendika nerede olacak?

1 Mayıs'ta hangi sendika nerede olacak?

1 Mayıs kutlamaları için sendikalar kararını belirledi. İşte sendikaların 1 Mayıs kutlama yerleri ve talepleri. 1 Mayıs İşçi Bayramı bu yıl Olağanüstü Hal (OHAL) koşullarına rağmen Türkiye’nin dört bir yanında kutlanacak. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipler Birliği (TTB) ve Devrimci İş Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), 1 Mayıs’ı İstanbul Bakırköy Halk Pazarı’nda kutlama kararı aldı. Hak-İş, Türkiye Kamu Sen ve Memur Sen de 1 Mayıs için kutlama, etkinlik kararlarını belirledi. İSTANBUL VE ANKARA… DİSK, KESK, TMMOB, TTB 1 Mayıs’ı Bakırköy Halk Pazarı’nda kutlayacak. Yapılan ortak açıklamada, “Olağanüstü Hal’e, Kanun Hükmünde Kararnamelere ve tek adam rejimine, kıdem tazminatı gaspına, taşeron köleliğine ve kamu emekçilerinin iş güvencesinin kaldırılmasına hayır demek için 1 Mayıs’a” çağrısı yapıldı. Ankara’da ise Kolej Meydanı ve Tandoğan’da iki ayrı miti>>>>>>

50 bin Korucu ve Muhtar'ın SGK pirimini devlet yatıracak!

50 bin Korucu ve Muhtar'ın SGK pirimini devlet yatıracak!

OHAL kapsamına 689 ve 690 sayılı iki yeni KHK Resmi Gazete'de yayımlandı. Yayımlanan KHK ile muhtar ve korucuların SGK primlerini devlet ödeyecek. OHAL kapsamına 689 ve 690 sayılı iki yeni KHK Resmi Gazete'de yayımlandı. Yayımlanan KHK ile muhtar ve korucuların SGK primlerini devletin ödemesine karar verildi.   ‘Ak Saray’daki 37’nci muhtarlar toplantısında konuşan Erdoğan, yayınlamayı düşündüğü yeni kanun hükmünde kararnamede muhtarların sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanmasının yer alacağını söylemişti.

İhraç Edilenler Arasında 66 Barış İmzacısı da Var

İhraç Edilenler Arasında 66 Barış İmzacısı da Var

29 Nisan tarihli 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden ihraç edilen 484 akademisyenden 66’sı Barış İçin Akademisyenlerin "Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisi imzacısıydı. Barış İçin Akademisyenler, son KHK ile bugüne dek KHK ile ihraç edilen imzacı sayısının 371’e yükseldiğini duyurdu.  Farklı yöntemlerle işten çıkarılan imzacı sayısı 451 oldu. Barış İçin Akademisyenler’in paylaştığı listeye göre 689 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edilen imzacılar şöyle: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Osman İşçi Dicle Üniversitesi Ceren Erol Alaattin Selçuk Ertekin Aydın Gelmez Doğan Kurt Emine Meşe Fikret Uyar İrfan Açıkgöz Murat Biricik Murat Kızıl Mustafa Sinemillioğlu Süleyman Kızıl Tahsin Söğüt Yasemin Bulut Yasin Bedir Yılmaz Turgut Zeki Kanay Zuhal Toker İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Güldem Özatağan Pınar Yüksel Mehmet Penbecioğlu Özcan Gülhan Mersin Üniversitesi Ali Ekber Doğan Ati>>>>>>

1 Mayıs Şehitleri Anıldı

 1 Mayıs Şehitleri Anıldı

1 Mayıs 2017 Komitesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da 1 Mayıs Mücadele, Birlik ve Dayanışma Günü kapsamında katledilen işçi ve emekçileri anmak amacıyla Taksim Kazancı Yokuşu, Şişhane ve Kadıköy’de anma etkinlikleri gerçekleştirdi. 29 Nisan 2017 Cumartesi günü, saat 11.00’da, 1 Mayıs 1977’de yitirdiğimiz işçilerin anısına düzenlenen anma etkinliği Taksim Kazancı Yokuşu’nda başladı. Anmaya DİSK Genel Başkanı Kani Beko, KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, TTB Merkez Konseyi Başkanı Raşit Tükel ve TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz da katıldı. DİSK adına konuşan Genel Başkanımız Kani Beko, “Faşist katiller cezalandırılana dek Taksim mücadelemiz sürecek! Taksim’den vazgeçmedik. Taksim bizim sevdamız!” dedi. Kazancı Yokuşu’ndaki anmanın ardından İstiklal Caddesi boyunca bildiri dağıtımı yapıldı. Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Lisesi önündeki nöbetlerine bir dayanışma ziyareti gerçekleştirildiği bildiri dağıtımının ardından, 1 Mayıs>>>>>>

ŞİRKETLERİN AÇGÖZLÜLÜĞÜNE HAYIR, DÜNYANIN ÜCRET ARTIŞINA İHT…

ŞİRKETLERİN AÇGÖZLÜLÜĞÜNE HAYIR, DÜNYANIN ÜCRET ARTIŞINA İHTİYACI VAR

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun 1 Mayıs 2017 mesajı: Büyük çokuluslu şirketler ve bir avuç zengin küresel ekonominin kurallarını belirlediği için işçilerin nesillerdir kazandığı ve her 1 Mayıs’ta kutladığı haklar sistemli bir şekilde saldırıya uğramaktadır. Zenginlerin isteklerine boyun eğen hükümetler, insani çalışma koşulları sağlamak ve yoksulluğu sona erdirmek konusundaki sorumluluklarını yerine getirmeye yanaşmıyorlar. Dünyanın 70 senedir gördüğü en büyük mülteci krizini yaşadığımız bir dönemde milliyetçilik ve yabancı düşmanlığı, dayanışma duygusuna zarar vermektedir. Bu nedenle göçmen işçiler eşit haklardan mahrum bırakılmaktadır. On milyonlarca kadın ve erkek, modern köleliğin tuzağına düşmüştür. İşçiler, küresel tedarik zincirlerinde sendikal haklarından ve insani bir yaşam sürdürmelerini sağlayabilecek ücretlerden mahrum bırakılmakta, tehlikeli ve yıpratıcı koşullarda kaçak işgücü olarak çalışmak zorunda kalmakta>>>>>>

2 yeni KHK yayımlandı... 4 bine yakın kişi ihraç edildi

2 yeni KHK yayımlandı... 4 bine yakın kişi ihraç edildi

OHAL kapsamında 689 ve 690 sayılı iki  yeni KHK Resmi Gazete'de yayınlandı.  Resmi Gazete'de yayımlanan 689 sayılı KHK ile 484 akademisyen ve 98 iaderi personelin görevine son verildi. Yeni KHK ile muhtar ve korucuların SGK primlerini devletin ödemesine karar verildi. Yayınlanan KHK ile yurtdışında burslu okuyan 59 öğrencinin de ilişiği kesildi. Radyo ve televizyonlarda takviye edici gıda ve sağlık ürünlerinin de satışı yasaklandı. Ayrıca evlilik programlarının yasaklandığı ifade edildi. 3 bin 939 kişi kamudan ihraç edildi. Bunlardan üçü TBMM’de, üçü Danıştay’da, 19’u Yargıtay’da, altısı Yüksek Seçim Kurulu’nda, altısı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda, üçü Başbakanlık Merkez Teşkilatı’nda, 201’i Diyanet İşleri Başkanlığı’nda, ikisi Radyo Televizyon Üst Kurulu’nda, 23’ü Sermaye Piyasası Kurulu’nda, biri Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nda, biri Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı’nda,>>>>>>

Ahmet Bulmuş Dosyasındaki 23 yılık cezasızlık son bulsun!

Ahmet Bulmuş Dosyasındaki 23 yılık cezasızlık son bulsun!

 631 haftadır devletin cezasızlık ve adaletsizlik siyasetini görünür kılmak için Galatasaray’dayız. 631 haftadır söylüyoruz:Zorla kaybetme fiilinin mağduru olan ailelerin uluslararası hukukta belirtildiği gibi adil bir yasal çözüme erişme hakları vardır.Devletin de bu ağır insanlığa karşı suçtan sorumlu olan kamu görevlilerine karşı, ceza ve disiplin tedbirleri içeren bir mekanizma sağlama görevi vardır.Türkiye’de devlet tarafsız ve bağımsız soruşturmalar yürüterek, gözaltında kaybetme suçuna karışanların yargılanıp layıkıyla cezalandırılmasını güvence altına alma görevini yerine getirmiyor. Adalet sistemi ve siyasi iktidarlar, bir devlet politikası olarak gözaltında kaybetme suçunun faillerini cezasız bırakıyor. Hak ve özgürlüklerin teminatı olması gereken yargı, hak ve özgürlükleri etkisiz hale getirmenin, ortadan kaldırmanın aracı olarak kullanılıyor.631. haftamızda 23 yıldır yargı ve siyaset işbirliğiyle üzeri kapatılmak istenen >>>>>>

266. Hafta F Oturumu: Hasta Mahpus “Kemal Gömi” Serbest Bıra…

266. Hafta F Oturumu: Hasta Mahpus “Kemal Gömi” Serbest Bırakılsın!

Her geçen gün hapishanelerde ki mahpus sayısı artmaya devam ediyor. Hapishanelere kapasitesinin üzerinde mahpus alınıyor ve mahpuslar yer sıkıntısı dolayısıyla üst üste kalmak zorunda bırakılıyor. Yeni gelen mahpuslara yer açma bahanesiyle mahpuslar, özellikle sürgün sevklere tabi tutuluyor. Sincan F tipi hapishanesi ve Silivri L tipi hapishanelerinin bir bölümü başta olmak üzere FETÖ soruşturmasından dolayı tutuklananlar bu hapishanelere konulmuştur. Sürgün sevklerle başka hapishanelere gönderilen mahpuslar daha da kötü koşullarda kalmaya devam etmektedirler. OHAL öncesi kısmi anlamda yasal haklar uygulanmakta iken OHAL sonrası hapishanelerde tecrit koşulları ağırlaştırılmıştır. Sürgün sevkler olağan hale getirilmiş, hak gaspları arttırılmış, yayın hakkı gasp edilmiş ve hastanelere gitme koşulları kelepçeli muayeneye karşı çıkıldığı için zorlaştırılmış ve hasta mahpuslar ölüme terk edilmiştir. İnsan Hakları Derneği raporlarına göre>>>>>>

BAYRAM ÇITAK 1 MAYIS 1977

BAYRAM ÇITAK 1 MAYIS 1977

BAYRAM ÇITAK 1 MAYIS 1977 Hatta ilk bakışta Çıtak’ın bir soyadı, Bayram’ın da onu taşıyan kişi olduğu bile belli değildir. Bu durumda, bırakın Bayram Çıtak’ı, ismin bizatihi kendisine bile bir anlam yükleyebilmek pek mümkün görünmez birçoklarımız için.Kim bilir belki de doğal bir durumdur bu! Çünkü derler ki; insanlar hatırlamak istemediklerini unutma yetisine sahip oldukları takdirde akıl sağlıklarını koruyabilirler. Kronik bir biçimde hafızaya yerleşenler ise ancak toplumsal tanıklıkla aşılabilir. Kuşkusuz 1 Mayıs 1977 katliamının ardından eşini yitiren o ak saçlı kadın ve üç oğlu da bir biçimde unutmakla unutmamak arasında gelgitler yaşayarak sürdürdüler hayatlarını. Hoş, ortanca çocuğun nefrit hastalığı onun ergenlik çağını geçmesine dahi olanak tanımadı. Mete, Metin, Mesut ve onların sevgili anneleri 1 Mayıs 1977 Taksimini ne derece unutma yetisine sahip oldular bilinmez. Ancak bilinen, toplumun, yani bizlerin o tarihe dair doğru >>>>>>

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir.  Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak O>>>>>>

EMPERYALİST FAŞİST ABLUKA DAĞITILACAK

EMPERYALİST FAŞİST ABLUKA DAĞITILACAK

EMPERYALİST FAŞİST ABLUKA DAĞITILACAK Ankara'daki bombalı saldırı ve kitle katliamı emperyalizmin Ortadoğu da sürdürdüğü savaş politikasının bir parçası olarak dün yine, yeni bir katliamla emekçi halklarımıza saldırmıştır. Emperyalistler ve işbirlikçileri, kaos yaratarak,korku salarak,ve sindirerak insanlığı katledilerek Ortadoğuyu yeniden inşa etmeye (savaş baronlarının kapitalist kan emicilerin istem ve talepleri doğrultusunda)ve ortadogu coğrafyasının dogal ve yeraltı zenginliklerinin paylaşım savaşının bir parçası olarak halka ve halklara yönelik katliamlarla sürdürülmektedir. ülkemizi ve halklarımızı da bu paylaşım savaşımının içine çekmeye çalışan kapilalizm ve yerli işbirlikçileri, istikrar adı altında ülkeyi kaosa sürüklemektedirler.kaos ve kandan beslenen iktidar gerek kürt halkına yönelik,saldırı ve katliamlarla gerekse devrimcilerin bulundugu mahallere saldırarak katliamlar yapmaktadır. Katiamlar yaparak, kaos yaratarak kendi>>>>>>

Özgürlükten

  • 1
  • 2
  • 3
Prev Next

Ortadoğu ve AKP

Ortadoğu ve AKP

    Türkiye önünde büyük sorunlarla yeni anayasa  büyük bir ihtimalle Nisan'da gerçekleşecek.Başkanlık sistemi referandumuna gitmeyi tasarlıyor. Bu anlamda orta doğu  Erdoğan ve AKP'nin bu güne kadar geldiği durumu bir daha hatırlatmakta fayda var.   Emperyalizm, Ortadoğu ve Türkiye başlıkları söz konusu olduğunda istikrardan anlaşılması gereken emperyalizmin bölgedeki çıkarlarının güvenceye alınmış olmasıdır. Türkiye ve çevresine  bir şekil vermek isteyen ABD, her dönem temelde istikrarsızlığın, çatışmaların, darbelerin ve hükümet değişikliklerinin kaynağı olmuştur. Bu anlamda Amerika’nın bölgeye kendi arzusu dahilinde yön verme gayretleri Türkiye'nin tarihsel arka planda tatmin edilmemiş imparatorluk hayalleriyle de (Osmanlı) örtüşmektedir. Ortadoğu bölgesinin değişim ve uyum sürecinin tarihsel gelişimi ve sürekliliği vasıtasıyla ulusal güvenlik, dış politika, savunma stratejileri, demokrasi ve sıkça duyduğumuz daha bir çok‘‘masum‘‘kavramın gerçekte neleri ifade ettiklerini, ha...

KİRLİ SAVAŞINIZI KINIYORUZ.

KİRLİ SAVAŞINIZI KINIYORUZ.

Dünya görüşü düşmanıyla aynılaşarak zaliminin zulmüne taş çıkartacak bir yarışta olanların  adaletlerinden, hukuklarından,haklarından ve getirecekleri özgürlükten bahsedilemez.Doğal seleksiyonundan bahsedilebilir. Devrimci siyaseti kapitalist ticaret haline getirmeye çalışıp ezilen ulusun milliyetciliğini makul göstermeye çabalayanlar da ezen ulusun miliyetcileri kadar sorumludur.Milliyetcilik ve ona paralel gelen şiddet nereden ve nasıl gelirse gelsin karşısında duramayıp,seninki benimki ilkelliğini sürdürenler de bu kirli savaşın sürmesinden sorumludur. Kahrolsun ırkcı,milliyetci kirli savaşınız.   Yaşasın halkların kardeşliği ve özgürlüğü.

‘’KAYIKÇI KAVGASI’’ nın DARBE RİTÜELİ

 ‘’KAYIKÇI KAVGASI’’ nın DARBE RİTÜELİ

 Kendi deyimleriyle önceleri ‘’Muhafazakâr Demokrat’’ sonraları ‘’Muhafazakâr Otoriter’’ AKP hükümeti Dünya darbeler tarihinde eşine az rastlanır bir süreç yarattı.Milli irade ve çoğunluk gücü kurgusu üzerinden ülke yönetmeye çalışan AKP iktidarı, kurulduğu günden bu güne kendisini oluşturan ittifakların ve uluslar arası sermayenin koşulsuz temsili üzerinden 14 yıldır ülkemizi yönetmeye çalışıyor. İçeride ve dışarıda uluslar arası sermayenin sözünden çıkmayan AKP, bir yandan da kendi çıkarları doğrultusunda örmeye çalışarak hem geçmiş referanslarına mesaj göndermeyi eksik etmeyip, hem de bölgesel politikalarda kendisini büyütüp besleyen uluslar arası sermayeye istikrarın bozulacağı,daha iyi bir alternatflerinin olmadığı vb. şantajlarıyla delikten süpürülmeyi geciktirmeye çabalamaktadır. Devamında ise kendi çıkarları oyununu sahada düzmenin peşinde olduğu süreçte mutlak iradesi çatırdamış, neredeyse elinden gider bir hal almıştı.Bir yanda sahte kabadayı görüntülerin ardından‘‘milli ir...

Hakikatin Işığından Olgular Çıkarmak

Hakikatin Işığından Olgular Çıkarmak

Ya Da Olgulardan Hakikatlere Varmak Türkiye‘de uzun yıllardır bir hayalet dolaşıyor. Adına Devrimci Yol dediğimiz, hangi taşın altına baksanız bir muhatabını bulduğumuz, lakin ne olduğu ve ne dediğine dair; kendini tartışmanın içinde addetsin ya da etmesin her kesimde farklı çağrışımlar yaratan bir hayalet... Olaya nereden bakarsak bakalım bugün Devrimci Yol hareketinin “kim”liği bir muammaya dönüşmüş durumda. Bu bağlamda THKP-C, Devrimci Gençlik, Devrimci Yol ve bugünün Devrimci Yol'cularına varan geleneği doğru algılamak, bugün gelenek adına içerisinde bulunduğumuz sürecin karmaşasını çözümlemek ve tarihsel arka planını böylesi bir eksen üzerinden yürütme iddiasında olan bir politik faaliyetin, üzerine oturacağı kavramsal çerçeveyi belirlemek devrimci bir görev olarak karşımızda duruyor. Aksi taktirde yapılacak her hamle, ya gerçeğin yönlendiriciliğinden uzak geçmişin üzerini örtmeye dönük pragmatik yaklaşımlara neden olacak ya da dogmatizmin batağında sonlanacak mecralara yelken a...

Neden Devrimci Yolda Özgürlük

Neden Devrimci Yolda Özgürlük

Emperyalist-kapitalist sistem 1980’li yıllarda ithal ikameci politikalarını terk ederek, gümrük korumacılığını kaldıran ihracat ekonomisi politikalarına yönelerek, yeniden yapılanma sürecine girdi. Ülkemizde bu süreç 24 Ocak kararları ile başladı. 12 Eylül faşizmi ile devrimci halk muhalefeti susturularak bu uygulamalar tek yanlı olarak hayata geçirildi. 1990’ların başında “reel sosyalizmin” çöküntüye uğraması ile birlikte emperyalizm “yeni dünya düzeni”ni ilan ederek “küreselleşme” politikalarını uygulamaya koydu. Bu dünya halklarının emperyalist metropollere askeri-ekonomik ve siyasi anlamda uyumlu kılınması anlamına gelmekteydi. Bu entegrasyona uymayan, bu sürece girmekte ayak direyen, denetime girmeyen ülkeler, terörist ülke olarak cezalandırıldı/cezalandırılmakta. Yeni dönemde olağan üstü gelişen mali sermaye, ulusal sınır tanımayan dolaşım ve akışkanlık arz etmektedir. ABD ise bugün, mevcut mali sistemin kurduğu dünyanın jandarmalık görevini her gün güç kaybederek de olsa sürdür...

Özgürlük Sürecinin Gelişimi

Özgürlük Sürecinin Gelişimi

(Bu yazı "Hakikatin Işığından Olgular Çıkarmak, Ya Da Olgulardan Hakikatlere Varmak" başlıklı yazının devamı niteliğindedir) Yukarıda saydığımız tüm gelişmelere karşın devrimci mücadeleyi yükseltmenin örgütlü ve militan bir mücadele hattıyla mümkün olduğunu söyleyenlerde vardı. Devrimci Gençlik ve Özgürlük süreçleri, böylesi bir iddia ile yola koyulanların sesi oldu. Ülkenin içinde bulunduğu süreci ve bu sürece karşı geliştirilecek, mücadele çizgisini ortaya koymaya yönelik bir broşür dizisinden, sonra Devrimci Gençlik hemen ardından da Özgürlük Dergisi yayın hayatına başladı. Devrimci Yol hareketinin maddi manevi her türlü değerinin tüketildiği, hareketin icazet sınırlarına çekildiği, eklektik ve legal platformlarda birilerinin Devrimci Yol’u pazarlık konusu yaptığı bir dönemde, Mahir’ in devrimci cüreti ile sokaklarda, üniversitelerde, düzen dışı ve düzen karşıtı bir hareket yükseliyordu. *** İçinden geçilen süreçte (90’lı yıllar) her ne kadar dünya da sol adına bir karşı devrim r...

Siyasi Gündem

Error: No articles to display

Sizden Gelenler

Error: No articles to display